Connect with us

Enerji sektörü, ICCI 2018’de buluştu

Yayın tarihi:

-

Türk enerji sektörü, 2-4 Mayıs tarihlerinde, Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı ICCI 2018’de 24. kez biraraya geldi. Sektörel Fuarcılık tarafından düzenlenen fuarda, 225 uluslararası katılımcı firma ile 14.140 ziyaretçi buluştu. Bu yıl birçok ilke imza atılan fuarda ilk defa kurulan “Diplomatik Alan”da dünyanın dört bir yanından gelen enerji sektörü profesyonelleri, diplomatlar ile buluştu.

Dünyanın en hızlı gelişen enerji piyasalarından biri olan Türkiye bu gücünü Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı ICCI 2018 ile uluslararası alana taşıdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteğiyle Sektörel Fuarcılık tarafından düzenlenen fuar, sektörün önde gelen ulusal ve uluslararası firmalarını İstanbul’da bir araya getirdi. Fuarda bu yıl bir ilke imza atılarak yabancı konsoloslukların katılımıyla kurulan “Diplomatik Alan”da Türkiye enerji endüstrisine yönelik anlaşmalara imza atıldı.

Türkiye’de enerji sektörüne yönelik olarak atılan adımların sektör açısından büyük fırsatlar sunduğuna ve bu adımların “ICCI 2018”de en iyi şekilde karşılık bulduğuna dikkat çeken ICCI Yönetim Kurulu Başkanı Alexander Kühnel şunları belirtti:

“Türkiye’deki enerji politikaları, küresel anlamda Türkiye’yi yatırım açısından en cazip ülkelerden biri haline getirdi. Her fırsatta dile getirdiğim gibi Türkiye, dünyanın en hızlı gelişen enerji piyasalarından biri. ICCI 2018, Türkiye’nin enerji alanında attığı adımlarla geldiği yeri ve elde ettiği başarıları göstermesi açısından önemli bir uluslararası buluşma oldu. Yerli ve yabancı üreticilere, yatırımcılara ve satın almacılara birçok fırsat sunduğumuz fuara bu yıl önemli bir ilgi söz konusu oldu. 225 ulusal ve uluslararası katılımcı firmanın yer aldığı fuarı 14 binin üzerinde sektör profesyoneli ziyaret etti. Gelecek vaat eden iş bağlantıları ve yeni ithalat-ihracat fırsatları yaratan fuar, konferans ve ikili iş görüşmelerinin bir arada olduğu Avrasya’nın tek enerji etkinliği olarak öne çıktı.”

Türkiye, enerjisini Diplomatik Alan’a taşıdı

Üretim, iletim ve dağıtım gibi tüm enerji bileşenlerini bir araya getiren “ICCI”da bir ilke imza atılarak “Diplomatik Alan” kuruldu. Bu alanda Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen ülkelerle hükümetler arası görüşmeler yapıldığına ve yeni anlaşmaların imzalandığına dikkat çeken ICCI Yönetim Kurulu Başkanı Alexander Kühnel şunları söyledi:

“Brezilya, Çekya, Yunanistan, Güney Kore gibi ülkelerin ticari temsilciliklerinin yanı sıra uluslararası anlaşmalar yapmak üzere yetkilendirilmiş konsolosluk görevlileri ICCI 2018’de yer aldı. Güney Afrika ve İran’dan sektörel düzeyde önemli isimlerin yer aldığı yabancı delegasyonları ağırladık. Ayrıca İtalya, Danimarka, Avusturya ve Çekya’dan da delegasyonlar fuarımızı ziyarette bulundular.”

Katılımcı firmaların yenilenebilir enerji, kojenerasyon, elektrik üretimi ve ticareti, elektrik iletim sistemleri, enerji tesislerinde bakım, onarım ve servis hizmetleri, çevre teknolojileri, enerji verimliliği, lojistik ve IT teknolojileri konularında ürün ve hizmetlerini sergilediği fuarda sektörün yeni trendleri ziyaretçilerle buluştu. Enerji değer zincirindeki tüm ana başlıklar, fuar süresinde düzenlenen konferanslarda da masaya yatırıldı.

