Connect with us

Dernekler

2023’te rüzgarın merkezine yatırımı alan TÜREB, 2024’ü ‘Rüzgarda Seferberlik Yılı’ ilan etti

Yayın tarihi:

-

‘Sanayi Yılı’ olarak ilan edilen 2022’de rüzgar enerjisinden elektrik üretimi rekorları kıran, ‘Yatırım Yılı’ olarak açıklanan 2023’te ise sektörde daha fazla ve daha hızlı yatırım yapılmasını sağlayacak faaliyetlere yoğunlaşan rüzgar enerjisi sektörü, 2024’ü ‘Rüzgarda Seferberlik Yılı’ ilan etti. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, 2024’ün rüzgar açısından ‘izinler, finansman ve rüzgar sanayisinin sürdürülebilir büyümesi’ alanlarında ‘seferberlik yılı’ olacağını söyledi.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), sektörün 2023 yılı karnesi ve 2024 yılı beklentilerini değerlendirdiği TÜREB 2023 Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı’nı Four Seasons Otel Bosphorus’ta gerçekleştirdi. TÜREB üyesi şirketlerin üst düzey temsilcileriyle basın mensuplarının katıldığı toplantıda konuşan TÜREB Başkanı İbrahim Erden, hem Türkiye hem de dünya için oldukça zorlu geçen 2023 yılının, şebekeye kazandırılan yeni rüzgar kurulu gücü açısından istenileni veremese de Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün yakın ve orta vade geleceği adına son derece olumlu gelişmelerle dolu olduğunu belirtti. 2023 yılı Ocak ayında açıklanan Ulusal Enerji Planı ve Hidrojen Yol Haritası’nın rüzgar da dahil olmak üzere Türkiye’nin yenilenebilir enerjideki hedeflerini açıkça ortaya koyduğunu söyleyen İbrahim Erden, plana göre Türkiye rüzgar kurulu gücünün 2035 yılında 29 bin 600 MW’a çıkarılmasının hedeflendiğini ve deniz üstü rüzgar enerjisi alanında da Türkiye’nin ilk resmi hedeflerine bu planda yer verildiğini hatırlattı.

Deniz üstü rüzgar, Çandarlı Limanı, İzmir Sanayi Kümelenmesi Projesi ve daha birçok çalışmayla etkin geçen 2023

