Connect with us

Enerjinin kadınları TWRE ile birleşiyor, sektör güçleniyor

Yayın tarihi:

-

Başta yenilenebilir enerji olmak üzere tüm enerji sektörlerindeki kadınları birleştiren bir yapıda olan Yenilenebilir Enerji ve Enerji Sektörü Türk Kadınları (TWRE), enerji sektörünün geleceğine ışık tutuyor. Hazırladığı ‘Enerji Sektöründe Kadın Raporu’ ile enerji sektörünün Türkiye’deki cinsiyet eşitliğini mercek altına alan TWRE, bu çalışmasıyla Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu GIZ’in de desteğini aldı. Yurt içi ve yurt dışı birçok proje içerisinde yer alan, enerji sektöründeki uzmanlarla birlikte verdiği eğitimler ile enerjinin geleceğine odaklanan, sektördeki genç kadınlar için pusula görevi üstlenen TWRE, bu yıl içerisinde dernekleşmeyi hedefliyor.

Enerji sektörünün son durumu, sektördeki kadın çalışmaları, sektörün kadın-erkek fırsat eşitliği karnesi ve yenilenebilir enerjinin performansı üzerine röportaj gerçekleştirdiğimiz TWRE Kurucu Başkanı Sedef Budak, enerji sektöründeki güncel tabloyu dergimize değerlendiriyor.

Enerji sektöründeki kadınları birleştiren TWRE hakkında genel bir bilgilendirme yapar mısınız?

Hem rüzgar hem de güneş enerjisinde çok emek veren biri olarak, sektörde karar verici noktada çok az kadın olduğunu gördüm. Bu kadar geleceğe yönelik, doğa ana için çalışan bir işte neden bu kadar az kadın olduğunu hep merak ettim ve 2018 yılının başlarında Linkedin’de Rüzgar Enerjisi Türk Kadınları adından kapalı bir grup oluşturdum. Başlarda kişisel kontaklarımla 100 kişilik bir üyeye ulaştığımız grup için güneş, biyo gibi diğer enerji alanlarında çalışan kadınlardan da talepler gelmeye başladı. Talepler üzerine Turkish Women in Renewebles and Energy yani Yenilenebilir Enerji ve Enerji Sektörü Türk Kadınları (TWRE) nihai haline ulaştı. Grup son haline ulaştıktan sonra etkinlikler düzenlemeye başladık ve şu anki üye sayımız 1620 kişi. Bu yılın sonunda 2000 üyeye ulaşmayı planlıyoruz. 

Türkiye’de yenilenebilir enerji sektörü başta olmak üzere enerji sektörünün gelişiminde aktif rol oynayan ve oynayacak olan kadın profesyonellerin iletişim grubu olarak, Türk kadınlarını ve enerji sektörünü geliştirecek, temsil edecek ve birleştirecek birçok çalışma yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Grubumuz, ürettiği sürdürülebilir projelerle üyeler arasında iletişimi kuvvetlendirici; mentorluk, staj, C.V. desteği ve eğitimler vermektedir.

Türkiye’deki enerji ve yenilenebilir enerji sektörlerinde kadın istihdamını ele alırsak ortaya çıkan tabloyu rakamsal verilerle yorumlayabilir misiniz? 

Enerji Bakanımız geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Türkiye’ye Enerji Veren Kadınlar Ödülü’nde bu rakamı %12 olarak belirtti fakat bu eski bir kayıt. Biz, Enerji Sektöründe Kadın Raporu Çalışması’nda birçok firmaya ulaştık. Yaklaşık 907 bin çalışanın kayıtlarına ulaşarak bunların %14.8’inin kadınlardan oluştuğunu analiz ettik. Bu konuda gerek TÜİK gerek diğer kuruluşların elinde bir veri yoktu.

