Connect with us

Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) nedir?

Yayın tarihi:

-

18 Nisan 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” ve 28097 sayılı, 27.10.2011 tarihli “Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik”, endüstriyel işletmelerde Verimlilik Artırıcı Projelerin (VAP) uygulanmasına yönelik desteklere dair düzenlemeleri içermektedir.
Endüstriyel işletmelerde, enerji etüt çalışmasıyla belirlenen önlemlerin uygulanması ve enerji tasarruf potansiyelinin geri kazanılması için hazırlanan projeler, Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) olarak ifade edilmektedir.
VAP, endüstriyel işletmelerde enerji atıklarının, kayıpların ve verimsizliklerin giderilmesi için gerekli önlemlerin uygulanması amacıyla hazırlanır.

Verimlilik Artırıcı Proje destekleri işletmelerin enerji verimliliğine yönelik olarak işletmelerinde uygulayacakları projelerin desteklenmesini öngörmektedir. Verimlilik Artırıcı Projelerin desteklenmesini isteyen endüstriyel işletmeler, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından tebliğ olarak yayımlanan usul ve esaslara uygun olarak şirketlere hazırlattıkları projelerini her yıl ocak ayı içinde genel müdürlüğe sunabilirler.

Verimlilik artırıcı proje desteklerine kimler başvuruda bulunabilir?

Elektrik üretim faaliyeti gösteren lisans sahibi tüzel kişiler dışındaki yıllık toplam enerji tüketimleri 1000 TEP ve üzeri olan ticaret ve sanayi odası, ticaret odası veya sanayi odasına bağlı olarak faaliyet gösteren ve her türlü mal üretimi yapan işletmeler VAP desteklerinden yararlanmak için başvuruda bulunabilirler.

2018 yılı Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) başvuruları

2018 Yılı Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) başvuruları 2 Ocak 2018 ile 31 Ocak 2018 tarihleri arasında alınacaktır.

Sektör Haberleri

Elektrik Üretim ve Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği yayımlandı

Yayın tarihi:

-

Elektrik üretim ve depolama tesislerinin kabul işlemlerinin mevzuat ve standartlara uygun yapılmasına ilişkin esaslar belirlendi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, Elektrik Üretim ve Elektrik Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği, Resmi Gazete’nin 19 Şubat 2020 tarihli ve 31044 sayılı nüshasında yayımlandı.

Elektrik üretim ve depolama tesislerinin kabul işlemlerinin ilgili mevzuat ve standartlara uygunluğunu, can, mal, saha emniyeti sağlanarak tesislerin iletim ve dağıtım şebekelerine uyumlu olarak bağlanmasını amaçlayan yönetmeliğe göre, kabul ve tutanak işlemleri yetkisi Bakanlığa ait olacak. Bu yetki, Bakanlıkça doğrudan ya da Bakanlığın yetkilendirdiği Proje Onay Birimi (POB) tarafından kullanılabilecek. Tesisler için gerekli tüm izin, ruhsat ve onay süreçlerinin lisans/tesis sahibi tarafından süresi içinde tamamlanması zorunlu olacak. Bu tesislerde, belgeli olmayan, standart dışı malzeme ve ekipman kullanılamayacak. Kullanılan malzeme ve ekipmanlarda TSE belgesi şartı aranacak. Standardı bulunmayan konularda, TSE tarafından kabul edilen teknik özelliklere uygunluğunu ispat eden Kritere Uygunluk Belgesi (TSEK Markası) bulunması gerekecek.

