Connect with us

Bilgi Kaynakları

Çevreci Enerji Derneği, yenilenebilir enerjiye destek olmaya devam ediyor

Yayın tarihi:

-

İzmir merkezli Çevreci Enerji Derneği; yürüttüğü Avrupa Birliği projeleri kapsamında düzenlediği faaliyetler ve eğitimler ile yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği konularında sivil toplum kuruluşlarını bilgilendirmeye devam ediyor.

Çevreci Enerji Derneği; 2015 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılmasına ve iklim değişikliği ile mücadeleye destek olabilmek adına kurulmuş ve bu zamana kadar birçok etkinlik düzenlemiş bir sivil toplum kuruluşu. Bu etkinliklerin yanı sıra 2019 yılında; Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen iki AB hibe destek projesi yürütüyor.

T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından Sivil Toplum Sektörü Programı altında “Yerel STK’lar Hibe Programı” kapsamında yürüttüğü “Sürdürülebilir Çevre ve Enerji” adlı ilk proje 2 Ocak itibariyle; Sivil Toplum Diyaloğu Programı kapsamında yürüttüğü “Sürdürülebilir Kalkınma için Sürdürülebilir Sivil Toplum Diyaloğu” adlı diğer proje ise 1 Nisan itibariyle faaliyetlerine başlamış bulunmakta.

Türkiye’de özellikle çevre ve enerji alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının kapasitesinin arttırılması hedeflenmektedir. Ayrıca yenilenebilir enerji hakkında doğru bilginin paylaşılmasına destek olmak amacıyla yürütülen projede düzenlenen etkinlikler ile sivil toplum kuruluşları arasında etkin bir işbirliği sağlanması hedeflenmektedir. İtalya ortaklı Sivil Toplum Diyaloğu programı kapsamındaki diğer projede ise yenilenebilir enerji; iklim değişikliği ile mücadele; enerji verimliliği konularında Avrupa’daki sivil toplum; kamu ve özel sektörün yürüttüğü iyi uygulamaların ülkemize aktarılması amaçlanmaktadır.

Bilgi Kaynakları

İzinler pandemi dinlemez…

Yayın tarihi:

-

Rüzgarcıların gözü ne bayram gördü ne pandemi. En büyük bayram YEKDEM’e yetişmek.

Bir rüzgar santrali yapmak istiyorsanız gözünüzü izinlerle açar izinlerle kapatırsınız. Her şeyden önce önlisans almanız için gereken izinler, önlisans aldıktan sonraki izinler, lisans ve işletmeye alma dönemindeki izinler derken yatırımı hayata geçirene kadar kamu kurum ve kuruluşlarıyla kardeş yakınlığında olmanız gerekecektir.

Ön lisans aşamasında, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu ve gerekirse ekosistem raporu ile öncelikle yatırımlarınızın çevreci olduğunu kanıtlamanız şart. Bunu uçuş yükseklikleri ve maina alanlarını da içine alan Teknik Etkileşim Analiz (TEA) raporları takip edecektir. 

Arazinin mülkiyetini elde etmeden adım atmanın imkânsız olduğu bir gerçektir. O zaman öncelikle sahanın bir haritasının çıkartılarak, türbin yerleri belirlenecek ve buna bağlı mülkiyet durumu (orman, şahıs, mera vb.) tespit edilecek ve bunu takip eden mülkiyet durumuna göre izinler alınacaktır. Şahıs ise kamulaştırma, orman ise iki aşamalı, önce orman ön izninin alınması gereklidir. Bu izinleri takip eden süreçte zemin ve sondaj etütleri de yapılmış olarak imar planları oluşturulup, özel idare/belediye veya bakanlık üzerinden imar izinlerinin alınması ve imar iznini takip eden süreçte orman kesin izinlerinin alınması oldukça önemlidir.

Bu sürece paralel olarak santralin bağlanacağı bağlantı noktası olan trafo veya dağıtım merkezi ile yapılacak bağlantı anlaşması sonrası enerji nakil hattının projelendirilmesi, gerekirse hat için ÇED ve imar alınması yanı sıra mülkiyetinin de edinilmesi gerekmektedir.