“Sanayi Yılı olarak ilan ettiğimiz 2022’nin ardından ‘Yatırım Yılı’ olarak adlandırdığımız 2023’te de sektörde daha fazla ve daha hızlı yatırım yapılmasını sağlayacak faaliyetlere yoğunlaştık. 2024 ise rüzgarda izinler, finansman ve rüzgar sanayisinin sürdürülebilir büyümesi’ alanlarında ‘seferberlik yılı’ olacak” diyen Erden şunları kaydetti: “Cumhuriyetimizin 100. Yılı, Rüzgarın Yüz Yılı” mottosuyla çalıştık. Ayrıca rüzgarın ‘stratejik sektör’ olarak ilan edilmesi konusunda girişimlerimiz oldu. Kuruluş misyonumuz çerçevesinde ve yatırım ortamı iyileştirme hedefleri doğrultusunda özellikle Enerji ve Tabii Kaynaklar, Sanayi ve Ticaret, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları ile yakından çalıştık. Sektör bilgilendirme ve paydaş toplantılarına ağırlık verdik. Yurt dışında WindEnergy Hamburg ve WindEurope Kopenhag etkinliklerinde ülkemizi geniş heyetlerle temsil ederek verimli temaslarda bulunduk. WindEurope 2026 etkinliğini ülkemize taşımak adına ilgili kamu kuruluşlarımızın da büyük desteğiyle yoğun gayretlerimiz oldu ve İstanbul, Madrid’le birlikte son ikiye kalmasına karşın müspet sonuç alamasak da ilerleyen yıllarda bu etkinliği ve diğer WindEurope etkinliklerini Türkiye’ye taşımak adına çalışmaya devam edeceğiz. Deniz üstü rüzgarla ilgili çalışmalarımızı artırdık ve bu çerçevede Shura Enerji Dönüşümü Merkezi ile iş birliği yaparak hazırladığımız ‘Deniz Üstü Rüzgar Enerjisi İhaleleri: Küresel Eğilimler ve Türkiye için Öneriler Raporumuzu’ yayınladık. Rüzgar enerjisi sektörü için bir hub olmasını ümit ettiğimiz İzmir Çandarlı Limanı ile ilgili çalışmaları yoğunlaştırdık. Bunun yanı sıra sivil bir inisiyatif ile ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızla iş birliği içerisinde geliştirdiğimiz ‘Taşeli Yenilenebilir Kaynak Alanı Projesi’ gibi bölgesel enerji projelerini öncelikle değerli kamu yöneticilerimiz ve ilgili sektör paydaşlarının bilgilerine sunduk. İzin, imar ve arazi edinim ve tahsis süreçleri; rekabetçi finansman ve finansmana erişim ve rüzgar sanayisinin verimli ve sürdürülebilir gelişimi alanlarında kamu ve özel sektör paydaşlarımızla sürekli ve yoğun şekilde çalışmalar yürüttük. AB Komisyonu, Avrupa Kültür Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gibi ulusal ve uluslararası kurumların çağrılarına 5 ayrı proje başvurusu ile karşılık verdik. Bu başvurularımızdan AB Komisyonu IPA-III projemiz onaylandı. Ek olarak Çandarlı Limanı ile ilgili çalışmalarımızı sürdürüyor ve Sanayi Bakanlığı’na yaptığımız ‘İzmir Sanayi Kümelenmesi’ proje başvurumuzu da çok önemsiyoruz.”

Orta Asya, Orta Doğu, Kafkasya ve Afrika ülkeleriyle rüzgarda iş birliği vurgusu

Toplantı kapsamında yapılan “Küresel Ekonomik ve Jeopolitik Gelişmelerin Uluslararası İlişkiler ve Uluslararası Enerji Politikalarımıza Etkileri” başlıklı oturuma video bağlantısı aracılığıyla katılan Türkiye’nin Avrupa Birliği Nezdindeki Daimi Temsilcisi ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, Türkiye’nin etrafındaki savaşlara rağmen böyle bir coğrafyada rüzgar enerjisinin konuşulabiliyor olmasının Türkiye’nin gücü ve istikrarının bir göstergesi olduğunu söyledi. Yenilenebilir enerjinin rolünün giderek arttığına değinen ve “Rüzgar enerjisinin Türkiye’nin siyasi ve ekonomik geleceğinde belirleyici unsurlardan biri olacağına yürekten kaniyim” diyen Bozay, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin enerji düzenlemelerine katkısı bu kadar yüksekken rüzgar da dahil olmak üzere ortaya çıkacak yeni şebekelerin neler olabileceğini konuşmak istediklerini kaydetti. “AB’nin buradaki çıkarlarını görüp anlamlı bir diyalog başlatması gerekiyor. Romanya, Bulgaristan gibi ülkelerle neler yapılabileceğine ve Karadeniz’den offshore rüzgarda nasıl faydalanabileceğimize de bakıyoruz. TÜREB’in bundan sonraki dönemde Orta Asya, Orta Doğu, Kafkasya ve Afrika ülkeleriyle rüzgarda iş birliği sürecine gireceğine de inanıyorum” diyen Mehmet Kemal Bozay, çevre konusundaki duyarlılığın da altını çizdi.

