Connect with us

Akfen, Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji kredisini aldı

Yayın tarihi:

-

Aralık 2017’de gelecek 2 yıl için farklı sektörlerde 6.2 milyar liralık (1.6 milyar dolar) yatırım paketi açıklayan Akfen Holding, yatırımlarına ara vermeden devam ediyor. Akfen, Akfen Yenilenebilir Enerji şirketi çatısı altında tamamı yerli kaynaklardan oluşan 13 rüzgâr ve güneş santrali yapacak.

Toplam 530 milyon dolar olan santral yatırımının 167 milyon dolarlık kısmını Akfen Holding kendi öz kaynaklarıyla karşılarken, 363 milyon dolarlık kredi yerli ve yabancı 6 banka tarafından sağlanıyor. Bu, Türkiye’de tek seferde alınan en büyük rüzgâr ve güneş santrali kredisi olarak öne çıkıyor.

AKFEN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın

Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, önceden açıklanan yatırım paketinin önemli kısmını kendi öz kaynaklarıyla yapacaklarının altını çizerek, “Sözümüzün arkasında duruyoruz ve yatırımlarımızı gerçekleştirerek Türkiye’nin hizmetine sunmaya devam ediyoruz” dedi.

Geçen yıl Akfen Yenilenebilir Enerji, TAV Havalimanları ve Mersin Uluslararası Limanı şirketlerindeki hisse devirleriyle Türkiye’ye 1.2 milyar dolarlık yatırım girişi sağlayan Akfen Holding, Türkiye’nin geleceğine duyduğu güvenle yatırımlarına ara vermeden devam ediyor.

Aralık 2017’de gelecek 2 yıl için farklı sektörlerde 6.2 milyar liralık (1.6 milyar dolar) yatırım paketini hayata geçireceğini ilan eden Akfen Holding, Akfen Yenilenebilir Enerji çatısı altında Türkiye’nin 5 bölgesine yayılan ve 327 megavat gücünde olan 13 rüzgâr ve güneş enerjisi santrali kuruyor.

Toplam 530 milyon dolara mal olacak 13 santralin 167 milyon dolarlık kısmı Akfen Holding öz kaynaklarıyla karşılanırken, geri kalan 363 milyon dolarlık kısım için yerli ve yabancı 6 bankadan kredi alındı.

Yeni yatırımlarla Akfen Yenilenebilir Enerji’nin yerli ve doğal kaynaklardan üretime dayalı enerji santrali kurulu gücü 574 MW’a çıkacak.

 “Hisse devirlerinden geleni yine Türkiye’ye yatırıyoruz”

Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, hisse devirlerinden elde ettikleri geliri yeniden Türkiye’ye yatırım olarak döndürdüklerine dikkat çekerek, 2019 yılı sonuna kadar hayata geçirecekleri yatırım paketinin planlandığı şekliyle zamanında devreye gireceğinin altını çizdi. Hamdi Akın, “Sözümüzün arkasında duruyoruz ve hisse devirlerinden kazandığımızı yeniden Türkiye’nin hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Aralık 2017’de 6.2 milyar TL (1.6 milyar dolar) olarak açıkladığımız yatırım paketini 2019 sonuna kadar hayata geçirmiş olacağız. Türkiye’nin geleceğine duyduğumuz güvenle önemli kısmını kendi öz kaynaklarımızla yaptığımız bu yatırımların zamanlamasında hiçbir aksama da olmayacak” ifadelerini kullandı.

Alanında Türkiye’nin en büyük enerji kredisi

Rüzgâr, güneş ve hidroelektrik olmak üzere sadece yerli ve yenilenebilir kaynaklardan enerji üretmeye odaklanan ve bu alanda 2020 yılına kadar 1000 MW’lık “temiz kurulu güce” ulaşmayı hedefleyen Akfen Yenilenebilir Enerji, 530 milyon dolar değerindeki güneş ve rüzgâr enerji projeleri için Türkiye’nin en büyük yeşil enerji kredisini aldı.

