Connect with us

Sektör Haberleri

Rüzgar Enerjisi sektörünün baştacı Çandarlı Limanı

Yayın tarihi:

-

Temiz Enerji (yenilebilir enerji) sektörü denildiğinde rüzgar enerji santralleri, güneş enerji santralleri, jeotermal enerji santralleri ve biyokütle enerjisi tesisleri kurulması için ekipman üreten firmalar akla gelmektedir. Başka bir ifade ile sektörün üretim ayağını oluşturan firmalar anlaşılmaktadır. Oysa, montaj, bakım-onarım, lojistik, finans, sigorta, sertifikasyon, yazılım ve danışmanlık konularına kapsayan hizmet faaliyetleri de sektör için oldukça önemlidir.   Hem ulusal hem de uluslararası pazarda rekabet gücüne sahip bir sektörden bahsedebilmek için hem üretim hem de hizmet faaliyetleri birbirlerini destekler şekilde bir arada bulunmalıdır. 

Bu doğrultuda, BEST For Energy Projesi kapsamında sektörün sorunlarının tartışılması ve çözüm önerileri geliştirilmesi amacı ile düzenlenen dördüncü Odak Grup Toplantısı’nın teması “Temiz Enerji ve Hizmet Sektörü” olarak belirlenmiştir. 

25 Mayıs 2021 tarihinde çevrimiçi olarak düzenlenen toplantıya temiz enerji sektörüne hizmet veren ve hizmet alan firmaların temsilcileri ile ENSİA, GENSED, Solar3GW, Biyogazder gibi sektörün önemli sivil toplum kuruluşları katıldı. Temiz enerji sektörü değer zincirindeki mevcut hizmet alt yapısı, rakip ülke ve bölgelere göre değerlendirildiğinde zayıf alanlar, hizmet kısmının gelişim gereklilikleri ve bunun için verilmesi gereken destekler; rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle özelinde ayrı oturumlarda tartışıldı. 

Toplantıda tüm katılımcılar tarafından aşağıdaki konularda görüş birliğine varıldı. 

  • Kaynak verimliliği konusunda yeni girişimcilerin desteklenmesi 
  • Firmalarda karbon uyumluluğunu arttıracak yatırımların hibe ve teşvik programlarıyla desteklenmesi
  • Biyogaz sektöründe merkezi düzeyde Ar-Ge çalışmalarına öncelik verilmesi
  • Güneş enerjisi sektöründe sürekliliği sağlayacak yeni yatırım konularının belirlenmesi
  • Firmaların dijitalleşme konusundaki yatırımlarının desteklenmesi
  • Montaj, bakım, onarım hizmetlerindeki rekabet gücümüzün uluslararası pazara taşınması
  • Deniz üstü rüzgar türbini uygulamaları konusunda öne çıkabilmek için Çandarlı Limanı’nın rüzgar sektöründe ihtisaslaşmış bir limanı haline getirilmesi

Bunlar arasından özellikle Çandarlı Limanı’nın, Rüzgar Enerjisi Sektöründe ön plana çıkan İzmir’e önemli bir rekabet avantajı sağlayacağı belirtildi.  Rüzgar Enerjisi sektöründeki ürünlerin boyutlarının büyük olması ve gelişen teknolojilerle her geçen gün daha da büyümesi nedeni ile şehir içindeki limanların bu ürünlerin taşımacılığında kullanılması lojistik açıdan giderek zorlaşmakta, ayrıca yeterli genişlikte arka depolama sahası bulunmayan limanlar, bu ürünler için uygun lojistik altyapı sağlayamamakta. Çandarlı Limanı hem otoyol bağlantısı hem de planlaması devam eden geniş arka sahası ile, İzmir’in kuzeyinde yoğunlaşan sektör firmaları için önemli bir lojistik altyapı hizmeti sunacak. Bununla beraber, Çandarlı Limanı’nın tüm dünyada yaygınlaşması beklenen deniz üstü rüzgar santralleri için, ülkemizde ve Akdeniz havzasında ilk olma niteliği taşıyacak şekilde, bir transfer, kurulum ve üretim limanı fonksiyonuna sahip olması hem sektör, hem de limanın kendisi için önemli bir rekabet avantajı sağlayacak. 

