Madrid’de düzenlenen WindEurope 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Designing the Future of Floating Offshore Wind: Innovation, Sustainability, and Societal Impact” oturumunda, yüzer denizüstü rüzgâr enerjisinde yeni bir ölçeklenme dönemine girildiği vurgulandı.
Oturumda, Horizon Europe kapsamında yürütülen MADE4WIND, FLOATFARM, INF4INiTY ve TAILWIND projeleri bir araya gelerek geleceğin denizüstü rüzgâr santrallerine yönelik kritik teknolojileri ele aldı.
Bileşen değil, sistem performansı belirleyici
Sunumlarda öne çıkan ortak yaklaşım, türbin güçlerinin 15 MW ve üzerine çıktığı bu yeni dönemde tekil bileşen performansının artık yeterli olmadığı yönünde oldu.
Kanatlar, aktarma organları, yüzer platformlar, malzemeler ve çevresel koşullar arasındaki etkileşim, sistem performansını belirleyen temel unsur olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, bileşen bazlı iyileştirmeler yerine sistem entegrasyonu odaklı yaklaşımların gerekliliği vurgulandı.
Endüstri ve araştırma aynı noktada buluşuyor
Oturum kapsamında, Avrupa Rüzgâr Enerjisi Akademisi (EAWE) Başkanı Alessandro Bianchini moderatörlüğünde düzenlenen yuvarlak masa toplantısında, sektör ve araştırma dünyası temsilcileri denizüstü rüzgâr enerjisinin geleceğini değerlendirdi.
Tartışmalarda, teknolojik gelişmelerin yalnızca performans artışı ile sınırlı kalmaması, aynı zamanda endüstriyel ölçeklenebilirlik, sürdürülebilirlik ve sistem entegrasyonu ile uyumlu olması gerektiği ifade edildi.
MADE4WIND: Döngüsel malzemeler ve yeni tasarım yaklaşımı
SINTEF koordinasyonunda yürütülen MADE4WIND projesi, geleceğin denizüstü rüzgâr santralleri için yenilikçi döngüsel malzemeler ve tasarım yöntemleri geliştirmeyi hedefliyor.
Proje; ACCIONA Construcción ve Zabala Innovation’ın da aralarında bulunduğu sanayi ve araştırma kuruluşlarını aynı platformda bir araya getiriyor.
MADE4WIND Koordinatörü ve SINTEF Kıdemli Bilim İnsanı Balram Panjwani, denizüstü rüzgârda sistem entegrasyonunun kritik bir aşamaya ulaştığını belirterek, asıl önemli olanın bileşenlerin tek tek performansı değil, gerçek işletme koşullarında birlikte nasıl çalıştıkları olduğunu ifade etti.
Ölçeklenebilirlik ve üretilebilirlik dengesi
ACCIONA Construcción’dan Rafael Ruiz Maestre ise yüzer altyapılar ve sürdürülebilir malzeme çözümleri üzerine yürütülen çalışmalar kapsamında, performans ile üretilebilirlik, kurulum süreçleri ve yaşam döngüsü maliyetleri arasında denge kurulmasının kritik olduğunu vurguladı.
İş birliği ve politika uyumu kritik rol oynuyor
Oturumda, farklı projelerin bir araya gelmesinin mühendislikten üretime, çevresel etkilerden toplumsal kabul süreçlerine kadar geniş bir perspektif sunduğu belirtildi.
Zabala Innovation Kurumsal İlişkiler Başkanı Susana Garayoa ise Avrupa çapındaki iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, inovasyonun paydaşlar ve politika çerçeveleriyle birlikte ele alınmasının gerçek etki yaratmak açısından belirleyici olduğunu ifade etti.
Denizüstü rüzgârın yeni rolü
Yüzer denizüstü rüzgâr enerjisinin, daha derin sularda yeni kurulum alanlarının önünü açarak Avrupa’nın iklim nötrlüğü hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor.
Ancak oturumda da vurgulandığı üzere, bu hedeflere ulaşabilmek için yalnızca teknoloji değil; sürdürülebilirlik, maliyet yönetimi ve toplumsal kabul gibi unsurların da bütüncül şekilde ele alınması gerekiyor.
WindEurope 2026 kapsamında yapılan değerlendirmeler, Horizon Europe projelerinin denizüstü rüzgâr enerjisinin geleceğini şekillendirmede önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
Bu ürün için size geri dönüş yapalım
Teknik detay, fiyat bilgisi veya teklif talebiniz için formu doldurun. Talebiniz doğrudan ilgili ekibe iletilir.