Fuar sırasında rüzgâr enerjisi sektöründen temsilcilerle görüşme yapma fırsatı da elde ettik. Sektörün genel görünümüne dair fikirlerini sorduğumuz Enercon Türkiye Genel Müdürü Arif Günar şunları kaydetti:

Enercon Türkiye Genel Müdürü Arif Günar, ekibimizi Enercon stantında ağırladı

“ICCI Fuarı’nda 12 yıldır aktif olarak bulunuyoruz. Standımızla yine burada olmaktan mutluyuz. Özellikle bu yıl Enercon şirketimizin Türkiye’deki mevcudiyetinin 20. yılını da kutluyoruz ve bununla beraber de özellikle yeni türbin modellerimizi tanıtmaktan da mutluyuz. Özellikle şu anda yeni lanse ettiğimiz ve Türkiye’de kurmayı planladığımız Enercon EP3 serisini de tanıtıyoruz ve özellikle de buna çok büyük bir ilgi olduğunu da görüyoruz. Özellikle bu türbinleri de Türkiye’deki yerli ekipman teşviğinden dolayı, kanat, kule, jeneratör gibi ana aksamlarının üretimini Türkiye’de yapacağız ve bunun da startını vermiş durumdayız. Bu esnada Türkiye rüzgâr enerjisi sektörüne güvenimizi ve 20 yıldır da buradaki mevcudiyetimizi gösterdiğimizi düşünüyorum ve bundan sonraki süreçlerde de yine sektörümüzün stabil bir şekilde gelişmesini ve mevcudiyetimizin de korunmasını bekliyoruz.”

Yine fuar esnasında görüşme şansına eğiştiğimiz İzmirRüzgâr Platformu’ndan Aydın Yalçın da şunları belirtti:

İzmirRüzgar Platformu’ndan Aydın Yalçın

“2017 yılının ikinci yarısında bilhassa rüzgâr enerjisi santralleri ihaleleri açısından çok olumlu gelişmeler oldu. İlk önce YEKA öncesi 3000 MW’lık başvuruların 700 küsur MW’lık ihalesi yapıldı. Daha sonra 1000 MW’lık YEKA ihalesi ve ardından da kalan 2800-3000 MW’lık bir lisans yarışması yılın son haftası yapılarak sonuçlanmış oldu ve yaklaşık 3800-4000 MW’lık bir rüzgâr projesi lisanslama süreci ile 2017 yılını tamamlamış olduk.

2018’in başında da, Nisan ayı içerisinde alınacak olan başvuruların 2 yıllığına yani Nisan 2020’ye ertelenme haberiyle başladık. Yine buna paralel olarak da 1000 MW’lık 3 tane lokasyon, yerleşim belirlendi near-shore rüzgâr santrallerinin kurulumuyla ilgili. Baktığımızda son 6 ay içerisindeki gelişmeler bilhassa orta vade için olumlu görünse de, son yıllardaki projelerin sayısının azalması sanki biraz düşüş olacağını gösteriyor. Fakat 2017 yılının sonunda yapılan ihalelerin 2020 yılı itibariyle yavaş yavaş hareketlenmeye, kuruluma başlanacağı düşünüldüğünde sektörün 2020 yılından itibaren tekrar dinamik bir hale geleceğini öngörüyorum. Sektörün tabii ki bu şekilde sürdürülebilir olması lazım. Hem YEKA ihaleleriyle hem mevcut başvurular yapılarak lisanslanma yöntemiyle küçük ve orta ölçekli yatırımcıların da sektörde varlıklarını sürdürebilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Onun dışında Türkiye’de yine yerli imalat konusunda çok hızlı ilerlemeler var bilhassa İzmir bölgesinde 3 tane global kanat imalatçısı, 4 fabrikada kanat imalatı yapıyor. Kule imalatçıları yine bu bölgede oldukça fazla sayıda. Onun dışında işletme ve bakımda servis sağlayıcılar, global ve yerli, ulusal danışman şirketler İzmir ve bölgesindeki işletmede bulunan santrallere ürün ve hizmet sağlamak üzere yerleşmiş durumdalar. Yerli hizmet, yerli imalatın bilhassa YEKA ile birlikte çok daha hızlanacağını, bir ivme kazanacağını ve sektöre çok olumlu katkılarda bulunacağını düşünüyorum.”