Oturumun bir diğer konuşmacısı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Dr. Öztürk Selvitop da 2024’te Amerika ve AB ülkelerinde yapılacak seçim sonuçlarının yenilenebilir enerji politikalarını şekillendireceğini belirterek kaynak çeşitliliğini ve farklı kaynaklardan finansman sağlamayı hedeflediklerini dile getirdi. “Biz 2011’de yenilenebilir enerji katkı sürecini eklerken çok da eleştiri almamız rağmen 5 yıllık süreli geçici bir uygulamayla yerli sanayimizi destekledik. Yerli sanayimiz kayda değer bir seviyeye ulaşarak hem Türkiye’nin hem bölgenin enerji arz güvenliğine ve ayrıca istihdamımıza katkı yapmaya devam eder hale geldi” diyen Selvitop, Çin’in enerji dönüşümü imalatındaki yerine de dikkat çekti.

Son birkaç yıldaki gelişmeler sonrası enerji güvenliği konusundan bahsetme şeklinin değiştiğini dile getiren Dışişleri Bakanlığı Enerji ve Çok Taraflı Ulaştırma Genel Müdür Yardımcısı Burak Rende ise, “Öncelikle Çin’deki elektrifikasyon meselesini önemsemek lazım. Bu durum başta kritik mineraller olmak üzere birçok kaynağı gündeme aldı” dedi. Rende, arkasından gelen küresel salgın ve etkileri, son olarak da Ukrayna savaşıyla enerji düzleminde yaşanan gelişmelerin hissedilir hale geldiğini belirtti. “AB kendisini bu krizin ortasında buldu” değerlendirmesi yapan ve Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgedeki savaş ve kriz durumlarına değinen Burak Rende, bu durumun Türkiye’yi ana unsur haline getirdiğini söyleyerek, “Yenilenebilir enerji bizim enerji güvenliğimizin de ana unsuru haline geliyor. Yenilenebilir enerjinin Türkiye için bir kazanım olacağını ve Türkiye’nin bu alanda ana aktörlerden biri olabileceğini düşünüyoruz. Bu da Türkiye’nin siyasi manadaki gücünü de belirleyici nitelikte olacak” dedi.

Oturumun ardından IICEC Direktörü Bora Şekip Güray da IICEC’in hazırladığı ‘Türkiye Yeşil Hidrojen Geleceği’ raporuyla ilgili özel bir sunum yaptı.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Dernekler

Cumhuriyetimizin 100. yılı ‘Rüzgarın Yüzyılı’!

Yayın tarihi:

-

Yazar

12. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi Cumhuriyetimizin 100. yılında ‘Rüzgarın Yüzyılı’ temasıyla gerçekleştiriliyor, 3 binden fazla rüzgar profesyoneli 7-8 Kasım tarihlerinde İstanbul’da buluşuyor.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi, Cumhuriyetimizin 100. yılında ‘Rüzgarın Yüzyılı’ temasıyla İstanbul’da gerçekleştiriliyor. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da kongre öncesi Enerji ve Tabii Kaynaklar ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlıklarının en üst düzey temsilcilerinin sektörün önde gelen yatırımcılarıyla buluşturacağı ‘İstişare Toplantısı’ ile başlayacak olan kongre, Cumhuriyetimizin 100. yılında ve ayrıca ‘Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında ülkemizden ve dünya genelinden 3 binden fazla rüzgar profesyonelini İstanbul’da bir araya getiriyor. Zengin içeriğiyle birçok etkinliğe sahne olacak kongre, WindEurope iş birliğiyle bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Türk Tedarikçiler Günü” etkinliğiyle, Avrupalı türbin ve aksam üreticilerinin tedarik zinciri yöneticilerini Türk tedarikçilerle doğrudan buluşturuyor.

TÜREK’in rüzgarla ilgili tüm başlıkları içeren zengin programı:

Türk ve yabancı konuşmacılar

Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören ve geleceğin rüzgar teknolojileri ile dijitalleşme bağlamlarının birlikte değerlendirileceği ‘Geleceğin Rüzgarı’ vizyoner oturumları

WindEurope iş birliğiyle düzenlenecek ‘Türk Tedarikçi Zirvesi’ etkinlikleri

Söyleyecek sözü olan şirketlerin açık iletişim yapabileceği ‘Açık Kürsü’ buluşmaları

