Connect with us

Genel

Rüzgarda kurulu güç 4.718 MW oldu

Yayın tarihi:

-

 

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’nin (TÜREB) her yıl hazırladığı rüzgar istatistik raporu yayınlandı. Raporda 2015 yılı içinde 956 MW’lık santralin işletmeye alınarak toplamda 4.718 MW’a ulaşıldığı belirtildi.

 

İşletmedeki rüzgarenerjisi santrallerinin kurulu güç bakımından yüzde 74’ü Ege ve Marmarabölgelerinde bulunuyor. İller bazındaki sıralama bu yılda değişmedi. Balıkesir’in923 MW ile birinci olduğu raporda, 807 MW ile İzmir ikinci, 574 MW ile Manisaüçüncü sırada yer alıyor. Raporda işletmede olansantrallerin yatırımcılara göre dağılımında 551 MW ile Polat enerji ilk sıradayer alıyor, 368 MW ile Demirer Enerji onu izliyor. Üçüncü sırada 318 MW ile BorusanEnBW ve dördüncü sırada 311 MW ile Bilgin Enerji var.

 

Ülkemizdeki toplam rüzgarkurulu gücü, 2012’de 2.312 MW iken, 2013 yılında 2.958 MW, 2014 yılında 3.762MW olarak belirtiliyor. 2015 yılı sonu itibariyletoplam rüzgar kurulu gücü 4.718 MW kapasiteye ulaşırken, inşası devam eden 61RES’in toplam kurulu gücü 1.868 MW’ı buluyor. İnşaası devam eden santrallerdeen büyük pay 342 MW ile Türkerleré ait. Sonra 254 MW ile Güriş ve 87 MW ile BilginEnerji yatırımları var. İnşaa halinde olan RES’lerin %42’si Ege bölgesinde,%34’ü marmara bölgesinde bulunuyor.

 

İşletmedeki RES’ler daha çok Ege’de

İşletmedeki RES’lerinkurulu güç bakımından bölgelere dağılımında yüzde 37.2 ile Ege ilk sırada,yüzde 36.9 ile Marmara, yüzde 15.2 Akdeniz, yüzde 7.8 İç Anadolu, yüzde 1.70Karadeniz ve yüzde 0.58 ile Güneydoğu Anadolu olarak tespit edildi. Raporda, işletmedeolan santrallerin Balıkesir, İzmir, Manisa, Hatay, Osmaniye, Çanakkale, İstanbul,Aydın, Mersin, Kırşehir, Afyon, Kayseri, Uşak, Kırklareli, Sivas, Bursa, Amasya,Bilecik, Tokat, Tekirdağ, Muğla, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Edirne’de olduğubelirtiliyor.

 

Lisanslı RES’lerde Marmara Bölgesi yoğunlukta

İnşaası başlamamış 88adet lisanslı RES’in toplam kurulu gücü 3.144 MW’ı bulurken, bölgeleregöre dağılımında 1.412 MW ile Marmara ilk sırada, 780 MW ile Ege ikinci, 352 MWile de İç Anadolu bölgesi üçüncü sırada yer aldı. İllere göredağılımında ise 456 MW ile Çanakkale ilk sırada gelirken, onu 369 MW ile İstanbul,303 MW ile İzmir ve 236 MW ile Konya izliyor.

 

Değerlendirmede olan santraller ve Lisanssız RES’lerde raporaeklendi

Yedi yıl aradan sonraNisan 2015’te alınan yeni rüzgar başvuruları bu yıl TÜREB’in raporunda yeraldı. Değerlendirmede olan rüzgar santrallerinin bölgelere göre dağılımında İçAnadolu bölgesine talebin arttığı ve ilk kez Erzurum, Erzincan, Van, Tunceli,Siirt, Mardin gibi illerde RES yatırımı için başvuruda bulunulduğu görüldü. DoğuAnadolu’da 1.713 MW’lık, Güneydoğu Anadolu’da 1.011 MW’lık başvurulardeğerlendiriliyor.

 

Bu yılki rapordalisanssız RES’lere de yer verildi. Verilere göre lisanssız RES’lerin hızkazandığı görülüyor. Tekirdağ, Çanakkale ve İstanbul’da yoğunlaştığı görülenlisanssız RES’lerde İşletmede olan 14 projenin toplam kurulu gücü 10.400 KW. Projeonayı yapılan 107 adet RES’in toplam gücü ise 81.717 KW. Proje onayı yapılanRES’ler daha çok Marmara bölgesinde Çanakkale ve Balıkesir’de bulunuyor.TÜREBBaşkanı Mustafa Serdar Ataseven geçen yıl kırılan 803 MW’lık rekorun üstüneçıkıldığını ve bu yıl 956 MW’lık bir artış gerçekleştiğini belirtti. 2015 yılında sektöre dinamizmgeldiğini ve 7,5 yıl aradan sonra Nisan ayında alınan 3.000 MW’lık başvurularınTürkiye için dönüm noktası olduğunu vurgulayan Ataseven, 2016 yılı için de 2.000MW’lık kapasite açıklandığını hatırlattı. İnşaa halinde olan santrallerin de hayata geçmesi ile birlikte 2016yılında 1.000MW üzerinde bir artış beklediklerini söyleyen Ataseven, rüzgarsektörü hızla büyüyor, buna bağlı olarak rüzgar sanayisi de büyüyor. Türkiye rüzgardasanayi üssü olmak için çok uygun bir ülke” dedi.

Genel

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi:

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Devamını oku

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku

Genel

Alaçatı’nın gözdesi Viento Hotel “hijyen manifestosuyla” kapılarını açtı

Yayın tarihi:

-

Alaçatı’da Köy içinde huzur ve dinginliğin yanı sıra kaliteli ve konforlu tatil sunmayı amaçlayan Viento Hotel, tüm gerekli hijyen önlemlerini alarak 1 Haziran’da yaza merhaba dedi.

Viento Hotel, Turizm Bakanlığının sertifika programına ilk katılan otellerden biri oldu. Ayrıca, temizlik ve hijyen standartlarını en üst seviyeye çıkararak, Sağlıklı Turizm İşletmesi belgesini ve Gıda Güvenliği Yönetimi ISO 22000 HACCP belgesini de alarak yeni döneme hazırlandı.

Hijyenik bir konaklama

Misafir odalarında kullanılan Ozon makinesi, ULV dezenfeksiyon makinesi ve TSE ve CE sertifikalı hastane tipi dezenfektanlar ile hijyenik, tertemiz ve konforlu bir konaklama yapmanızı sağlıyor. Odalarda sterilize edilmiş tek kullanımlık Molton Brown buklet malzemeleri, 90 derecede yıkanmış ve tek tek poşetlenmiş tekstil ürünleri, özenle hazırlanmış hijyen kittlerinin yanı sıra dileyen misafirlerine tek kullanımlık tekstil ürünleri de sunuyor.

Misafirlerine yüksek hijyen standartlarının yanı sıra odalarındaki birinci kalite yataklar, lüks tekstil ürünleri, işlemeli havlu, geçmişin mirasını taşıyan özel dokuma perdeler, jakuzili, havuzlu bahçesi, gizli bahçesinde yapılan meşhur kahvaltısı, keyifli müziklerin eşlik ettiği Sota Kabuklu Deniz Ürünleri Restoranı ve barı ile bu yaz da tatilcilerin Alaçatı’daki buluşma noktası olmaya devam edecek.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com