En son 1500 üye olduğumuz zaman kendi üyelerimiz üzerinden analiz ettiğimiz verilere göre sektörde çalışan kadınların; %3’ü genel müdür seviyesinde, %1’i girişimci, %3-4’ü akademisyen, %10’u öğrenci ve kalanların çoğu orta kademe yönetici. Sektörde çalışanlardan %36’mız mühendislik yapan kadınlar, %30 da eğitimi mühendislik olup, sektörde farklı işler yapan kadınlar var. Bizim üyelerimizin en az %73’ü mühendis ya da yüksek mühendis fakat bunların yalnızca %36’sı kendi tahsili üzerine çalışıyor. Örneğin, malzeme mühendisi fakat pazarlamacılık yapıyor, çevre mühendisi fakat finans işi yapıyor. TWRE olarak bu konuyu irdelediğimiz Enerji Sektöründe Kadın Raporu Çalışması’nı hazırladık. 

Rüzgar enerjisinde genç kadınlara yönelik çok önemli bir eğitim projeniz var. Bu proje ve eğitimlerden bahsedebilir misiniz?

Rüzgar enerjisinde 2019 yılından bu yana her sene Nordex Acciona ile beraber kadın mühendislere yönelik Rüzgar Türbin Teknik Eğitimi Projesini başlattık ve Nordex’in katkılarıyla birlikte bu projeyi ilerlettik. Her yıl en az 10  tekniker ve mühendis adayı genç kadına Nordex’in eğitim merkezinde 3 gün boyunca çok detaylı eğitim veriliyor, beraber sahaya iniliyor. Herhangi bir şekilde temiz enerjide çalışmak isteyen genç kadınlarımıza bu şekilde öncülük etmiş oluyoruz ve Nordex bu eğitimlerde kimi adaylara staj ya da iş teklifi yapabiliyor. Katılanlara iş imkanı, staj ya da güzel bir eğitim sunan bu projeyi Nordex ayrı bir şekilde de yapmaya başladı ve bu konuda çok mutluyuz. 

Bu grubu kurarken benim ve arkadaşlarımın amacı enerji sektöründeki kadın görünürlüğünü artırmaktı. TWRE olarak 4 yıl içerisinde bu amaca yönelik çok güzel gelişmeler sağladık. Bu oluşumu kurarken 40’ya yakın oturum ve kongreye katılmıştık. Pandemi öncesi dönemi ve pandemi sürecini çok verimli geçirerek pek çok dijital eğitim düzenledik. Yenilenebilir enerjinin uzmanlarından usta isimlerle hem kadın hem de erkek katılımcılara eğitimler verildi. Rüzgar, güneş ve biyokütle alanında 20’ye yakın eğitimler verildi. Üniversitede 1 yılda verilecek ders programını bu süreçte ücretsiz bir şekilde katılımcılara vermiş olduk. TWRE’yi sektörün kaynaştırıcı gücü haline getirerek; sektörü bir araya getirdik, geliştirdik ve kaynaştırdık. Bu yıl ikincisi düzenlenen Solar İstanbul Fuarı’nda sadece kadınlara özel ödüller verildi. Burada biz de En Etkili Kadın Platformu Ödülü’ne layık görüldük.

Enerji Sektöründe Kadın Raporu çok önemli bir çalışma. Bu proje hakkında bilgi verebilir misiniz?

IRENA Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı her yıl dünya genelinde bir iş raporu yayımlıyorlar. 2021’in sonunda yayımlanan raporda dünyadaki yenilenebilir enerji sektöründe çalışan kadın sayısını %32 olduğu açıklandı. Aynı raporda 2050’de enerjinin tamamında 122 milyon insanın çalışacağı ve bunun en az 42 milyonunun temiz enerjide olacağı yer aldı. Bunlar çok büyük rakamlar. Biz de ülke olarak bunun neresinde olduğumuzu merak ederek Enerji Sektöründe Kadın Raporu Çalışması’nı hazırlamaya başladık. Çalışmada ülkemiz enerji sektöründe kadın çalışan sayısının %15’e yakın olduğunu belirledik.