Yakın geleceğin sektör profesyonelleri olan üniversite öğrencilerinin sektörle ilk elden tanışacağı ‘Kariyer Festivali’ 

Farklı kategorilerde verilecek ‘Rüzgara Güç Verenler Ödülleri’ 

Lokomotif sektörden ‘güçlü mesajlar’ 

Sektörü büyüten yasal düzenlemeler ve teşvik programları sayesinde son 10 yılda çok ciddi bir büyüme ivmesi yakalayan Türkiye rüzgar sektörü, mevcut güçlü sanayisi ve yetişmiş insan gücüyle özellikle Avrupa kıtasının enerji ihtiyacını ‘emisyon hedefleriyle de uyumlu olacak şekilde’ karşılayabilecek en uygun seçenek olarak ön plana çıkıyor. Bu mesajın özellikle vurgulanacağı kongre boyunca yoğun ilgi görecek oturumlardan bazıları şöyle: 

‘Net Zero (2053) ve Arz Güvenliğinde Rüzgar Enerjisi’nin Önemi’ 

Sanayi Özel Oturumu: Yerli Türbin Üretimi ve Global Tedarik Zincirindeki Fırsatlar

‘Rüzgarın Yüzyılında Tahsis Edilen Kapasiteler Sonrası Şebeke Planlamasının Önemi’

‘Enerji Depolama: LI-ION ve Alternatif Teknolojiler ile Yeşil Hidrojen’ 

‘2035 Yılına Kadar 5 GW Deniz Üstü RES Kurulumu Mümkün mü?’

Devamını oku

Denizüstü Rüzgar Enerjisi

Denizüstü RES Sanayi Yol Haritası: Hedef 2050’ye kadar 30 GW olmalı

Yayın tarihi:

-

Yazar

DÜRED, 2 yıldır devam eden sürecin ardından Türkiye’nin deniz üstü rüzgardaki yol haritasını kamuoyu ile paylaştı. Taslak olarak sunulan kapsamlı yol haritasında deniz üstü rüzgardaki her gelişmeye değinilirken, atılması gereken adımlar detaylı bir şekilde madde madde ele alındı. Yol haritasında, 2035 yılına kadar 5 GW hedef koyan Türkiye için önerilen hedeflerin, 2040 yılına kadar 10 GW, 2050 yılına kadar ise 30 GW olması gerektiği vurgulandı.

Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED), Türkiye deniz üstü rüzgar enerjisi sektörünün geliştirilebilmesi için hazırladığı Denizüstü RES Sanayi Yol Haritası’nı, 26 Ekim’de ENSİA ve GİSBİR ortaklığıyla düzenlediği toplantıda sundu. Öncelikle taslak olarak sunulan yol haritasının, paydaşların görüşleri de alındıktan sonra nihai şeklinin verileceği paylaşıldı. Deniz üstü rüzgar enerjisiyle ilgili her konunun detaylı bir şekilde analiz edildiği yol haritasında; Denizüstü RES ve İklim Değişimi, Dünya Denizüstü RES Piyasası, Bazı Ülkelerin Denizüstü RES Mevzuatı, Denizüstü RES Kazanılan Tecrübeler, Denizüstü RES Teknolojisi, Denizüstü RES Potansiyel Alanlar ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar, Ülkemizdeki Denizüstü RES Altyapısı, Denizüstü RES Ekipman Üretimi, Denizüstü RES Demontajı, Denizüstü RES Projelerinin Ülkemize Katkısı, Denizüstü RES Ülkemizdeki Farkındalık Çalışmaları, Ülkemizde Denizüstü RES Yasal Durumu, Denizüstü RES Proje İzin ve Onay Sürecinin Hızlandırılması, Denizüstü RES Yatırım Tutarları ve Finansman ile son olarak Denizüstü RES Sanayi Yol Haritası konu başlıkları işlendi.

