Connect with us

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Ukrayna’da Nordex Türkiye rüzgârı

Yayın tarihi:

-

Nordex Türkiye Proje Yönetimi Grup Lideri Caner Şimşek’le bir söyleşi gerçekleştirdik. Nordex’in özellikle yurtdışı projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aldığımız Caner Bey, COVID-19 sürecinde ne tür tedbirler aldıklarına ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Sizi tanıyabilir miyiz?

İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümü 1997 mezunuyum. Kısa bir süre farklı sektörlerde çalıştıktan sonra inşaat sektörüne dönüp yurtiçi ve yurtdışı projelerinde Saha Mühendisi, Planlama Mühendisi, Planlama Şefi ve Şantiye Şefi olarak çalıştım.

Rüzgâr enerjisi projelerindeki talepten dolayı, teklifleri değerlendirerek rüzgâr enerjisi sektörüne 2008 yılında geçiş yaptım ve 2009’dan beri ise Nordex’de çalışmaktayım. İşin mutfağından, sahadan, Şantiye Şefi olarak başladım, sonraki süreçte ise Nordex’de Proje Müdürü, İhale Teklif Müdürü, Kıdemli Proje Müdürü olarak çalıştım ve şu anda ise Proje Yönetimi Grup Lideriyim.

Bu süreç içinde toplam kurulu gücü 1000 MW’ı bulan 28 ayrı projenin yönetiminde Şantiye Şefi veya Proje Müdürü olarak aktif görev aldım. Gece çalışması planlanan, lojistik bakımından özel çözüm gerektiren, türbin sayıları fazla olan, özellikli projelerde proje yönetim görevini de yürütüyorum.

Nordex Türkiye Proje Yönetimi Grup Lideri Caner Şimşek

İnsanlık zorlu bir süreçten geçiyor. Kısaca COVID-19 karşısında Nordex projelerini gerçekleştirirken saha çalışmalarında ne tür tedbirler aldı, ne tür etkiler oldu ve olmasını bekliyorsunuz, bu konularda görüşünüzü alabilir miyiz?

Nordex’te globalde çalıştığımız ülkenin de iş güvenlik kurallarıyla ilgili olarak farklı uygulamalar olsa da Nordex Türkiye’nin yaklaşımını daha yakından anlatabilirim. Şirketteki yapımızın hızlı karar alıp uygulamaya izin vermesi sebebiyle önlemlerimizi hızlıca hayata geçirme şansımız oldu. Burada İş Güvenliği ekibimizden Numan Dere ve ekibi çalışmaları yürüttü. Daha sonra tavsiye niteliği ile hayatımıza girecek olan birçok kuralı Nordex Türkiye olarak zaten uygulamaya başlamıştık.

Ocak ayı sonlarına doğru bütün Nordex Türkiye çalışanları, müşterilerimiz ve alt yüklenicilerimizi COVID-19 hakkında bilgilendirerek şu anda da geçerliliğini koruyan bazı kısıtlamara özen göstermelerini rica ettik. Mart ayının ilk haftası yurtiçi ve yurtdışı seyahat kısıtlamalarını, eğitimlerin ötelenmesini ve özellikle 14 gün karantina uygulamasını yönetim kademesinde uygulamaya başladık. İlave önlemleri de içeren resmi duyurumuzu 11 Mart tarihinde yayınladık. Yine Mart ayı ortasında sahalardaki çalışmalarda kontrolü ve güvenliği sağlamak amacıyla risk analizi, sağlık beyan formları ve uyulması gereken kurallar niteliğinde dökümanlar paylaştık. Ayrıca 15 ayrı alt yüklenicimizle toplantılar düzenleyerek önerilerini dinledik ve kendi aldığımız tedbirleri aktardık. Ofis çalışanları
olarak evden çalışmaya geçmiş olsak bile yakın zamanda normalleşmenin başlayacağını öngörüyoruz. Personelimiz için yaptığımız risk analizindeki bütün tedbirleri paylaşarak çalışanların, ofislerinde güvenli ve sağlıklı çalışabilmesi için gereken ortamı yaratmayı amaçlıyoruz.

Sahada aldığımız önlemleri ele alırsak, maske olağan kişisel koruyucu ekipmanlarımızın bir parçası haline geldi. Çalışan ekipleri 2-3 kişilik küçük gruplara ayırarak gruplar arasında yapay bir sınır yarattık. Sahada yüz yüze yaptığımız toplantıları online’a çevirdik, proje paydaşları arasındaki toplantılara sınırlamalar getirdik. Sahada fiziken bulunmayı gerektirmeyen işleri, örneğin raporlamaların uzaktan yapılmasınıı teşvik ettik. Personelimize kendilerini daha güvende hissedeceği konaklama imkânları sağladık.

Nordex Türkiye, bir bölge merkezi görevi de görüyor bildiğimiz kadarıyla. Proje Yönetimi açısından Türkiye’den yurt dışındaki projelere ne şekilde destek sunuyorsunuz? Bu konuda bilgi verir misiniz?

