Connect with us

Etkinlikler

Bakan Dönmez, TÜREK 2019’da önemli açıklamalar yaptı

Yayın tarihi:

-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, TÜREK 2019’da bir konuşma yaptı.

Gelecek dönemde mini YEKA uygulamalarıyla rüzgâr ve güneşte yeni kapasite tahsisleri yapılacağını belirten Dönmez, şunları ifade etti:

“İlk YEKA yarışmasını kazanan konsorsiyumun yıllık 400 megavat kapasiteli yerli malı belgeli ve yerli katkı oranlarına göre üretilmiş ya da tedarik edilmiş aksamı kullanacağı fabrikanın kurulumu tamamlanmak üzere. Kısa sürede türbin üretimine geçmiş olacağız. Fabrikada toplam yerlilik oranı asgari yüzde 65 olacak şekilde rüzgâr türbinleri üretilecek.”

Bakan Dönmez, kurulacak fabrikada bir Ar-Ge merkezinin de yer alacağını belirtti.

Söz konusu fabrika ve Ar-Ge merkezinin kurulumunda ve işletilmesinde toplam 2 bin 250 kişilik istihdam sağlanacağını kaydeden Bakan Dönmez, şartnamelerde üstünde durdukları önemli konulardan birinin de yerli istihdam olduğunu belirtti ve “Fabrika kurulum ve işletilmesinde mavi ve beyaz yaka ayrı ayrı olmak üzere en az yüzde 90, Ar-Ge faaliyetlerinde en az yüzde 80 yerli istihdam şartını sağlamış olacağız” açıklamasını yaptı.

Rüzgârda 17 bin kişiye istihdam sağlanıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’de rüzgâr enerjisi sektöründe 17 bin kişiye istihdam sağlandığını belirtti ve şunları belirtti:

“Önümüzdeki 5 yıllık süreçte rüzgâr sektöründe yüzde 80’lik bir büyüme hedefliyoruz. Türkiye, artan enerji talebini karşılamakta, lojistik avantajı, insan gücü ve güçlü ekonomisiyle bir marka hâline gelecektir. Ülkemizde üretilen ürünleri, yakın coğrafya başta olmak üzere birçok ülkeye de ihraç etmiş olacağız. Rüzgâr enerjisi teknolojisi çok kompleks bir yapıya sahip. Böylesine nitelikli bir teknolojinin Türkiye’de üretilecek olması, enerji teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve yerlileştirilmesi açısından önemli bir aşama olacaktır.”

Amacımız elektriğin üretildiği yerde tüketilmesi

Bakan Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: Geçtiğimiz Mayıs ayı içerisinde yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yenilenebilir enerjide lisanssız kurulu güç üst sınırını 1 megavattan 5 megavata çıkardık. Tarımsal sulama aboneleri, içme suyu tesisleri, atık arıtma tesisleri ile kamu kurum ve kuruluşları da bu uygulamaya dahil edilmiş oldu. Mesken abonelerine 10 kilovat, tüm işletmeler ve kamu kurumlarına da elektrik bağlantı gücüne göre öztüketim fazlasını satabilmenin yolunu açmış olduk. Amacımız, elektriğin üretildiği yerde tüketilmesini sağlamak. Bugün, 70 megavat civarında lisanssız RES üretimine sahibiz. Güneşte ise neredeyse 6 bin megavatlara geldik. Şimdi 5 megavat sınırına çıkartmamızla lisanssız rüzgârda başvuruların artacağını tahmin ediyoruz. Bu da bir fırsat olacak.

Yenilenebilir enerjide bugüne kadar kararlı adımlar attık, bundan sonra da yolumuza aynı şekilde devam edeceğiz. Esen rüzgâra göre savrularak değil, rüzgâra yön vererek yolumuza devam edeceğiz. Yelkenlerimizi büyüyen Türkiye’nin rüzgârıyla şişirdik, rotamız istikrar, pusulamız gelecek. Hep birlikte daha nice başarılara imza atacağız. Bu yolda, özel-kamu, yerli-yabancı ayrımı yapmadan, hep beraber güçlü Türkiye için elimizi taşın altına sokmalıyız. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak her zaman yanınızda olduğumu bilmenizi istiyorum.”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, TÜREK 2019’da bir konuşma yaptı.

