Connect with us

Güvenlik

İple erişim ve GWO eğitiminde INTERCON farkı

Yayın tarihi:

-

INTERCON İple Erişim ve Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Murat Yılmaz’la bir söyleşi gerçekleştirdik. Firmaların faaliyetleri hakkında açıklamalarda bulunan Murat Bey’den, rüzgâr enerjisi sektörünün eğitim faaliyetlerine bakışına ilişkin de bilgiler aldık.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba, adım Murat Yılmaz, halihazırda INTERCON İple Erişim ve Eğitim Hizmetleri AŞ’de Genel Müdür sıfatıyla görev yapmaktayım. Maden Yüksek Mühendisi ve Tahribatsız Muayene Uzmanıyım. Enerji, petrokimya, elektrik santralleri, uluslararası boru hatları, depolama tankları, yüksek basınçlı hatlar ve basınçlı kapların periyodik muayeneleri ve kalan ömür tay07ini konularında 15 yıllık deneyime sahibim. Geçmişten gelen teknik bilgi birikimimi ve deneyimimi rüzgâr enerjisi sektöründe, ulaşımı zor bölgelerde dahi sektörün taleplerini de gözetmek suretiyle talep edilen hizmetlerin gerçekleştirilebilmesi amacıyla ve çalışmalarıma devam etmekteyim.

INTERCON İple Erişim ve Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Murat Yılmaz

Okurlarımız için firmanızı kısaca anlatır mısınız?

INTERCON, kendi içinde uzmanlık alanlarına sahip INTERCON İple Erişim ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. ve INTERCON Endüstriyel Kontrol Hizmetleri A.Ş. adlarında iki ayrı kurum olarak hizmetlerini gerçekleştirmektedir. INTERCON İple Erişim, Temmuz 2018’de İzmir’de kurulmuş olup, INTERCON NDT’nin 15 yıllık deneyimini de arkasına alarak 3 ay gibi kısa bir sürede ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 45001 yetkinliklerini almış, IRATA’dan – Operasyon ve Eğitim Kurumu (5076/OT), SPRAT üyeliği ve GWO-BST yetkili kurum unvanları ile saha operasyonlarına ve eğitimlerine başlamıştır. 

INTERCON NDT, TÜRKAK TS EN ISO/IEC 17020 Akreditasyonu’na sahip A tipi Muayene Kuruluşu (AB-0110-M) olup, konvansiyonel (UT,MT,PT,VT,RT) ve ileri tahribatsız muayene yöntemlerindeki (ToFD&PA) yetkinliğini, INTERCON İple Erişim’in ulaşılması zor konumlardaki saha operasyon yeteneği ile birleştirerek, rüzgâr kulesi gövde (metal) ve kanatlarında (kompozit), yerde veya yerinde muayeneler gerçekleştirebilmektedir. 

İple erişim hizmetleriniz hakkında ayrıntılı bilgi alabilir miyiz? 

INTERCON’un İple Erişim yöntemi ile en yaygın uygulamaları tahribatsız muayene hizmetleri, denetim ve kontroller, rüzgâr türbinleri, köprü, baraj, kule, bina, vinç vb. sanayi tesislerinde ulaşılması zor konumlardaki projeleri içerir. Denetim ve tahribatsız muayene hizmetleri en yaygın uygulamalarımız olsa da, boya, kaynak, kesim ve görece ağır malzemelerin indirilmesi, kaldırılması operasyonlarını, konusunda deneyimli iple erişim teknisyenleri tarafından özelleşmiş prosedürler kullanılarak icra edebilmektedir. 

