Connect with us

İple erişim ve GWO eğitiminde INTERCON farkı

Published

on

INTERCON İple Erişim ve Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Murat Yılmaz’la bir söyleşi gerçekleştirdik. Firmaların faaliyetleri hakkında açıklamalarda bulunan Murat Bey’den, rüzgâr enerjisi sektörünün eğitim faaliyetlerine bakışına ilişkin de bilgiler aldık.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba, adım Murat Yılmaz, halihazırda INTERCON İple Erişim ve Eğitim Hizmetleri AŞ’de Genel Müdür sıfatıyla görev yapmaktayım. Maden Yüksek Mühendisi ve Tahribatsız Muayene Uzmanıyım. Enerji, petrokimya, elektrik santralleri, uluslararası boru hatları, depolama tankları, yüksek basınçlı hatlar ve basınçlı kapların periyodik muayeneleri ve kalan ömür tay07ini konularında 15 yıllık deneyime sahibim. Geçmişten gelen teknik bilgi birikimimi ve deneyimimi rüzgâr enerjisi sektöründe, ulaşımı zor bölgelerde dahi sektörün taleplerini de gözetmek suretiyle talep edilen hizmetlerin gerçekleştirilebilmesi amacıyla ve çalışmalarıma devam etmekteyim.

INTERCON İple Erişim ve Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Murat Yılmaz

Okurlarımız için firmanızı kısaca anlatır mısınız?

INTERCON, kendi içinde uzmanlık alanlarına sahip INTERCON İple Erişim ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. ve INTERCON Endüstriyel Kontrol Hizmetleri A.Ş. adlarında iki ayrı kurum olarak hizmetlerini gerçekleştirmektedir. INTERCON İple Erişim, Temmuz 2018’de İzmir’de kurulmuş olup, INTERCON NDT’nin 15 yıllık deneyimini de arkasına alarak 3 ay gibi kısa bir sürede ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 45001 yetkinliklerini almış, IRATA’dan – Operasyon ve Eğitim Kurumu (5076/OT), SPRAT üyeliği ve GWO-BST yetkili kurum unvanları ile saha operasyonlarına ve eğitimlerine başlamıştır. 

INTERCON NDT, TÜRKAK TS EN ISO/IEC 17020 Akreditasyonu’na sahip A tipi Muayene Kuruluşu (AB-0110-M) olup, konvansiyonel (UT,MT,PT,VT,RT) ve ileri tahribatsız muayene yöntemlerindeki (ToFD&PA) yetkinliğini, INTERCON İple Erişim’in ulaşılması zor konumlardaki saha operasyon yeteneği ile birleştirerek, rüzgâr kulesi gövde (metal) ve kanatlarında (kompozit), yerde veya yerinde muayeneler gerçekleştirebilmektedir. 

İple erişim hizmetleriniz hakkında ayrıntılı bilgi alabilir miyiz? 

INTERCON’un İple Erişim yöntemi ile en yaygın uygulamaları tahribatsız muayene hizmetleri, denetim ve kontroller, rüzgâr türbinleri, köprü, baraj, kule, bina, vinç vb. sanayi tesislerinde ulaşılması zor konumlardaki projeleri içerir. Denetim ve tahribatsız muayene hizmetleri en yaygın uygulamalarımız olsa da, boya, kaynak, kesim ve görece ağır malzemelerin indirilmesi, kaldırılması operasyonlarını, konusunda deneyimli iple erişim teknisyenleri tarafından özelleşmiş prosedürler kullanılarak icra edebilmektedir. 

INTERCON İple Erişim, konusunda deneyimli uzman personelleri ile Stand-By Rescue hizmetleri de sunmaktadır. Nacelle bölgesinden kule gövdesi içine ya da dışına sızan yağ gibi temizlik ihtiyacı gereken durumlarda da hizmet üretmektedir. Yurtiçinde ve/veya yurtdışında, katastrofik kazalar sonucunda girilemez/kullanılamaz hale gelmiş Rüzgâr Kuleleri ve Nacelle’lerine, İlk Giriş ve Bölgeyi Güvenli Hale Getirme hizmetleri de gerçekleştirebilmektedir. Rüzgâr Türbin gövdelerinde İple Erişim yöntemi ile tahribatsız muayeneler gerçekleştirip uluslararası geçerlilikte detaylı raporlayabilmektedir. Bünyesinde barındırdığı deneyimli IRATA/SPRAT Seviye 3 personelleri ile Kişisel Koruyucu Donanım Muayeneleri gerçekleştirebilmekte ve sertifikalandırabilmektedir. 