Gelecek dönemde mini YEKA uygulamalarıyla rüzgâr ve güneşte yeni kapasite tahsisleri yapılacağını belirten Dönmez, şunları ifade etti:

“İlk YEKA yarışmasını kazanan konsorsiyumun yıllık 400 megavat kapasiteli yerli malı belgeli ve yerli katkı oranlarına göre üretilmiş ya da tedarik edilmiş aksamı kullanacağı fabrikanın kurulumu tamamlanmak üzere. Kısa sürede türbin üretimine geçmiş olacağız. Fabrikada toplam yerlilik oranı asgari yüzde 65 olacak şekilde rüzgâr türbinleri üretilecek.”

Bakan Dönmez, kurulacak fabrikada bir Ar-Ge merkezinin de yer alacağını belirtti.

Söz konusu fabrika ve Ar-Ge merkezinin kurulumunda ve işletilmesinde toplam 2 bin 250 kişilik istihdam sağlanacağını kaydeden Bakan Dönmez, şartnamelerde üstünde durdukları önemli konulardan birinin de yerli istihdam olduğunu belirtti ve “Fabrika kurulum ve işletilmesinde mavi ve beyaz yaka ayrı ayrı olmak üzere en az yüzde 90, Ar-Ge faaliyetlerinde en az yüzde 80 yerli istihdam şartını sağlamış olacağız” açıklamasını yaptı.

Rüzgârda 17 bin kişiye istihdam sağlanıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’de rüzgâr enerjisi sektöründe 17 bin kişiye istihdam sağlandığını belirtti ve şunları belirtti:

“Önümüzdeki 5 yıllık süreçte rüzgâr sektöründe yüzde 80’lik bir büyüme hedefliyoruz. Türkiye, artan enerji talebini karşılamakta, lojistik avantajı, insan gücü ve güçlü ekonomisiyle bir marka hâline gelecektir. Ülkemizde üretilen ürünleri, yakın coğrafya başta olmak üzere birçok ülkeye de ihraç etmiş olacağız. Rüzgâr enerjisi teknolojisi çok kompleks bir yapıya sahip. Böylesine nitelikli bir teknolojinin Türkiye’de üretilecek olması, enerji teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve yerlileştirilmesi açısından önemli bir aşama olacaktır.”

Amacımız elektriğin üretildiği yerde tüketilmesi

Bakan Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: Geçtiğimiz Mayıs ayı içerisinde yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yenilenebilir enerjide lisanssız kurulu güç üst sınırını 1 megavattan 5 megavata çıkardık. Tarımsal sulama aboneleri, içme suyu tesisleri, atık arıtma tesisleri ile kamu kurum ve kuruluşları da bu uygulamaya dahil edilmiş oldu. Mesken abonelerine 10 kilovat, tüm işletmeler ve kamu kurumlarına da elektrik bağlantı gücüne göre öztüketim fazlasını satabilmenin yolunu açmış olduk. Amacımız, elektriğin üretildiği yerde tüketilmesini sağlamak.

Bugün, 70 megavat civarında lisanssız RES üretimine sahibiz. Güneşte ise neredeyse 6 bin megavatlara geldik. Şimdi 5 megavat sınırına çıkartmamızla lisanssız rüzgârda başvuruların artacağını tahmin ediyoruz. Bu da bir fırsat olacak. Yenilenebilir enerjide bugüne kadar kararlı adımlar attık, bundan sonra da yolumuza aynı şekilde devam edeceğiz. Esen rüzgâra göre savrularak değil, rüzgâra yön vererek yolumuza devam edeceğiz. Yelkenlerimizi büyüyen Türkiye’nin rüzgârıyla şişirdik, rotamız istikrar, pusulamız gelecek. Hep birlikte daha nice başarılara imza atacağız. Bu yolda, özel-kamu, yerli-yabancı ayrımı yapmadan, hep beraber güçlü Türkiye için elimizi taşın altına sokmalıyız. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak her zaman yanınızda olduğumu bilmenizi istiyorum.”

Etkinlikler

Global rüzgar türbini üreticileri Türkiye pazarını değerlendirdi

Yayın tarihi:

-

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından dijital formatta düzenlenen Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi TÜREK@home’un ‘Küresel Görünüm: Yenilikler ve Fırsatlar’ adlı ikinci oturumu, dünyanın en büyük rüzgar türbini üreticilerinin küresel yöneticilerini Türk enerji sektörü ile buluşturdu.