Kabul heyeti

Kabul başvuruları, yetkili proje onay birimi tarafından 5 iş günü içinde incelenecek ve kabul heyeti başvuru tarihinden itibaren en geç 10 gün içinde tesiste hazır bulunacak. Kabul heyeti ilgili proje onay birimi tarafından kendisini temsilen bir mühendisin başkanlığında, POB mühendisi, sistem işletmecisi mühendisi, lisans/tesis sahibi veya imzaya yetkili temsilcisi ve görevlendireceği mühendisle ilgili POB’un talep etmesi halinde imzaya yetkili yüklenici temsilcisi, diğer kamu kurum ve kuruluş mühendisiyle oluşturulacak. 10 kilovat ve altı çatı ve cephe uygulamalı güneş enerjisi santralleri tesisleri için kabul heyeti; ilgili POB tarafından kendisini temsilen bir mühendisin başkanlığında, POB mühendisi ve tesis sahibi/yetkili temsilcisinden oluşacak.

Tesise gerilim uygulanması

Proje onayı olmayan tesislere gerilim uygulanamayacak. Tesise gerilim uygulanması sırasında ya da sonrasında can, mal ve saha emniyetini riske edici bir hususun tespiti halinde, tesisin enerjisi bu durum giderilinceye kadar sistem işletmecisi tarafından kesilecek. Projesi, POB tarafından onaylanmamış veya yapımı tamamlanmamış üniteler için kabul başvurusu yapılamayacak.
Ayrıca, tesisin onaylı projesine uygunluğundan; imalatından, yapımından ve işletmesinden doğabilecek her türlü olumsuz durumdan sırasıyla lisans/tesis sahibi; yüklenici, imalatçı ve proje müellifi sorumlu olacak. Yönetmelik, 1 Nisan’da yürürlüğe girecek.

Devamını oku

Sektör Haberleri

Avrupa elektriğinin %15’ini rüzgârdan karşılıyor ancak Yeşil Anlaşma için yeterli değil

Yayın tarihi:

-

Yazar

Avrupa elektriğinin %15 rüzgardan

Avrupa, 2019 yılında rüzgâr enerjisi için 15.4 GW’lık yeni kurulum yaptı. Dörtte üçlük, 11.8 GW düzeyindeki kısmını kara rüzgâr enerjisi kurulumu oluştururken, deniz rüzgârı kapasitesiyse 3.6 GW düzeyinde gerçekleşti. Bu da geçen yıl, Avrupa’daki tüm elektrik tüketiminin % 15’ine karşılık geliyor.

En yeni rüzgâr santrallerini, 2.4 GW kapasite ile İngiltere inşa etti. Onu tümü karada olmak üzere 2.3 GW ile İspanya izlerken, karada ve denizde 2.2 GW ile Almanya, karada 1.6 GW ile İsveç ve karada 1.3 GW ile Fransa takip ettiler.

Uzun süredir Avrupa’nın rüzgâr sanayisi lokomotifi olan Almanya ise yerinde saydı. Geçen yıl eklenen kapasite sadece 1.1 GW olarak kaldı. Bu da 2000 yılından bu yana en düşük düzeye karşılık geliyor. Duyurusu yapılan yeni yatırım sayısı da azdı; bu da gelecek yılın da çok iyi geçmeyeceğinin göstergesi.

Avrupa’da rüzgâr santrallerine yapılacağı duyurulan 19 milyar € tutarında yeni yatırım vardı, bu da 11.8 GW kapasiteyi kapsıyordu. 15 GW düzeyinde yeni kapasite de kamu ihaleleriyle kazanıldı.

2019 yılındaki kurulumlar, 2018 ile karşılaştırıldığında % 27 oranında arttı; ancak Yeşil Anlaşma uyarınca karşılanacak hedefler düşünüldüğünde ikiye katlanmaları gerekiyor.

Almanya’daki düşük kurulum oranları kısmen diğer ülkelerce telafi edildi. İspanya’nın geri dönüşü büyük oldu. Düşük kapasitelerle geçen yılların ardından, 2009 yılından bu yana en büyük artış meydana geldi. İsveç de aynı şekilde, kendi rekorunu kırdı.

Hava koşulları ve yönetimdeki aksamalarla boğuşan Fransa’da yeni rüzgâr santrallerinin yapımı yavaşladı. Ancak sanayi, Fransa’nın enerji planını karşılamaya hazır.

