Connect with us

Etkinlikler

“Kişi başına elektrik tüketimini 6 bin 500 kilovatsaate çıkarmalıyız”

Yayın tarihi:

-

12. EIF Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı’nın Başkanlığını üstlenen Enerji Verimliliği Derneği Başkanı Murat Kalsın, Türkiye’nin son 17 yılda enerji alanında çok önemli adımlar atmasına karşın hala ciddi bir yatırım ve tüketim potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin yenilenebilir enerji ve enerji ticareti noktasında dünya sıralamasındaki yerini yükselttiğine dikkat çeken Kalsın, “Ancak gelişmişliğin göstergesi olan kişi başına elektrik tüketimini artırmamız gerekiyor. Şu anda 3 bin 698 olan bu rakamı, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi 6 bin 500 kilovatsaate çıkarmalıyız” dedi.

Enerji sektörünün yerli ve yabancı tüm aktörlerini bir araya getiren 12. EIF Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı kapılarını açtı. 8 Kasım’a kadar Ankara’da Congresium’da devam edecek olan kongrenin açılış konuşmasını Enerji Verimliliği Derneği Başkanı ve aynı zamanda 12. EIF Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı Başkanı olan Murat Kalsın yaptı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Mustafa Yılmaz’ın da katıldığı açılış töreninde bir konuşma yapan Murat Kalsın, Türkiye’nin son 17 yılda enerji alanında elde ettiği kazanımlara vurgu yaptı. ‘Enerjinin gelecek’ olduğunu belirten Murat Kalsın, “Hükümetimiz önemli reformlara imza atarak ve özel sektör şirketlerinin sektöre girmesini teşvik edip daha liberal ve rekabetçi bir enerji piyasası oluşturdu. Bu başarılı sürece karşın ülkemizde hala kişi başına tüketilen elektrik 3 bin 698 kilovat düzeyinde. Avrupa Birliği ülkelerinde ise 6 bin 500 kilovatsaat olduğunu görüyoruz. Elbette hedefimiz, bu rakamı gelişmiş ülkelerin seviyesine ulaştırmak. Bu hedef, ülkemizin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma idealine kavuşmamızın da kilidini açacak” dedi.

Enerji Bakanlığı’nın ‘milli enerji ve maden’ politikasının kısa zamanda meyvelerini vermeye başladığını da belirten Kalsın, konuşmasına şöyle devam etti:

Hidroelektrik, rüzgâr, güneş, jeotermal gibi yenilenebilir yatırımlarda Avrupa ve dünya sıralamasında hızla yukarı tırmandık. Avrupa’da yenilenebilir enerjiye en çok yatırım yapan ilk beş ülke içinde yer alıyoruz. Yenilenebilir enerji santrallerimizin kurulu güçteki payı yüzde 47,2, elektrik üretimindeki payı yüzde 32’ye ulaştı. 2023 yılı hedefimiz yüzde 38,8 olacak şekilde revize edildi.

“Teknoloji enerji verimliliğini de sağlıyor”

Konuşmasında enerji sektöründe son yıllarda hızla gelişen teknolojinin büyük avantajlar sağladığını da ifade eden Kalsın, “Sektörümüzün katma değerini artıracak, maliyetleri düşürecek ve verimliliği sağlayacak en önemli araç olan teknolojiyi işimizin odağına koymalıyız. Ancak bu sayede daha kaliteli ürünler ve hizmetlere çok daha hızlı ve düşük maliyetle ulaşmamız mümkün olacaktır. Çünkü teknoloji daha ucuz enerji, daha verimli enerji ve daha fazla istihdam anlamına geliyor” önerisinde bulundu.

“Teknolojinin tetiklediği bir diğer konu ise hiç kuşkusuz enerji verimliliğidir” diyen Kalsın, “Her zaman vurguladığım gibi “enerji verimliliği, en temiz, en milli, en ucuz enerji kaynağıdır. Dünya genelinde enerji verimliliğine yapılan yatırım tutarı 234 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu rakam, verimlilik sağlama çalışmalarının yepyeni bir sektör oluşturduğunu gösteriyor. Enerji kaynakları kısıtlı ülkeler için çok önemli bir avantaj olan verimlilik, Türkiye için de birçok açıdan fayda sağlayacak bir kaynaktır. Bildiğiniz üzere toplam ithalatımız içinde 45 milyar doları aşan bir rakamı enerji ithalatı oluşturuyor. Bu açıdan sağlayacağımız yüzde 1’lik verimlilik bile, ülkemiz hazinesi açısından çok önemli” şeklinde konuştu.

