Connect with us

Hukuk ve Finansal Çözümler

Berkeley Energy, Sahra Altı Afrika yenilenebilir enerji fonu için 130 milyon Avro topladı

Yayın tarihi:

-

Yedi gelişme finansmanı kuruluşu, Berkeley Energy’nin Afrika’da gerçekleştireceği yenilenebilir enerji fonlaması için 130 milyon Avro tutarında taahhütte bulundu.

Berkeley Energy, Afrika Yenilenebilir Enerji Fonu II’nin (AREF II) fon yatırımcısı zemininde CDP, CDC, FMO, Proparco, Swedfund, Afrika Sürdürülebilir Enerji Fonu ve Temiz Teknoloji Fonu’nun yer aldığını belirtti. AREF II’nin nihai fon hedefi 300 milyon Avro olarak açıklanırken, fon, Güney Afrika hariç Sahra Altı Afrika’daki akarsu HES’leri, rüzgar ve güneş projeleri yanında batarya depolama fırsatlarını da hedefliyor. AREF II, Sahra Altı Afrika’da hidroelektrik, jeotermal ve güneş projelerine yatırım sağlayan, önceki Afrika Yenilenebilir Enerji Fonu’nun etki alanındaki faaliyetlerin tam anlamıyla gerçekleştirilmesini amaçlıyor.

Berkeley Energy Direktörü Luka Bıljan şunları söyledi: “Başarıyla sonuçlanan ilk AREF II toplantısı, tam kontrollü, varlıklara öncelik veren, teknik odaklı yaklaşımın yatırımcılarımızın profilleri karşılaması ve faaliyet gösterdiğimiz topluluklarda gözle görülür fark yaratmasıyla ilgili net bir güven sinyali göndermiştir.

Projelerimizin gerçekleşmesine ilişkin kayıtlar ve yatırımlardan geri gelen yüksek kazançlar, SahraAltı Afrika’nın artan temiz, ekonomik ve güvenilir enerji talebi karşısında iyi konumlandığımız göstermektedir.”

Hukuk ve Finansal Çözümler

Ne olacak bu güç aşımı soruşturmaları?

Yayın tarihi:

-

Geçtiğimiz günlerde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı, YEKDEM’e dâhil olan yenilenebilir enerji yatırımlarından, güç aşımları hakkında savunma talep ettiği bir yazı gönderdi.

Şirketlere gönderilen, Soruşturma Raporu ve Yazılı Savunma Talebi hakkındaki yazıda, iki kanun ve yedi yönetmelik maddesine atıf yapılmıştır. Bu kanun ve yönetmelikler; Elektrik Piyasası Kanunu, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği, mülga Elektrik Üretim Tesisleri Kabul Yönetmeliği, Elektrik Üretim ve Elektrik Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik, Elektrik Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliktir.

Soruşturma raporunda yer alan bu kanun ve yönetmeliklerdeki hükümler detaylı olarak açıklanmıştır. Ancak burada özellikle aktarmak istediğimiz konulardan biri, “Yasaların Geriye Yürümezliği” ilkesi hakkında olacak. Soruşturma raporunda yer alan yönetmeliklerden biri, Elektrik Üretim ve Elektrik Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği’dir. İlgili yönetmeliğin kabul tarihi 19.02.2020 olup yenilenebilir enerji yatırımcılarına gönderilen soruşturma raporunda belirtilen yılları kapsayıp kapsamadığı değerlendirilmelidir. Yine soruşturma raporunda atıf yapılan yönetmeliklerden biri de mülga olup mevzuat içerisinde mülga olan yani varlığı kaldırılan kanun ve yönetmeliğin hükmü bulunmamaktadır.