Aynı paralellikte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na ön proje onayı sunularak başlangıç elektrik projesi yapılmış olacaktır.

Ve ruhsat alınma işlemi de ön lisans aşamasında yapılacak olup, dolayısıyla ruhsatın alınabilmesi için türbin, müteahhit ve yapı denetim firmalarının da belli olması önem kazanmaktadır.

 Bu arada güvenlik izinlerinin de alınmış olması önemlidir.

Ana kalemler böyle görünmekle beraber izinlerde karşılaştığınız her sorun sizi sahada değişiklik yapmaya götürmektedir. Örneğin sadece bir izinde gelen bir şart, türbin yerinde, gücünde veya modelinde de değişiklik yapma zorunluluğu doğurabilmektedir. Bu şartı uygulamak için işlemler başa dönmekte, aldığınız izinler yenilenmekte ve her seferinde ön lisansta tadilat yapma zorunluluğu gerekebilmektedir. Bunun her izin aldığınız kurumdan gelen şartlarla yeniden yapıldığını düşünürsek, izinlerin ve ön lisansın tekrar tekrar yapılan revizeleri ile yıllar akıp gitmektedir. 

Ön lisans aşamasını bu engelleri aşarak geçen yatırımcı yıllar sonra lisans aşamasına gelmekte ve lisans aşamasında gittikçe zorlaşan finansını temin etmeye ve türbin tedarikine çalışmaktadır. Bu uzun süreçte her gün değişen türbin teknolojileri ve güçleri ile teslimatta yaşanan sorunların da yanı sıra ortaya çıkan sürpriz krizler de eklenince çoğu zaman lisans aşamasında türbin değişikliğine gitme olasılığı doğmaktadır.

Türbinde olabilecek en küçük bir değişiklik doğal olarak yıllardır emeğini verdiği izinleri sil baştan almak durumunda bırakacaktır. Tam sona yaklaştım derken kendini tekrar bir izin girdabının içinde bulabilmektedir.

İnşaat sürecine de bakacak olursak; saydığımız sıkıntılardan ayrıca hava koşulları, yolların yapımındaki sıkıntılar ve nakliye sırasındaki zorunlu izinler ve bunlara son yıllardaki pandemi koşularını da ekleyince yatırımcı tam bir girdap içine düşmektedir.

Bütün bu süreçleri aşan yatırımcının karşısında şu anda Haziran 2021 YEKDEM’e yetişme telaşı dururken, buna zamanla yarışma telaşı da eklenmiş durumdadır.

Bir yatırımın olmazsa olmazı izinlerin alınmasını kesinlikle desteklemekle beraber acaba diyorum, özellikle orman ve TEA izinlerinin süreç olarak hızlandırılması, lisans tadillerinin en sonda toptan yapılması olası değil midir? YEKDEM’in birkaç ay daha uzatılması düşünülemez mi?

Yıllardır içerisinde bizzat şahit olduğumuz rüzgar yatırımcılarının bu cefakâr mücadelesinde yanlarında olmak ve desteklemek bu ülkenin geleceğine ışık tutmaktır. Bu yatırımlara kişisel kazanç gözü ile değil ülke menfaati olarak bakmak hepimizin borcudur.

Bunca emek, bunca bedel verip uykusuz geceler, stresli günler içerisinde ülkesine bir yatırım gerçekleştirmenin heyecan ve gurunu yaşamak da her rüzgar santrali yatırımcısının hakkıdır.

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

Rüzgarın savurduğu yerdeyiz…

Yayın tarihi:

-

Bu sayıdan itibaren siz değerli Rüzgar Enerjisi Dergisi okurları ile bu köşede beraber olacağım. Her sayıda bir konuyu ele alarak rüzgarın nereden estiğine birlikte bakacağız.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının içerisinde; rüzgar enerjisinin, günümüzde üzerinde en çok teknolojik çalışma ve yasal düzenlemeler yapılan, son yılların olmazsa olmazı kaynakların başında geldiği hepimizce malumdur.