Nordex Proje Yönetimi organizasyonunda şu an içinde bulunduğumuz bölgenin ismi Türkiye ve Ortadoğu olarak geçse bile pratikte Nordex Türkiye’nin etki alanı çok daha geniş. Kendi yetiştirdiğimiz insan gücü ile bu sınırları çoktan aştık. Bu yıl Yunanistan ve Hırvatistan projelerine finansal proje yönetiminden saha ve proje yönetimine kadar destek veriyoruz. Türkiye personeli olan arkadaşlarımız bu projelerde de sorumluluk alarak eş zamanlı çalışıyorlar. Ayrıca Hırvatistan sahalarına saha yönetimi, şantiye şefi, süpervizörün yanı sıra, test ve devreye alma ekibi desteği de verdik. Benzer bir şekilde Hollanda projelerine de Türkiye’den devreye alma ekipleri yönlendirildi.

Şu an Ukrayna’nın en büyük rüzgâr yatırımı olan Syvash Projesi için başta proje yönetimi olmak üzere, saha yönetimi ve süpervizörler tamamen Türkiye’den sağlanıyor. Önümüzdeki haftalarda gerçekleşmesi planlanan devreye alma işlemlerinde tüm ekiplerin planlaması da Türkiye üzerinden yapıldı.

2008 yılında sektördeki projelerde görev almaya başladığım zaman bu sektörde Türkiye’de yetişmiş insan gücü yok denecek kadar azdı. Zaman içinde saha yönetiminden proje yönetimine kadar kadrolar yetişti ve hazır hale geldi. Sektörün Türkiye’de gelişmekte olduğu ilk zamanlar tüm ekip dışarıdan gelirken bugün şirket bünyesinde eğitimler ile yetiştirdiğimiz insan gücümüz için yüksek talep alıyoruz. Sorumluluk alanımız dışındaki bölgeleri bile mümkün olduğunca destekliyoruz. Ekiplerimiz uluslararası projelerde özellikle Avrupa’daki projelerde tercih edilir hale geldi. Zorlu ve özellikli projeler için düşünülen bir ekip olduk. Nordex Türkiye’de çalışan arkadaşlarımız pazar lideri olmanın getirdiği yoğunluğu bir avantaja dönüştürüp, farklı coğrafyalarda farklı tip türbinlerde de çalışma imkânı bularak görev başı eğitimlerine devam ediyorlar.

Nordex’in ürettiği son teknoloji Avrupa pazarlarıyla eşzamanlı olarak Türkiye pazarına da gelmiş oluyor. Farklı sebeplerden dolayı kariyerine başka tedarikçilerde devam etmek zorunda kalan çalışma arkadaşlarımız da zorlanmadan iş bulup dünyanın herhangi bir yerinde bu sektörde çalışabilir durumda. Nordex Group bünyesindeki diğer yurtdışı iştiraklerimize kalıcı olarak yetişmiş insan gücü ihraç etmeye
devam ediyoruz.

Syvash sahası, türbin üzerinde çalışma yaparken, çalışanın bakış açısı ile manzara.

Şu anda yurt dışında yürüttüğünüz projeleriniz hangileri?

Bahsettiğim gibi desteklediğimiz bir çok proje var, ancak proje yönetimini üstlendiğim Syvash Rüzgâr Santrali Projesi, Nordex Türkiye Proje Ekibinin destek verdiği, halen aktif olan en büyük proje ve bu sebeple de daha farklı bir yere sahip. Ukrayna Nordex için yeni bir ülke, oradaki ilk projemiz, orada ciddi bir sınav veriyoruz.

Ukrayna’daki Syvash projesi hakkında ayrıntılı bilgi alabilir miyiz? Hangi türbinler kullanılıyor bu projede?

Syvash Rüzgâr Santrali Projesi 250 MW kurulu gücü ile, devreye alındığında Ukrayna’nın en büyük rüzgâr santrali olacak. Projeye 63 adet rotor çapı 131 metre, hub yüksekliği 120 metre, gücü 3.9 MW olan N131 3.9 MW Delta versiyon Nordex türbini sağlıyoruz. Bu projenin kule ve kanatları Nordex’in Türkiye’deki tedarikçileri tarafından Türkiye’de üretildi ve proje sahasına 2019 ve 2020 yılları içerisinde sevk edildi. Bu bağlamda, Syvash Projesi Türkiye’nin sanayi ihracatına da olumlu katkı sağlamıştır.

Ukrayna’da sektörde kurulumda kullanabileceğimiz ekipman ve sektörde yetişmiş iş gücü sınırlı olduğu için, Syvash Projesi’ne vinç ve montaj ekibimizle birlikte gittik. Bu projede, yine Türkiye’deki alt yüklenicimizi Ukrayna’ya götürerek proje süresince kullandığımız ana vinç, yardımcı vinç ve indirme vinçlerini temin ettik. Bu projede vinçlerin yanı sıra, alt yüklenicilerimizin montaj ekibi ile de çalıştık. Montaj fazını 2 ana vinç, 4 ekip çift vardiya şeklinde gerçekleştiriyoruz. Bu açıdan da bakıldığında, Ukrayna’daki projemizde, Türkiye’deki yerleşik alt tedarikçi firmalarımızın da hizmet ihraç etmesine katkıda bulunduk.