Windeurope CEO’su Giles Dickson şunları ifade etti: “Rüzgâr, Avrupa’nın elektriğinin % 15’ini oluşturuyordu. Ancak Avrupa, 2050’de elektriğinin yarısının rüzgârdan karşılanacağı derecede yoğun bir santral inşası faaliyetinde değil”.

 

 

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

EPC Sözleşmelerinde Götürü Tazminat (Liquidated Damages)

Yayın tarihi:

-

1. EPC Sözleşmelerinde Götürü Tazminat: Kısa Bir Bakış 

Mühendislik, tedarik ve inşaat (“EPC”) sözleşmeleri; tesislere ilişkin tüm tasarım, mühendislik, tedarik, inşaat ve devreye almaya ilişkin sorumlulukları, EPC modeli altında, genellikle yüklenicilere vermesi sebebiyle, ulaşım, enerji, sulama gibi kompleks sektörlerdeki büyük inşaat projelerinin sahipleri için popüler ve daha çok tercih edilen bir seçenek haline gelmiştir. Bu yüzden, işveren sözleşme bedelini ödemeyi taahhüt edip yalnızca muhtemel kusur ve anlaşmazlıklar açısından işin yapılışını kontrol etmek durumundayken EPC yüklenicisi genellikle zaman, maliyet ve kalite risklerini üstlenmektedir. 

EPC sözleşmelerinde yüklenici, işlerin başlamasından sonra belirli bir süre içinde veya kesin bir tarihte tesisin tamamını işler olarak teslim etmeyi taahhüt eder. EPC sözleşmesinin bedeli, çoğunlukla götürü bedel esasına göre belirlenir. Ayrıca bir EPC sözleşmesinin yüklenicisi, tamamlanan tesisin belirli performans standartlarına sahip olacağını ve kusurlu işlerin ve hizmetlerin düzeltileceğini veya yeniden yapılacağını garanti eder. 

Öte yandan yüklenici, inşaatın tüm işlerinden sorumlu olmasına rağmen işveren de belirli risklerin altına girmektedir. Örneğin, yüklenici tarafından işlerin yerine getirilmemesi veya işlerin bir bölümünün veya tamamının tamamlanmasında gecikilmesi hali, genellikle işverenin de taraf olabileceği benzer düzeydeki (finansman sözleşmeleri gibi) diğer anlaşmalarda temerrüde düşmesine neden olabilir. Büyük projelerde, projelerin mali yüklerinin önceden veya gecikme esnasında tahmin edilmesi işveren için kolay olmayabilir. Buna ek olarak, proje geciktiği sürece, projenin işletme faaliyetlerinin ve nakit akışının başlaması da gecikir. Bu kapsamda, kayıpların olası miktarının hesaplanmasına ilişkin olarak gelecekte ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları önlemek için hemen hemen her EPC sözleşmesinde yüklenicilerden götürü tazminat talep edilmektedir.

2. Koruyucu Tedbir Olarak Götürü Tazminat? 

Esas olarak götürü tazminat kavramı, miktarı taraflarca önceden kabul edilmiş ve belirli bir olayın gerçekleşmesi durumunda ödenecek olan bir tazminatın belirlenmesi amacına hizmet etmektedir. Belirtmek gerekir ki, bu konseptte taraflar, zararın gerçek miktarı belli olmadan önce tazminat miktarını belirlemektedirler. 

Götürü tazminat birçok kritere bağlı olabilmekle birlikte götürü tazminat uygulanmasındaki en yaygın kriterler; performans garantileri ve proje teslim süreleri olup (Kelleher) bu bağlamda götürü tazminat, yüklenicinin başarısızlığından kaynaklanan hasar ve kayıplar açışından işvereni tazmin etme amacını taşımaktadır. Gecikme veya başarısızlıktan dolayı işverenin uğrayacağı tahmini zarar veya kayıplar, EPC sözleşmesinin işveren ve yüklenici arasındaki müzakere döneminde belirlenir.

Yazının devamını okumak için lütfen buraya tıklayın.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com