Soruşturma raporunda yer alan ve hatta raporda sıkça yer alan konulardan biri de “basiretli tacir” ve “iyi niyet” kavramlarıdır. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’in 23. Madde 2. Fıkrasında “YEKDEM katılımcısı lisans sahibi basiretli tacir olan tüzel kişiler ile üretimleri muafiyetli üretim miktarı kapsamındaki lisanssız üreticiler, YEKDEM’e tabi olduğu sürece, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümlerine uymak ve iyi niyet esaslarına göre faaliyet yürütmekle yükümlüdür” hükmü yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir; bir işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimsedir. Yine kanunun 18. Madde 2. Fıkrası’nda “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir” hükmü yer almaktadır. Elektrik Piyasası Kanunu’na göre, tüzel kişiler lisans almanın yanı sıra faaliyet alanlarına göre mevzuatın gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde de lisans kapsamındaki tesislerin mevzuat hükümlerine uygun olarak işletmesi, hüküm altına alınmıştır.

Şirketlere gönderilen soruşturma, Elektrik Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılmaktadır. Bu yönetmeliğin 20. maddesinde, hakkında soruşturma yapılan tüzel kişiye otuz günlük süre verileceği ve tespit edilen hususlarla ilgili yazılı savunmanın kuruma gönderilmesi istenir. Ek süre talep edilmesi durumunda 15 güne kadar ek süre verilebilmektedir. Yönetmeliğin 21. maddesinde “Kurul, soruşturma dosyası üzerinde yapacağı inceleme neticesinde kararını verir. Soruşturma raporunda ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık tespit edilmiş olması ve bu tespitin Kurul tarafından da sabit görülmesi halinde, hakkında soruşturma yapılan tüzel kişiye Kanunun 16. maddesinde öngörülen yaptırım ve cezalar uygulanır” hükmü yer almaktadır. Elektrik Piyasası Kanunu’nun 16. Maddesinde, “b) Bu Kanun, ikincil mevzuat veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına ve talimatlara aykırı hareket edildiğinin saptanması hâlinde, aykırılığın niteliğine göre aykırılığın otuz gün içinde giderilmesi veya tekrarlanmaması ihtar edilir ve yapılan yazılı ihtara rağmen aykırı durumlarını devam ettiren veya tekrar edenlere beş Yüz Bin Türk Lirası idari para cezası verilir” ve “c) Bu Kanun, ikincil mevzuat veya lisans hükümlerine aykırılık yapılmış olduktan sonra niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olmayacak şekilde aykırı davranılması durumunda ihtara gerek kalmaksızın Beş Yüz Bin Türk Lirası idari para cezası verilir” hükmü yer almakta olup kanunun sonunda 2021 yılında uygulanacak ceza miktarları yazılıdır.

Yenilenebilir enerji yatırımlarında her ay TEİAŞ ve dağıtım lisansı sahibi ile yapılan ikili anlaşmaya esas sayaç okuma tutanağı tutulur. Uzlaşmanın ardından eğer demant toplamında bir güç aşımı var ise ilgili mevzuat kapsamında ceza kesilir. Yani güç aşımı hakkında zaten TEİAŞ he ay üretim tesisinin sisteme ne kadar elektrik verdiğini tutanak altına almaktadır. Şirketlere gönderilen soruşturma raporunda yıllar itibarıyla güncel uzlaştırmaya esas veriş miktarı (MWh), aşan miktar (MWh) işletmedeki gücün üzerindeki üretim miktarı yani aşan miktar TL cinsinden belirtilmiştir. Konuyu genel olarak değerlendirdiğimizde zaten güç aşımı olduğundan TEİAŞ’ın ceza uygulaması varken bir de EPDK tarafından idari para cezası uygulamasının, aynı suça iki ceza olur mu sorusunun hukuk âleminde tartışılmasını akla getirmektedir. Nitekim, üretim lisansı sahibinin tek bir hatasından dolayı iki farklı cezaya tabi tutulmasının üretim lisansı sahibi şirketin mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahalenin söz konusu olacağını düşünüyoruz. Ayrıca birçok Anayasa Mahkemesi kararında, korunan hukuki menfaat ile yaptırım arasında bir ölçünün olması gerektiğine hükmedilmiştir.