Syvash Rüzgâr Santrali’nin yıllık 850Gwh temiz enerji üretmesi bekleniyor, bu da yaklaşık olarak 100.000 evin elektrik tüketimine karşılık geliyor. Ayrıca bu kadar enerjiyi temiz olarak ürettiğinizde 860.000t karbondioksit salımını engellemiş oluyorsunuz ve bu yıllık olarak 480.000t kömür tasarrufu anlamını da geliyor.

Yatırımcı Syvash EnergoProm LLC, Fransa merkezli Total Eren ve Norveç’ten NBT’nin ortak iştiraki. Proje EBDR (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) tarafından finanse ediliyor.

Ana yüklenici PowerChina’nın iştiraki olan Power Construction Corporation of China ve PowerChina Fujian Engineering Co.LTD. PowerChina enerji santrali kurulumu yapan dünyadaki en büyük firmalardan, Fortune 500’de sıralamaya 182 numaradan giren bir firma.

Wood Group ve Mott MacDonald yatırımcıların ve finansal kuruluşun teknik ve çevresel etki danışmanları olarak projede yer alıyor.

Projede 10’dan fazla farklı milliyetten ekip görev alıyor. Eğer herkes online düzenlenen toplantılara kendi ülkesinden katılacak olursa, ekipler arasında 6 saati bulan zaman farkı oluyor. Bu da yönetmemiz gereken başka bir konu.

Syvash Projesi’nde rüzgâr türbini tedarik ve montajı kapsamında tamamına yakını Türkiye’den gelen yaklaşık 100 kişilik bir ekip gece gündüz çalışıyor.

Ukrayna’daki Syvash projesi teknik anlamda nasıl bir proje de? Saha da ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Projenin büyüklüğü sebebiyle sahanın farklı yerlerinde en az iki ana vinç seti ile paralel olarak gündüz ve gece vardiyasında montaj yapmamız gerekli. Montaj işleri devam ederken kara ve deniz nakliyesi de
devam ediyor. Sahada aynı anda inşaat işleri, elektrik alt yapı işleri, türbin içi elektrik işleri, kalite kontrolleri, testler, saha iç nakliyesi ve devreye alma işleri de devam etmek zorunda. Birbiri ile bağlantısı olan birçok ekibi verimli olarak güvenli bir şekilde çalışmasını organize etmeniz gerek.

Türkiye’deki birçok projenin aksine sahamızda yükselti farkı olmayıp düz bir sahada çalışsak bile çalıştığımız bölgede yeraltı su seviyesi çok yüksek, yoğun yağış alıyor, iklim şartları Türkiye’ye göre çok
daha sert. Dolayısıyla kalite standartlarına uygun yapılan saha altyapı işleri çok daha hızlı bir şekilde bozulabiliyor, hatta saha dışındaki karayollarında bile sorunlar yaşayabiliyoruz.

Şu günlerde özellikle yaşadığımız başka bir zorluk ise COVID-19’la ilgili seyahat sınırlamaları ile birlikte meydana çıktı. Ekiplerimizi planlanan sıklıkla rotasyona göndermemiz mümkün olamadı. Bu zorlu süreçte ekiplerimizin çok büyük bir kısmı sahada gönüllü olarak kalıp çalışmaya devam ederek proje hedeflerine ulaşmamıza katkı sağladılar.

Ukrayna’daki Syvash Projesi’ne Türkiye’den servis, lojistik ve alt taşeron firmalarınızı götürürken ne gibi güçlüklerle karşılaştınız? Size ileriki dönemde yurtdışındaki projelerinizde destek vermek isteyen hizmet sağlayıcı Türk firmalara ne gibi tavsiyeleriniz olabilir?

Farklı bir ülkeye giden ekip alışkanlıklarını devam ettirmek istese bile bulunduğu ülkenin şartlarına uyum sağlamak zorunda. Bu kurallar beslenme gibi günlük alışkanlıklarla ilgili de olabilir, ülkenin yerel iş güvenlik kurallarıyla ilgili de olabilir. Hizmet sağlamak isteyen firmanın öncelikle orada bir şube açması gerekiyor. Yetişmiş işgücü, kendi kadrolarını da beraberinde getirmek istiyorlarsa çalışma izinlerinde prosedürler net olarak tanımlanmış durumda ancak çoğu zaman bu süreç planlanandan daha uzun sürebiliyor. Çalışma izinleri ile ilgili profesyonel destek almaları şart.

