Connect with us

Genel

GE, Borusan ENBW, Fina Enerji ve Özgül Holding’ten rüzgarda işbirliği

Yayın tarihi:

-

 

Enerji Bakanlığı’nın açıklayacağı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) projesi kapsamında General Electric (GE), Borusan EnBW Enerji, Fina Enerji ve Özgül Holding mutabakat anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında, rüzgar YEKA projesi için finansman ve proje çalışmalarına başlanacak.

 

General Electric (GE), Borusan EnBW Enerji, Fina Enerji ve Özgül Holding, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki en büyük rüzgar projesi YEKA kapsamında ortak rüzgar santrali kurulumu, işletimi ve finansmanı konusunda işbirliği yapmak için mutabakat anlaşması imzaladı. Türkiye’nin yenilenebilir enerji portföyüne katkı sağlaması beklenen YEKA projesinde şirketler, finansman ve proje için ön hazırlık çalışmalarına başlayacak.

Borusan EnBW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Agah Uğur, Fina Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, Özgül Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Özgül ve GE Küresel Büyüme Organizasyonu Başkanı John Rice, GE Yenilenebilir Enerji Avrupa ve Orta Doğu Genel Müdürü (EMEA) Cliff Harris ile GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan M. Özsoy katılımıyla imzalanan anlaşma kapsamında şirketler, rüzgar YEKA projesi için rüzgar enerjisi sahalarının sağlanması ve işletilmesi, ekipman, servis hizmeti, yerli üretim, finansman ve Ar-Ge konularında ortak çalışma gerçekleştirecek.

 

GE Türkiye Rüzgar Enerjisi Genel Müdürü Ruhan Temeltaş, “Türkiye’nin enerji portföyünü çeşitlendirecek olan YEKA Projesi, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki hedeflerine ulaşması açısından çok önemli. Yaklaşık 70 yıldır 2.000’den fazla çalışanıyla Türkiye’de yatırımlarına ve işbirliklerine devam eden GE olarak, rüzgar enerjisi alanındaki bilgi ve deneyimimizi ülkemizin kalkınması ve hedeflerine ulaşması için kullanmaya tüm ekiplerimiz ile hazırız. Değerli işortaklarımız ile gerçekleştirdiğimiz bu anlaşma ile ülkemizin enerji hedeflerini destekliyoruz” dedi.

 

Borusan EnBW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Agah Uğur, “Cari açığın ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması Türkiye’nin enerji politikasının ana eksenini oluşturuyor. Bu politikanın hedeflerine ulaşılmasında büyük bir katkı sağlayacak, yerli ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olan rüzgar enerjisi alanında lider üretim şirketi olma vizyonu ile yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. YEKA’nın sektörel işbirlikleri yoluyla büyük kapasiteli projeler için önemli bir gelişim platformu olacağını düşünüyoruz. Stratejik olarak şirketimizin yenilenebilir enerji alanındaki deneyim ve bilgi birikimini, iş ortaklarımızın yetkinlikleri ile birleştirerek bu alanda bir sinerji yaratacağımıza inanıyoruz.”

 

Fina Enerji Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin,“Fina Enerji Holding olarak, büyüme hedefiyle yola çıktığımız 2007 yılından beri Türkiye’de yenilenebilir enerji alanında geliştirdiğimiz projeler ile, sektörün önde gelen yatırımcılarından biri olmayı başardık. Edindiğimiz tecrübenin ve Fiba Grup’dan aldığımız desteğin bu güçlü ortaklıkta önemli bir rol oynayacağına ve ülkemizin yerli enerji politikalarının en önemli ayaklarından biri olan YEKA sürecine önemli katkıda bulunacağına inancımız tam. Verimli rüzgar enerjisi sahalarının kısa sürede hayata geçirilmesine olanak sağlayacak olan YEKA projesi, bizim de yenilenebilir enerji alanında koymuş olduğumuz hedeflerimize ulaşabilmemiz için benzersiz bir fırsat sunacaktır.”