Burada sorgulanması gereken bir diğer konu da yenilenebilir enerji tesisine verilen üretim lisansına derç edilen toplam elektrik üretim miktarının yıl içerisinde geçilip geçilmediği konusu olup iyi niyet kavramının içeriğini buradan netleştirebiliriz. Ayrıca bazı üretim tesisleri ile trafo merkezi arasında uzun mesafeler bulunmaktadır. Örneğin, mesafenin 15 kilometrenin üzerinde olan santraller bulunmakta ve burada üretilen elektrik trafo merkezine varıncaya kadar düşüş göstermektedir. Güç aşımı miktarına bir kısıt getirilmesi de önerilerimizdendir. Güç aşımının teknik bir nedenden dolayı yapıldığı anlar bulunmaktadır.

Yıllar itibarıyla ülkemizin toplam elektrik üretim ve tüketim rakamlarını da karşılaştırmamız gerekmektedir. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, enerji üretim kaynaklarında dışa bağımlı olan ülkemizin yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi her geçen gün artmaktadır. Bazı yıllarda, tüm kaynaklardan elektrik üretimimiz tüketimin altında kalmaktadır. Bulgaristan ve Yunanistan’dan elektrik satın olduğumuz dönemler mevcuttur. Bu anlamda soruşturma sonuçlarında hassas davranılması gerektiğini düşünüyoruz. Netice itibarıyla üretilen elektrik yine ülkemizde tüketilmektedir.

Yenilenebilir enerji yatırımları, uzun soluklu yatırımlardır. İdari süreci, finansal zorlukları, bürokrasi yoğunluğu vs. Her ne kadar hangi tesislere soruşturma raporunun gönderildiğini tam olarak bilmesek de yenilenebilir enerji yatırımcılarının genel anlamda basiretli bir tacir gibi davrandığını düşünüyoruz. Şirketlerin bu noktada yapması gereken soruşturma raporu ve savunma talebinin tebliğ alındığı tarihten itibaren 30 gün içinde kendilerini kurum nezdinde en iyi şekilde ifade etmeleridir. Süreye ihtiyaçları varsa kurul 15 gün ek süre verebilmektedir. Eğer savunmalarına karşı EPDK tarafından bir idari para cezası uygulanırsa, adalet önünde, idare mahkemesinde hak arama süreci başlatılabilir.

Devamını oku

Hukuk ve Finansal Çözümler

Rüzgâr enerjisi santralleri bakımından EPDK’nın idari yaptırım kararları

Yayın tarihi:

-

6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu (“Kanun”) uyarınca üretim, iletim, satış ve sair elektrik piyasası faaliyetleri ile lisanssız faaliyet gösteren özel hukuk kişilerinin Kanun kapsamındaki tüm faaliyetlerine ilişkin inceleme ve denetimi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“Kurum”) tarafından, elektrik dağıtım şirketlerinin denetimi ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılmaktadır.

Rüzgâr enerjisi santrali lisans sahiplerinin mevzuatta öngörülen düzenlemelere ya da lisans şartlarına aykırı faaliyetlerinin tespit edilmesi halinde, Kanun ve Enerji Piyasası Lisans Yönetmeliği (“Yönetmelik”) uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (“Kurul”) tarafından üretim lisansının iptali veya idari para cezası uygulanabilecektir.

Üretim lisansı ve önlisansın iptali

Lisans müracaatında veya lisans yürürlüğü sırasında, lisans verilmesinde aranan şartlar konusunda, gerçek dışı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya lisans verilmesini etkileyecek lisans şartlarındaki değişikliklerin Kurula bildirilmemesi ve bununla birlikte belirtilen hallerin düzeltilmesinin mümkün olmaması veya yazılı ihtara rağmen aykırı durumlarını devam ettirenlerin lisansı iptal edilir.

Diğer yandan, Kanun’a ve Yönetmelik’e göre yapılan talep ve işlemlerde kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi durumunda lisans iptal edilir. Ayrıca Kanun’un 16/2. maddesi uyarınca, para cezasını gerektiren aynı fiilin tekrar işlenmesi para cezasının cezaya muhatap tüzel kişinin bir önceki mali yılına ilişkin bilançosundaki gayrisafi gelirin %10’unu aşması halinde lisans iptal edilebilecektir.