Yabancı alım heyetleri de Kongre’de

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteğiyle bu yıl 12’nci kez kapılarını açan EIF Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı, yerli ve yabancı çok sayıda yatırımcıyı ağırlayacak. Kongrede 300’ü aşkın yerli ve yabancı şirket de ürünlerini ve çözümlerini sergileyecek.

Kongre hakkında görüşlerini de paylaşan Kalsın, “Bu yıl katılımcıların B2B görüşmeleri yapmasını sağlayacak özel bir bölümümüz de olacak. Türkiye’nin hem enerji ticareti hem de yenilenebilir enerji alanındaki potansiyelini ayrıntılı bir şekilde aktaracağız. Ayrıca yabancı yatırımcılarla hükümetimizin enerji yatırımlarını artırmak için mevzuat konusunda attığı adımları paylaşıp yatırım ortamımız hakkında bilgilendireceğiz” dedi.

Etkinlikler

WindEnergy Hamburg için yeni tarih belirlendi

Yayın tarihi:

-

Yazar

Dünyanın lider rüzgâr enerjisi fuarı WindEnergy Hamburg, korona virüs salgınının uluslararası seyahat üzerindeki küresel etkisinden dolayı 1 – 4 Aralık 2020’ye ertelendi.

Katılımcılar danışma kurulu ile yoğun temasların ardından Hamburg Messe ve organizasyon ortağı WindEurope ve ortakları GWEC, VDMA ve BWE, WindEnergy fuarının 1 – 4 Aralık 2020 arasında düzenlenmesi yönünde anlaşma sağladılar. Fuarın normal düzenlenme tarihleri 22 – 25 Eylül 2020 idi.

“WindEnergy Hamburg 2020, sadece yüksek standartlarını korumakla kalmayacak, aynı zamanda yeni dijital formatları da içerecek. Konferans ve fuarın bazı bölümleri dijital veya karma platform olarak hazırlanacak. Bu, krizin etkilerini minimize ederek yeni yollar keşfetmemizi sağlayacaktır. Rüzgar enerjisi endüstrisini Aralık ayında Hamburg’da ağırlamayı dört gözle bekliyoruz ”diye Hamburg Messe CEO’su Bernd Aufderheide görüşlerini dile getirdi.

Daha ayrıntılı bilgi için: www.windenergyhamburg.com

Devamını oku

Etkinlikler

TWRE, online buluşmalarla enerji sektörünü bir araya getirmeyi sürdürüyor

Yayın tarihi:

-

Turkish Women’s Network in Renewable Energy (TWRE), COVID-19 nedeniyle evde kalınan süreci, online buluşmalarla efektif hale getiriyor. Her hafta düzenlenen ve programı önceden açıklanan “Green Calls Series by Turkish Women’s Network in Renewable Energy” webinarları, sektör profesyonellerinin görüşlerini paylaştığı bir tartışma platformu işlevi görüyor.

Enerjinin değişimi ve enerji dönüşümündeki kadınların güçlendirilmesi, cinsiyet eşitliği için üst düzey kurumsal liderlik oluşturulması ve insan haklarının desteklenmesi misyonu ile yola çıkan TWRE, pandemi ve izolasyon günlerinde de sektörün ve kadınların yanında olmayı sürdürüyor. “Green Calls Series by Turkish Women’s Network in Renewable Energy” adıyla 3 Nisan’da başlatılan webinar serisi sektör paydaşlarından yoğun ilgi gördü. Programı TWRE sosyal medya hesaplarından etkinlik öncesi paylaşılan webinarlarda uzman konuklar enerjinin teknik, idari, finansal ve hukuksal süreçleri hakkındaki görüşlerini sunuyor ve katılımcılarla karşılıklı değerlendirmelerde bulunuyor.

GREEN CALLS Webinar programlarına ve katılım linklerine TWRE’nin Instagram, Linkedin, Twitter  Facebook ve YouTube sayfalarından erişmek mümkün.

 

Devamını oku

Etkinlikler

Türkiye’nin rüzgar kurulu gücü 10 yılda 10 kat arttı

Yayın tarihi:

-

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), Türkiye Rüzgar Enerjisi İstatistik Raporu’nu yayınladı. KOVİD-19 tedbirleri kapsamında online bir basın toplantısı düzenleyen TÜREB yetkilileri, hem rapor değerlendirmesinde bulundu hem de pandemi sürecine ilişkin öngörü ve beklentilerini paylaştı.