Rüzgarın, gücünden elektrik üretimi ile ekonomik değer katmasının yanı sıra sadece enerji sektörüne değil aynı zamanda ekolojik dengenin bozulmadan korunmasına da olumlu katkı sağladığı gerçeğini biliyoruz. Rüzgar yatırımlarının, yerli sanayi üretimini desteklerken aynı zamanda karbon salımını azaltan rüzgâr enerjisi yatırımları olduğu ve 2019 yılında 20 milyar kWh’lık elektrik enerjisi üretimi ile enerji ithalatına da katkı sağladığı da bir gerçektir.

Böylesine önemli bir kaynak olan rüzgara yatırımı yapmak isteyen yatırımcılar 2000’li yılların başından beri büyük mücadeleler vermektedirler. Bilindiği üzere o yıllarda sadece EPDK’nın askı süreci sonunda lisanslar verilmekteydi, ardından 1 Kasım 2007’de yapılan başvurular ile inanılmaz bir izdiham yaşandı. Beklenilenin üzerinde başvurular olunca yaklaşık 4-5 yıl sonunda belirlenen yarışma kriterleri ile başvurular TEİAŞ tarafından yapılan yarışmalar ile netleşti ve lisanslar verildi.

Ardından başvurular ölçüm zorunluluğu ve bunun Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden (MGM) onaylanan direk dikimleri ile 12 ay data alma şartına bağlandı. Bu şartı sağlayamayan firmalar, açılan yarışmalara girme hakkını elde edemedi. Bu yönetmelik gereği yatırımcılar geliştirdikleri sahalarında kiralama veya orman izni alarak ve döviz bazında yüklü ödemeler yaparak belirlenen kriterlerdeki ekipmanlar ve ölçüm direkleri ile ölçmeye başladılar. Sahanın yarışma sonrası netleşmesi ile direklerini gerekli yerlere taşımak için yaklaşık 6 yıldır ölçümlerini ve direk bakımlarını halen devam ettiren firmalar da mevcuttur. 

Yapılan ölçümlerin sonucunda, EPDK’nın, 30.07.2015 tarih ve 5709 sayılı Kurul Kararı ile 2-6 Nisan 2018 tarihlerinde rüzgar enerjisine dayalı önlisans başvurularını alınacağı açıklanmış, bu tarihler yaklaşırken 14.03.2018 tarihli ve 7738-7 sayılı Kurul Kararı ile bu başvurular ertelenerek başvuruların 6-10 Nisan 2020 tarihlerinde alınmasına karar verildiği duyurulmuştur. 

İlerleyen süreçlerde bu tarihler de tekrar ertelenerek, 12.03.2020 tarihli ve 9237 sayılı Kurul Kararı ile 5, 6, 7, 8, 9 Ekim 2020 tarihlerinde rüzgar enerjisine dayalı önlisans başvurularının alınacağı ilan edilmiş, fakat geçtiğimiz yılın sonlarına doğru 10.09.2020 tarihli ve 9534 sayılı Kurul Kararı’yla ikinci bir duyuruya kadar başvuruların ertelendiği duyurulmuştur.

Günümüze geldiğimiz de ise bu başvuruların bundan sonra şu anda henüz tarihi belirlenmeyen YEKA başvuruları kapsamında değerlendirileceği belirtilmiştir.

Uzun yıllardır rüzgara gönül veren, emek veren ve rüzgar santrali hayali kuran yatırımcılar, bu son karar ile haklarının korunmasını ve ölçüm yapmanın yarışmalarda olumlu bir ayrıcalık oluşturmasını beklemektedirler.

İlerleyen süreçlerde de rüzgar yatırımlarına daha güvenle girebilmek için, yenilenebilir kaynaklar açısından bir projeksiyon geliştirilmesi, tahsis edilecek rüzgar kotasının ve yarışma kriterlerinin en az 5 yıl önceden belirlenmesi, YEKDEM bedellerinin döviz bazlı olması ve desteklerin arttırılması, yerli ve yabancı yatırımcıların önünü açarak daha güvenli bir ortam oluşturacağı düşünülmektedir. 

