Connect with us

Hukuk ve Finansal Çözümler

Dünyanın geleceği sürdürülebilir kalkınmada

Yayın tarihi:

-

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, COVID-19 salgınının yol açtığı krizin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını daha güncel hale getirdiğini belirterek “1975 yılından bu yana Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için çalışan Bankamız, finanse ettiği yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarıyla 2019 yılında 2.63 milyon ton/yıl eşdeğer karbondioksit salımını engelledi. Bu, 120 milyon adet yetişkin ağacın yaratacağı olumlu etkiye karşılık geliyor” dedi.

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında, sürdürülebilir kalkınmanın doğanın ve toplumların geleceği açısından önemine dikkat çekti. 

Stockholm’de düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan kararla 1974 yılından itibaren her yıl kutlanan 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde, gezegenin ve insanlığın geleceğiyle ilgili çevresel sorunların ve önerilerin gündeme getirildiğini hatırlatan Öztop, “Bağlılığımızı taahhüt ettiğimiz Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, dünyaca etkisi altında olduğumuz COVID-19 salgınının yarattığı etkilerin en az hasarla atlatılması açısından büyük önem taşıyor. İklim değişikliği ile mücadele, denizlerin temizliği ve biyoçeşitliliğinin korunması, sorumlu ve sürdürülebilir üretim ve tüketim başlıklarının geniş kitleler tarafından hassasiyetle sahiplenildiğini gözlemliyoruz. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası olarak BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutlayacağımız 2023 yılı hedeflerimiz için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın finanse ettiği yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarıyla geçtiğimiz yıl 2.63 milyon ton/yıl eşdeğer karbondioksit salımını engellediğini ve bunun 120 milyon adet yetişkin ağacın yaratacağı olumlu etkiye karşılık geldiğini ifade eden Öztop, “Bankamızın kredi portföyünün yüzde 54’ünü yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projeleri oluşturuyor. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası olarak 31 Mayıs 2020 tarihi itibariyle kurulu gücü yaklaşık 3.639 MW olan 476 adet yenilenebilir enerji yatırım projesine yaklaşık 11 Milyar 697 Milyon TL tutarında kredi tahsisi gerçekleştirdik. Finanse ettiğimiz yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları ile yaklaşık 2 milyon konutun ihtiyacı kadar temiz enerji üretimi sağladık. Bu yatırımlar ile iklim değişikliyle mücadelenin yanı sıra, kentsel hava kalitesinin iyileştirilmesi yönünde de katkı sağlıyoruz. Bununla beraber elektrik dağıtım sistemlerindeki kayıp oranlarını düşüren enerji verimliliği projeleri desteklenerek, nihai kullanıcı olan yaklaşık 15 milyon kişinin daha kaliteli, istikrarlı ve güvenli bir şekilde enerji ihtiyacı karşılanmakla beraber, yıllık ortalama 500 milyon kWh enerji tasarrufu sağlanmıştır” diye konuştu.

Evsel atıktan enerji üretimine destek

Öztop; güneş, rüzgâr, hidrolik ve jeotermal projelerinin yanı sıra çöp gazından enerji ve enerji verimliliği projelerine de finansman desteği sunduklarını belirterek şöyle devam etti:

“Finanse ettiğimiz biyokütle yatırımları ile ülkemizdeki toplam evsel atık miktarının yaklaşık yüzde 25’inden temiz enerji üretilmesine katkı sağladık. Dünya Bankası ile imzaladığımız Türkiye Jeotermal Geliştirme Projesi çalışmalarına devam ediyoruz. Jeotermal enerji yatırımlarıyla kaynak araştırma ve kuyu açma faaliyetlerindeki risklerin karşılanması amaçlanan Risk Paylaşım Mekanizması yoluyla jeotermal sahalara yatırım yapılmasını hedefliyoruz. Baca gazı ve atık ısısı ile çalıştırılan bir firmaya sağladığımız finansman ile 40 megavatlık bir enerji tesisi kurulması gibi örnek enerji verimliliği projelerine desteğimizi sürdüreceğiz. Bu tesis yıllık olarak yaklaşık 400 milyon kilovatsaat enerji üretiyor. Banka olarak yenilenebilir enerjinin yanı sıra ülkemizin kaynaklarının etkin kullanımına destek olacak enerji verimliliği projelerine öncelik vermeye devam edeceğiz. Finanse ettiğimiz her yatırımda, yatırım konusu ve tutarından bağımsız olarak uluslararası standartlar ile uyumlu şekilde çevresel ve sosyal risk değerlendirme çalışması yapıyoruz. Bu çalışma neticesinde çevresel ve sosyal riskleri önlemek adına gerekli aksiyonları belirliyor ve hayata geçmesini sağlıyoruz.”