INTERCON İple Erişim, TS EN 1263-1’e göre imal edilmiş Düşme Engelleyici Güvenlik Ağı tedarikçisi olup yerinde montaj hizmeti de sunmaktadır. Yatay ve Düşey Yaşam Hatları tasarımları gerçekleştirip montaj hizmetleri verilebilmesinin yanı sıra HARKEN ürünleri tedarikçisi olup uzun ömürlü ve yüksek kaliteli yaşam hatları ve PowerSeat gibi ipe tırmanabilen mobil ürünlerin de sağlayıcısıdır.

INTERCON İple Erişim, INTERCON NDT ile birlikte bünyesinde bulundurduğu API 510, API 570 ve API 653 Yetkili Uzmanları sayesinde, İple Erişim yöntemi ile Küre Tanklar gibi ekipmanlarda, İple Erişim Yöntemi ile In-Service ve Out-of-Service muayene Korozyon Kontrolleri ve Kalan Ömür Tayini hesapları gerçekleştirip raporlayabilmektedir. 

GWO Eğitimleri hakkında ayrıntılı bilgi alabilir miyiz?

INTERCON İple Erişim, GWO yetkili eğitim kurumu olarak BST ve BST/R (Temel Güvenlik Eğitimi)’ne ait 4 modül için Menemen’deki tesisinde Eş zamanlı olarak 24 kişiye kadar sertifikalandırma eğitimi verebilmektedir. Bunlar;

– Yüksekte Çalışma ve Kurtarma Eğitimi

– Yangın Bilinçlendirme Eğitimi

– Elle Taşıma Eğitimi

– İlk Yardım Eğitimi (Sağlık Bakanlığı onaylıdır.)

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

GWO tarafından son olarak eğitim paketlerine eklenen ve ART (Advanced Rescue Training) modüllerinden oluşan sertifika programını Türkiye’de de verebilmek adına çalışmalarımıza olanca hızıyla devam etmekteyiz. 

GWO’nın 2019 versiyonunda farklı kriterler uygulaması ile değişen Mobil (Yerinde) Eğitim kriterlerinin sağlanması amacıyla çalışmalarımız devam etmekte olup yakın gelecekte bu hizmeti de vermeyi hedeflemekteyiz.

Ayrıca Enerji Sektörü ve Ağır Sanayi’de uygulamakta olduğumuz ToFD&PA ileri ultrasonik muayene yöntemlerinin yakın tarihte geliştirilmiş olan kompozit malzeme problarının temini ile birlikte kanatlar üzerinde; yerde ve ipteki uygulamalarında rüzgâr sektöründe de uygulamak üzere çalışmalarımız devam etmektedir. 

Rüzgâr enerjisi sektörünü eğitime verilen veya verilmeyen değer açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Rüzgâr enerjisi sektörünün eğitime bakış açısını olumlu ve yeni gelişmelere açık buluyorum. Yurtiçinde hali hazırda verilemeyen ART modülü gibi önemli bir modülü; maddi ve operasyonel zorluklarına rağmen eğitim takvimleri içerisinde tutma kararlılığını da takdir ediyorum. Bu nedenle bu eğitim modülünün Türkiye’de verilebilmesi amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

INTERCON, mühendislik kökenli bir firma olarak rüzgâr enerjisi sektörünün; teknik ve fiziksel sınırlamalar nedeniyle gerçekleştiremediği ya da gerçekleştirmekte sorun yaşadığı projeye özel ihtiyaçlarına doğru ve kaliteli hizmeti sunabilecek kapasitededir. INTERCON, kapsamı dahilinde projeye özel sektörel ihtiyaçlar için ihtiyaç sahiplerinin irtibat kurması halinde çeşitli çözümler üretip uygulayabilmektedir. Eğitim konusunda ise yurtdışına bağımlılığın azaltılması ya da ortadan kaldırılmasını hedeflemektedir. Tüm rüzgâr enerjisi sektörüne güvenli; başarılı ve kazançlı bir çalışma yılı dilerim.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Genel