Bu kapsamda rüzgar yatırımcıları olarak, kamudan duyarlı kararlar bekliyor, rüzgara gönül verenlerin de bu duyarlılığı hak ettiğini düşünüyoruz.

Rüzgardan savrulmadan üretimlerimizi gerçekleştirmek dileğiyle…

 

Gelecek sayıda: “Rüzgar yatırımlarında izinler”

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nin esasları

Yayın tarihi:

-

Covid-19 salgını ile birlikte uzaktan çalışma yöntemi oldukça yaygınlaşmış ve birçok işletmede uygulamaya geçirilmiştir. Covid-19 salgının bitmesinden sonra da uzaktan çalışmanın iş hayatının önemli bir parçası olacağı ve bazı işletmelerde kalıcı hale getirileceği öngörülmektedir. Mevzuatımızda uzaktan çalışma ile ilgili olarak bulunan boşluğun giderilmesi amacıyla İş Kanunun 14. Maddesi çerçevesinde 10 Mart 2021 tarihli Resmi Gazete Uzaktan Çalışma Yönetmeliği yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sözleşmenin şekli ve içeriği

Uzaktan çalışmaya ilişkin iş sözleşmeleri yazılı şekilde yapılmak zorundadır. Sözleşmede işin tanımı, yapılma şekli, işin süresi ve yeri, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin hususlar, işveren tarafından sağlanan iş araçları, ekipman ve bunların korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin işçiyle iletişim kurmasına ilişkin şartlar ile genel ve özel çalışma şartları yer alacaktır. İşçi ile işveren arasında oluşabilecek uyuşmazlıklardan kaçınılması adına iş sözleşmelerinin mümkün olduğunca ayrıntılı hazırlanması yararlı olacaktır.

Çalışma ortamının düzenlenmesi

Gerekli olması halinde, uzaktan çalışmanın yapılacağı mekân ile ilgili düzenlemeler iş yapılmaya başlamadan önce tamamlanacaktır. Bu düzenlemelerden kaynaklanan maliyetlerin karşılanma usulü, uzaktan çalışan ile işveren tarafından birlikte belirlenecektir. İşveren çalışma ortamını işin niteliğine göre çalışan ile mutabık kalarak belirleyebilir. Bu belirleme yapılırken iş güvenliği tedbirlerine ilişkin talimatlar iş sözleşmesine yazılmalı ve çalışma ortamı iş güvenliğine ilişkin hususlar göz önüne alınarak belirlenmelidir.

Malzeme ve iş araçlarının temini, kullanımı ve üretim maliyetlerinin karşılanması

İşin yapılması için gerekli malzeme ve iş araçları iş sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa işveren tarafından karşılanacaktır. Aksinin kararlaştırılabileceği açıkça belirtildiğinden malzeme ve iş araçları işçi tarafından sağlanacaksa bu husus açık bir şekilde iş sözleşmesine yazılmalıdır. İşçiye teslim edilecek malzeme ve iş araçlarıyla ilgili aşağıdaki hususlar yerine getirilmelidir;

  • Kullanım esasları ile bakım ve onarım koşulları işçiye yazılı olarak bildirilmelidir.
  • Bedellerini belirten iş araçları listesi, işveren tarafından yazılı olarak işçiye teslim edilmelidir.
  • İşçiye teslim edilen belgenin işçi tarafından imzalı bir nüshası ise işveren tarafından işçi özlük dosyasında saklanmalıdır.
  • İşin yapılmasıyla ilgili zorunlu giderlerin tespit edilmesine ve karşılanmasına ilişkin hususlar iş sözleşmesinde belirtilmelidir.