Sorumlu bankacılık

Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi’nin (UNEP FI) bankacılık sektörünün sürdürülebilir gelecek üzerindeki etkisini artırmak üzere oluşturduğu Sorumlu Bankacılık Prensiplerinin kurucu imzacısı olduklarını da hatırlatan İbrahim Öztop şu bu bilgileri verdi: 

“Sorumlu Bankacılık Prensiplerine uyum konusunda yapılan faaliyetlere ve performansa ilişkin 18 ay içerisinde raporlama yapılması gerekiyor. Bankamızda buna yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz. 173 ülkede birçok sektörden farklı büyüklükteki şirketlerin temsil edildiği, dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik inisiyatifi olan UN Global Compact’in üyesiyiz. Bankamızın tüm faaliyetlerinin ve kredilendirme kriterlerinin özünü Global Compact’in 10 ilkesi oluşturuyor. Ayrıca Global Compact Türkiye Sürdürülebilir Finansman Bildirgesinin de imzacısıyız. 8 binden fazla şirketin gönüllük esası ile sera gazı emisyonları ve iklim değişikliği stratejilerini kamuoyu ile paylaştıkları CDP İklim Değişikliği Programında yer alıyoruz. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nin üyesiyiz. Bu derneğin faaliyetlerine ve etkinliklerine katılım sağlıyoruz. Tüm bu çalışmaların yanında Ankara’da bankamızın adını taşıyan iki ormanımız olması da bizi ayrıca gururlandırıyor. 2021 yılında İstanbul’da Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Ormanı’nı hayata geçirmiş olmayı planlıyoruz. Yakın zamanda sürdürülebilirlik raporumuzu da yayınlayacağız. Borsa İstanbul’un sürdürülebilirlik endeksine dâhil olmak da kısa vadeli hedeflerimiz arasında yer alıyor.”

Hukuk ve Finansal Çözümler

Ne olacak bu güç aşımı soruşturmaları?

Yayın tarihi:

-

Geçtiğimiz günlerde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı, YEKDEM’e dâhil olan yenilenebilir enerji yatırımlarından, güç aşımları hakkında savunma talep ettiği bir yazı gönderdi.

Şirketlere gönderilen, Soruşturma Raporu ve Yazılı Savunma Talebi hakkındaki yazıda, iki kanun ve yedi yönetmelik maddesine atıf yapılmıştır. Bu kanun ve yönetmelikler; Elektrik Piyasası Kanunu, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği, mülga Elektrik Üretim Tesisleri Kabul Yönetmeliği, Elektrik Üretim ve Elektrik Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik, Elektrik Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliktir.

Soruşturma raporunda yer alan bu kanun ve yönetmeliklerdeki hükümler detaylı olarak açıklanmıştır. Ancak burada özellikle aktarmak istediğimiz konulardan biri, “Yasaların Geriye Yürümezliği” ilkesi hakkında olacak. Soruşturma raporunda yer alan yönetmeliklerden biri, Elektrik Üretim ve Elektrik Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği’dir. İlgili yönetmeliğin kabul tarihi 19.02.2020 olup yenilenebilir enerji yatırımcılarına gönderilen soruşturma raporunda belirtilen yılları kapsayıp kapsamadığı değerlendirilmelidir. Yine soruşturma raporunda atıf yapılan yönetmeliklerden biri de mülga olup mevzuat içerisinde mülga olan yani varlığı kaldırılan kanun ve yönetmeliğin hükmü bulunmamaktadır.

Soruşturma raporunda yer alan ve hatta raporda sıkça yer alan konulardan biri de “basiretli tacir” ve “iyi niyet” kavramlarıdır. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’in 23. Madde 2. Fıkrasında “YEKDEM katılımcısı lisans sahibi basiretli tacir olan tüzel kişiler ile üretimleri muafiyetli üretim miktarı kapsamındaki lisanssız üreticiler, YEKDEM’e tabi olduğu sürece, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümlerine uymak ve iyi niyet esaslarına göre faaliyet yürütmekle yükümlüdür” hükmü yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir; bir işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimsedir. Yine kanunun 18. Madde 2. Fıkrası’nda “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir” hükmü yer almaktadır. Elektrik Piyasası Kanunu’na göre, tüzel kişiler lisans almanın yanı sıra faaliyet alanlarına göre mevzuatın gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde de lisans kapsamındaki tesislerin mevzuat hükümlerine uygun olarak işletmesi, hüküm altına alınmıştır.

