Connect with us

Bakan Albayrak: Dünyanın en büyük off-shore rüzgâr projesini hazırlıyoruz

Published

on

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, 1. Türkiye Enerji ve Maden Forumu’nda yaptığı konuşmada, 2017’nin Türkiye açısından yenilenebilir enerjide “ses getirilen” bir yıl olduğunu söyledi.
Özellikle yeni Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihaleleriyle hem rekabetçi fiyatların ortaya çıktığı, Ar-Ge çalışmalarının yapılacağı, hem de yerli üretim ve istihdamı destekleyecek projelerin gerçekleştirildiğini anlatan Albayrak, “Bu yılki YEKA’ları da öyle bir şekilde yapalım ki dünyada başka bir alanda da ses getirsin diye düşünüyoruz.” ifadesini kullandı.
Bu yıl içinde yapılacak yeni YEKA ihaleleri için çalışmaların başladığını aktaran Albayrak, “Güneş ve rüzgârda 1000’er megavatlık yeni ihaleler için çalışmalara başladık. Öncelikle rüzgârda dünyanın en büyük off-shore projesini hazırlıyoruz. Bu alanda da ses getireceğini düşünüyoruz. Güneş YEKA’sına pil depolamasıyla ilgili düzenlemeyi de eklemeyi düşünüyoruz. Yine sıcak bir yaz olacak, bu yaz bitmeden iki ihaleyi de gerçekleştirmeyi planlıyoruz.” diye konuştu.

“Kıbrıs’taki zenginlikler Kıbrıslılara aittir”

Albayrak, enerji diplomasisinin ekonomi kadar dış politikaya da büyük etkisi olduğunu belirtti.
Doğu Akdeniz’de yürütülen etkin siyaset ve Güneydoğu’daki enerji fırsatlarının terör tehdidinden temizlenmesinin önemli adımlar olduğunu dile getiren Albayrak, şöyle konuştu:
“Sınır hatlarında mayınların temizlenmesiyle çok yoğun bir kara sondajına başlayacağız. Giremediğimiz bölgeler olmuştu. Ayrıca, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ın statüsü, oradaki insanlar çok önemli. Hep oldu bittiye dayalı olmuş. Bölgede tek taraflı bir siyaset aldı başını gitti. Kıbrıs’taki zenginlikler Kıbrıslılara aittir. Türkiye de burada tavrını ortaya koydu. Somut ve akılcı bir çözüm üretilmediği sürece, biz etkin olmak zorundayız. Tek taraflı bir sondaj yapılırsa, Türkiye olarak buna izin veremeyiz.”

Eti Maden geçen yıl ihracat rekoru kırdı

Türkiye’nin maden ve sondaj alanındaki hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Albayrak, Eti Maden’in geçen yıl 2,2 milyon ton maden ihracatıyla rekor kırdığını söyledi.
Albayrak, bor madeninde de bu yıl önemli gelişmeler yaşanacağını belirterek, “Bor madeninde bu yıl itibarıyla önemli hamleler yapacağız. Bu konuda dünyada yetkin ve önemli kurumlarda çalışmış uzmanlardan bir ekip kurduk. Bu yıl borun katma değerli ve stratejik ürüne dönüştürülmesi kapsamında önemli iki-üç tesisin temel atma süreciyle ilgili açıklamaları yapacağız. Yerli ve milli kamu savunma sanayi şirketimizle birlikte bir işbirliği ve ortak bir şirketle, dünyada da ses getirecek adımlar atacağız.” dedi.

“Maden Güvenlik Kurumu için geçen hafta imzaları attık”

Türkiye’nin sismik arama gemilerinin madencilik alanında da çalışmalar yapabilecek özelliklere sahip olduğunu söyleyen Albayrak, şunları kaydetti:
“Sondajda 2020’de asgari 5 milyon metre derinliğe ulaşmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin jeokimya haritasının tamamı bitiyor. Jeofizik de tamamlanmak üzere. Firmalarımız başvurup izni alıyor, kazmayı vuruyor. Bütün bu çerçevede kurumsal gruplarımızın da bu sektöre girmesiyle önümüzdeki süreç şekil alacak. Bu yıl 2 milyon metre, seneye 3 milyon metre ve 5-6 milyon sondaj yapıp, çok daha fazla ve çeşit madeni yeni madencilik modelimizle piyasaya çıkaracağız. Maden Güvenlik Kurumu için de Türkiye’de kurumsal dönüşüm için geçen hafta itibarıyla imzaları attık. Bu ay itibarıyla da bitiyor inşallah. Bir sektörü sıfırdan dünya standardına taşımak için altyapıyı hazırlıyoruz.”
“Güneş YEKA’sına pil ve depolamayla ilgili noktayı da ekleyeceğiz”
Gelecek 10 yıl içinde güneş ve rüzgârda 10’ar bin megavatlık yatırım yapılacağını anımsatan Albayrak, “Bu yılki bin megavatlık güneş Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesine pil ve depolamayla ilgili noktayı da ekleyip, gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Çalışmalar inşallah mart, nisan gibi biterse, ilkbahar aylarında bunun anonsu olur. Bu yaz bitmeden de bu iki ihaleyi hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Yani, güneş ve rüzgârda 1000’er megavatlık yeni ihaleler için çalışmalara başladık.” diye konuştu.