Hangi sektörde çalışırlarsa çalışsınlar, getirecekleri ekipmanlar için uluslararası denetim sertifikaları ekipman için yeterli olmayabilir. Ekipmanlar için yerel normlara dayalı denetim yaptırılması ve sertifikasyon gerecektir. Çalışacak personel için de benzer bir durum söz konusu olabilir. Yetkinlik sertifikaları yeterli görülmeyebilir. Çalışacakları alanlara göre ekstra eğitim almaları, iş güvenlik eğitimlerine katılmaları, sağlık muayenelerini tekrar yaptırmaları gerekecektir.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

İçinde bulunduğumuz COVID-19 süreci ile ortaya çıkan dinamikleri, yönetmemiz gereken seyahat sınırlamaları olan zorlu süreçte, ailelerinden uzak kalma pahasına Ukrayna’daki Syvash Projesi sahasında gönüllü olarak kalıp çalışmaya devam eden ekip üyelerimizden Şantiye Şefi İsmail Aki, Mekanik Supevizor Volkan Demirci, Elektrik Süpervizor Ümit Özbek, Mekanik Süpervizör Turan Eker, Elektrik Süpervizor Erkan Kömürcü, İş Güvenliği Mühendisi Uygar Eraslan ve Saha asistanlarımız Hakan Yıldız ile Mehmet Adsız’ın yanı sıra vinç ve montaj ekibimize de teşekkür ederim.

Nordex Türkiye’nin yetkin proje ve teknik kadrosunun Nordex’in yurtdışı projelerine önümüzdeki dönemlerde de destek vermeye devam edeceğini sizlerle paylaşmak isterim.

Syvash Projesi saha ekibinden bir kesit. Mekanik Süpevizor Volkan Demirci, Elektrik Süpervizor Erkan Kömürcü, Şantiye Şefi İsmail Aki, Elektrik Süpervizor Ümit Özbek, Mekanik Süpervizör Turan Eker.

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Nordex Türkiye, Uzak Doğu’da da etkin bir servis faaliyeti yürütüyor

Yayın tarihi:

-

Nordex Türkiye’nin İstanbul’daki merkezine bir ziyaret gerçekleştirdik ve Doğu Avrupa, Orta Asya, Uzak Doğu ve Türkiye’den Sorumlu Bölgesel Saha Destek Müdürü Ali Asaf Oğuz’la bir söyleşi gerçekleştirdik. Nordex Türkiye, bir bölge merkezi konumunda ve Doğu Avrupa’dan, Orta Asya ve Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada faaliyet yürütmekte. İşte bu faaliyetlerin başındaki isim olan Ali Asaf Oğuz’dan, Nordex adına farklı coğrafyalarda yürüttükleri projeler ve edindikleri tecrübelere ilişkin bilgiler aldık. Nordex Türkiye Kıdemli Teknik Destek Teknisyeni ve Eğitmeni Fatih Irkıl ile Test ve Devreye Alma Teknisyeni Himmet Yavaş’ın da dâhil olduğu bu keyifli söyleşiyi ilginize sunuyoruz.

Nordex Türkiye’nin Uzak Doğu’da gerçekleştirdiği faaliyetler hakkında bilgi verir misiniz? 

Çin’de kurulu olarak 691 adet ve Japonya’da 55 adet Nordex türbini şu an işletme dahilindedir. 2018 senesinden itibaren Nordex Türkiye olarak Uzak Doğu bölgesine teknik destek hizmetleri sunmaya başladık. Türkiye servis ekibiyle beraber çalışan ve Çinli olan 2 devreye alma teknisyenimiz de görev yapmaktadır. Bu bölgedeki müşterilerimizle iletişim halindeyken ve türbin devreye alma çalışmalarında bu personellerin desteklerini de almaktayız.

2019 senesinde Türkiye’deki teknik ve satış ekibimizle beraber Çin’in farklı bölgelerini ziyaret ederek, müşterilerimizin üst yönetim ve teknik kademesi ile yüz yüze toplantılar gerçekleştirdik. Bu bölgedeki müşterilerimizin ekibimizden teknik destek kapsamında temel beklentilerini anlayarak, onlara yönelik çözümler geliştirmeye açık olduğumuzu gösterme fırsatı yakalamış olduk. Aynı zamanda Türkiye ve Pakistan’daki güçlü servis organizasyonumuz dahilinde Nordex türbinlerinde uzun yıllardır görev yapan uzman teknik destek ekibimizi tanıttık ve İzmir’de faaliyette olan türbin simülatörlerimizin bulunduğu teknik eğitim merkezimiz hakkında kendilerine detaylı bilgiler verdik.

Teknoloji ve İyileştirme Müdürü Selim Türkel ve satış ekibimizle beraber Çin’in farklı bölgelerinde bulunan müşterilerimize ziyaretler gerçekleştirdik.

İlgili bölgelerdeki inceleme ve araştırmalarımız neticesinde, Çin, Japonya ve Hong Kong’dan teknik destek, parça tedariki ve eğitim konularında bize ulaşan talepler oldu.

Yedek parça kapsamında gelen istekler için, Almanya’yla beraber koordine içinde olarak ilgili parçaların sahalara sevkiyatını gerçekleştirmekteyiz. 