Şirketlere gönderilen soruşturma, Elektrik Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılmaktadır. Bu yönetmeliğin 20. maddesinde, hakkında soruşturma yapılan tüzel kişiye otuz günlük süre verileceği ve tespit edilen hususlarla ilgili yazılı savunmanın kuruma gönderilmesi istenir. Ek süre talep edilmesi durumunda 15 güne kadar ek süre verilebilmektedir. Yönetmeliğin 21. maddesinde “Kurul, soruşturma dosyası üzerinde yapacağı inceleme neticesinde kararını verir. Soruşturma raporunda ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık tespit edilmiş olması ve bu tespitin Kurul tarafından da sabit görülmesi halinde, hakkında soruşturma yapılan tüzel kişiye Kanunun 16. maddesinde öngörülen yaptırım ve cezalar uygulanır” hükmü yer almaktadır. Elektrik Piyasası Kanunu’nun 16. Maddesinde, “b) Bu Kanun, ikincil mevzuat veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına ve talimatlara aykırı hareket edildiğinin saptanması hâlinde, aykırılığın niteliğine göre aykırılığın otuz gün içinde giderilmesi veya tekrarlanmaması ihtar edilir ve yapılan yazılı ihtara rağmen aykırı durumlarını devam ettiren veya tekrar edenlere beş Yüz Bin Türk Lirası idari para cezası verilir” ve “c) Bu Kanun, ikincil mevzuat veya lisans hükümlerine aykırılık yapılmış olduktan sonra niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olmayacak şekilde aykırı davranılması durumunda ihtara gerek kalmaksızın Beş Yüz Bin Türk Lirası idari para cezası verilir” hükmü yer almakta olup kanunun sonunda 2021 yılında uygulanacak ceza miktarları yazılıdır.

Yenilenebilir enerji yatırımlarında her ay TEİAŞ ve dağıtım lisansı sahibi ile yapılan ikili anlaşmaya esas sayaç okuma tutanağı tutulur. Uzlaşmanın ardından eğer demant toplamında bir güç aşımı var ise ilgili mevzuat kapsamında ceza kesilir. Yani güç aşımı hakkında zaten TEİAŞ he ay üretim tesisinin sisteme ne kadar elektrik verdiğini tutanak altına almaktadır. Şirketlere gönderilen soruşturma raporunda yıllar itibarıyla güncel uzlaştırmaya esas veriş miktarı (MWh), aşan miktar (MWh) işletmedeki gücün üzerindeki üretim miktarı yani aşan miktar TL cinsinden belirtilmiştir. Konuyu genel olarak değerlendirdiğimizde zaten güç aşımı olduğundan TEİAŞ’ın ceza uygulaması varken bir de EPDK tarafından idari para cezası uygulamasının, aynı suça iki ceza olur mu sorusunun hukuk âleminde tartışılmasını akla getirmektedir. Nitekim, üretim lisansı sahibinin tek bir hatasından dolayı iki farklı cezaya tabi tutulmasının üretim lisansı sahibi şirketin mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahalenin söz konusu olacağını düşünüyoruz. Ayrıca birçok Anayasa Mahkemesi kararında, korunan hukuki menfaat ile yaptırım arasında bir ölçünün olması gerektiğine hükmedilmiştir.

Burada sorgulanması gereken bir diğer konu da yenilenebilir enerji tesisine verilen üretim lisansına derç edilen toplam elektrik üretim miktarının yıl içerisinde geçilip geçilmediği konusu olup iyi niyet kavramının içeriğini buradan netleştirebiliriz. Ayrıca bazı üretim tesisleri ile trafo merkezi arasında uzun mesafeler bulunmaktadır. Örneğin, mesafenin 15 kilometrenin üzerinde olan santraller bulunmakta ve burada üretilen elektrik trafo merkezine varıncaya kadar düşüş göstermektedir. Güç aşımı miktarına bir kısıt getirilmesi de önerilerimizdendir. Güç aşımının teknik bir nedenden dolayı yapıldığı anlar bulunmaktadır.