İleride bu raporun etkileriyle beraber katılan ve katılmayan şirketlerin istihdam politikalarında biraz daha eşit bir yaklaşım olacağını tahmin ediyoruz. TWRE olarak bu raporla sektörün röntgenini çektik fakat MR çekimine devam etmemiz gerekiyor. Bu ilk raporumuzdu ve oldukça profesyonel bir iş ortaya çıktı. Önümüzdeki günlerde yayımlanacak olan raporumuza Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu GIZ de destek oldu. En azından 2-3 yılda bir bu raporu yenilemeyi planlıyoruz. 

Sektör 2021 yılında nasıl bir performans sergiledi? 

Sektör 2021 yılında oldukça hızlıydı. 2005 yılında ilk çıkan yenilenebilir enerji kanunu ile gelen teşviklerden yararlanmak için son tarih, 2020 sonundan 2021 Haziran ayına uzatıldı. Devlet bu şekilde, 10 yıllık devlet teşvikinden yararlanmak için Haziran 2021’e kadar en azından tek türbinin kurulmasını ve kabulünün alınmasını istedi. O yüzden 2021 yılı tek türbinlerin inşası ile hızlı geçti. Bu yıl da o yatırımları devamı kuruluyor. Kurdaki dalgalanmara rağmen bu yatırımlar teşviklerin de dolar üzerinden olmasından dolayı devam etti. Yeni sistemde bu YEKA yarışmalarıyla beraber tavan fiyatlar düşmüştü şimdi tekrar yukarıya çıkarıldı.   TL’den 90’lara çıktı hala düşük ama en azından bir pazarlık payı oluşturuyor. 

Şu anda kurulu gücümüz 100 GW’ye yakın. Bunun 11’ini rüzgar, 8’ini güneş, 1.5’ini jeotermal ve biyokütle oluşturuyor. Benim sektöre girdiğim 2007 yılında sadece 100 MW’lik rüzgar vardı. Gelişime bakılırsa bu teşviklerle çok iyi bir duruma geldik. Her türlü olumsuzluğa rağmen Avrupa’daki en hareketli rüzgar ve güneş pazarını oluşturuyoruz. Kurulu gücümüze yıllık ortalama 500 – 1000 megavat arası güç ekliyoruz.

2021 yılında sektörün kadın temsilcileri olarak hayata geçirdiğiniz çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Önceki yıllarda da düzenlediğimiz Woman to Woman usta-çırak mentorluk projemizi 2021 yılında; STEMconnector’ın düzenlediği 10 yılda 1 Milyon Kadına Mentor Programı ile birleştirdik. Geçen yıl yaptığımız ilk işlerden biri buydu ve TWRE olarak bu projeyi tüm sektöre yaydık. Sektörün farklı oyuncuları da dahil oldular. Projeyi bu sene daha da güçlü bir şekilde destekleyeceğiz. Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu GIZ ile sözleşme yaparak Enerji Sektöründe Kadın Raporu’muza destek aldık. Green Classes serilerimiz ile yeşil derslere devam ettik ve Green Panels’a başladık. Dünya Bankası, EBRD, Dell Teknoloji gibi dünya devi öncü kuruluşları ağırladık ve Onların ülkemiz enerji sektörüyle buluşmalarını sağladık. Enerji sektöründeki kadınlarımızın başarılarını konu edineceğimiz bir kitap projemiz var, bunun çalışmalarına başladık. Windbaba ile askıda eğitim projesi yaptık. Elektromobilite çalışma grubumuz var. Proje kapsamında enerjiyle birebir ilişkili bir alan olan Elektromobilite konusunda gerçekleştirdiğimiz araştırma ve çalışmalar ile enerji sektörü paydaşlarını ve kamuyu konuyla ilgili bilgilendirdik. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile görüşmeler gerçekleştirdik.

Enerji ve yenilenebilir enerji alanlarında çalışan kadınların karşılaştıkları zorluklardan bahsedebilir misiniz?