Kuraklık hidroelektrikte üretimi düşürdü

AB içinde Türkiye’nin doğalgaz ve elektrik tüketimi en ucuz olan ülkeler arasında bulunduğunu aktaran Albayrak, özellikle sanayinin çok rekabetçi fiyatlarla doğalgaz kullandığını ve bu maliyet avantajının sanayiye önemli katkısı olduğunu söyledi.
Elektrik ve doğalgaz maliyetlerini dengeli bir şekilde yönetmeye çalıştıklarını belirten Albayrak, şöyle devam etti:
“Bu maliyetleri enflasyona baskı oluşturmayacak şekilde çeyreklik düzenlemelerle, küçük küçük artış ve azalışlarla yönetmeyi öngördük. Doğalgazda da portföy ve ticaret yönetimiyle, stratejik iş birliğiyle… Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’yi (BOTAŞ) sadece evlere doğalgaz boru hattı çeken bir kurum olmaktan çıkarıp daha farklı bir yere taşımak için bölgesel ve küresel oyuncularla sessiz yürüttüğümüz iş birlikleri var. BOTAŞ’ın daha güçlü bilançoya kavuşmasıyla, sektörleri, sanayi ve hanehalkını çok daha mutlu kılacak bir strateji güdüyoruz ama bu tabi normal şartlar altında. Yeni bir rezerv bulursunuz, o maliyetleri başka bir noktaya taşır. Elektrikteki yerli payımız noktasında ise son 44 yılın en kurak yılını geçirdik ve 2018’e de öyle girdik. Maalesef tarihin en düşük hidroelektrik santraline dayalı üretimini yapıyoruz.”

Çatıda 2 bin megavata yakın kapasite

Bakan Albayrak, binaların cephe ve çatılarına kurulacak güneş panellerine yönelik düzenlemenin önemli bir adım olduğunu belirterek, “Bu şekildeki kurulumların mevcut durumda 6-8 yıla kadar geri dönüşü oluyor. Yerli güneş panelinin üretilmeye başlamasıyla buradaki maliyetler daha da düşecek. Bu durumda çatı paneli yatırımları daha cazip hale gelebilecek.” dedi.
Türkiye’de şu anda baz senaryoya göre bin 800-2 bin megavatlık bir kapasite olduğunu dile getiren Albayrak, şunları kaydetti:
“Daha ileri senaryoda 4-5 bin megavatlar konuşuluyor. Hem iletim hem dağıtım şirketleri ve Türkiye’nin iletim altyapısındaki maliyetleri de düşürecek bir hamle. Bireysel tüketicinin de iştahlı olduğu bir alan. Bunun hayata geçmesiyle Türkiye böyle bir kapasiteyi de devreye alırsa, arz güvenliği için yeni bir yerli kaynak şekli ortaya çıkmış olur. Pil ve depolamayla ilgili mevzuatsal olarak da yeni adımlar atacağız ve bu konuda çok farklı bir noktaya doğru gidiyoruz.”

Etkinlikler

Enerji Sektörü, Nordex Türkiye ve ICCI ev sahipliğinde bir araya geldi

Published

on

By

ICCI EXCLUSIVE

Enerji Sektörü’nün özel şirketlerinin üst düzey yatırımcıları ve yöneticileri, Nordex Türkiye ve ICCI ev sahipliğinde 30 Kasım 2021 Salı akşamı Rahmi Koç Müzesi’nde düzenlenen ICCI Exclusive Networking etkinliğinde bir araya geldi. Enerji Sohbetleri’yle renklenen ve sektörün yoğun katılımıyla gerçekleşen bu etkinliğe, Türkiye’nin en büyük enerji yatırımcılarının yanı sıra pek çok enerji şirketinin üst düzey yöneticileri katıldı.

“Hep Beraber, Tekrar Beraber” temasıyla uzun pandemi ayrılığı sürecine vurgu yapan etkinlik sektörün özel şirket sahiplerini ve yöneticilerini ilk defa bu kadar geniş çaplı bir organizasyonda buluşturdu.