Yönetmelik’in 27. maddesinde lisans iptaline ilişkin düzenlemeler öngörülmüştür. Buna göre, üretim lisansı, mücbir sebep halleri ve lisans sahibinden kaynaklanmayan haklı nedenler haricinde, üretim tesisinin ilgili lisansta belirlenen inşaat süresi içinde kurulmaması veya kalan süre içinde kurulamayacağının tespiti hallerinde iptal edilir. Ayrıca Yönetmelik’in 27/6. maddesinde de Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (“YEKA”) kapsamında verilen üretim lisanslarının iptal edilme halleri düzenlenmektedir.

Bununla birlikte, Yönetmelik’in 19. maddesine göre önlisans, Yönetmelik’te belirtilen istisnalar dışında, lisans alınıncaya kadar, veraset ve iflas nedenleri dışında, önlisans sahibi tüzel kişinin ortaklık yapısının doğrudan veya dolaylı olarak değişmesi, payların devri veya birleşme ve bölünme gibi payların devri sonucunu doğuracak iş ve işlemlerin yapılması durumunda ve Kurum tarafından belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, bu kapsamda Kanunun 16/1-2. maddeleri çerçevesinde iptal edilir. Yine, YEKA için verilen önlisansların iptal edilebileceği haller Yönetmelik’in 19/6. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.

İdari para cezaları

Kanun’un 16. maddesinde lisans sahiplerine idari para cezası uygulanacak haller düzenlenmiştir. Buna göre, (i) Kurul tarafından bilgi isteme veya yerinde inceleme söz konusu iken istenen bilgilerin yanlış, eksik veya yanıltıcı olarak verildiğinin saptanması veya hiç bilgi verilmemesi ya da yerinde inceleme imkânının verilmemesi nedeniyle yapılan ihtara rağmen aykırı durumun devam ettirilmesi, (ii) Kurul kararlarına ve talimatlara aykırı hareket edildiğinin saptanması ve bu aykırılığın ihtara rağmen giderilmemesi, (iii) Kanun, ikincil mevzuat veya lisans hükümlerine aykırılık yapılmış olduktan sonra niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olmayacak şekilde aykırı davranılması, (iv) lisans verilmesinde aranan şartlar konusunda, gerçek dışı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi ya da lisans verilmesini etkileyecek lisans şartlarındaki değişikliklerin Kurul’a bildirilmemesi, bu şartların ortadan kalkması veya başta mevcut olmadığının tespit edilmesi (v) lisans süresi boyunca iştirak ilişkisi yasağına aykırı davranışta bulunulması, (vi) piyasada lisans kapsamı dışında faaliyet gösterildiğinin saptanması, (vii) Kanun’a göre yapılan talep ve işlemlerde kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulması hallerinde Kurul tarafından piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilere idari para cezası uygulanır.

İdari para cezalarında tekerrür

Yukarıda bahsedilen idari para cezalarının uygulanmasının ardından para cezasına konu fiilin, verilen ihtar süresi içerisinde giderilmemesi veya tekrarlanması durumlarında para cezaları, her defasında bir önceki cezanın iki katı nispetinde artırılarak uygulanır. Bu cezaların verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde idari para cezası verilmesini gerektiren aynı fiil işlenmezse önceki cezalar tekrarda hesaba katılmaz. Diğer yandan, aynı fiilin iki yıl içinde tekrar işlenmesi durumunda artırılarak uygulanacak idari para cezası tutarı, ceza verilen tüzel kişinin bir önceki mali yılındaki bilançosundaki gayrisafi gelirinin yüzde onunu aşamayacaktır. İdari para cezalarının bu düzeye ulaşması halinde yukarıda da belirtildiği üzere Kurul’un lisansı iptal etme yetkisi bulunmaktadır.

Kaynakça

6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu

Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği

Devamını oku

Hukuk ve Finansal Çözümler

Yenilenebilir enerji yatırımları sigortaya talebi artırdı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Enerji Tasarrufu Haftası vesilesiyle bir açıklama yaptı. Yenilenebilir enerji yatırımlarının her geçen gün önem kazandığının belirtildiği açıklamada, sigortanın bu yatırımlar için olmazsa olmaz olduğu ve sigorta şirketlerinin yenilikçi ürünlerle bu yatırımları desteklediği vurgulandı.