Enerji sektöründe kadınların karşılaştığı zorluklar arasında ilk sırada yetersiz temsil yer alıyor. Bu sorunu özellikle işe alımda karşılaşılan farkındalık sorunu takip ediyor; işe girişlerde kadınlara eşit fırsatlar sunulmuyor. Toplumsal kadın-erkek rolleri çok fazla: Kadınların sahaya inmesi, santrallere gitmesi sıkıntılı bir şeymiş gibi algılanıyor. Kadınların çakışan rolleri ve toplumsal yargılarla oluşan sıkıntılar neredeyse her sektörde olduğu gibi var. Diğer önemli konu ise kadının kendini ispatlaması gerektiği…

Bu sorunların hepsi rol modellerle çözülebilir; bu rol modeller de hazırladığımız gibi raporlarla, sahneye çıkan insanların eşit bir cinsiyet dağılmasıyla, eşit iş ve şans verilerek, sahada eşit şartlar sağlanarak oluşabilir. 4 yıl önce bu sektörde bunların hiçbiri akla dahi gelmiyordu fakat şimdi konuşabiliyoruz ve bu çok önemli.

Böyle büyük bir sektörün gelişimine katkı sunan grup olarak 2022 hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

2022 yılında dernekleşmeyi planlıyoruz. Bu konuyu çok gerekli görmüyorduk ama sektördeki talepler bu yöndeydi ve biz de dernekleşme çalışmalarımıza başladık. Sadece enerji değil, sürdürülebilirlik adına çalışan herkesi kapsayacağız. 

Milyon Kadına Mentor Programı’na olan desteğimize devam edeceğiz. Eğitimlerimize tekrar başlıyoruz. Bu eğitimlerin içerisinde teknik gezi ve eğitimler, Smart Energy ile güneş panel eğitimleri olacak. Nordex’le rüzgar konusundaki çalışmalarımız devam ediyor. Bu yıl bu eğitimlerimizi daha da çeşitlendirmeyi istiyoruz. Gelecek adına nihai hedefimiz ise vakıflaşmak.

Enerji sektörü kadın çalışanlar konusunda global pazarda ne durumda?

Küresel ölçekte birçok kadın kuruluşunun üyesi ve destekçisiyiz. Yaklaşık 13 farklı ülkeden15 farklı kadın global ağıyla da iletişim halindeyiz. Bu geniş etkileşimle gördüğüm sorunlarımızın küresel ölçekte ortak olması. Sıkıntımız; sektörün erkek sektörü olarak bensenmesi ve zengin, güçlü ve çok önemli bir sektör olan enerji patronlarının dünya genelinde neredeyse hepsinin erkek olması. Avrupa, Afrika, Uzak Doğu ve Güney Amerika’da durum bizim gibi. Amerika ve Kanada şartlar konusunda biraz daha iyi durumda.

TWRE olarak çok örnek bir kuruluşuz. Geçtiğimiz günlerde Amerika’da sürdürülebilir çalışmalar yapan bir kadın grubuyla tanıştık, projelerimizin aynı olduğunu fark ettik. Birbirimizi tanımadan aynı sorunlar, aynı projeler üzerinde çalışıyorsak demek ki sorunlarımız aynı.

Sektördeki firmalara tavsiyeleriniz var mı?

Sektördeki kadınların haklarını aramaları gerekiyor. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri olan, kurumsal olan, sürdürülebilirlik konusunda çalışmaları destekleyen firmaların da bu konuda modadan etkilenerek değil, gerçekçi politikalarla bu işi yapmaları gerekiyor. Kadın hakları bir insan hakları sorunudur ve şirketlerin kendi kurumsal kimliklerini bozmadan politikalar oluşturarak bu sorunu çözmemeleri gerekmektedir. Şirketlerin kendi sürdürülebilirliklerini garanti altına almak için bu sorunları çözmeleri şart. Bu sorunları çözerken de sektördeki kadın temsilcilere, sosyologlara, uzmanlara sıkıntıları analiz edip çözüm sunabilecek kişilere danışmaları gerekmektedir. 