Türbin yazılımları, IT ekipmanları, network, kanat, konverter vb. farklı konular kapsamında İstanbul ve İzmir’de konumlanan teknik destek ekibimize Uzak Doğu’daki müşterilerimiz tarafından çeşitli sorular yöneltilmektedir. Bu konuda görevli olan uzman personelimiz iletişime geçtikten sonra teknik raporları inceleyerek, sahalara uzaktan bağlanarak ve aynı zamanda saha ziyaretleri yaparak çözümler geliştirmektedir. 

Uzak Doğu bölgesinde gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerimiz hakkında size birkaç örnek vermek isterim.

2019 senesinde Hong Kong’daki bir müşterimizden türbinlerdeki teknik konuları kapsayan bir eğitim talebi geldi. Pakistan’da görev yapan teknik eğitmeniz, Lamma Adası’ndaki sahayı ziyaret ederek, 8 kişinin katıldığı bir eğitim programı düzenledi ve müşterimiz bu eğitim sonrası memnuniyetini bizlerle paylaştı.

Eğitim hizmeti sunduğumuz Hong Kong Lamma Adası’ndaki Nordex türbininden bir görüntü.

Japonya’daki bir müşterimizin 2019 senesinde konverter ünitesiyle ilgili olarak bir çalışma talebi oldu. Bu konuyla ilgili olarak Kıdemli Teknik Destek Teknisyeni ve Eğitmeni pozisyonunda olan Fatih Irkıl ile Test ve Devreye Alma Teknisyeni olarak görev yapan Himmet Yavaş, Ryuyo Cho sahasına gittiler. Sahada inceleme çalışmalarını tamamladıktan sonra, ilgili türbini 3 gün içinde başarıyla devreye aldılar. 

Test ve Devreye Alma Teknisyeni Himmet Yavaş ve Kıdemli Teknik Destek Teknisyeni ve Eğitmeni Fatih Irkıl. Ryuyo Cho sahasındaki çalışmadan bir kesit.         

Bu sene içinde Japonya’da bir müşterimizin kanat inceleme ve tamiri konusunda saha destek talebi geldi. Almanya kanat operasyon bölümü ile yaptığımız ön inceleme sonucunda gerekli malzeme ve kullanılacak iş talimatının tespiti sonrası, lokal olarak çalıştığımız bir taşeronumuzun ekibini Japonya’daki Shimane bölgesindeki sahaya yönlendirdik. Bu ekiple beraber Türkiye’deki kanat uzmanlarımızın da uzaktan destek vermesiyle, 3 ay içinde sahada çalışmalarımızı tamamladık. Aynı zamanda müşterimize, Türkiye’deki kalite bölümümüzün düzenlediği kanat balanslama aşamalarını anlatan bir online eğitim programı gerçekleştirdik.

Kanat operasyonlarını yürüttüğümüz Japonya’daki Shimane Rüzgar Santrali’nin konumu

Uzak Doğu bölgesindeki teknik destek faaliyetlerimiz, hızlı bir şekilde ve ekibimizin detaylı çalışmasıyla beraber başarıyla devam etmektedir.

Japonya’daki saha ziyareti hakkında Fatih Irkıl ve Himmet Yavaş Bey’in de gözlemlerini alabilir miyiz?

“İlk defa Uzak Doğu’ya gittiğimiz için çok heyecanlıydık. Bu konu ile ilgili olarak uzaktan teknik destek hizmeti vermiştik ama anlatılan durum türbinin verdiği tepkiyle tam uyuşmuyordu. Bu değerlendirmeyi sahada doğru şekilde analiz etmek ve çözmek artık bizim için bir zorunluluk olmuştu. Nitekim türbinde inceleme sonrası tespit ettiğimiz çözüm, bize tarif edildiği komponent üzerinde çıkmadı. Bu bölgede servis hizmeti verip türbini çalışır halde görmek de bizim için ayrı bir gurur kaynağıydı.

Seyahatimiz ile ilgili, iş haricinde, Japon kültürünün ne kadar zengin ve insanlarının ne kadar misafirperver olduğunu görme şansı yakaladık. Sokak ve caddelerinin çok temiz olduğunu, hızlı trenlerini, trendeki görevlilerinin yolculara saygısını ve selamlamasını, Tokyo’daki 634 metrelik Sky Tree’yi görmek bizim için seyahatimizin güzel anılarıydı.”

Uzak Doğu’da servis hizmeti vermenin ne tür farklılıkları ve zorlukları var?

Çin’e yaptığımız ziyaret sonucu, kendi kültürlerine son derece bağlı bir toplum düzeni içinde yaşadıklarını gördük. Her bölgenin farklı bir yapılanması ve âdetleri var. Yeni tanıştıkları insanlara karşı oldukça saygılı, sıcakkanlı ve yardımsever şekilde davranıyorlar. 

Yüz yüze yaptığımız toplantılarda müşterilerimiz ile iletişim kurarken, Çinli olan devreye alma teknisyenimizden tercüme anlamında destek aldık. Aktif İngilizce kullanımının bu bölgede çok yaygın olduğunu söyleyemeyiz. Uzaktan teknik destek hizmeti sunarken, yabancı dil seviyesi yeterli seviyede olan personeller ile İngilizce olarak yazışma ve görüşmelerimiz sürmektedir.