INTERCON İple Erişim, konusunda deneyimli uzman personelleri ile Stand-By Rescue hizmetleri de sunmaktadır. Nacelle bölgesinden kule gövdesi içine ya da dışına sızan yağ gibi temizlik ihtiyacı gereken durumlarda da hizmet üretmektedir. Yurtiçinde ve/veya yurtdışında, katastrofik kazalar sonucunda girilemez/kullanılamaz hale gelmiş Rüzgâr Kuleleri ve Nacelle’lerine, İlk Giriş ve Bölgeyi Güvenli Hale Getirme hizmetleri de gerçekleştirebilmektedir. Rüzgâr Türbin gövdelerinde İple Erişim yöntemi ile tahribatsız muayeneler gerçekleştirip uluslararası geçerlilikte detaylı raporlayabilmektedir. Bünyesinde barındırdığı deneyimli IRATA/SPRAT Seviye 3 personelleri ile Kişisel Koruyucu Donanım Muayeneleri gerçekleştirebilmekte ve sertifikalandırabilmektedir. 

INTERCON İple Erişim, TS EN 1263-1’e göre imal edilmiş Düşme Engelleyici Güvenlik Ağı tedarikçisi olup yerinde montaj hizmeti de sunmaktadır. Yatay ve Düşey Yaşam Hatları tasarımları gerçekleştirip montaj hizmetleri verilebilmesinin yanı sıra HARKEN ürünleri tedarikçisi olup uzun ömürlü ve yüksek kaliteli yaşam hatları ve PowerSeat gibi ipe tırmanabilen mobil ürünlerin de sağlayıcısıdır.

INTERCON İple Erişim, INTERCON NDT ile birlikte bünyesinde bulundurduğu API 510, API 570 ve API 653 Yetkili Uzmanları sayesinde, İple Erişim yöntemi ile Küre Tanklar gibi ekipmanlarda, İple Erişim Yöntemi ile In-Service ve Out-of-Service muayene Korozyon Kontrolleri ve Kalan Ömür Tayini hesapları gerçekleştirip raporlayabilmektedir. 

GWO Eğitimleri hakkında ayrıntılı bilgi alabilir miyiz?

INTERCON İple Erişim, GWO yetkili eğitim kurumu olarak BST ve BST/R (Temel Güvenlik Eğitimi)’ne ait 4 modül için Menemen’deki tesisinde Eş zamanlı olarak 24 kişiye kadar sertifikalandırma eğitimi verebilmektedir. Bunlar;

– Yüksekte Çalışma ve Kurtarma Eğitimi

– Yangın Bilinçlendirme Eğitimi

– Elle Taşıma Eğitimi

– İlk Yardım Eğitimi (Sağlık Bakanlığı onaylıdır.)

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

GWO tarafından son olarak eğitim paketlerine eklenen ve ART (Advanced Rescue Training) modüllerinden oluşan sertifika programını Türkiye’de de verebilmek adına çalışmalarımıza olanca hızıyla devam etmekteyiz. 

GWO’nın 2019 versiyonunda farklı kriterler uygulaması ile değişen Mobil (Yerinde) Eğitim kriterlerinin sağlanması amacıyla çalışmalarımız devam etmekte olup yakın gelecekte bu hizmeti de vermeyi hedeflemekteyiz.

Ayrıca Enerji Sektörü ve Ağır Sanayi’de uygulamakta olduğumuz ToFD&PA ileri ultrasonik muayene yöntemlerinin yakın tarihte geliştirilmiş olan kompozit malzeme problarının temini ile birlikte kanatlar üzerinde; yerde ve ipteki uygulamalarında rüzgâr sektöründe de uygulamak üzere çalışmalarımız devam etmektedir. 