Eklemek istedikleriniz… 

Onshore yani kara üstü rüzgarda en verimli olarak tabir edilen yerleri kullandık. Artık Karadeniz gibi erişim ve ulaşımı zor bölgelerde sahaları kuruyor olacağız. Sektördeki bir sonraki adımı offshore yani deniz üstü rüzgar yatırımları oluşturacak. Bunun için DÜRED diye ayrı bir dernek kuruldu, çok güzel çalışmalar yapıyorlar. Bundan sonra kara ve deniz üstü rüzgar eğitimlerini konuşuyor ve görüşüyor olacağız. 26-28 Ekim 2022’de Marentech Expo Fuarı var. Orada deniz üstü rüzgârın ne kadar çeşitli bir iş olduğunu herkes görecek. Bunun yapımı, üretimi, bakımı, işletmesi, ömrü çok önemli konular. Bundan sonra Türkiye’de. deniz üstü yatırımları daha fazla konuşuyor olacağız. 

Sedef Budak kimdir?

Tekstilde uzun yıllar çalıştıktan sonra kendi işimi yapmaya karar verdim ve daha sürdürülebilir daha temiz ne yapabilirim sorusunu araştırırken 2007 yılında Bozcaada’da rüzgar türbinleri ile tanıştım. Orada herkes turistik faaliyetlerde bulunurken ben, oradaki kontrol binasının kapısını çalarak işletme müdürüyle uzun bir süre rüzgar türbinleri hakkında konuştum ve ilk defa rüzgar türbininden üretilen elektriğin takip edildiği dijital yazılımı gördüm. İstanbul’a döndüğümde tekstile devam etmeme kararı aldım. Gazetelerde rüzgar enerjisiyle ilgili haberleri takip etmeye başladım. 27 Kasım 2007 başvurularıyla ilgili okuduğum haberlerde çok büyük kapasitede başvurunun olduğunu gördüm. Başvuranların hepsine lisans verilse bu makinelerin 3-4 yıl gibi kısa bir sürede üretilemeyeceğini ve Çin’den temin edilebileceğini düşündüm. Çin’deki tekstil bağlantılarım üzerinden enerji konusunda üretim yapan firmalarla görüştüm ve oradaki büyük firmaların distribütörlüğünü alarak rüzgar enerjisi işine girmiş oldum. Biraz merak, biraz araştırma biraz da küresel iş tecrübemin katkısıyla girdiğim enerji sektöründe 15. yılımı geçiriyorum.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Sektörden

Enercon ve Enerjisa Üretim, YEKA-2’nin ikinci aşaması için imzaları Bilbao’da attı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enercon ve Enerjisa Üretim, YEKA-2’nin ikinci aşaması için imzaları Bilbao’da attı

Enercon ve Enerjisa Üretim, YEKA-2 projeleri kapsamında 250 MW’lık türbin sevkiyat sözleşmesini WindEurope Bilbao etkinliğinde imzaladı. 750 MW’lık türbin teslimat anlaşmalarının başarılı bir şekilde yerine getirilmesinin ardından imzalanan anlaşma ile 1.000 MW’lık projenin tamamlanması için önemli bir adım atıldı. 250 MW kapasite için imzalanan anlaşma kapsamında, 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 Rüzgar Türbini teslim edilecek.