Bunun yanı sıra Japonya bölgesi ile çalışmak, teknik değerlendirmenin yanı sıra kapsamlı bir kültür analizi de gerektiriyor. Bu bölgedeki müşterimiz ufak detayları da derinlemesine öğrenmek istedikleri için, sunulan hizmetin de aynı özellikleri taşıması, sonuca ulaşmak için zorunluluk teşkil ediyor.

Yedek parça teslimatının beklenilen sürede yapılması, Japonya’daki müşterilerimiz için özellikle önem kazanmaktadır. Hizmet ve malzeme tanımları yapılırken de ayrıntılı bilgiler kendilerine sunulmaktadır.

Pandemi sürecinin çalışmalarınıza ne tür etkileri oldu? Bu süreçte ne tür tedbirler aldınız? 

Nordex Türkiye olarak Ocak ayı sonlarına doğru bütün Nordex Türkiye çalışanları, müşterilerimiz ve alt yüklenicilerimizi Covid-19 hakkında bilgilendirdik. Mart ayının ilk haftası içinde yurt içi ve yurt dışı seyahat kısıtlamaları gerçekleştirdik. 

Özellikle 14 gün karantina uygulamasını beyaz ve mavi yaka düzeyinde seyahatten dönen her personel için uygulamaya başladık. Mart ayı ortasında sahalardaki çalışmalarda kontrolü ve güvenliği sağlamak amacıyla risk analizi, sağlık beyan formları ve uyulması gereken kuralları içeren prosedürler/dokümanlar paylaştık. 

Bununla beraber iş güvenliği ve eğitim bölümlerimizin katkılarıyla personel eğitimlerimizin planlama ve uygulamasını, Covid-19 önlemlerini göz önüne alarak gerçekleştirdik. Almanya Akademi ile koordine içinde çalışarak yurt dışı eğitimlerin ertelenmesi ve bir bölümünün online olarak verilmesi sürecini başlattık. 

İzmir’deki eğitim merkezimizde ve dışarıdan alınan eğitim alanlarında dezenfektasyon uygulamasının yapılması, katılımcılardan ve eğitmenlerden sağlık beyanlarının ve sağlık muayene formlarının alınması, katılımcılara el dezenfektanı, tek kullanımlık maske ve eldiven temin edilmesi, eğitim öncesi Covid-19 hakkında genel bilgilendirme yapılması, katılımcıların sadece kendilerine ait ekipmanlarını kullanması, personelimizin kendilerini güvende hissedeceği şekilde konaklamalarının planlanması ve eğitim planlaması yapılan katılımcı sayılarının azaltılması gibi aldığımız gerekli tedbirleri sıralayabiliriz.  

“Yeni normal” dönemine ilişkin olmak üzere kendi ekibinize ve rüzgar enerjisi sektöründeki servis ekiplerine nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Nordex Türkiye olarak ofis çalışmalarının normalleşmesi sürecinde kişilerin etkileşimlerini minimuma indirmek adına %50 kapasiteyi geçmeyecek şekilde yeni bir çalışma zaman planı düzenlendi. Grup masaları, pleksi glass malzeme ile birbirlerinden izole edildi ve kişisel malzemelerin ortak kullanılmasının önüne geçildi. Günlük ofis çalışmalarında, temas oranı yüksek olan ofis kapıları, bulaş riskinin önüne geçilmesi adına otomatize edildi. Saha personelinin hijyen kurallarına azami şekilde uyması ve iş planlamaları anlamında gerekli önlemleri almaya devam etmekteyiz. 

Yine bu dönemde eğitimlerin devamını sağlamak amacıyla, bazı modüllerimizi uzaktan eğitim modeli üzerine taşıdık. İnteraktif eğitim platformlarının kullanımlarının yaygın hale gelmesiyle beraber online eğitimlerin verilmesi sürecini, eğitmenlerimiz ve katılımcılarımız ile beraber deneyimledik. Bölgesel olarak e-learning kapsamında türbin komponentleri hakkında bilgiler içeren farklı videolar hazırlayıp saha personelimiz ile paylaştık. Bu sene Nordex Türkiye’de gerçekleştirilen eğitimlerin katılımcı bazında %52’sinin, online ortamda yapıldığını görmekteyiz.

Ofis ve saha personelimizin bu hassas dönem içinde çevresiyle beraber sağlıklı bir ortamda çalışması en önemli önceliğimizdir. Rüzgar sektöründeki yeni normalleşme süreci içinde, kontrollü sosyal ve iş hayatı kurallarına hepimiz adapte olmak durumundayız. 

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Nordex Türkiye olarak Uzak Doğu’yla beraber Türkiye, Doğu Avrupa ve Pakistan bölgelerindeki faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir. Süregelen çalışmalarımızın yanı sıra, lokal olarak birçok teknik projenin de öncülüğünü gerçekleştirmekteyiz. Bu yoğun çalışma dönemi içerisinde, sergilediği başarılı performansları nedeniyle, Türkiye’deki Bölgesel Saha Destek bölümünde görev alan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ederim. 