TÜREB Başkanı Hakan Yıldırım, toplantının başlangıcında COVID-19 salgını nedeniyle “evde kal” çağrısına uyduklarını ve bu sebeple de basınla online bir buluşma gerçekleştirdiklerini belirtti. 2020 yılı Türkiye Rüzgar Enerjisi İstatistik Raporu’ndan veriler paylaşan Yıldırım, gelinen noktanın oldukça iyi olduğunun altını çizdi. Salgının ortaya çıkardığı yeni duruma dikkat çeken Yıldırım, “Büyüme trendini sürdürmek istiyorsak Koronavirüs salgınının ortaya çıkardığı ‘mücbir sebep’ durumu mutlaka dikkate alınmalı” açıklamasını yaptı.

TÜREB Başkanı Yıldırım, Türkiye’de kurulu gücün 8 MW seviyesini aştığını belirtti. Türkiye’nin elektrik ihtiyacının 7,42’sinin rüzgar enerjisinden karşılandığını belirten Yıldırım, rakamların çok ciddi bir büyümeye işaret ettiğini vurguladı.

Koronavirüsün tedarik zinciri üzerinde çok ciddi etkisi var diyen TÜREB Başkanı şunları ifade etti:

“1-2 aylık gecikme normal bir zamanda kabul edilebilir, herkesin de kendi risk tablolarında olan bir gecikme payıdır bu. İtalya’da ve İspanya’da olduğu gibi bu risk ilerlerse, bu durum işletmelerde çalışan personelin güvenliği açısından oldukça önemli. Bir taraftan da rüzgar ve güneş enerjisi tesislerinin, uzaktan kumanda edilebilecek ve yönetilebilecek özelliklere sahip olması riski bertaraf eden bir durum olarak öne çıkıyor.

“Yeni YEKDEM mekanizmasının açıklanmasını da bekliyoruz”

Acil olan konunun biraz dışına çıkarsak, rüzgar ve güneş enerjisi sadece bu yıl için değil her sene için önemli. Salgın durumu, insan sağlığı tarafında hepimizi ilgilendiriyor ama yeni YEKDEM mekanizmasının açıklanmasını da bekliyoruz. Yeni YEKDEM mekanizmasının proje finansmanına yardımcı olacak şekilde dizayn edilmiş olması ve 15 senelik bir alım garantisiyle projelerin finansmanını kolaylaştıran bir şekilde ele alınması gerektiğini belirtmiştik. Bu söylediklerimiz hâlâ geçerli. YEKDEM mekanizmasının önemli olduğunu söylüyoruz, aksi takdirde rüzgâr ve güneş projelerinde ciddi bir duraksama yaşanabilir.

Rüzgâr ve güneşe çok büyük bir yatırım yapıldı, o yüzden dağıtık enerji çok daha önemli hale gelecek. Enerji politikasının bu yönde dizayn edilmesine de ihtiyacımız var.”

Online basın buluşmasında söz alan TÜREB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi ve Vestas Genel Müdürü Olcayto Yiğit ise pandeminin durumunun tedarik zinciri anlamında da riskli olduğunu vurguladı. Pandeminin uzamasının, kurulum ve servis – bakım hizmetleri üzerinde olumsuz etkiye sebep olabileceğini belirten Olcayto, risklerin Türkiye özelinde kuvvetli olduğunu vurguladı.

Toplantıda söz alan diğer bir isimse TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan EnBW Enerji Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Tuna Güven oldu. Pandemi sürecinin, devam eden yatırımlarda YEKDEM’de öngörülen süreye yetişme olasılığını oldukça zora soktuğunu belirten Güven, durumun gerçek bir mücbir sebebe dönüştüğünün altını çizdi. Şantiyelerin risk altında olduğunu ve vaka ortaya çıkması hâlinde şantiyelerin kapanmak zorunda kalacağını söyleyen Tuna Güven, mevzuatta değişiklikler yapılması gerektiğini belirtti.

Toplantıda son olarak TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi ve Kalyon Enerji Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Erden söz aldı ve süreçte risk yönetiminin ön planda olduğunu belirtti. Doğal olarak sağlık problemlerinin öne çıktığını belirten Erdem, bunun ardından enerjinin ve sonra da iletişim ve gıdanın önemli olduğunu söyledi. Daha önce görmediğimiz bir durumla karşı karşıya olduğumuzu vurgulayan İbrahim Erdem, ekonomik aktivitenin ciddi bir kesintiye uğradığını ve bunun sektörde ciddi yansımaları olacağını belirtti.