Yıllar itibarıyla ülkemizin toplam elektrik üretim ve tüketim rakamlarını da karşılaştırmamız gerekmektedir. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, enerji üretim kaynaklarında dışa bağımlı olan ülkemizin yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi her geçen gün artmaktadır. Bazı yıllarda, tüm kaynaklardan elektrik üretimimiz tüketimin altında kalmaktadır. Bulgaristan ve Yunanistan’dan elektrik satın olduğumuz dönemler mevcuttur. Bu anlamda soruşturma sonuçlarında hassas davranılması gerektiğini düşünüyoruz. Netice itibarıyla üretilen elektrik yine ülkemizde tüketilmektedir.

Yenilenebilir enerji yatırımları, uzun soluklu yatırımlardır. İdari süreci, finansal zorlukları, bürokrasi yoğunluğu vs. Her ne kadar hangi tesislere soruşturma raporunun gönderildiğini tam olarak bilmesek de yenilenebilir enerji yatırımcılarının genel anlamda basiretli bir tacir gibi davrandığını düşünüyoruz. Şirketlerin bu noktada yapması gereken soruşturma raporu ve savunma talebinin tebliğ alındığı tarihten itibaren 30 gün içinde kendilerini kurum nezdinde en iyi şekilde ifade etmeleridir. Süreye ihtiyaçları varsa kurul 15 gün ek süre verebilmektedir. Eğer savunmalarına karşı EPDK tarafından bir idari para cezası uygulanırsa, adalet önünde, idare mahkemesinde hak arama süreci başlatılabilir.

Devamını oku

Hukuk ve Finansal Çözümler

Berkeley Energy, Sahra Altı Afrika yenilenebilir enerji fonu için 130 milyon Avro topladı

Yayın tarihi:

-

Yedi gelişme finansmanı kuruluşu, Berkeley Energy’nin Afrika’da gerçekleştireceği yenilenebilir enerji fonlaması için 130 milyon Avro tutarında taahhütte bulundu.

Berkeley Energy, Afrika Yenilenebilir Enerji Fonu II’nin (AREF II) fon yatırımcısı zemininde CDP, CDC, FMO, Proparco, Swedfund, Afrika Sürdürülebilir Enerji Fonu ve Temiz Teknoloji Fonu’nun yer aldığını belirtti. AREF II’nin nihai fon hedefi 300 milyon Avro olarak açıklanırken, fon, Güney Afrika hariç Sahra Altı Afrika’daki akarsu HES’leri, rüzgar ve güneş projeleri yanında batarya depolama fırsatlarını da hedefliyor. AREF II, Sahra Altı Afrika’da hidroelektrik, jeotermal ve güneş projelerine yatırım sağlayan, önceki Afrika Yenilenebilir Enerji Fonu’nun etki alanındaki faaliyetlerin tam anlamıyla gerçekleştirilmesini amaçlıyor.

Berkeley Energy Direktörü Luka Bıljan şunları söyledi: “Başarıyla sonuçlanan ilk AREF II toplantısı, tam kontrollü, varlıklara öncelik veren, teknik odaklı yaklaşımın yatırımcılarımızın profilleri karşılaması ve faaliyet gösterdiğimiz topluluklarda gözle görülür fark yaratmasıyla ilgili net bir güven sinyali göndermiştir.

Projelerimizin gerçekleşmesine ilişkin kayıtlar ve yatırımlardan geri gelen yüksek kazançlar, SahraAltı Afrika’nın artan temiz, ekonomik ve güvenilir enerji talebi karşısında iyi konumlandığımız göstermektedir.”

Devamını oku

Hukuk ve Finansal Çözümler

Rüzgâr enerjisi santralleri bakımından EPDK’nın idari yaptırım kararları

Yayın tarihi:

-

6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu (“Kanun”) uyarınca üretim, iletim, satış ve sair elektrik piyasası faaliyetleri ile lisanssız faaliyet gösteren özel hukuk kişilerinin Kanun kapsamındaki tüm faaliyetlerine ilişkin inceleme ve denetimi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“Kurum”) tarafından, elektrik dağıtım şirketlerinin denetimi ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılmaktadır.

Rüzgâr enerjisi santrali lisans sahiplerinin mevzuatta öngörülen düzenlemelere ya da lisans şartlarına aykırı faaliyetlerinin tespit edilmesi halinde, Kanun ve Enerji Piyasası Lisans Yönetmeliği (“Yönetmelik”) uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (“Kurul”) tarafından üretim lisansının iptali veya idari para cezası uygulanabilecektir.

Üretim lisansı ve önlisansın iptali

Lisans müracaatında veya lisans yürürlüğü sırasında, lisans verilmesinde aranan şartlar konusunda, gerçek dışı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya lisans verilmesini etkileyecek lisans şartlarındaki değişikliklerin Kurula bildirilmemesi ve bununla birlikte belirtilen hallerin düzeltilmesinin mümkün olmaması veya yazılı ihtara rağmen aykırı durumlarını devam ettirenlerin lisansı iptal edilir.