Net sıfır yolunda İkinci Enerji Verimliliği Eylem Planı: Emisyonları 100 milyon ton azaltmak

Published

on

By

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai şehrinde devam eden Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 28) kapsamında Dünya Bankası tarafından “Türkiye’yi Güneş, Rüzgar ve Akıllı Şebekelerle Dönüştürmek: Net Sıfıra Doğru Yeni Hedefler” paneli düzenlendi. Panele bir video mesaj gönderen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2024-2030 yıllarını kapsayan İkinci Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında emisyonları 100 milyon ton azaltmayı hedeflediklerini söyledi. Bu planın iddialı olduğu ve ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğumuzu belirten Bakan Bayraktar, “Ancak uluslararası toplumla ve bilhassa finansal kuruluşlar ve yatırımcılarla birlikte tüm bunları başarabiliriz. Enerji sektörüne yapılan yatırımlar Türk halkına istihdam ve refah temin ederken diğer ülkelere de enerji dönüşümü için güçlü bir model sunmaktadır” dedi. Net sıfıra doğru yeni hedefler açıklayan Bakan Bayraktar, “Yenilenebilir kaynaklardan faydalanmak, daha çok yenilenebilir için iletim altyapısını geliştirmek ve tüm sektörlerde enerji verimliliğini artırmak üzere üç temel alana odaklanıyoruz” diye konuştu.

Yenilenebilir enerji kurulu gücü 2035’e kadar 60 GW’a ulaşacak

Türkiye’nin sürdürülebilir enerji çözümlerindeki kararlılığına vurgu yapan Bayraktar, “Burada önemli bir başarımızı sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyorum. Bugün itibarıyla toplam kurulu kapasitemiz 106 gigawatt seviyesini aşarken yenilenebilir enerjinin payı yüzde 55’e ulaştı. Bu tablo Avrupa’da 5. dünyada ise 12. olan Türkiye’nin sürdürülebilir enerji çözümleri noktasındaki kararlılığını gözler önüne sermektedir. Projeksiyonlarımız da ülkemizin 2035’e kadar toplam kurulu gücünü, 60 gigawatt yenilenebilir enerji üretim kapasitesi dahil 190 gigawatt seviyesine çıkaracağını gösteriyor” açıklamasında bulundu.

Dünya Bankası’ndan finansman

Bakanlık olarak özel sektör ve uluslararası yatırımcılarla birlikte çalışarak yenilenebilir enerjiyi çok daha üst seviyeye taşımaya gayret edeceklerinin altını çizen Bakan Alparslan Bayraktar, “Elbette bunun için de ciddi yatırım gerekiyor. Dünya Bankası’yla görüşmelerimiz devam ediyor. Kendileri, bakanlığımız ve özel sektör aktörleriyle birlikte bu plana finansal ve teknik destek verme taahhüdünde bulundular. Enerji dönüşümü, şebekeyi sürekli geliştirmek anlamına geliyor. Bu nedenle güçlü enterkonektiviteye sahip, yenilenebilir kapasitesinde beklenen artışı kaldırabilecek Yeşil Şebeke’yi kurma çabası içerisindeyiz. 2030’a kadar şebekeye 10 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu alanda özel sektörün kritik bir rol üstlendiğini dile getiren Bayraktar, “Gerekli altyapının kurulmasının yanı sıra bakanlık olarak mevcut politikaları değiştirmeyi ve böylece ihtiyaç duyulan özel yatırımı destekleyecek bir ortam oluşturmayı değerlendiriyoruz. Burada özel sektör kritik bir rol üstlenmektedir. Dolayısıyla özel aktörlerin rekabet gücünü artırmak önemli olacaktır” diye konuştu.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Continue Reading