27 Ocak’ta gerçekleştirilen ve WindEurope CEO’su Giles Dickson’ın yönettiği oturuma, Nordex Acciona Windpower CEO’su Jose Luis Blanco Dieguez; Siemens Gamesa Renewable Energy Onshore CEO’su Lars Bondo Krogsgaard; Vestas MENA, MED, LATAM, MENA Başkanı Javier Rodriguez Diez, GE MENAT CEO’su Dr. Manar AI Moonef ve Enercon GmbH İş Geliştirme Başkanı Dr. Marcus Orlowski katıldı.

Türkiye’nin en kilit pazarlardan biri olduğu noktasında hemfikir olan 5 büyük şirketin global CEO’su, orta ve uzun vadede en önemli konunun yatırım yapma ve proje geliştirme kararlarında belirleyici olan ‘öngörülebilirlik’ olduğu konusunda birleşti. “Türkiye bizim için çok önemli bir pazar ve sektör de bizi burada yatırım yapmamız için ikna edebilecek güce sahip olduğunu gösterdi” diyen GE Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye Bölge CEO’su Manar Al Moneef, yatırıma devam edebilmeleri için, en azından, önümüzdeki 5 yılı öngörebilecek durumda olmaları gerektiğini ve zamanı belirsiz tahsislerden ziyade netleştirilmiş bir proje takvimine ihtiyaç duyduklarını belirtti.

“Herkes için uçtan uca değer üretimi olmalı”

“Düzenleyiciler, hem üreticiler hem de kullanıcılar için uçtan uca değer yaratımına önem vermeliler” vurgusu yapan Nordex Acciona Windpower CEO’su Jose Luis Blanco Dieguez de proje finansmanı konusunda Exim kredilerinin değerlendirmeye alınabileceğini söyleyerek bunun proje yapım maliyetlerini azaltabileceğine dikkat çekti. Yeni mekanizmada kur konusundaki bir soruyu yanıtlayan Enercon GmbH İş Geliştirme Başkanı Dr. Marcus Orlowski ise “Böyle bir mekanizmada hangi para birimi olması gerektiği konusu zor bir soru. Bizim için dolar ya da euro olabilir veya TL tarife ile bunlar arasında bir bağlantı kurulabilir. Bunun sadece imalatçılar açısından değil bankalar ve proje geliştiricileri açısından da iyi olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“İzin süreçlerinde kurumlar arasında esneklik, koordinasyon, eşgüdüm ve hıza ihtiyaç var”

Rüzgar yatırımlarının gerçekleştirilmesinde izin süreçlerine dair değerlendirmesi sorulan Vestas MENA, MED, LATAM, MENA Başkanı Javier Rodriguez Diez de proje gerçekleşmelerinin artırılması için kurumlar arasında esneklik, koordinasyon, eşgüdüm ve hıza ihtiyaç duyulduğunu belirterek “Aksi durumda gerçekten büyük hayal kırıklıkları yaşanabiliyor” ifadesini kullandı. Türkiye’de türbin değiştirmenin artık nispeten daha kolay olduğunu belirten Siemens Gamesa Renewable Energy Onshore CEO’su Lars Bondo Krogsgaard ise “Hala izin için başvurulması gereken çok fazla kurum var. Bunların hepsinin bir araya gelmesi ve toplu onayını vermesi gerekiyor. Bizim önerimiz bu süreci hızlandırmak adına onayların tek bir otoriteden verilmesi yönünde” dedi.

“Türkiye’de şebeke doğuya doğru genişlemeli”

Türk rüzgar sektörünün iddialı hedefleri olduğunu dile getiren Krogsgaard, “Tam bir kapsama isteniyorsa, şebekenin doğuya doğru genişlemesi gerekli” derken “Türkiye çok büyük bir ülke ve potansiyeli de çok büyük” diyen Nordex Acciona Windpower CEO’su Jose Luis Blanco Dieguez “Sektörü geliştirebilmek adına şebekelerin de doğru hızda evrilmesi gerekiyor. Kısa vadede sorun görünmüyor olabilir ama orta vadeli planlamalarda bu sorun olabilir. Yönetmeliklere paralel kapsamlı bir ülke stratejisi uygulanmalı” uyarısında bulundu.