Enerji Sohbetleri’nin ilk oturumuna Dünya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve KHAS Üniversitesi Enerji Sistemeler Bölüm Başkanı Prof. Volkan Ş. Ediger katılarak , enerji sektörüne ve ekonomiye dair genel değerlendirmelerini paylaştılar. Enerji Sohbetlerinin ikinci oturumunda ise yatırımcı bakış açısıyla gündeme dair önemli konular Demirer Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erol Demirer ve Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından masaya yatırıldı.

ICCI adına görüşlerini belirten Feraye Gürel şunları söyledi:

“ICCI, 29 yıldır Enerji sektörünün en önemli buluşma adresi. Biz senelerce networking etkinlikleriyle sektörü bir arada tutacak yatırımlar yaptık. Nihayet uzun bir pandemi süreci sonrası Enerji sektörünün değerli yatırımcıları ve üst düzey yöneticileriyle fiziki olarak bir araya geldik, ICCI adına çok mutluyuz. ICCI Exclusive Networking etkinliği ile sektörün en önemli yatırımcılarının ve yöneticilerinin kendilerini özel hissedecekleri, son derece samimi ama bir o kadar da münhasır bir ortam yaratmak istedik. Son derece titiz ve seçici davrandık. İstedik ki yoğun iş tempoları arasında hem biraz nefes alsınlar hem de sektördeki dostlarıyla bir araya gelsinler. Varolan ekonomik gündeme dair makro tartışmalar ve enerji gündemi ağırlıklı bir sohbet oldu. ‘Hep beraber, tekrar beraber’ temamıza uygun son derece keyifli bir gece geçirdik, böyle bir geceye verdiği desteklerden dolayı Nordex Türkiye Genel Müdürü Sayın Habib Babacan başta olmak üzere, tüm Nordex Acciona ailesine özel teşekkürlerimi iletiyorum. Davetimize gelerek bizi onurlandıran tüm misafirlerimize de sonsuz teşekkürler.”

 Nordex Türkiye Genel Müdürü Babacan: “Sektörümüzün ‘Hep Beraber’ buluşması, ‘Tekrar Beraber’ biraraya gelmesi sektörümüzün tüm paydaşları için çok önemli.”

 Nordex Türkiye Genel Müdürü Habib Babacan ise şunları söyledi:

“Uzun pandemi dönemi boyunca bir araya gelemezsek de, bizler tüm enerji sektörü olarak durmak bilmeden çalışmaya devam ettik. Pandeminin etkin olduğun 2020 ve 2021 yıllarında enerji sektöründe toplamda 7,250 MW’lık yeni santral ünitleri devreye alındı ve Türkiye’nin toplam kurulu gücüne %7,9’luk bir ilave kurulu güç eklenmiştir. Bu iki senede ilave eklenen kurulu gücün %98,6’sının yenilenebilir kaynaklara dayalı olması çok memnun edici. Bununla birlikte, geçtiğimiz bu iki senede  tüm Rüzgar Enerjisi sektörü olarak da bu ilave kurulu gücün %36,5’ini karşılayarak toplamda 2,660 MW’lık RES gücünü devreye almayı başardık.

Pandemi süreci devam ederken, tüm özverileriyle proje sahalarında çalışan tüm enerji sektörü çalışanlarına ve pandemi şartlarına rağmen yatırımlarının arkasında dirayetle duran Türk yatırımcılarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Zorlu geçen bu süreçten sonra ICCI ile birlikte, Enerji Sektörü’nün üst düzey yatırımcıları ve yöneticilerini bir araya getirmeyi istedik.

Sektörümüzün ‘Hep Beraber’ buluşması, ‘Tekrar Beraber’ biraraya gelmesi sektörümüzün tüm paydaşları için çok önemli. Bu birlikteliğin sektörün yatırım devamlılığına katkıda bulunmasını temenni eder, Nordex Türkiye olarak davetimize katılan tüm yatırımcılara ve yöneticilerimize teşekkürlerimizi sunarız. ”

 

Continue Reading

Sektör Haberleri

İzmir, Denizüstü RES’lerin Dünya Ölçeğinde Üretim Üssü Olacak

Published

on

Yenilenebilir enerji kaynakları arasındaki payı her geçen yıl artan Denizüstü (Offshore) Rüzgâr Enerji Santrallerinde, adeta baş döndüren bir teknolojik devrim yaşanıyor.

Elektrik enerjisinde 100 bin Megavat (MW) kurulu güce ulaşan Türkiye, bugün sıfır noktasında olduğu Deniztü RES’te en az 75 bin MW kurulu güç potansiyeline sahip. İzmir ise gerek yetişmiş insan gücü gerekse rüzgâr enerjisine yönelik sanayi altyapısı ile Denizüstü RES’lerin en hızlı gelişim göstereceği kentlerin başında geliyor.