Denizüstü RES Sanayi Yol Haritası

Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa kıtasında, gelecek yıllarda en fazla büyüyen enerji sektörünün denizüstü rüzgar enerjisi olacağına vurgu yapılan çalışmada; kapasite projeksiyonu incelendiğinde Amerika ve Asya’nın DRES projeleri için hedefler koyduğu, DRES projelerinin Avrupa ülkelerinde başlamış olsa da 2025’ten sonra hızla diğer ülkelere yayılacağı belirtildi. Maddeler halinde ele alınan Denizüstü RES Sanayi Yol Haritası, toplam 29 başlıkta özetlendi:

1. DRES 2030, 2040, 2050 yılına kadar kurulu güç hedef konulması 

Atılması gereken adımların madde madde detaylı bir şekilde ele alındığı Denizüstü RES Yol Haritası’nda, ilk konu başlığı olarak “DRES 2030, 2040, 2050 Yılına Kadar Hedef Konulması” yer aldı. DRES piyasa mekanizmasının oluşturulmasındaki ve uluslararası yatırımcıları çekebilmenin en önemli parametrelerinden bir tanesinin DRES ile ilgili açık ve net bir hedefin ortaya konulması olduğunun vurgulandığı başlıkta, “Avrupa ülkeleri, Çin ve ABD, Vietnam 2030 ve 2050 yılına kadar hedefler koymuştur. Ülkemizde 2035 yılına kadar 5 GW hedef konulmuştur. Ülkemiz için önerilen hedefler; 2040 yılına kadar 10 GW, 2050 yılına kadar ise 30 GW olmalıdır. Dolayısı ile 2050 yılında ülkemizin toplam kurulu gücünün 200 GW olabileceği hesaba katıldığında bunun 50 GW’ı denizüstü rüzgar elektrik santrallarından üretilebilir. Burada özellikle iletim sistem işleticisi TEİAŞ’ın deniz rüzgar şiddeti yüksek olan bağlantı bölgelerinde sistem entegrasyon çalışmaları yapmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

2. Deniz İmar Planlarının (DİP) hazırlanması

Türkiye deniz üstü rüzgar enerjisi sektörünün yönünü belirleyecek yol haritasında ikinci madde başlığı olarak ele alınan ‘Deniz İmar Planlarının (DİP) Hazırlanması’nda ise, “DRES projeleri konusunda ilerlemiş ülkelere bakıldığında tamamının deniz imar planlarını hazırlayarak DRES kurulumunun önündeki en önemli hususlardan birisini düzenlemişlerdir” denildi. Bu planlar hazırlanırken ise; rüzgar potansiyeli, bölgenin oşinografik yapısı, doğal koruma, sualtı arkeolojik durum, su derinliği, kıyıya uzaklık, elektrik iletimi ve karadaki enterkonnekte sisteme bağlantı koşulları, denizüstü ve altı doğal koruma alanları ve canlılar, balıkçılık, deniz trafiği, boru hatları ve kablolar, askeri kullanım, ülkemize özel kıta sahanlığı hususu, civar halkın hassasiyetleri gibi konulara dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı.

3. Deniz tabanı (sea bed) tahsisinin yapılması 

DRES projelerinde aktif olan ülkeler incelendiğinde 2 ana modelin görüldüğü; birincisinin merkezi model ikincisinin de yerel ve merkez hibrid model olan 2 aşamalı izin yaklaşımı olduğuna değinilen 3. başlıkta; ABD, Çin ve Tayvan gibi bazı ülkelerde her iki modelin karışımının da görüldüğü belirtildi. Danimarka, Hollanda ve Almanya’da başarıyla uygulanan örnekler verildi. Deniz tabanının tahsisinin yapılabilmesi için takip edilmesi gereken adımlar ise;  “Öncelikle iklim değişimi ve sıfır karbon hedeflerinin önceliği kapsamında politik adımların atılarak DRES sektörü ile ilgili kapsamlı bir ulusal strateji oluşturulması, Deniz İmar Planlarının DRES projelerini önceleyerek hazırlanmalıdır. Bu kapsamda diğer bütün paydaşların da görüşü alınarak DĠP oluşturulmalıdır. DRES saha tahsisi için ayrı bir birim oluşturulmalıdır. Deniz taban kirası için uygun bir yıllık kira ücreti belirlenmelidir” şeklinde sıralandı.