Genel

COP28, doğa için küresel finansmanı ve birliği harekete geçiriyor

Published

on

By

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28’inci Taraflar Konferansı (COP28) kapsamında gerçekleştirilen Dünya İklim Eylemi Zirvesi, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai kentinde başladı. BM İklim Değişikliği COP28 üst düzey yöneticilerinden Razan Khalifa Al Mubarak, COP28’den COP30’a kadar iklim eyleminde doğanın rolünü pekiştirerek, 1.7 milyar dolarlık doğa koruma finansmanını açıkladı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin doğa-iklim projelerine 100 milyon dolarlık yeni finansman katkısında bulunacağını belirten Al Mubarak, Gana hükümetinin ‘Dirençli Gana’ planına ilk etapta 30 milyon dolarlık bir yatırım yapacaklarını açıkladı. Liderlerin, yerli halk ve yerel toplulukların geçim kaynaklarına ve kalkınma hedeflerine yatırım yapmanın kritik önemini vurgu yaptığı zirvede, Belem’deki COP30’a doğru entegre doğa-iklim eylemi için ortakları ve kaynakları harekete geçirecek bir BAE-Brezilya ‘COP-to-COP’ ortaklığı duyuruldu.

İklim krizine karşı ortaya konulan planların güçlendirilmesi ve somut adımlar atılarak hayata geçirilmesine ilişkin müzakerelerin yapıldığı BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28. Taraflar Konferansı, BAE’nin ev sahipliğinde başladı. Bu yıl 28’incisi düzenlenen ve 12 Aralık’a kadar sürecek olan konferansın ana gündeminde, 2015 yılında Paris’te anlaşmaya varıldığı gibi küresel ısınmayı 1,5 derecede sabit tutma amacının canlandırılması ve hükümetlerin iklim eylemi vaatlerini daha kapsamlı hale getirecek bir anlaşmaya varılması yer alıyor.

Zirvede konuşan COP28’in BM İklim Değişikliği Üst Düzey Sorumlusu Razan Khalifa Al Mubarak, “Doğanın tam ve en bütüncül haliyle iklim eyleminin bir önkoşulu olarak tanınmasını, desteklenmesini ve finanse edilmesini sağlamak COP28 Başkanlığı için bir öncelik olmuştur. Devlet dışı aktörlerin desteği ve finansmanıyla birleşen bu olağanüstü siyasi liderlik, doğanın sadece bu görev için değil, gelecekteki tüm görevler için temel rolünün kanıtıdır” dedi.

Zirvede devlet başkanları, Paris Anlaşması ve kısa süre önce kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’ni hayata geçirmek üzere doğa-iklim eylemine odaklanan ulusal ve bölgesel yatırım planlarını ve ortaklıklarını açıkladı:

– BM İklim Değişikliği COP28 üst düzey yöneticilerinden Razan Al Mubarak, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Gana’nın ‘Dirençli Gana’ planına 30 milyon dolarlık ilk yatırımla birlikte doğa-iklim projelerine 100 milyon dolarlık yeni finansman katkısında bulunacağını açıkladı. ‘Dirençli Gana’, Gana Devlet Başkanı Nana Akufo-Addo tarafından Kanada, Singapur, Amerika Birleşik Devletleri ve LEAF Koalisyonu gibi diğer özel sektör uyumlu girişimlerden gelen 80 milyon dolarlık ek destekle başlatıldı ve son olarak BAE’nin 30 milyon doları eklendi.

– Tonga Başbakanı Siaosi ‘Ofakivahafolau Sovaleni, 2030 yılına kadar ülkelerin sularının ve münhasır ekonomik bölgelerinin yüzde 30’unun korunmasını amaçlayan ve ay yüzeyinden daha büyük bir alanı temsil eden ‘Unlocking Blue Pacific Prosperity Plan’ için Bezos Earth Fund’dan Gelişmekte Olan Pasifik Küçük Ada Devletleri’ne (P-SIDS) 100 milyon ABD doları finansman sağlanacağını duyurdu.

– Aralarında Bloomberg Philanthropies, Builders Vision ve Oceankind’in de bulunduğu bir grup hayırsever, Okyanus Direnci İklim İttifakı (ORCA) kapsamında, hassas deniz alanlarının korunmasını, okyanus temelli azaltım çabalarını ve iklim etkileri üzerine araştırmaları hedefleyen 250 milyon dolarlık yeni finansmanı duyurdu.

– Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, doğrulanabilir karbon kredisi işlemleri yoluyla koruma ve yerel kalkınmanın özel finansmanını teşvik etmek amacıyla Papua Yeni Gine için 100 milyon ABD Doları, Kongo Demokratik Cumhuriyeti için 60 milyon ABD Doları ve Kongo Cumhuriyeti için 50 milyon ABD Doları olmak üzere 3 orman finansman paketi açıkladı.

– Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo ve Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, Endonezya’nın öncü FOLU Net Sink 2030 planını desteklemek üzere 100 milyon dolarlık bir ortaklığı açıkladı.

– Asya Kalkınma Bankası, OPEC Fonu, Suudi Arabistan, AFD, Fransa ve Yeşil İklim Fonu bünyesindeki ASEAN Katalitik Yeşil Finansman Aracı ile birlikte, 2030 yılına kadar doğa odaklı iklim projelerine 2 milyar ABD doları daha ek özel finans sermayesi seferber etmek amacıyla kalkınma ortaklarından 1 milyar ABD doları seferber etmeyi taahhüt eden yeni bir girişim olan Doğa Finans Merkezi’ni duyurdu.

145 ülkenin 2030 yılına kadar orman kaybını ve arazi bozulmasını durdurmayı ve tersine çevirmeyi kabul ettiği COP26’nın Glasgow Liderler Deklarasyonu’nu pekiştiren bu doğa-iklim planları; 196 ülkenin 2030 yılına kadar toplam doğa kaybını durdurmak için ortak bir çerçeve üzerinde anlaştığı dönüm noktası niteliğindeki Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi de dahil olmak üzere önceki taahhütlerde ilerlemeyi teşvik ediyor. Uyum maliyetlerinde 104 milyar ABD doları tasarruf sağlayabilecek doğa kaybının ele alınması, 2030 yılına kadar ihtiyaç duyulan CO2 azaltım eyleminin yüzde 30’undan fazlasını sağlama potansiyeline sahip. Ayrıca, küresel GSYH’nin yaklaşık yüzde 50’si doğrudan veya dolaylı olarak doğaya ve diğer ekosistem hizmetlerine bağlı olduğundan, doğal ekosistemlerin korunması ve restorasyonu, yaklaşık 395 milyar daha fazla iş yaratma ve geçimleri doğrudan doğaya bağlı olan 1 milyar insanı koruma potansiyeli ile ekonomik refahı destekliyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Continue Reading

Genel

AB, Net-Sıfır Sanayi Yasası’ndaki tutumunu oyladı: Avrupa’da üretilen temiz teknolojiler artırılacak

Published

on

By

Dünya standartlarında bir rüzgar endüstrisine sahip olan Avrupa’nın, iklim ve enerji güvenliği hedeflerine ulaşabilmesi için 2030 yılına kadar her yıl yaklaşık 30 GW yeni rüzgar santrali kurması gerekiyor. Avrupa rüzgar tedarik zinciri ise, enflasyonist baskılar, rüzgarın genişleme hacimlerindeki belirsizlik ve zayıf ihale tasarımları ile mücadele ediyor. Tüm bunlar, AB’nin enerji güvenliği ve iklim hedeflerine ulaşmak için yeni üretim tesislerini planlama ve bunlara yatırım yapma kabiliyetini zayıflatıyor.

Temiz teknolojilerdeki üretimini güçlendirmek ve genişletmek için bu yılın başlarında Net Sıfır Sanayi Yasası’nı (NZIA) sunan Avrupa Parlamentosu, geçtiğimiz Salı günü Avrupa Komisyonu ve üye devletlerle Net-Sıfır Sanayi Yasası (NZIA) müzakerelerindeki tutumunu oyladı. Parlamento’nun pozisyonunu hazırlayan MEP Christian Ehler, Sanayi, Araştırma ve Enerji Komitesi’nde (ITRE) Avrupa’nın iklim ve enerji güvenliği hedeflerine ulaşması için güçlü bir Avrupa rüzgar endüstrisini destekleyen öneri sundu. Avrupa rüzgâr endüstrisi tüm Parlamento üyelerini ITRE görevlerini desteklemeye çağırdı.