YEKA-2 projesi kapsamında iş birliklerine devam eden Enercon ve Enerjisa Üretim, İspanya’nın Bilbao kentinde düzenlenen WindEurope etkinliğinde Türkiye Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez’in de katılımıyla imza töreni gerçekleştirdi. İmza töreninde Enercon CEO’su Udo Bauer, Enercon CCO’su Uli Schulze Südhoff, Enercon Bölge Başkanı Arif Günyar, Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer, Enerjisa Üretim Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Aziz Ünal ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı İbrahim Erden de yer aldı.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün öncü firmaları olarak, yaptıkları iş birliği ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine önemli katkılarda bulunan Enercon ve Enerjisa Üretim, bu katkıyı sürdürmeye devam ediyor. 2022’nin Ekim ayında gerçekleştirdikleri stratejik bir anlaşma ile YEKA-2 Projesi’nde toplam 1000 MW’lık bir kapasite için çerçeve anlaşması imzalayan şirketlerin bu projesi, Türkiye rüzgar enerjisi endüstrisinin sürdürülebilir geleceği için önemli bir adımı temsil ediyor. İlk fazda başarıyla tamamlanan 750 MW’lık türbin sevkiyat anlaşmalarının ardından, geriye kalan 250 MW’lık kapasite için 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 rüzgar türbini içeren sevkiyat anlaşması ile projenin tamamlanmasına bir adım daha yaklaşılarak, toplam 1000 MW’lık kapasite için türbin üretimine yeşil ışık yakılmış oluyor. Bu gelişme, YEKA 2 Projesi’nin başarılı bir şekilde ilerlediğini gösterirken, Türkiye temiz enerji hedeflerine ulaşma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor.

Gerçekleştirilen imza töreninde konuşan Enercon CCO’su Uli Schulze Südhoff, “Türkiye, rüzgar türbinlerinin üretimi, satışı, kurulumu ve servisi açısından Enercon için odak pazar olmaya devam ediyor. Büyük perspektifler sunuyor ve yetkili makamlar tarafından muazzam bir destek alıyoruz. Ülkenin yenilenebilir enerji ve özellikle de kara rüzgârının yaygınlaştırılması konusunda net bir kararlılığı var. Türkiye’deki sahalarda son derece güvenilir olduğu kanıtlanmış, sınıfının en iyisi rüzgar türbini teknolojisini sağlayarak müşterimiz Enerjisa Üretim ile birlikte Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki hedeflerini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Enerjisa Üretim’e güvenleri için teşekkür ediyor ve verimli iş birliğimizi sürdürmeyi dört gözle bekliyoruz” açıklamasında bulunuyor.

Yapılan anlaşma ve projenin önemine dair açıklamalarda bulunan Enercon Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Arif Günyar, “Enercon olarak, partnerimiz Enerjisa Üretim ile 2022 yılında Avrupa’da tek kalemde imzalanan en büyük 1000 MW ilk çerçeve anlaşmasını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. YEKA 2 ihalesinin getirdiği yerlilik kapsamlarına uygun olarak yerli aksam ile gerçekleşecek olan projelerimiz, mevcut yerli üretim sanayisinin devam etmesi ve derinleştirilmesi açısından önemli bir mihenk taşı olmuştur” ifadelerini kullanıyor.

Törende konuşan isimlerden Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer ise, “1.000 MW YEKA 2 Projesi, Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektörüne tarihi bir yatırımdır. Enercon iş birliğiyle önümüzdeki dönemde Türkiye’de kurulacak her üç rüzgar türbininden biri Enerjisa Üretim imzasını taşıyacak ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarına yön verecek” diyor.

Devamını oku

Enerji Depolama

Depolamalı RES projelerinde son durum nedir?

Yayın tarihi:

-

Yazar

Depolamalı RES projelerinde son durum nedir?

Rüzgar enerjisi sektörünün yakından takip ettiği üzere 2022 yılının son çeyreğinden itibaren önlisans başvuruları alınmaya başlanan, değerlendirme aşamalarını geçmiş ve önemli bir kısmı önlisans almış depolamalı RES projeleri güncel proje stokunu bu analizde incelemeye çalıştık.