Devamını oku
Reklam
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektör Haberleri

Türkiye, rüzgar enerjisinde 10 GW’lık dönüm noktasına ulaştı

Yayın tarihi:

-

Türkiye, rüzgar enerjisinde süratle lider bir piyasa durumuna geldi. Ülke son olarak önemli bir dönüm noktasını kutluyor: Toplam rüzgar enerjisi kapasitesi toplamı 10.000 MW düzeyine ulaştı. Türkiye’nin geniş coğrafyası ve rüzgarlarının ulaştığı mükemmel hız, rüzgar enerjisi üretimi için uygun koşullar sunuyor. Son on yılda Türkiye, güçlü bir rüzgar enerjisi tedarik zincirine ulaştı.

Türkiye, rüzgar enerjisi kurulumlarıyla 10 GW sınırına ulaştı; bu da önemli bir başarı olarak dikkat çekiyor. Bu, ülkenin son on yılda rüzgar enerjisi kapasitesini 10 katına çıkardığı anlamına geliyor.

Bu dönem boyunca, Türkiye’nin enerji karmasında, özellikle de yenilenebilir enerji kapasitesinin artışıyla birlikte, dikkate değer bir farklılaşma gözlendi. Türkiye’nin enerji karması, şimdi toplam elektrik üretiminin % 43’ünü meydana getiren yenilenebilir enerjiye kayıyor. Kömür ve gaz ise sırasıyla % 34 ve % 23 paylarını alıyorlar. Günümüzde, rüzgar enerjisi Türkiye’nin enerji karmasının % 10’unu meydana getiriyor ki, bu da onu hidroelektrikten sonra ikinci büyük kaynak haline getiriyor.

Türkiye’de şu anda kurulu olan 10 GW rüzgar enerjisi kapasitesinin tamamı kara rüzgarından meydana geliyor. 10 GW dönüm noktası, Türkiye’deki kara rüzgar enerjisi gelişiminin ulaşacağı son nokta olmaktan uzak görünüyor. Ülke, 2030 yılına kadar 20 GW daha rüzgar kapasitesi eklemeyi hedefliyor. Bu kapasitenin çoğu da yine kara rüzgarından gelecek.

İstanbul istisna olmak üzere, rüzgar enerjisi santrallerinin çoğunluğu Ege Bölgesinde kurulu durumda. İzmir, rüzgar enerjisi kapasitesinin %20’siyle bu gelişmede liderliği elinde tutuyor. 312 MW kapasiteyle en büyük rüzgar enerjisi projesi olan Soma projesi, Manisa ve Balıkesir arasında yer alıyor.

Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki başarısı, sürekli büyüyen, güçlü yerel tedarik zincirine dayanıyor. Ayrıca, bir çok Avrupalı ve uluslararası firma da Türkiye’de üretim tesisleri kurdular. Son veriler, Türkiye’de rüzgar enerjisi sektöründe 3580 firmanın faaliyet gösterdiğini ve 25000 kişinin de doğrudan ya da dolaylı istihdam edildiğini gösteriyor. Ülke, TPI Composites, Enercon, GRI Renewables gibi lider firmalara ev sahipliği yapıyor. Örneğin, TPI, İzmir yakınlarındaki iki tesisinde, rüzgar türbini kanatlarında kullanılan yüksek kaliteli kompozitlerin imalatını yapıyor ve 4200 kişiyi  istihdam ediyor. Bu tesislerden de, Türkiye yerel piyasası dahil olmak üzere, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’daki müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılıyor.

Wind Europe Finans ve Yatırım Trednlerinde Türkiye, 2020’de yapılan 1.6 milyar EUR tutarında yeni yatırım ile Avrupa’da ilk 5 ülke arasında yer alıyor. Bugün Türkiye’de, altı kıtada 45 ülkeye ihracat yapan 77 rüzgar türbini ekipmanı üreticisi bulunuyor.

Türkiye’de hali hazırda 10 GW kara rüzgar enerjisi kapasitesi kurulu durumda. Ancak ülke şimdi de offshore rüzgar kapasitesini geliştirme olanaklarını gözden geçiriyor. İzmir Kalkına Ajansı tarafından, offshore rüzgar gelişimini desteklemek amacıyla yayınlanan yol haritasında, Türkiye’nin toplam off-shore rüzgar kapasitesi tahmini 70 GW olarak yer aldı.