Ali Asaf Oğuz kimdir?

Yıldız Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümü 2001 yılı mezunuyum. Akabinde İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünde Yüksek Lisansımı tamamladım. İş hayatıma Kalite Süreç Danışmanı ve Yönetim Sistemleri Denetçisi olarak başladım. 2008 yılından itibaren rüzgar enerji sektöründe servis hizmetlerinin yürütülmesi kapsamında görev yapmaktayım. 2016 sene sonu itibariyle Nordex Enerji’de Teknik Müdür olarak göreve başladım. Şu anda Doğu Avrupa, Orta Asya, Uzak Doğu ve Türkiye’den sorumlu Bölgesel Saha Destek Müdürü olarak çalışmaktayım.

Görevim kapsamında; projeden servise devri olan sahalara teknik destek hizmetlerinin sunulması, Nordex’in belirlediği standartlar çerçevesinde operasyonel faaliyetlerinin saha kalite denetimleriyle izlenmesi, göreve yeni başlayan ve mevcut personellerimize teorik ve pratik bilgiler verilerek türbin eğitimlerinin etkin şekilde sunulması ve farklı eğitim konseptlerinin oluşturulması, buna ilaveten bölgesel olarak teknik projelerinin geliştirilmesi süreçlerini yönetmekteyim.   

Devamını oku

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Enercon, E-160 EP5 prototipinin kurulumunu yapıyor

Yayın tarihi:

-

Şirketin bir sonraki adımı Wieringermeer/Hollanda’daki yeni rüzgar türbini tipinin ölçümlerini gerçekleştirmek. Bu da Kovid-19 koşullarında ikinci kurulum olacak.

Enercon, E-160 EP5 prototipinin kurulumunu tamamladı. EP5 platformundaki ilk düşük rüzgâr WEC modeli, Hollanda’daki Wieringermeer rüzgar enerjisi test sahasında yapılandırıldı. İlk E-138 EP3 E2 tipinin Mart sonunda Janneby/Schleswig-Holstein sahasında kurulumunun ardından, Enercon’un Kovid-19’un getirdiği güç koşullarda başarıyla tamamladığı ikinci prototip projesi olma niteliğini taşıyor. 

E-160 EP5, Enercon’un ürün portfolyosunda en büyük rotor çapına sahip yeni bir model ve 4.6 MW nominal gücü bulunuyor. Gövde yüksekliğinde yıllık rüzgâr hızı ortalaması 7.5 m/s olan bölgelerde, rüzgar enerjisi dönüştürücüsü her yıl 19,165 Megawatt Saat (MWh) enerji üretecek. Wieringermeer sahası prototipi, gövde yüksekliği 120 metre olan modüler çelik kulede yapılandırıldı. 

E-160 EP5, Enercon’un uluslararası piyasa konumunu daha da güçlendirme amacı taşıyan pazarlama ve yeni ürün stratejisinde bir köşe taşı olma niteliği de taşıyor. Dünya çapında planlaması ya da görüşmeleri süren projelerin önemli bir kısmı bu yeni rüzgâr enerjisi dönüştürücüsünü temel alıyor. Enercon’un orta ölçekli rüzgâr sahaları için E-147 EP5 ve kuvvetli ölçekte rüzgâr sahaları için E-136 EP5 modellerini de içeren EP5 platform teklifi de bu şekilde tamamlanıyor.

Yeni rüzgâr dönüştürücüsü tipinde sonraki evrimsel adım da hâlihazırda geliştirme süreci içerisinde bulunuyor. E1’e göre kayda değer bir performans iyileştirmesi özelliğini de beraberinde getiriyor: Nominal gücü 5.5 MW’a çıkıyor ki bu, elde edilen yıllık enerjinin 21,534 MWh düzeyine çıkması anlamına geliyor. 

ENERCON CTO’su Jörg Scholle konuyla ilgili şunları ifade etti: “Enerji değerlerinde optimum maliyete ulaşmak ürün stratejimizde somut hale geliyor. Daha az enerji maliyeti doğrultusunda müşterilerimizden gelen taleplere sonraki güçlü yanıtımız E2’dir. Özellikle maliyetlerin belirleyici olduğu piyasalarda büyük talep beklemekteyiz”

E2 prototipinin 2020 sonuna kadar bitirilmesi planlanıyor.

Devamını oku

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Nordex’in ikinci ana üssü İspanya’dan son gelişmeler

Yayın tarihi:

-

Yazar

Nordex'in ana üssü İspanya'dan son gelişmeler

Geçen hafta, İspanyol hükümeti, ülkenin bir bütün olarak ekonomik toparlanmasını desteklemesinin yanı sıra, rüzgar enerjisi sektörünün ulusal enerji ve iklim planının hedefine ulaşmasını teşvik eden 23/2020 tarihli Kraliyet Kararnamesi’ni onayladı. İspanya’nın, Nordex’in ikinci ana üssü olduğu ve ülkedeki son gelişmeler göz önüne alındığında, bunun önemi görülebiliyor.