Nisan 2024 itibarıyla EPDK’nın internet sitesinden sağlanan güncel verilere göre depolamalı RES önlisansı alan projelerin genel durumu aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Depolamalı RES Önlisansı Alan Projelerin Genel Durumu

Proje Sayısı

238

Yatırımcı Sayısı (Farklı Tüzel Kişilik Bazında)

109

İl Sayısı

54

Tüm Projelere verilen Depolama RES Önlisans Toplam Kurulu Gücü (MWm)

17.378

Türkiye’nin hemen hemen tamamında projelerin geliştirilmeye başlaması memnuniyet verici olmakla birlikte, depolamalı RES önlisansları yoğunluklu olarak Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne illerindeki proje sahalarına yapılmıştır. Önlisanslı projelerin ve kapasitenin yaklaşık %50’si bu üç ilimizde olan projelerden oluşmaktadır.

Depolamalı RES Önlisansı Alan Projelerin Bulunduğu İller

İl

Ön Lisans / Proje  Sayısı

Depolama RES ÖnlisansToplam Kurulu Güç (MWm)

TEKİRDAĞ

43

4.022 

KIRKLARELİ

34

2.678 

EDİRNE

25

2.192 

Toplam

102

8.892 

Önlisans almış bu projelerin yanı sıra henüz “Önlisans Değerlendirme” aşamasında olan depolamalı RES projelerini incelediğimizde genel görünüm aşağıdaki gibidir:

Önlisans Değerlendirme Aşamasında olan Depolamalı RES Projelerin Genel Durumu

Proje Sayısı

21

Yatırımcı Sayısı (Farklı Tüzel Kişilik Bazında)

18

İl Sayısı

10

Tüm Projelere verilen Depolama RES  Önlisans Toplam Kurulu Gücü (MWm)

1.556

Benzer bir şekilde “Değerlendirme” aşamasında olan depolamalı RES projelerinin önemli bir bölümü yine Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli illerinde toplanmıştır.

Önlisans “Değerlendirme” Aşamasında olan Depolamalı RES Projelerin Bulunduğu İller

İl

Ön Lisans Değerlendirme Aşaması/ Proje Sayısı

Toplam Kurulu Güç 

(MWm)

TEKİRDAĞ

4

505

EDİRNE

4

450

ANTALYA

1

200

KIRKLARELİ

5

181

Toplam

14

1336

Önlisansını almış ve Önlisans Değerlendirme aşamasında tüm projelerin hepsinin proje kurulu güç bazında segmentasyon analizi aşağıdaki tabloda paylaşılmıştır. Bu analize göre, depolamalı RES projelerinin %55 gibi önemli bir bölümü 100 MW ve üzeri kurulu güce sahip projelerden oluşmaktadır.

Önlisans ve Önlisans Değerlendirme Aşamasında tüm Depolamalı RES Projelerin Kurulu Güç Bazında Analizi

 Depolama RES ÖnLisansların 

Kurulu Güç Bazında

Segmentasyonu

Proje Sayısı

Segment Bazında Projelerin 

Kurulu Güçlerinin Toplamı (MWm)

Segment Kurulu Güçlerinin   Toplamının Yüzdesi (%)

Kurulu Gücü 100 MWm ve üzeri  olan Projeler

71

  10.441 

55%

Kurulu Gücü 50 MWm – 99 MWm arasında olan Projeler

91

  5.578 

29%

Kurulu Gücü 50 MWm altı olan Projeler

97

  2.914 

15%

Toplam

259

  18.933 

100%

Önlisans Değerlendirme aşamasında bulunan depolamalı RES projelerinin de yakın zaman içerisinde önlisans alacağının varsayılması durumunda, tüm verileri birleştirdiğimizde; toplamda 259 farklı projeyle yaklaşık 19 GW büyüklüğündeki bu proje stoku geçtiğimiz 18 ay içerisinde sektöre sunulmuş oldu.

Bu proje önlisanları, özellikle gelecek yılların yatırımlarının tetiklenmesine yardımcı olacak proje geliştirme faaliyetlerinin önemli bir şekilde başlamasına ve 2023 yılından başlayarak proje geliştirme, izinler, ölçüm direği, micrositing gibi danışmanlık alanlarında ciddi hareketliliklerin oluşmasını sağladı. 