Denizüstü RES Sanayi Yol Haritası’nda detaylı bir şekilde ele alınan diğer konu başlıklarını, şunlar oluşturdu:

4. DRES için Elektrik Bağlantı Kapasitesi

5. Meteorolojik ve Oşinografik Ölçümlerin Yapılması

6. Meteorolojik ve Oşinografik Çalışmaların Yapılması

7. Denizaltı Jeoteknik ve Jeolojik Çalışmaların Yapılması

8. Denizüstü RES Projelerinin ÇED Sürecinin Başlatılması

9.İzin Sürecinin Kolaylaştırılması 

10. Finansman Modellerinin Belirlenmesi

11. Elektromekanik Ekipman Üretim Yol Haritası

12. Limanların Geliştirilmesi 

13 Gemilerin Türkiye’de Üretim Yol Haritası

14. DRES İzin Süreçlerinin Kısaltılması 

15. DRES İzin Süreçleri Yol Haritası Yayınlanması 

16. DRES İçin Ayrı Kanun Çıkartılması 

17. ÇED Sürecine Paydaşların Müdahiliyeti 

18. İnşaat ve İşletme Dönemi ÇED Sürecinin Uygulanması ve Kontrolü

19. DRES Projesinin Balıkçılıkla Etkileşimi 

20. Kadın Çalışan Kotası

21. Finanse Edilebilirlik (Bankability)

22. İş Sağlığı ve iş Güvenliği

23. Çevreye Karşı Duyarlılık

24 Mühendislik Firmaları Teşvik Sistemi

25 DRES Projeleri Eleman ihtiyacı

26 Yeşil Hidrojen Üretimi

27 Power-to-X Planlaması

28 Enerji Adası Planlaması

29 Denizüstü RES Demontaj Planlaması

Devamını oku

Dernekler

Rüzgar sektörü, zengin programıyla güçlü rüzgarlar estirecek TÜREK için gün sayıyor

Yayın tarihi:

-

Yazar

Cumhuriyetimizin 100. Yılı’nda ‘Rüzgarın Yüzyılı’ temasıyla İstanbul’da gerçekleştirilecek 12. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi 7-8 Kasım’da İstanbul’da düzenleniyor, sektör 3 binden fazla rüzgar profesyonelini İstanbul’a çekecek etkinlik için gün sayıyor. Zengin içeriğiyle rüzgarın küresel ölçekte üst düzey isimlerini bir araya getirecek olan kongre, WindEurope iş birliğiyle bu yıl ilk kez hayata geçirilecek “Türk Tedarikçiler Günü” etkinliği ile Avrupalı türbin ve aksam üreticilerinin tedarik zinciri yöneticileriyle Türk tedarikçileri doğrudan buluşturmaya hazırlanıyor.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi, Cumhuriyetimizin 100. Yılı’nda ‘Rüzgarın Yüzyılı’ temasıyla İstanbul’da gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da kongre öncesi Enerji ve Tabii Kaynaklar ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlıklarının en üst düzey temsilcilerinin sektörün önde gelen yatırımcılarıyla bir araya geleceği ‘İstişare Toplantısı’ ile başlayacak olan kongre, Cumhuriyetimizin 100. Yılı’nda ve ayrıca Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında ülkemizden ve dünya genelinden 3 binden fazla rüzgar profesyonelini İstanbul’a çekecek.