ICCI 2018’de görüştüğümüz bir diğer isim de HYTORC Türkiye Temsilcisi Cengiz Başıkoğlu oldu:

HYTORC Türkiye Temsilcisi Cengiz Başıkoğlu sorularımızı yanıtladı

“Rüzgâr sektöründe, enerji sektöründe bayağı eskiyiz, ilklerdeniz. 1991 yılında biz bu işe girdik ve o zamanlar rüzgâr yoktu ama biz bugünlere geldik. Beklediğimizden az tabii rüzgârın gelişimi. Beklediğimiz hedefler biraz yavaş gelişiyor. Birçok kararlar da dışarıdan geliyor. Burada bazı kararlar alınabilmeli. Bazı şeyleri biz adapte edemiyoruz rüzgâr teknolojisinde. Bazı inovasyonlar var, bunların mutlaka yurtdışına sorulması gerekiyor. Bilemiyorum bunları nasıl aşarız. HYTORC’un birçok inovasyon ürünü var, rüzgâr sektöründe çok fazla arızi durum var. Gerçekten problemler var. Bu problemleri biz çok rahatlıkla aşabiliriz bize ait olan tarafıyla, cıvatalama teknolojileriyle çalışıyoruz ama bu patentleri kullandırmakla ilgili illa ki yurtdışına sorulmasına ihtiyaç var. Hâlbuki biz burada birebir sahada çalışıp bunları tespit edebiliriz, gösterebiliriz.”

“ICCI” Uluslararası, Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı gelecek yıl 25. kez düzenlenecek. Etkinlik 15 -17 Mayıs 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku

Sektör Haberleri

YEKDEM’de süre 6 ay uzatıldı

Yayın tarihi:

-

Resmî Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile mevcut YEKDEM desteklerinden yararlanmak için geçerli olan 31 Aralık 2020 tarihine kadar devreye girmiş olma şartı 30 Haziran 2021 tarihine ertelendi.

Resmî Gazete’nin 31248 sayılı nüshasında yer alan karar ile devreye girecek elektrik üretim tesislerine sağlanacak yerli üretim desteği için verilecek sürenin de 5 yıl uzatılacağı hükmü getirildi.

Cumhurbaşkanlığı Kararı şu şekilde:

“17/9/2020 TARİHLİ VE 2949 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ KARAR

MADDE 1- (1) 1/1/2021 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar işletmeye girecek olan Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Destekleme Mekanizmasına tabi YEK Belgeli üretim lisansı sahipleri için, 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun Kanuna ekli I sayılı Cetvelde yer alan fiyatlar 31/12/2030 tarihine kadar uygulanır.

(2) 1/1/2021 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar işletmeye girecek YEK Belgeli üretim tesislerinde kullanılan mekanik ve/veya elektro-mekanik aksamın yurt içinde imal edilmiş olması halinde, bu tesislerde üretilerek iletim veya dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisi için 5346 sayılı Kanuna ekli I sayılı Cetvelde belirtilen fiyatlara, üretim tesisinin işletmeye giriş tarihinden itibaren beş yıl süreyle aynı Kanuna ekli II sayılı Cetvelde belirtilen fiyatlar ilave edilir.

MADDE 2- (1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- (1) Bu Karar hükümlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.”