Akfen Yenilenebilir Enerji tarafından 9 güneş enerji santrali (GES) ve 4 rüzgâr enerji santrali (RES) projelerinin hayata geçirilmesinde kullanılacak toplam 363 milyon dolarlık kredi için yerli-yabancı finans devleri güçlerini birleştirdi. Buna göre 103 milyon dolarlık GES kredisini Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile Türkiye İş Bankası üstlendi. 260 milyon dolarlık RES kredisi ise Vakıfbank, Garanti Bankası, Yapı Kredi Bankası ve Türk İş Bankası’nın garantörlüğünde Almanya merkezli KfW IPEX-Bank ve EBRD tarafından sağlandı.

Toplam güçleri 327 megavat olan 13 santral yaklaşık 1 yıl içinde tamamlandığında tam 1.2 milyon kişinin yaşadığı hanelerin elektriği tamamen doğal kaynaklardan sağlanmış olacak.

Yatırımlar ülkenin 5 bölgesine yayılacak

Akfen Yenilenebilir Enerji, doğal ve yerli kaynaklardan üretim sağlayacak projelerini Marmara, Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde Türkiye’nin birçok farklı noktasına yayacak. Buna göre yatırım değeri 180 milyon dolar olarak planlanan 9 GES projesi Konya, Amasya, Tokat, Van ve Malatya’da kurulacak. Güneşten elektrik üretecek GES’ler tamamlandığında 70 MW’ı lisanslı, 15 MW’ı lisanssız olmak üzere toplam 85 MW kapasiteye ulaşacak. 350 milyon dolara mal olacak 4 RES ise Çanakkale ve Denizli’de yer alacak. RES’lerin toplam lisanslı gücü 242 MW olacak.

Türkiye’nin enerji hedeflerine büyük katkı sağlayacak

Akfen Yenilenebilir Enerji’nin 13 projesinden yıllık 1.000 GWh enerji üretimi gerçekleştirecek. Sadece güneş ve rüzgâr gibi yerli kaynaklardan üretilecek enerji direkt olarak Türkiye’nin ulusal elektrik şebekesine aktarılacak.

Projelerin hayata geçmesiyle 2023 yılına kadar yerli ve doğal kaynaklardan 27 bin MW hidroelektrik dışı yenilenebilir üretim kapasitesi kurma hedefi bulunan Hükümetin projeleri de büyük oranda desteklenmiş olacak.

Öte yandan projeler Türkiye’nin elektrik üretiminden kaynaklı sera gazı emisyonlarının düşürülmesinde de önemli rol oynayacak.

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku

Sektör Haberleri

YEKDEM’de süre 6 ay uzatıldı

Yayın tarihi:

-

Resmî Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile mevcut YEKDEM desteklerinden yararlanmak için geçerli olan 31 Aralık 2020 tarihine kadar devreye girmiş olma şartı 30 Haziran 2021 tarihine ertelendi.

Resmî Gazete’nin 31248 sayılı nüshasında yer alan karar ile devreye girecek elektrik üretim tesislerine sağlanacak yerli üretim desteği için verilecek sürenin de 5 yıl uzatılacağı hükmü getirildi.

Cumhurbaşkanlığı Kararı şu şekilde:

“17/9/2020 TARİHLİ VE 2949 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ KARAR

MADDE 1- (1) 1/1/2021 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar işletmeye girecek olan Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Destekleme Mekanizmasına tabi YEK Belgeli üretim lisansı sahipleri için, 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun Kanuna ekli I sayılı Cetvelde yer alan fiyatlar 31/12/2030 tarihine kadar uygulanır.

(2) 1/1/2021 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar işletmeye girecek YEK Belgeli üretim tesislerinde kullanılan mekanik ve/veya elektro-mekanik aksamın yurt içinde imal edilmiş olması halinde, bu tesislerde üretilerek iletim veya dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisi için 5346 sayılı Kanuna ekli I sayılı Cetvelde belirtilen fiyatlara, üretim tesisinin işletmeye giriş tarihinden itibaren beş yıl süreyle aynı Kanuna ekli II sayılı Cetvelde belirtilen fiyatlar ilave edilir.