 

Özgül Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Özgül, “Rüzgar enerjisi santrali diğer yenilenebilir enerji santrallerinden farklı olarak; proje sahası bazında değil koordinat bazında (türbin koordinatları) değerlendirilmesi gereken bir yatırımdır. Rüzgar enerji santrali birim maliyet bazında değerlendirileceğinden, kurulu güç ne kadar artırılırsa birim maliyete düşen sabit giderler o kadar azalacaktır. Bu nedenle, YEKA projesi için bağlantı kapasitesi ne kadar artarsa yatırım o kadar yapılabilir olacaktır. Bu çerçevede işbirliğimizin Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine katkıda bulunmasını diliyorum. ” dedi.

 

General Electric, Borusan EnBW Enerji, Fina Enerji ve Özgül Holding’in işbirliği uygun saha, ekipman ve finansman desteği konularında birbirini tamamlayan bir nitelik gösterirken; güçlü mali yapısı ve bilgi birikimi kuvvetli bir ekip ortaya çıktı. Rüzgar enerjisi ekipman ve çözümleri Türkiye’de 23 santralde kullanılan GE’nin Türkiye’deki rüzgar enerjisi kurulu gücündeki payı 1GW’ı aştı.Tamamlanacak olan projelerle GE’nin kurulu rüzgar enerji gücü 1.2 GW’a çıkacak.

 

Konsorsiyumun ortaklarından Fina Enerji’nin toplam 305 MW kapasiteye sahip sekiz adet rüzgar santrali faaliyette bulunuyor. Şirket dört yeni rüzgar enerjisi santrali üzerinde çalışmakta olup, 24 ay içerisinde toplam 200 MW kapasiteyi devreye almayı planlıyor.

 

Konsorsiyumun bir diğer ortağı Borusan EnBW Enerji de faaliyette olan yedi adet rüzgar enerji santrali ve bu alandaki yatırımları ile öne çıkıyor. Ürün portföyünün tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanan Borusan EnBW Enerji’nin 406 MW’lık toplam kurulu gücünün 349 MW’ını rüzgar enerjisi oluşturuyor.

 

Enerji şirketlerine, enerji projeleri geliştirme, proje yönetimi, mühendislik çözümleri ve enerji portföy yönetimi hizmetleri sunan Özgül Holding de bugüne kadar 10 rüzgar enerji projesinde anahtar teslim çözümler sundu ve proje yönetimi konusunda halen çözümler sunmaya devam ediyor.

 

GE Hakkında

 

175 ülkede 300.000’den fazla çalışanıyla GE, dünyanın dijital endüstriyel şirketi olarak; birbiriyle bağlı, iletişim kurabilen ve öngörülebilir yazılımlara sahip makine ve çözümleri ile endüstriyi dönüştürüyor. GE’deki her iş kolu aynı teknolojiye, pazara, yapıya ve bilgiye erişim sağlayan GE Store ile küresel olarak bilgi alışverişi gerçekleştiriyor. Her icadımız, bulunduğumuz endüstrilerdeki inovasyon ve uygulamaları daha ileri taşıyor. Çalışanlarımız, hizmetlerimiz, teknolojimiz ve ölçeğimiz ile endüstrinin dilini konuşuyor ve müşterilerimiz için daha iyi sonuçlar üretiyoruz.

 

GE Yenilenebilir Enerji Hakkında

 

GE Yenilenebilir Enerji, yenilenebilir enerji sektörünün en geniş ürün ve hizmet portföylerini bir araya getiren 9 milyar dolarlık yeni kurulan bir işletmedir. Onshore ve offshore rüzgar, hidroelektrik ve konsantre güneş enerjisi gibi yenilikçi teknolojileri harmanlayan GE Yenilenebilir Enerji, dünyayı daha iyi ve daha temiz hale getirmek için dünya genelinde 370 GW’ı aşan kurulu kapasite sağlamıştır. 13.000 çalışanıyla 55’i aşkın ülkede faaliyet gösteren GE Yenilenebilir Enerji, dünyanın ilk dijital endüstriyel şirketi olan GE’nin kaynaklarıyla desteklenmektedir. Hedefimiz, dünyaya artık hiç kimsenin ekonomik, güvenli ve sürdürülebilir enerji arasında bir seçim yapmak zorunda kalmayacağını göstermektir.