Devamını oku

Türbin Üretimi

Wieringermeer şebeke projesi ilk aşamasında

Yayın tarihi:

-

Nordex Grubu, müşterisi Vattenfall için üstlendiği Hollanda’daki 300 MW Wieringermeer projesinin ilk bölümünü başarıyla tamamladı: 50 adet N117 / 3600 türbinin sonuncusu Ağustos ayında şebekeye bağlandı. Projenin konumu çeşitli zorluklar ortaya çıkardı. Diğer 32 adet N117 / 3600 türbin ile bir sonraki aşamanın inşası şimdiden devam ediyor.

Teknik, topografik ve ekolojik zorluklar başarıyla aşıldı

Amsterdam’ın 60 kilometre kuzeyinde bulunan bölgenin mükemmel rüzgar koşulları bulunuyor. Bununla birlikte, Wieringermeer deniz seviyesinin yedi metre altında ıslah edilmiş bir arazi niteliği taşıyor. 300 kilometrekarelik büyüklüğündeki alan, kanallarla kesişiyor ve aynı zamanda koruma altındaki bir ormanı da içeriyor. Bu durum da lojistik ve inşaat açısından zorlukları beraberinde getirdi. Uygun depolama alanı olmadığı için Nordex Grubu kuleleri, motor yuvalarını, aktarma organlarını ve göbekleri ancak gerektiği zaman teslim etti. Türbinler yedi farklı gövde yapılandırmasında geldi. Bu nedenle, doğru türbini uygun yere teslim etmek de önem arz etti.

Zeminin düşük taşıma kapasitesi nedeniyle, su basmasını önlemek için temellerin üst üste konulması ve ayrıca 1,5 metre yükseltilmesi gerekiyordu. Buna ek olarak, koruma altındaki kuş bölgeleri, bazı türbinlerde erişim, çalıştırma ve izin verilebilecek vinç sayısı konusunda sınırlamalara neden oldu.

Süreçler başarıya ulaşmaya yardımcı oldu

Bu projenin özel gereksinimleri Nordex Group’u süreçlerini değiştirmeye zorladı. Örneğin, jeton temelli izin sistemi, birden fazla inşaat ekibinin güvenli bir şekilde belirli türbinlere atanmasını sağladı. Bu yaklaşım, iş çakışmalarını önledi ve verimliliği en üst düzeye çıkardı.

Ek olarak, teknik proje yönetimi (TPM) gibi yeni işlevler yürürlüğe alındı. Ayrıca, kalite ve dokümantasyon yöneticilerinin yanı sıra güçlü bir HSE ekibi, Vattenfall’ın yüksek standartlarını karşılamak için sahada görevlendirildi. CEO José Luis Blanco: “Esnekliğe çok önem veriyoruz. Bu ayarlamalar, müşterilerimizin gereksinimlerini ve karşılaştıkları zorlukları anladığımızı göstermektedir. Bazı yeni süreçler, diğer büyük kamu hizmeti ölçeğindeki projelere başarıyla dahil edilmeketdir “, dedi.

COVID-19 süresince kesintisiz proje

Faaliyetlerin en yoğun zamanında, şantiyede herhangi bir zamanda sekiz büyük vinç ve 120’den fazla kişi çalışıyordu. Çok sayıda insanın COVID-19 salgınına rağmen sahada güvenli bir şekilde çalışabilmesini sağlamak için Nordex Grubu, genel seyahat kısıtlamaları ve hijyen önlemlerini uygulamaya ek olarak Hollandalı bir sağlık yetkilisini görevlendirdi. Görevleri, görevlerine başlamadan önce her gün şantiyedeki tüm personelin ateşini kontrol etmek ve herhangi bir semptom geliştirdiğinde tıbbi müdahelede bulunmaktı. Bu önlemler, çalışanlara artan enfeksiyon riskinden ve birçok insanla bağlantılı temaslardan belirli bir ölçüde koruma sağladı ve başarılı da oldu.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com