Yerli üretimde rekabetçilik konusu da ele alındı

Oturumda Türkiye rüzgar sektöründe yerli tedarik zincirinin rekabetçilik konusu da detaylı olarak ele alındı. Tüm şirket yöneticileri Türkiye’de özellikle kanat, kule ve jeneratör konusunda yerli üretim yaptıklarını ve özellikle kalite açısından rekabetçi olunması üzerinde çalıştıklarını belirtirken, maliyetlerle ilgili atılması gereken adımlar olduğunu hatırlattı. Rekabetçi olabilmek için kalite ve maliyet konusunun bir arada ele alınması gerektiğini belirten Vestas MENA, MED, LATAM, MENA Başkanı Javier Rodriguez Diez, sürekli Ar-Ge yatırımları ve sağlam ve stabil bir yerel Pazar sayesinde kalıcı üretimin sağlanabileceğine vurgu yaptı.

TÜREK@home ile ‘rüzgar’ tüm yıl esecek

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB, içinde bulunduğumuz koronavirüs salgın sürecini ‘daha önce deneyimlenmemiş inovatif bir yaklaşımla’ ele alarak, tüm yıl boyunca “rüzgarı” konuşabilme fırsatı sunacak bir dijital platform oluşturdu. Daha evvel her yıl fiziksel ortamda yapılan Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK), salgın önlemleri dolayısıyla “TÜREK@home” adı ve “Rüzgar Bize Yeter” mottosuyla online olarak gerçekleştiriliyor. Her iki ayda bir düzenlenecek olan toplam beş panel ile, rüzgar enerjisi sektörü için önem arz eden tüm konular, kamu ve özel sektörden önde gelen konuklarla birlikte ele alınacak. Paneller ve sanal fuar, www.turek.org.tr adresinden ve TÜREB’in YouTube kanalı üzerinden de canlı olarak yayınlanacak.

Devamını oku

Etkinlikler

Global CEO’lar yarın TÜREK@home’un 2. oturumunda buluşacak

Yayın tarihi:

-

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB tarafından düzenlenen “TÜREK@home”un ikinci bölümü, zengin programı ile 27 Ocak Çarşamba günü yapılacak.

TÜREK@home 2. Oturumu: “Küresel Görünüm: Yenilikler ve Fırsatlar” adıyla yapılacak oturumun moderatörlüğünü WindEurope CEO’su Giles Dickson üstlenecek. Türkiye rüzgar sektörünün doğrudan yabancı yatırımcı çekebilmesi için atılması gereken adımlara odaklanılacak olan oturuma Enercon GmbH İş Geliştirme Başkanı Dr. Marcus Orlowski, Nordex Acciona Windpower CEO’su Jose Luis Blanco Dieguez, Siemens Gamesa Renewable Energy Onshore CEO’su Lars Bondo Krogsgaard, Vestas MENA, MED, LATAM, MENA Başkanı Javier Rodriguez Diez ve GE Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye Bölge CEO’su Dr. Manar AI Moonef konuşmacı olarak katılacak.

Aynı gün gerçekleştirilecek dijital fuarda ise rüzgar sektörünün önde gelen 34 şirketi ürün ve hizmetlerini dijital stantlarından sunacak. Fuar süresince katılan firmaların yetkilileri ile anlık yazılı ve görüntülü görüşme yapılabilecek.

Etkinlikle ilgili ayrıntılı bilgiye turek.org.tr adresinden ulaşılabiliyor.

Devamını oku

Etkinlikler

TWRE ve EBRD’den “toplumsal cinsiyet eşitliği ve ekonomik kapsayıcılık” konferansı

Yayın tarihi:

-

Yenilenebilir Enerji ve Enerji Sektörü Türk Kadınları Grubu (TWRE), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD)’nin Türkiye Temsilcilerinden Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Ekonomik Kapsayıcılık Kıdemli Uzmanı Sayın Özen Tümer ve EBRD Türkiye Kapsayıcı Politikalar ve Yatırımlar Lideri Sayın Mehmet Üvez, TWRE Kurucu Başkanı, Vector Renewables Türkiye, Temsilcisi Sayın Sedef Budak ile, Sedef Hanım’ın moderatörlüğünde, 7 Ocak 2021 saat 21.00’de TWRE YouTube Kanalı’nda canlı yayında bir araya geldiler.