Konuyla ilgili değerlendirme paylaşan WindEurope’un açıklamasında, Avrupa Parlamentosu’nun Avrupa’da üretilen temiz teknolojilerin artırılması için oy kullandığı belirtildi. Değerlendirmede görüşlerine yer verilen WindEurope Baş Politika Sorumlusu Pierre Tardieu, “AB, Yeşil Mutabakatı Avrupa’da üretilen rüzgarla gerçekleştirmek istiyor. Yarın Parlamento, Avrupa rüzgâr tedarik zincirini güçlendirerek tam da bunu yapacak somut tedbirleri kabul edebilir. Açık attırma tarifelerinin daha yüksek girdi maliyetlerini yansıtacak şekilde endekslenmesi, Avrupa pazarında adil rekabetin sağlanması ve ‘dibe doğru yarış’ ihalelerine karşı çıkılmasına yardımcı olacaktır. Bu doğru bir hareket tarzıdır. Bu bir güvenlik, istihdam ve özerklik meselesidir” ifadelerini kullandı.

İhalenin Avrupa tedarik zincirinin genişlemesini desteklemesi gerekiyor

ITRE tutumu, rüzgar enerjisi ihale tasarımında önemli değişiklikler içeriyor. İhaleler için açık ve zorunlu ön yeterlilik kriterleri belirleniyor. Bu, Avrupa’nın kritik enerji ve şebeke altyapısının siber saldırılar için kolay bir hedef olamayacağını garanti edecek siber güvenlik ve veri varlığına yönelik yeni kuralları içeriyor.

Geliştiriciler büyük offshore projeleri iptal etmek zorunda kaldı

WindEurope’un paylaştığı değerlendirmede, konuyla ilgili şu açıklamalar yer alıyor: “ITRE Komitesi bir enflasyon endeksleme mekanizması da önerdi. Yetersiz endeksleme şu anda büyük bir sorun. Rüzgar geliştiricileri bu yüzden büyük açık deniz rüzgar projelerini iptal etmek zorunda kaldı. Belirli bir fiyatla ihale kazanmışlardı; ancak daha sonra yüksek enflasyon türbinleri ve bileşenlerini çok daha pahalı hale getirerek rüzgar enerjisi projelerinin ekonomik uygulanabilirliğini riske attı. Rüzgar enerjisi ihalelerinin girdi maliyetlerini yansıtacak şekilde endekslenmesi bu mali açığın kapatılmasına yardımcı olacak ve projelerin devam edebilmesini sağlayacaktır. Bu tür bir endeksleme mekanizması, tüm tedarikçi sözleşmelerinin imzalanması için gereken süre boyunca geçerli olacaktır.”

Müzakereler 2024 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşecek

Nihai müzakerelerde kabul edilen tedbirlerin tedarik zinciri esnekliğine, teknolojiye ve amaca uygun olmasının kritik önem taşıdığına vurgu yapılan değerlendirmede, şu ifadeler kullanıldı: “ITRE Komitesi ayrıca üye devletlerin ihalelerinde negatif ihale vermeyi bırakmalarını istemektedir. Bu, rüzgar santrali geliştiricilerinin bir rüzgar santrali inşa etme hakkı için hükümetlere ödeme yapmak zorunda olduğu durumdur. Bazı hükümetler, hızlı para kazanmanın bir yolu olarak ihalelerine negatif ihale uygulamasını getirdi; ancak negatif ihale sadece AB’nin enerji dönüşümünü daha pahalı hale getirir. Geliştiriciler için tedarik zincirine ya da elektrik tüketicilerine yansıtılması gereken ek maliyetler yaratır ve negatif ihale turlarında ödenen para, şirketlerin diğer rüzgar enerjisi projelerine yatıramayacağı paradır. Konsey’in şimdi Net Sıfır Sanayi Yasası’na ilişkin müzakere yetkisini de tamamlaması gerekiyor. Üçlü görüşmeler, yani Avrupa Parlamentosu ve üye devletler arasında Avrupa Komisyonu’nun desteğiyle nihai bir anlaşma üzerinde yapılacak müzakereler, 2024 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşecek. Nihai müzakerelerde, kabul edilen tedbirlerin ince ayarlarının yapılması ve tedarik zinciri esnekliği yaklaşımının teknolojiye özgü ve amaca uygun olması kritik önem taşıyacaktır.”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Continue Reading

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com