Türkiye Rüzgar Enerjisi İstatistik Raporu’ndan başlıklar

Rapora göre, 31 Aralık 2019 itibariylr Türkiye’de,

  • Rüzgar kurulu gücü 8.056 MW
  • Halihazırda işletmede olan rüzgar enerji santrali sayısı 198, 
  • Tamamlandığında 1309,79 MW kurulu güç sağlayacak olan inşa halindeki santral sayısı ise 25 oldu. 

2019 yılının ilk çeyreğinde rüzgardan sağlanan elektrik oranı yüzde 8’lerin altına düşmedi (Mart 2019’da yüzde 8,86; bir önceki yıl yüzde 8,45). Ağustos ayında ise Türkiye’de üretilen her 100 kWh elektriğin 10,1 kilowatt saat’i rüzgardan geldi ve rüzgarın ülkemiz elektrik üretimindeki payı yüzde 10’u geçti. Bu oran bir önceki yılın aynı döneminde yüzde 8,78 olarak gerçekleşmişti. 

Kurulu güçte ilk 5

2019 yılında rüzgarda kurulu güçte ilk 5 sırayı toplam yüzde 30,54’le Polat Enerji, Güriş, Demirer Enerji, Borusan EnBW ve Eksim Yatırım Holding aldı. 2019 yılında:

  • Polat Enerji 586,68 MW kurulu güçle yüzde 7,28
  • Güriş 529,25 MW kurulu güçle yüzde 6,57
  • Demirer Enerji ise 526,87 MW kurulu güçle yüzde 6,54
  • Borusan EnBW 436,05 MW kurulu güçle yüzde 5,41 ve
  • Eksim Yatırım Holding de 382 MW kurulu güçle yüzde 4,74’lük paya sahip oldu.  

Ege ve Marmara arasındaki rekabet artıyor 

Türkiye’de en çok rüzgar yatırımı alan iki bölge Ege ve Marmara. Aslan payı ise bir önceki yıl olduğu gibi yine Ege Bölgesi’nin oldu. 2019 verilerine göre: 

  • Bir önceki yıl 2.832,25 MW kurulu gücün olduğu Ege Bölgesi’nde 2019 yılı kurulu gücü 3.098,15 MW olarak gerçekleşti. 
  • 2018 yılında 2.448,95 MW’lık kurulu güce ev sahipliği yapan Marmara Bölgesi’ndeki kurulu güç ise 2019’da 2.796,45 MW’a ulaştı. Bu iki bölgeyi
  • 996,10 MW’la Akdeniz; 
  • 763,90 MW’la İç Anadolu; 
  • 297,20 MW’la Karadeniz ve 
  • 93,05 MW’la Güneydoğu Anadolu Bölgesi izledi. 
  • 2019 yılına kadar rüzgar yatırımı olmayan Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki ilk rüzgar santrali ise Haziran ayında devreye alınan Ekşi Enerji’ye ait 11,70 MW’lık Malatya RES oldu. 

İzmir, Balıkesir ve Manisa ilk 3’te

Rüzgar enerji santrallerinin illere göre dağılımına bakıldığında İzmir, Balıkesir ve Manisa, bir önceki yıl olduğu gibi yine ilk 3 sırayı paylaştı. Rapora göre:

  • Tüm rüzgar yatırımlarının yüzde 19,23’ü “Türkiye’de rüzgarın başkenti” kabul edilen İzmir’de yer aldı (2018’de 19,07). 
  • Balıkesir’in payı yüzde 14,44 oldu (bir önceki yıl yüzde 15,24 oldu).
  • 2019’da kurulu gücün yüzde 8,56’sı Manisa’da gerçekleştirildi (bir önceki yıl yüzde 9,09).
  • 2018 yılında kurulu güçte yüzde 4,92’lik payla 5. sırada bulunan Çanakkale, geçtiğimiz yıl ciddi bir sıçrama yaparak yüzde 7,37 ile dördüncü sıraya yerleşti.
  • Yüzde 4,92’lik payla bir önceki yılın dördüncüsü olan Hatay ise 2019’da yüzde 4,52’lik payla beşinci sırada yer aldı.
Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam

Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com