Çalışma sürelerinin belirlenmesi ve işçinin işveren ile olan iletişimi

Tüm çalışma ilişkilerinde olduğu gibi uzaktan çalışmada da belirli bir çalışma süresi belirlenmeli ve iş sözleşmesine yazılmalıdır. İşçinin hangi saatler arasında çalışacağı net olarak belirlenmelidir. Çalışma saatlerinde değişiklik yapılabilmesi için işçinin yazılı onayının alınması gerekebileceğinden çalışma saatlerinin belirlenmesi dikkatli şekilde yapılmalıdır. Mevzuatta belirtilen veya iş sözleşmesinde belirtilen sürelerden daha fazla çalışma yapılması halinde fazla çalışma yapıldığı kabul edilecek ve işverenin fazla çalışma ücreti ödemesi gerekecektir. Fazla mesai yapılması işçinin onayına tabi olduğundan bu hususa ilişkin olarak iş sözleşmesiyle veya ayrı bir belgeyle işçinin onayı alınmalıdır. Fazla mesai ücretinin aylık maktu ücrete dahil olduğu durumlarda bu husus mutlaka iş sözleşmesine yazılmalıdır. İşçi ve işveren arasındaki iletişim yönetimi ve zaman aralığı işçi ile işveren tarafından belirlenecektir. Uzaktan çalışmada da bir mesai kavramı olduğu unutulmamalı ve buna uygun olarak çalışma düzeni organize edilmelidir.

Verilerin korunması

İşçinin verilerinin korunması hususu ile ilgili olarak KVKK hükümlerine uygun hareket edilmeli ve gerekli bilgilendirme yapılmalıdır (Açık rıza ve aydınlatma yükümlülüğü vb.). İmzalatılacak belgelere uzaktan çalışmaya ilişkin özel durumlarla ilgili hususlar açıkça yazılmalıdır. Uzaktan çalışmada verilerin korunmasıyla ilgili elektronik tedbirlerin alınması önemli olduğundan bu hususla ilgili özel tedbirler alınmalıdır.

İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınması

Uzaktan çalışanın yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almak işverenin yükümlülüğündedir. Uzaktan çalışmada da iş güvenliğine ilişkin gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü işverene ait olduğundan iş güvenliği eğitimleri uzaktan eğitime özgü olarak güncellenmeli ve gerekli eğitimler verilmelidir. Uzaktan çalışma sırasında işi yaparken gerçekleşecek kazaların da iş kazası olarak sayılacağı unutulmamalıdır.

Uzaktan çalışmanın yapılamayacağı işler

Tehlikeli kimyasal madde ve radyoaktif maddelerle çalışma, bu maddelerin işlenmesi veya söz konusu maddelerin atıkları ile çalışma, biyolojik etkenlere maruz kalma riski bulunan işlerde uzaktan çalışma yapılamayacaktır.

Sonuç ve önemli notlar

İş ilişkisi doğrudan uzaktan çalışma sözleşmesi ile kurulabileceği gibi, işçi ve işverenin anlaşması halinde işçinin iş sözleşmesi uzaktan çalışma sözleşmesine dönüştürülebilecektir. Uzaktan çalışma şeklinde çalışmaya başlayan bir işçinin normal çalışmaya dönmesi veya tam tersi bir durumun gerçekleşebilmesi çalışma şartlarında esaslı değişiklik olarak kabul edileceğinden işçinin onayı alınmadan bu şekilde bir değişiklik yapılması mümkün değildir. Bu nedenle uzaktan çalışmaya karar verilmesi halinde değişiklik yapabilmek için işçinin onayının alınması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Bununla birlikte uzaktan çalışmanın zorlayıcı nedenlerle (mevcut durumda COVID-19 salgını nedeniyle yapıldığı gibi) işyerinin tamamında veya bir bölümünde uygulanacak olması halinde, uzaktan çalışmaya geçiş için işçinin talebi veya onayı aranmayacaktır. Ancak zorlayıcı nedenlerle uzaktan çalışma yapılsa dahi işbu yönetmelikte belirtilen diğer hususlara uygun hareket edilmesi gerekmektedir.

Uzaktan çalışmada işçiler, esaslı neden olmadıkça salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. Bu nedenle çalışma şartları belirlenirken bu hususa dikkat edilmelidir.

Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi talebiniz olması halinde yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.

Devamını oku
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com