Konukların EBRD’nin tarihçesi ve faaliyet gösterdiği ülkelerde desteklediği projeler hakkında detaylı bilgi verdiği oturumu, tüm sektör paydaşları ilgi ile takip etti. İnteraktif gerçekleşen oturumda izleyicilerin sorularına da yer verildi.

Türkiye’de 2009 yılından bu yana yaklaşık 100 kişilik kadrosu ile faaliyetlerini sürdüren bankanın, İstanbul ve Ankara ofisleri üzerinden, ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemeye yönelik kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmalar sürdürmekte olduğu paylaşıldı.

Mehmet Üvez, EBRD’nin Türkiye yatırımlarının 2009 yılında başladığını aktararak “Bankanın faaliyet gösterdiği ülkeler içinde en hızlı büyüyen ve en büyük operasyon ülkesi haline gelen Türkiye’ye, EBRD bugün toplamda 12,9 Milyon Euro ‘lük bir yatırım gerçekleştirmiştir. Buna enerji verimliliği, kadın istihdamı ve tarım programlarına sağlanan doğrudan ve dolaylı olarak finansman da dahildir.” açıklamasında bulundu.

Özen Tümer, “EBRD sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı yapmayı hedefleyen bir uluslararası finans kuruluşudur.” açıklamasında bulundu ve kalkınma misyonlarını şu şekilde sıraladı: “Competitive, Integrated, Resiliant, Well Governed, Green, Inclusive.”

Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa Birliği ve EBRD iş birliği ile başarılı bir şekilde ilk etabı gerçekleştirilen “Women in Business” programı sayesinde, kadın girişimcilere yönelik bir kredi mekanizmasının ve bunu destekleyen bir kredi garanti mekanizmasının oluşturulduğu ve bu programın Türkiye’de uygulanması sonrasında 18 farklı ülkede hayata geçirildiği belirtildi.

EBRD’nin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık yaklaşımının, ekonomik hayata katılımda engellerle karşılaşan tüm grupları kapsadığını söyleyen Özen Tümer, “Kadınlar, göçmenler, gençler gibi grupların ekonomiye katılması birincil hedefimizdir.” ifadesini kullandı.

EBRD’nin enerji sektöründe çalışmalarından bahseden Özen Hanım, “Deloitte Türkiye’nin 2018 tarihli araştırması kapsamında enerji sektöründen 565 beyaz yakalı kadınla yapılmış olan mülakatın da gösterdiği gibi, kadınların elektrik iletim ve dağıtım sektöründeki temsiliyeti oldukça düşüktür. Biz bu sektörde çalıştığımız şirketlerle “Eşit Fırsatlar Programı’mız altında kendilerine teknik destek sağladık. İK Politikalarını ve tüm İK süreçlerini gözden geçirdik, kullanılan tüm iç ve dış iletişim dillerinin hem kadınları hem erkekleri sektöre çağırıcı olup olmadığına baktık. Boşluk alanlarını belirleyerek kapsayıcı politikalar oluşturulması için uygulama desteği verdik” açıklamasında bulundu.

İş yerindeki olası şiddet ve taciz vakalarının, kadının iş gücünde kalması, yükselmesi ve motive olması gibi konuları ne denli etkilediğini vurguladı, bu kapsamda EBRD tarafından yapılan çalışmalardan örnekler verdi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminin okul öncesinden başlayarak verilmesinin bir politika önceliği haline getirilmesini doğru bulduğunu ekledi.

Sektörün sürdürülebilirliğinin eşit bir çalışma ortamı ile mümkün olacağının altını çizen Sedef Budak, “TWRE olarak Akademisyenler, IK uzmanları ve Sektör profesyonelleri ile oluşturduğumuz rapor çalışma grubu ile gerçekleştirdiğimiz anket, mülakat ve veri analizleri ile güncel durumu gözler önüne sermek için çalışıyoruz” dedi.

Son olarak; TWRE’yi ‘İnisiyatif oluşturma kararlılığından ötürü’ tebrik eden EBRD temsilcileri, Türkiye’de enerji ve kadın konularında her türlü iş birliğine açık olduklarının altını çizdiler.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com