MADDE 2- (1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- (1) Bu Karar hükümlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.”

Devamını oku

Türbin Üretimi

Wieringermeer şebeke projesi ilk aşamasında

Yayın tarihi:

-

Nordex Grubu, müşterisi Vattenfall için üstlendiği Hollanda’daki 300 MW Wieringermeer projesinin ilk bölümünü başarıyla tamamladı: 50 adet N117 / 3600 türbinin sonuncusu Ağustos ayında şebekeye bağlandı. Projenin konumu çeşitli zorluklar ortaya çıkardı. Diğer 32 adet N117 / 3600 türbin ile bir sonraki aşamanın inşası şimdiden devam ediyor.

Teknik, topografik ve ekolojik zorluklar başarıyla aşıldı

Amsterdam’ın 60 kilometre kuzeyinde bulunan bölgenin mükemmel rüzgar koşulları bulunuyor. Bununla birlikte, Wieringermeer deniz seviyesinin yedi metre altında ıslah edilmiş bir arazi niteliği taşıyor. 300 kilometrekarelik büyüklüğündeki alan, kanallarla kesişiyor ve aynı zamanda koruma altındaki bir ormanı da içeriyor. Bu durum da lojistik ve inşaat açısından zorlukları beraberinde getirdi. Uygun depolama alanı olmadığı için Nordex Grubu kuleleri, motor yuvalarını, aktarma organlarını ve göbekleri ancak gerektiği zaman teslim etti. Türbinler yedi farklı gövde yapılandırmasında geldi. Bu nedenle, doğru türbini uygun yere teslim etmek de önem arz etti.

Zeminin düşük taşıma kapasitesi nedeniyle, su basmasını önlemek için temellerin üst üste konulması ve ayrıca 1,5 metre yükseltilmesi gerekiyordu. Buna ek olarak, koruma altındaki kuş bölgeleri, bazı türbinlerde erişim, çalıştırma ve izin verilebilecek vinç sayısı konusunda sınırlamalara neden oldu.

Süreçler başarıya ulaşmaya yardımcı oldu

Bu projenin özel gereksinimleri Nordex Group’u süreçlerini değiştirmeye zorladı. Örneğin, jeton temelli izin sistemi, birden fazla inşaat ekibinin güvenli bir şekilde belirli türbinlere atanmasını sağladı. Bu yaklaşım, iş çakışmalarını önledi ve verimliliği en üst düzeye çıkardı.

Ek olarak, teknik proje yönetimi (TPM) gibi yeni işlevler yürürlüğe alındı. Ayrıca, kalite ve dokümantasyon yöneticilerinin yanı sıra güçlü bir HSE ekibi, Vattenfall’ın yüksek standartlarını karşılamak için sahada görevlendirildi. CEO José Luis Blanco: “Esnekliğe çok önem veriyoruz. Bu ayarlamalar, müşterilerimizin gereksinimlerini ve karşılaştıkları zorlukları anladığımızı göstermektedir. Bazı yeni süreçler, diğer büyük kamu hizmeti ölçeğindeki projelere başarıyla dahil edilmeketdir “, dedi.

COVID-19 süresince kesintisiz proje

Faaliyetlerin en yoğun zamanında, şantiyede herhangi bir zamanda sekiz büyük vinç ve 120’den fazla kişi çalışıyordu. Çok sayıda insanın COVID-19 salgınına rağmen sahada güvenli bir şekilde çalışabilmesini sağlamak için Nordex Grubu, genel seyahat kısıtlamaları ve hijyen önlemlerini uygulamaya ek olarak Hollandalı bir sağlık yetkilisini görevlendirdi. Görevleri, görevlerine başlamadan önce her gün şantiyedeki tüm personelin ateşini kontrol etmek ve herhangi bir semptom geliştirdiğinde tıbbi müdahelede bulunmaktı. Bu önlemler, çalışanlara artan enfeksiyon riskinden ve birçok insanla bağlantılı temaslardan belirli bir ölçüde koruma sağladı ve başarılı da oldu.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com