Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi TÜREK 2026, Ankara’da sektör temsilcileri, yatırımcılar, kamu kurumları ve uluslararası paydaşların katılımıyla başladı. “Yarının Güvencesi, Rüzgarın Enerjisi” sloganıyla düzenlenen kongrede, Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki büyüme hedefleri, enerji arz güvenliği ve yeni yatırım süreçleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
- Dr. İbrahim Erden: “Rüzgar artık enerji arz güvenliğinin temel taşı”
- Francesco La Camera: “Enerji güvenliği artık yenilenebilir temelli bir zorunluluk”
- Mustafa Yılmaz: “Depolama ve siber güvenlik kritik hale geldi”
- Mustafa Varank: “Türkiye uygulama gücüyle öne çıkıyor”
- Bakan Bayraktar: “2026 yılı rüzgarın yılı olacak”
- Elektrik üretiminde rüzgarın payı yüzde 11’e ulaştı
Açılış programında sırasıyla TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar konuşma gerçekleştirdi. Programa kamu kurumları, enerji şirketleri, yatırımcılar, akademisyenler ve uluslararası kuruluş temsilcileri de katıldı.

Dr. İbrahim Erden: “Rüzgar artık enerji arz güvenliğinin temel taşı”
TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden konuşmasında, enerji arz güvenliğinin ülkeler açısından stratejik bir başlık haline geldiğini belirterek rüzgar enerjisinin artık yalnızca yenilenebilir bir kaynak değil, Türkiye’nin enerji güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Erden, Türkiye’nin rüzgar enerjisinde önemli bir büyüme döneminden geçtiğini vurgulayarak 2025 yılında toplam kurulu gücün 15 bin megavat seviyesini aştığını ifade etti. YEKA RES projelerinde istikrarla sürdürülen yarışmaların sektörde öngörülebilirliği artırdığını belirten Erden, 2025 yarışmalarında bin 150 megavat kapasite tahsis edildiğini ve teknik şartnamelerde kanat ile kulede yüzde 65 yerlilik şartı getirildiğini söyledi.
Francesco La Camera: “Enerji güvenliği artık yenilenebilir temelli bir zorunluluk”
IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera ise enerji güvenliğinin yeniden küresel gündemin merkezine yerleştiğini belirterek, yenilenebilir enerji yatırımlarının birçok bölgede fosil yakıt bazlı üretimden daha rekabetçi hale geldiğini ifade etti. La Camera, “Artık soru yenilenebilir enerjiyi seçmeli miyiz değil, bu dönüşümü ne kadar hızlı hayata geçirebildiğimizdir” dedi.
Mustafa Yılmaz: “Depolama ve siber güvenlik kritik hale geldi”
EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz konuşmasında, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirliğin artık ekonomik ve stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti. Türkiye’nin rüzgar enerjisinde önemli bir sanayi ekosistemi oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, enerji arz güvenliğinde depolama, dijital altyapı ve siber güvenliğin belirleyici hale geldiğini söyledi.
Yılmaz ayrıca hibrit tesis başvuruları kapsamında RES’lere yaklaşık 2 bin 500 MW yardımcı kaynak kapasitesi tahsis edildiğini, bunun bin 200 MW’lık kısmının işletmeye alındığını açıkladı. Depolamalı yatırımlar kapsamında ise yaklaşık 2 bin 300 MW kurulu güce sahip 54 projeye üretim lisansı verildiğini belirtti.
Mustafa Varank: “Türkiye uygulama gücüyle öne çıkıyor”
TBMM Komisyon Başkanı Mustafa Varank ise enerji konusunun artık yalnızca arz-talep meselesi olmadığını, ülkeler açısından ulusal güvenlik başlığına dönüştüğünü ifade etti. Varank, Türkiye’nin rüzgar enerjisinde yalnızca türbin kuran değil; kanat, kule, bağlantı ekipmanları ve yazılım üretebilen bir ülke olmayı hedeflediğini söyledi.
Bakan Bayraktar: “2026 yılı rüzgarın yılı olacak”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar konuşmasında, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde rüzgar ve güneş enerjisinin kritik rol üstlendiğini belirtti. Türkiye’de rüzgar kurulu gücünün 15 bin megavatı, güneş enerjisinin ise 26 bin megavatı geçtiğini ifade eden Bayraktar, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’nın ilk 5 ülkesi arasında yer aldığını söyledi.
Bayraktar, offshore rüzgar projelerinin önümüzdeki dönemin en stratejik başlıklarından biri olacağını vurgulayarak şu açıklamada bulundu:
“2026 yılı adeta rüzgarın yılı olacak. Bakanlık olarak Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı offshore sahası belirledik. Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgar YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz. 2035 yılına kadar offshore rüzgarda 5 bin megavatlık kapasite hedefliyoruz.”
Elektrik üretiminde rüzgarın payı yüzde 11’e ulaştı
Bakan Bayraktar, 2005 yılında yalnızca 20 MW olan Türkiye’nin rüzgar kurulu gücünün bugün 15 bin MW seviyesini geçtiğini belirterek, 2025 yılında rüzgar santrallerinin toplam elektrik üretimi içerisindeki payının yaklaşık yüzde 11 seviyesine ulaştığını söyledi.
Türkiye’de rüzgar türbinlerinde yüzde 60’ın üzerinde yerlilik oranına ulaşıldığını belirten Bayraktar, kule, jeneratör ve kanat üretiminde ise bu oranın yüzde 70’in üzerine çıktığını ifade etti. Bakan Bayraktar ayrıca bugün yenilenebilir enerji sanayisinde yaklaşık 500 yerli üreticinin faaliyet gösterdiğini ve sektörün yaklaşık 50 bin kişilik yeşil istihdam oluşturduğunu söyledi.
Bu ürün için size geri dönüş yapalım
Teknik detay, fiyat bilgisi veya teklif talebiniz için formu doldurun. Talebiniz doğrudan ilgili ekibe iletilir.