 

Borusan EnBW Enerji Hakkında

 

Borusan EnBW Enerji tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşan portföyü ile rüzgâr enerjisi alanında lider olma hedefiyle faaliyetlerini yürütüyor. Bu amaçla, yatırımların etkin planlanması ve yönetimi; sosyal ve doğal çevreye en üst seviye duyarlılık ve önem göstererek santrallerin verimli olarak işletilmesi; elektrik satış ve ticareti sektörde öncü rol üstlenilmesini misyon olarak benimsedik. 2.000 MW’lık bir portföye ulaşma hedefine uygun olarak yeni rüzgâr, güneş ve jeotermal enerji projelerinin geliştirilmesine ve yatırımlarına devam ediyoruz.

 

Borusan EnBW Enerji üretim portföyünün tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalıdır. Bandırma Rüzgâr Enerjisi Santrali (89,7 MWm), Yedigöl-Aksu Hidroelektrik Santrali (50,3 MWm), Balabanlı Rüzgâr Enerjisi Santrali (61,4 MWm), Koru Rüzgâr Enerjisi Santrali (52,8 MWm, Mut Rüzgâr Enerjisi Santrali (52,8 MWm), Harmanlık Rüzgâr Enerjisi Santrali (52,8 MWm), Fuatres Rüzgâr Enerjisi Santrali (33 MWm), Kartaldağı Rüzgar Enerji Santrali (6,9 MWm) ve Dayıcık Güneş Enerji Santrali (6,6 MWp) ile birlikte toplam işletmedeki kurulu gücümüz 406 MWm’tır.

 

Fina Enerji Hakkında

 

Fina Enerji, 1987 yılında Hüsnü M. Özyeğin tarafından kurulan Fiba Grubu’na bağlı Fina Holding bünyesinde faaliyet göstermektedir. 12 ülkede, 74 şirket vasıtası ile 55 farklı uyruğa sahip toplam 18.500’in üzerinde çalışanı bulunan Fiba Grup, ulusal ve uluslararası pazarda saygın ve tanınmış bir oyuncudur. Fina Enerji, Fina Holding tarafından yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesi, üretim tesislerinin kurulması ve enerji ticareti faaliyetlerinde bulunması amacıyla 2007 yılında kurulmuştur. Mevcut durumda, toplam 305 MW kurulu güce sahip 8 adet rüzgar enerjisi santrali işletmede olup, 24 ay içerisinde devreye almayı planladığı toplam 200 MW güce sahip yeni projeler üzerinde çalışmaları devam etmektedir.

 

Fina Enerji’yi bünyesinde bulunduran Fiba Grup, rüzgar enerjisi projelerinin hızlı ve sorunsuz bir şekilde devreye alınması için gerekli olan finansal gücü sağlamaktadır. Bankacılık, faktoring, leasing ve perakende mağazacılık gibi birçok farklı alanda yatırımlara sahip olan Fiba Grup, 2015 yılı itibarıyla sahip olduğu 2,4 milyar ABD doları öz sermayesi ve 17 milyar ABD doları aktif varlığı ile, Fina Enerji’ye farklı enerji alanlarında esnek sermaye kullanım imkanı tanımaktadır.

 

Özgül Holding Hakkında

 

ÖZGÜL HOLDİNG, enerji projeleri geliştirme, proje yönetimi, mühendislik çözümleri ve enerji portföy yönetimi hizmetleri sunmakta olup proje yönetimi hizmeti verdiği toplam 289 MW’lık projenin,faaliyete geçirilmesini sağlamıştır. ÖZGÜL HOLDİNG’in ana hedeflerinden biri, başta yenilenebilir enerji olmak üzere, geliştirdiği enerji projelerini hayata geçirerek enerji üretmektir. 2015 yılı rüzgar ön lisans başvurularında, hazırladığı toplamda 3760 MW olan 79 proje ile en çok projeye başvuran ve tamamı kabul gören proje geliştirme firması olarak öne çıkmaktadır.Portföyünde tamamı onaylanan ve toplam kapasitesi 466,5 MW’lık 10 proje ile ihaleye girmeyi beklemekte olup, 49,5 MW’lık önlisans almış bir projesi bulunmaktadır.