Diğer yandan, Kanun’a ve Yönetmelik’e göre yapılan talep ve işlemlerde kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi durumunda lisans iptal edilir. Ayrıca Kanun’un 16/2. maddesi uyarınca, para cezasını gerektiren aynı fiilin tekrar işlenmesi para cezasının cezaya muhatap tüzel kişinin bir önceki mali yılına ilişkin bilançosundaki gayrisafi gelirin %10’unu aşması halinde lisans iptal edilebilecektir.

Yönetmelik’in 27. maddesinde lisans iptaline ilişkin düzenlemeler öngörülmüştür. Buna göre, üretim lisansı, mücbir sebep halleri ve lisans sahibinden kaynaklanmayan haklı nedenler haricinde, üretim tesisinin ilgili lisansta belirlenen inşaat süresi içinde kurulmaması veya kalan süre içinde kurulamayacağının tespiti hallerinde iptal edilir. Ayrıca Yönetmelik’in 27/6. maddesinde de Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (“YEKA”) kapsamında verilen üretim lisanslarının iptal edilme halleri düzenlenmektedir.

Bununla birlikte, Yönetmelik’in 19. maddesine göre önlisans, Yönetmelik’te belirtilen istisnalar dışında, lisans alınıncaya kadar, veraset ve iflas nedenleri dışında, önlisans sahibi tüzel kişinin ortaklık yapısının doğrudan veya dolaylı olarak değişmesi, payların devri veya birleşme ve bölünme gibi payların devri sonucunu doğuracak iş ve işlemlerin yapılması durumunda ve Kurum tarafından belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, bu kapsamda Kanunun 16/1-2. maddeleri çerçevesinde iptal edilir. Yine, YEKA için verilen önlisansların iptal edilebileceği haller Yönetmelik’in 19/6. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.

İdari para cezaları

Kanun’un 16. maddesinde lisans sahiplerine idari para cezası uygulanacak haller düzenlenmiştir. Buna göre, (i) Kurul tarafından bilgi isteme veya yerinde inceleme söz konusu iken istenen bilgilerin yanlış, eksik veya yanıltıcı olarak verildiğinin saptanması veya hiç bilgi verilmemesi ya da yerinde inceleme imkânının verilmemesi nedeniyle yapılan ihtara rağmen aykırı durumun devam ettirilmesi, (ii) Kurul kararlarına ve talimatlara aykırı hareket edildiğinin saptanması ve bu aykırılığın ihtara rağmen giderilmemesi, (iii) Kanun, ikincil mevzuat veya lisans hükümlerine aykırılık yapılmış olduktan sonra niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olmayacak şekilde aykırı davranılması, (iv) lisans verilmesinde aranan şartlar konusunda, gerçek dışı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi ya da lisans verilmesini etkileyecek lisans şartlarındaki değişikliklerin Kurul’a bildirilmemesi, bu şartların ortadan kalkması veya başta mevcut olmadığının tespit edilmesi (v) lisans süresi boyunca iştirak ilişkisi yasağına aykırı davranışta bulunulması, (vi) piyasada lisans kapsamı dışında faaliyet gösterildiğinin saptanması, (vii) Kanun’a göre yapılan talep ve işlemlerde kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulması hallerinde Kurul tarafından piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilere idari para cezası uygulanır.

İdari para cezalarında tekerrür

Yukarıda bahsedilen idari para cezalarının uygulanmasının ardından para cezasına konu fiilin, verilen ihtar süresi içerisinde giderilmemesi veya tekrarlanması durumlarında para cezaları, her defasında bir önceki cezanın iki katı nispetinde artırılarak uygulanır. Bu cezaların verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde idari para cezası verilmesini gerektiren aynı fiil işlenmezse önceki cezalar tekrarda hesaba katılmaz. Diğer yandan, aynı fiilin iki yıl içinde tekrar işlenmesi durumunda artırılarak uygulanacak idari para cezası tutarı, ceza verilen tüzel kişinin bir önceki mali yılındaki bilançosundaki gayrisafi gelirinin yüzde onunu aşamayacaktır. İdari para cezalarının bu düzeye ulaşması halinde yukarıda da belirtildiği üzere Kurul’un lisansı iptal etme yetkisi bulunmaktadır.

Kaynakça

6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu

Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği

Devamını oku
Reklam
Reklam

Trendler