Sektör şimdi, somut bir off-shore rüzgarı mevzuatını bekliyor. Ancak Türkiye off-shore rüzgarı endüstrisi yönünü çoktan yukarı çevirmiş durumda. Yeni kurulan Türkiye Deniz Rüzgarı Derneği, Avrupa’nın off-shore rüzgarındaki başarı hikayesinden dersler çıkarmak için WindEurope’a katıldı.

 

 

 

 

 

Devamını oku

Sektör Haberleri

Nordex, ilk N163/5.X türbinini kurdu

Yayın tarihi:

-

31 Ağustos 2021 tarihinde, Nordex Grubu, Delta4000 serisindeki ilk N163/5.X türbininin kurulumunu, planlandığı üzere, Almanya’da Schleswig-Holstein’daki sivil rüzgar santrali “Janneby”da gerçekleştirdi. Yaklaşık 80 metre rotor bıçakları ve 20.867 metre kare süpürme alanıyla, N163/5.X, Nordex’in orta ve hafif rüzgar sahalarında 5 MW sınıfında en etkili türbini olma özelliğini taşıyor.

Nordex grubu CEO’su José Luis Blanco, “N163/5.X türbinini 2019 yılında piyasaya sürdük. Şimdi ilk türbinimizin kurulumunu planlandığı şekliyle yaptık ve seri üretim başlamaya hazır” dedi. Şimdiye kadar, Avustralya, Brezilya, İskandinav Bölgesi, Almanya ve İtalya’daki çeşitli müşterilerden toplamı yaklaşık 3.0 GW kapasiteyi bulan 520 türbin siparişi aldık. Bu da, 2017’den bu yana erişimde bulunan, farklı kapasitelerde Delta4000 serisi türbinlerimize olan güvenin altını bir defa daha çizmiştir” dedi.

Küresel piyasalarda, N163/5.X, Tasarım Değerlendirme Uygunluğu Bildirgesi (DECS) uyarınca, 118, 148 ve 159 metre gövde yüksekliklerinde IEC sertifikasyonuna sahiptir. Alman piyasasında da DIBT 2012 tipi uygunluk testleri geçilmiştir.

Gelecek aylarda, Janneby’da IEC tipi sertifikasyon için enerji gereklilikleri ve ses ölçümleri yanında mekanik yük validasyonu için de çalışmalar gerçekleştirilecektir.

 

 

 

Devamını oku

Sektör Haberleri

Dünya’nın en büyük türbini artık 264 metre yüksekliğinde

Yayın tarihi:

-

Çinli imalatçı MingYang Smart Energy, 264 metre yüksekliğinde, 16 MW kapasitede offshore rüzgar türbinini piyasaya çıkardı.

MySE 16.0-242, 242 metre rotor çapı, 118 metre kanat uzunluğu ve 4,600 metre süpürme yüzeyiyle Dünya’nın en büyük hidrid sürücülü rüzgar türbini ünvanını kazandı. Model yıllık 80000 MW elektrik üretme kapasitesine sahip. Bu da 20000 üzeri meskenin ihtiyacını karşılıyor.

MingYang  Smart Energy Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO’su Qiying Zhang, “Guandong sahillerindeki tayfuna dayanıklı rüzgar türbini taleplerine yanıt olarak, MingYang, küresel tedarik zinciri ortaklarıyla işbirliği halinde ve uzay, metalürji, big data gibi en son teknolojiler ile entegre biçimde sistematik olarak yüksek kalitede ürünler geliştirmektedir. Yıllar içinde hibrid sürücü teknolojimiz ile 10 GW üzerinde kümülatif izleme kaydı ve iterasyon deneyimi edindik. Bu da bize ürün AR-GE’sinde süratli bir öğrenme eğrisi elde etmemizde ve offshore rüzgar lideri olmamızda yardımcı oldu”, dedi.

MySE 16.0-242 , firmanın önceki modellerine oranla % 45 daha fazla enerji üretiyor ve 1.6 milyon tonun üzerinde CO2 emisyonunu ortadan kaldırıyor.

 

 

 

 

 

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com