Özel bir endüstri bölgesi talebi

Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA), Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) ve İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından düzenlenen “Denizüstü Rüzgar Enerjisi ve İzmir için Fırsatlar Toplantısı”nda, İzmir’in bu alandaki mukayeseli üstünlükleri masaya yatırıldı.

22-25 Mayıs 2022 tarihleri arasında Fuar İzmir’de düzenlenecek Denizüstü Enerji Teknolojileri Fuarı (MARENTECH) organizsyonu ile Tepekule’de gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan İZKA Genel Sekreteri Mehmet Yavuz, Çandarlı Limanı ve arka sahasında rüzgar enerjisi sektörüne özel bir İhtisas Endüstri Bölgesi veya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulmasını önerdiklerini söyledi.

800 milyon dolar ihracat potansiyeli

Sektörün limanla entegre bir üretim sahasına sahip olması gerektiğine dikkat çeken Yavuz, rüzgâr enerjisinin toplam kurulu güçteki payının yüzde 10’u aştığını anımsattı. Yavuz, Çandarlı Limanı’nda yapılacak 115 milyon dolarlık yatırımla birlikte 500 milyon dolarlık fabrika yatırımı, 7 bin 500 kişilik nitelikli istihdam ve yıllık 800 milyon dolarlık ihracat potansiyeli yaratılabileceğine işaret etti.

“İzmir Denizüstü RES Sanayi Sektör Oluşumu” başlıklı panelde konuşan ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı da Türkiye’nin rüzgar enerjisinde 10 bin MW sınırına 24 yılda ulaştığını, 20 bin MW seviyesine ise 10 yıldan az sürede ulaşabileceğini vurguladı.

Sektör kendi yasalarını istiyor

Türkiye’nin sıfır noktasında olduğu Denizüstü RES alanında mutlaka birkaç adet pilot tesisi kurarak süratle devreye alması gerektiğinin altını çizen Kalaycı, yenilenebilir enerji sektörünün artık kendi yasaları ile büyümesi gerektiğini savundu. Yenilenebilir enerjinin diğer enerji türleri ile rahatlıkla fiyat rekabeti yapabilecek seviyeye ulaştığını kaydeden Alper Kalaycı, şu değerlendirmeyi yaptı:

İzmir birikimini kullanmalı

“Yenilenebilir enerji dallarında 21 bin MW seviyesinde bir kurulu güce ulaştık. Artık kendi ayakları üzerinde durabilen bir sektörden bahsetmemiz mümkün. Yenilenebilir Enerji türlerinin sorunları, çözümleri, beklentileri birbirinden ayrılıyor. Tek bir yasal mevzuata bağlı kalarak sürdürülebilir bir büyüme seviyesine ulaşmamız giderek zorlaşıyor. Rüzgar, Güneş, Jeotermal ve Biyokütle enerjisinin ayrı yasal mevzuatlarının olması ve yatırımcıların daha sadeleşmiş ve hızlı işleyen bir bürokratik mevzuat ile muhatap olması gerekiyor.  Denizüstü RES, tüm dünyanın merakla izlediği ve önümüzdeki 10 yılda küresel ölçekte ve tahminlerin çok ötesinde büyüme yaşayacak bir sektör. Türkiye’nin ve özel olarak İzmir’in rüzgar enerjisinde elde ettiği birimi Denizüstü RES’te kullanması, ülkemiz için büyük bir katma değerli ihracat potansiyelinin kapısını aralayabilir…”

Continue Reading

Sektör Haberleri

Türkiye’de rüzgar enerjisi üretiminde yeni rekor

Published

on

Türkiye Rüzgar

Resmi kaynaklardan alınan verilere göre, Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgar enerjisi yeni bir rekor kırdı.

28 Kasım 2021 Pazar günü Türkiye’de üretilen elektriğin yüzde 23’ü, rüzgar santrallerinden üretildi.

Bu seviyeyle rüzgar enerjisi, doğalgaz ile elektrik üretimini de geçti.

Türkiye’de günlük bazda 791 bin 794 megavatsaat elektrik üretildi, tüketim ise 788 bin 969 megavatsaat olarak gerçekleşti.

Haftalıkta da yüksek üretim düzeyi

TÜREB tarafından yapılan bilgilendirmeye göreyse, 15-21 Kasım haftasında Türkiye’de elektrik üretiminin % 8.3’ü rüzgar enerjisinden karşılandı.

Kısa bir süre önce, Türkiye’de rüzgar enerjisi kapasitesi 10 GW düzeyine ulaşarak rekor kırmıştı.

Continue Reading
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com