TÜREK’in rüzgarla ilgili tüm başlıkları içeren zengin programı:

  • Türk ve yabancı konuşmacıları
  • Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören ve geleceğin rüzgar teknolojileri ile dijitalleşme bağlamlarının birlikte değerlendirileceği ‘Geleceğin Rüzgarı’ vizyoner oturumları
  • WindEurope iş birliğiyle düzenlenecek ‘Türk Tedarikçi Zirvesi’ etkinlikleri
  • Söyleyecek sözü olan şirketlerin açık iletişim yapabileceği ‘Açık Kürsü’ buluşmaları
  • Yakın geleceğin sektör profesyonelleri olan üniversite öğrencilerinin sektörle ilk elden tanışacağı ‘Kariyer Festivali’
  • Ve farklı kategorilerde verilecek ‘Rüzgara Güç Verenler Ödülleri’ ile iki gün boyunca Türkiye enerji gündemini belirleyecek.

Lokomotif sektörden ‘güçlü mesajlar’

Sektörü büyüten yasal düzenlemeler ve teşvik programları sayesinde son 10 yılda çok ciddi bir büyüme ivmesi yakalayan Türkiye rüzgar sektörü, mevcut güçlü sanayisi ve yetişmiş insan gücüyle özellikle Avrupa kıtasının enerji ihtiyacını ‘emisyon hedefleriyle de uyumlu olacak şekilde’ karşılayabilecek en uygun seçenek olarak ön plana çıkıyor. Bu mesajın özellikle vurgulanacağı kongre boyunca yoğun ilgi görecek oturumlardan bazıları şöyle:

  • ‘Net Zero (2053) ve Arz Güvenliğinde Rüzgar Enerjisi’nin Önemi’ Oturumu
  • Sanayi Özel Oturumu: Yerli Türbin Üretimi ve Global Tedarik Zincirindeki Fırsatlar. Bu oturum özellikle yerli sanayicimizin dünya genelindeki erişimini artırma fırsatları bağlamında ufuk açıcı bir oturum olacak.
  • ‘Rüzgarın Yüzyılında Tahsis Edilen Kapasiteler Sonrası Şebeke Planlamasının Önemi’ oturumu ise enerji iletim hatlarındaki genişleme ve iyileştirme çalışmalarının yenilenebilir enerjinin önünü açmadaki kritik rolünü bir kez daha gündeme taşıyacak.
  • ‘Enerji Depolama: LI-ION ve Alternatif Teknolojiler ile Yeşil Hidrojen’ başlıklı oturum şu anda küresel enerji dünyasının üzerinde en çok konuştuğu konulardan biri olan enerji depolama teknolojilerinin enine boyuna ele alınacağı özel bir oturum niteliği taşıyor.
  • Türkiye’nin deniz üstü rüzgar alanındaki ilk hedeflerini açıkladığı bir gündemde bu konunun tartışılacağı oturumun adı ise ‘2035 Yılına Kadar 5 GW Deniz Üstü RES Kurulumu Mümkün mü?’ olacak.

Yenilenebilir enerjinin geleceğinde elektrik piyasası ve karbon ticaretinden rüzgar türbinlerinde nasıl daha verimli yaşam döngüleri sağlanabileceğine; gelişen türbin teknolojilerinden enerjide dijitalleşmenin sektörlerin büyümesine sağlayacağı itici güce kadar birçok alanda düzenlenecek oturumlar, konuyla ilgili yetkin isimlerin bilgi birikimlerini kongre katılımcılarına aktarmasına fırsat sağlayacak.

12. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi yatırımlar, sanayi gelişimi, finans, servis bakım ve karasal rüzgarın ağırlıklı olduğu konu başlıklarının yanı sıra geçtiğimiz yıl başlatılan ‘Geleceğin Rüzgarı’ vizyoner etkinliği çerçevesinde enerji depolama, deniz üstü rüzgar enerjisi, hibrit ve hidrojenle ilgili ayrı bir bölümü de içerecek. Avrupalı türbin ve aksam üreticilerinin tedarik zinciri yöneticilerinin TÜREK 2023 kapsamında Türk tedarikçilerle doğrudan buluşturulmasına imkan verecek olan “Türk Tedarikçiler Günü” etkinliği ise WindEurope iş birliğiyle bu yıl ilk kez hayata geçirilecek.

12. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nin detaylı programını www.turek.org.tr adresinde bulabilirsiniz.

Devamını oku

Trendler