Yenilenebilir enerjinin enerjide dışa bağımlılığı ve maliyeti önemli ölçüde azaltacağını, bu nedenle de tasarruf söz konusu olduğunda yenilenebilir enerji yatırımlarının öne çıktığını belirten Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli şunları söyledi:

“Sigorta sektörü olarak ülkemizin her alanda gelişmesine ve büyümesine katkıda bulunmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Kuşkusuz ki, enerji sektörü yatırımları da milli gelirden istihdama, yatırım alanlarından çevresel faktörlere, enerji arz güvenliğinden kaynak çeşitlendirmesine kadar birçok alanda da son derece önem arz ediyor. Enerji üretiminin ve tüketim alışkanlıklarının sürdürülebilirliği, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması gibi konularda herkese sorumluluklar düşüyor.  Bu konu kamu yönetimimizin de öncelikli konuları arasında yer alıyor ve yatırımlar teşvik ediliyor. Bu kapsamda sigorta sektörü olarak biz de yatırımların desteklenmesi için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getiriyoruz. Yenilikçi ürünlerle bu alandaki ihtiyaçları karşılamak ve özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklemek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Yenilenebilir enerji yatırımlarının artması, globalleşen yatırımcı profili ile birlikte gelişen risk yönetimi algısı ve özellikle bazı yatırımlarda kreditörün sigorta poliçesi talep etmesi gibi nedenlerle bu alandaki sigortalanma talebinin arttığını belirten Benli, “Enerji santrallerinde dünyada en çok tercih edilen poliçe türü gerek yatırım gerekse işletme döneminde tüm riskler sigortasıdır. Ülkemizde de bazı şirketler, tesislere özel olarak tasarlanan tüm riskler teminatı üzerinden ilerlerken; bazı şirketler ise, HES-GES-RES projelerini, kurulum ve işletme dönemi olarak iki aşamaya ayırıyorlar” dedi.

Kurulum dönemi, inşaat, montaj, devreye alma ve test süreçlerini; işletme dönemi, santrallerin ticari faaliyete geçtiği dönemi kapsıyor. Santralin kurulum döneminde inşaat ve montaj risklerini içeren sigorta poliçeleri tanzim ediliyor. Bu poliçeler, proje süresi boyunca ‘teminat dışı kalan haller’ haricindeki her türlü riske teminat sağlıyor. Ayrıca hasar durumunda yaşanabilecek gecikmeler sebebiyle işveren kurumun uğrayacağı kâr kaybını da teminat altına alan ilave çözümler gibi ek teminatlar ile mevcut poliçelerin çerçeveleri genişletilebiliyor. Bazı şirketler, enerji santrali işletmeleri için yine kurulum döneminde çalışan işçiler, formenler veya taşeronların uğrayabilecekleri kazalara karşı işveren mali mesuliyet ve ferdi kaza poliçelerini de sunuyor.

Sigorta poliçeleri tesislere kâr kaybı teminatı sunuyor

Tesisler için en önemli teminatlardan birisinin kâr kaybı teminatı olduğunu vurgulayan Benli, “Bu teminatla uzun süreli iş durmalarında ciddi anlamda maddi kayıpların önüne geçilebiliyor. Bu ürünün faydalarını doğru anlattığımızda sektördeki penetrasyonun çok daha iyi seviyelere geleceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Benli, söz konusu güvenceleri içeren bu sigorta ürününün bilinenin aksine çok pahalı olmadığını, 1 Mw’lık lisanssız Güneş Enerji Santrali yatırımının yaklaşık maliyetinin 1,5 milyon dolar olduğunu ve yatırım yapılan tesislerdeki risk tespit çalışmaları sonrasında belirlenen prim fiyatlarının ise toplam yatırımın yüzde 1’ini bile aşmadığını da sözlerine ekledi.

Devamını oku
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com