Bahsi geçen bu RES projelerinin 6 ila 7 MW segmentindeki türbinlerle yatırıma dönüşmesi durumunda, sadece depolamalı RES projelerinden kaynaklı potansiyel olarak yaklaşık 2.700 ila 3.200 türbinlik ilave bir rüzgar türbini pazarının önümüzdeki 2 ila 5 sene içerisinde oluşması öngörülebilir.

Bununla birlikte, depolamalı RES projelerinin yatırımlarının gerçekleşmelerini geciktirebilecek veya engelleyebilecek konular şunlar olabilecektir:

Depolama yatırımları ve depolama yatırım maliyetleri,

Özellikle Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne illerindeki proje yığılmaları, bu projelerin iletime nasıl bağlanacağı ve iletim altyapı yatırımlarının hangi takvimde ve nasıl yapılacağı,

Yine özellikle Trakya Bölgesi’nde yer alan ve Teknik Etkileşim Analizi (TEA) yönünden projelerin olumsuz görüş almış/alıyor olması,

Proje izinlerinde oluşabilecek gecikmeler,

Projelerin geliştirilmiş olsa dahi, nihai yatırımcısını bulmasıyla ilgili ikincil proje devir süreçleri,

Yatırım döneminde uygun finansman koşullarının bulunuyor olması.

Habib Babacan hakkında

Türkiye rüzgar enerjisi sektöründe 2008 yılından bu yana profesyonel iş yaşamını sürdürmekte olan Habib Babacan, kendi girişimi olan Mature Capital’le sektördeki yatırımcılara rüzgar enerjisi sektöründe ve rüzgar projelerinde iş geliştirme, proje geliştirme, Strateji Oluşturma ve Proje Devir (M&A) alanlarında danışmanlık hizmetleri sağlamaya devam ediyor. Rüzgar Projelerinin Devirleri (M&A) alanına odaklanmış Mature Capital hakkında daha fazla bilgiye aşağıdaki bağlantılar üzerinden ulaşabilirsiniz.

https://www.maturecapital.com.tr

https://www.linkedin.com/company/mature-capital-m/

Devamını oku

Güç Aktarım Bileşenleri

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

Yayın tarihi:

-

Yazar

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

Elektrik motorlarındaki üretimiyle Türkiye’nin bu alandaki yerli öncüleri arasında yer alan AEMOT, teknolojik altyapısı, yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’nin ihtiyacı olan motor ve generatörleri geliştirmeye ve üretmeye devam ediyor. Alanında Türkiye’nin ‘ilk’lerini gerçekleştiren firma, yerli rüzgar türbini için Aselsan’a ürettiği 4.7 MW’lık generatörlerin ardından, 6 MW’lık rüzgar generatörü üzerinde çalışıyor.

Yenilenebilir enerjiye generatör üretimi, generatör servis bakımı, pitch ve yaw motor üretimi ile çözüm sunan AEMOT, rüzgar enerjisinde türbinlerde kullanılan Pitch ve Yaw PM motorlar ile yine rüzgar türbinleri için DF ve INDUCTION generatörler üretiyor. 

Enerji santralleri ve türbin üreticilerinin yanı sıra, e-mobility çözümleriyle elektrikli araç üreticilerine de çözümler sunan AEMOT, sürdürülebilirliğe odaklanarak enerji verimliliği sunan çözümlerini WIN EURASIA 2024’te sergilemeye hazırlanıyor.

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

AEMOT ürünleri:

0,37 kW-1.9 MW arası alçak gerilim elektrik motorları

250 Kw-5 MW  3Kv, 6kV, 11kV orta gerilim motorları

Elektrikli araçlar için yüksek hızlı PM motorlar

Rüzgar türbinlerinde kullanılan Pitch ve Yaw PM motorlar

Hidroelektrik santraller için senkron generatör 800 kW-50 MW 6 kV, 11kV, 13.8kV

Rüzgar türbinleri için DF ve INDUCTION generatörler

Senkron relüktans motorlar

AEMOT Smart Sensör

Devamını oku

Trendler