 

KAYNAK: ENERJİCİ HABER

Genel

Biden Başkan, Yenilenebilir Enerji Şampiyon

Yayın tarihi:

-

Yazar

Yenilenebilir enerji endüstrisi, hafta sonunda Biden’in galibiyetinin ilanıyla yükselişe geçti.

Biden’in ABD seçimlerindeki az farkla galibiyeti, özellikle offshore rüzgar enerjisine odaklanan gruplar tarafından memnuniyetle karşılandı. Demokrat kanat siyasetçisinin, ABD’yi Paris Anlaşması ve 2050 yılı sıfır sera gazı emisyonu hedefi çerçevesine geri getirmesi bekleniyor. Biden, bu yılın başlarında, dört yıllık başkanlığında temiz enerjinin kullanımının artırılması için 2 trilyon harcama yapma planlarını açıklamıştı.

Offshore Rüzgar Enerjisi İş Ağı Başkanı Liz Burdock, “Başkanlığa Joe Biden’in seçilmesi, yenilenebilir enerjiye, paydaşlar arasında açık deniz rüzgarına önemli ölçüde odaklanmayı vaat eden bir yönetimin desteğiyle offshore rüzgar enerjisi endüstrisinin önemli ölçüde büyümesine katkıda bulunacaktır” dedi.Tüm yenilenebilir enerji projeleri için vergi kredilerinin çok yıllı olacak şekilde uzatılmasını ve tüm fosil yakıt sübvansiyonlarında ücretsiz pil depolama ve kesintileri umduğunu da sözlerine ekledi.

Ekim ayında, ABD Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar, 2025 yılına kadar 12.5GW olmak üzere, 2030’a kadar 25GW offshore rüzgar enerjisi hedefi belirlenmesi için bir yasa tasarısı sundu. Amerikan Rüzgar Enerjisi Derneği, “Amerika için daha temiz ve daha müreffeh bir enerji geleceğini şekillendirmek için birlikte çalışırken” Biden yönetimi ve Kongre ile işbirliği yapmayı dört gözle beklediğini söyledi.

Wood Mackenzie Americas Başkan Yardımcısı Ed Crooks, Biden’in, Trump Yönetiminin offshore rüzgâr enerjisine uyguladığı frenleri tersine çevireceğini, petrol ve gaz gelişimine daha fazla kısıtlama getireceğini ve bu durumun 2035 yılına kadar bu sahada üretimi % 30 oranında azaltabileceğini sözlerine ekledi.

Petrol ve gaz altyapı projeleri için federal izinlerle ilgili kararların sera gazı emisyonları ve iklim değişikliği üzerindeki etkilerini hesaba katarak petrol ve gaz boru hatları ve aktarım tesisleri için yeni engeller yaratacağını ekledi.

Bu arada Biden, elektrikli otomobil satışlarına yardımcı olacak daha sıkı yakıt ekonomisi standartları getirmeyi planladığını ve potansiyel olarak 2030 yılına kadar ABD yollarında 4 milyon EV’ye yol açmayı planladığını, ancak bu on yılın yakıt talebi üzerindeki doğrudan etkinin minimum düzeyde olması beklendiğini söyledi.

Biden İklim Planı’nın aynı zamanda, karbon içermeyen hidrojen üretmek için yenilenebilir enerjilerin kullanılması ve çelik, beton ve kimyasalların dekarbonizasyonu gibi stratejilere odaklanacak bir İklim için Gelişmiş Araştırma Projeleri Ajansı (ARPA-C) kurulmasını önerdiğini söyledi.

Kaynak:renews.biz Photo: Brendan Smialowski/AFP via Getty Images

Devamını oku

Genel

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi:

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Devamını oku

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com