Nisan 2016’da, İspanyol grup Acciona S.A.’nın rüzgar türbini üreticisi Acciona Windpower, Alman şirketi Nordex ile birleşerek dünyanın önde gelen rüzgar türbini üreticilerinden biri oldu. Acciona S.A. şimdi yüzde 36,41 hissesi ile Nordex Group ana hissedarı durumunda bulunuyor. Doksanlı yılların sonundan beri İspanya piyasasında bulunan şirket, bugüne kadar çeşitli bölgelere yayılmış tesislere sahiptir ve kendi üretim tesislerinden dördünü de inşa etmiştir. Navarre, Barásoain, Navarre ve La Vall d’Uixó’daki iki nasel üretim tesisi, Navarre’deki Lumbier, rotor kanatlı üretim tesisi ile Nordex’in piyasaya uygun maliyetli projeler sunmasına izin veriyor. Birkaç gün önce şirket, Ağustos 2020’de Castilla-La Mancha, Motilla del Palancar’da yeni bir beton kule üretim tesisinin inşasını tamamlayacağını duyurdu. Bu yeni fabrika, grubun denenmiş ve test edilmiş mobil konseptine dayanmaktadır: bu tür fabrikalar her zaman ilgili rüzgar santrali şantiyelerinin yakınında inşa edilmiştir ve çevresindeki projeler tamamlandıktan sonra, bileşenler ve araçlar diğer projelerde nakledilip yeniden kullanılabilir, böylece lojistik maliyetler azalır. Her beton kule fabrikasıyla Nordex Group ortalama 250 doğrudan yerel istihdam yaratıyor.

Bugün, Nordex’in ülkede yaklaşık 1.600 çalışanı vardır ve halihazırda 2 GW’dan fazla kara kapasitesine sahiptir. 340 MW ise inşaat halinde bulunuyor.

Rüzgar enerjisi, 2019’da 25 GW’ın üzerinde kurulu kapasitesi ile İspanya’nın ikinci büyük enerji kaynağıydı. Bu, kurulu rüzgar enerjisi kapasitesi bakımından ülkeyi dünyada beşinci, Avrupa’da ise ikinci sıraya taşımaktadır (kaynak: AEEolica). Birçok dağ sırası ve geniş sahil şeridi ile doğal koşullar, kara rüzgar enerjisi için çok yüksek potansiyel sunmaktadır. Ağırlıklı olarak orta rüzgar konumları ve düşük ila orta türbülansla, Delta4000 platformunun N155 / 5.X, N149 / 5.X ve N163 / 5.X türbinleri piyasadaki en avantajlı türlerdir. Bu sistemlerin esnekliği sayesinde, 4 ila 5+ MW arasında değişen güç modlarıyla, herhangi bir proje için özel, projeye özgü çözümler bulunabilir. Şirket ayrıca pazara, ülke genelinde özel olarak eğitilmiş Nordex Group personeli tarafından sağlanabilecek cazip bir operasyon ve bakım hizmetleri yelpazesi sunmaktadır. Müşteri gereksinimlerine bağlı olarak, hizmetler kişisel ihtiyaçlara göre uyarlanabilir.

İspanya’nın rüzgar endüstrisi son yıllarda çalkantılı bir dönem geçirdi. Rüzgar enerjisinde daha önceki bir patlamadan sonra, sektör 2012-2016 yılları arasında bir moratoryumdan etkilenmiştir. O zamandan beri ülke 2016-2017 açık artırma pazarından havuz fiyatıyla düzenlenen bir pazara ilerlemiştir. Sonuç olarak, uzun vadeli enerji alım anlaşmaları (PPA’lar olarak adlandırılır) daha cazip hale geldi. Bir PPA, elektrik üretimi için iki taraf arasında, genellikle bir güç üreticisi ile bir güç tüketicisi arasında belirli, tanımlanmış bir fiyatla tüm ticari koşulları tanımlar. Bununla birlikte, yenilenebilir enerjilerin gelişimi yavaşladı, ayrıca COVID-19 salgını da, piyasa fiyatında bir düşüşe neden oldu. Bu, hem PPA’ları hem de sözde tüccar projeleri, yani havuz fiyatına tabi projeler için finansmanı zorlaştırır.

Ancak İspanya’daki gelişmeler, ulusal ve AB iklim hedeflerine ulaşılmasının ileriye doğru itildiğini ve rüzgar enerjisinin önemli bir rol oynayacağını göstermektedir. Ülkenin ulusal enerji ve iklim planı, elektriğinin yaklaşık yüzde 85 ila 95’ini 2040 yılına kadar yenilenebilir enerjilerden ve yüzde 100’ü 2050 yılına kadar elde etmeyi amaçlamaktadır. Bu, 2030’a kadar 2 GW dahil olmak üzere 60 GW yenilenebilir enerji inşa edileceği anlamına gelir. İspanya Bakanlar Kurulu, COVID-19 pandemisinin ortasında bu planı Nisan ayında Avrupa Birliği ile koordine ederek, ülkeye kriz zamanlarında bile olumlu bir katkı yapma gayretinde olduğunu gösteriyor.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com