Rüzgâr enerjisi sektörünü eğitime verilen veya verilmeyen değer açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Rüzgâr enerjisi sektörünün eğitime bakış açısını olumlu ve yeni gelişmelere açık buluyorum. Yurtiçinde hali hazırda verilemeyen ART modülü gibi önemli bir modülü; maddi ve operasyonel zorluklarına rağmen eğitim takvimleri içerisinde tutma kararlılığını da takdir ediyorum. Bu nedenle bu eğitim modülünün Türkiye’de verilebilmesi amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

INTERCON, mühendislik kökenli bir firma olarak rüzgâr enerjisi sektörünün; teknik ve fiziksel sınırlamalar nedeniyle gerçekleştiremediği ya da gerçekleştirmekte sorun yaşadığı projeye özel ihtiyaçlarına doğru ve kaliteli hizmeti sunabilecek kapasitededir. INTERCON, kapsamı dahilinde projeye özel sektörel ihtiyaçlar için ihtiyaç sahiplerinin irtibat kurması halinde çeşitli çözümler üretip uygulayabilmektedir. Eğitim konusunda ise yurtdışına bağımlılığın azaltılması ya da ortadan kaldırılmasını hedeflemektedir. Tüm rüzgâr enerjisi sektörüne güvenli; başarılı ve kazançlı bir çalışma yılı dilerim.

Genel

Enerji santallerinde öngörülü güvenlik

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enerji ihtiyacının yerli kaynaklarla karşılanarak dışa bağımlılığın azaltılması, enerji kaynakların çeşitlendirilerek sürdürülebilir enerji kullanımının sağlanması ve enerji tüketimi neticesinde çevreye verilen zararların en aza indirilmesi açılarından yenilenebilir enerji oldukça önemli bir değere sahiptir.2020 Yılında yaşanan pandemi dönemi de bu önemi ayrı bir pencereden bizlere bir kez daha göstermiştir. Ülkelerin ihtiyaçlarını yerli kaynaklardan karşılaması pandemi gibi zorlu dönemlerde de yaşanabilecek çeşitli krizleri engellemektedir. 

Şu anda dünya genelinde fosil yakıtlardan enerji üretimi ağırlıkta olsa da gelişen trend yenilenebilir enerji üzerinedir. Birçok ülke enerji üretim alanındaki stratejilerini bu doğrultuda belirlemekte, üretilen enerjinin daha verimli kullanılabilmesi adına yeni teknolojiler üzerine çalışmalar yapmaktadır. Enerji alanında dünyada gelişen bu trende Türkiye’de ayak uydurmakta, hatta özellikle güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi alanında önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum ve jeopolitik yapısı sebebi ile özellikle yenilenebilir enerji alanında oldukça önemli bir potansiyele sahip durumdadır. Birçok ülkeye göre özellikle güneş ve rüzgar açısından çok daha avantajlı bir potansiyele sahip olduğu bilinen ülkemizin EPDK verilerine göre 2020 sonu itibariyle rüzgar enerjisi santrali kurulu gücü yaklaşık 9.000 MW, güneş enerjisi kurulu gücü de yaklaşık 6.600 MW civarındadır. Diğer yenilenebilir enerji kaynakları olan hidroelektrik enerji santralleri yaklaşık 30.000 MW, jeotermal enerji santralleri yaklaşık 1.500 MW kurulu güce sahiptir. Bu veriler göstermektedir ki toplam kurulu gücümüzün yaklaşık %47’si yenilenebilir enerji kaynaklarından,  %15’inin de geleceğin enerjisi olarak nitelendirilen rüzgar ve güneş kaynağına dayalı olduğunu göstermektedir. Uzmanlar tarafından tahmini hesaplanan yenilenebilir enerji  potansiyele göre daha oldukça yüksek bir potansiyelimiz olduğu bilinmekte ve bu doğrultuda da yeni projelerin işletmeye geçmesi ile birlikte her geçen gün kurulu gücümüz de artmaktadır. 

Artan bu enerji yatırımlarının, inşaat ve montaj süreçlerinin güvenle tamamlanarak işletmeye geçmesi, işletmeye geçtikten sonrada güvenle enerji üretmesi elbette ki oldukça önem arz etmektedir. Bu alanda yatırım yapan şirketlerin güvenlik açısından yaşayacağı bir problem, iş planlarını sekteye uğratabildiği gibi finansal açıdan dengesizliklere de yol açabilmekte ve mental açıdan yorgunluk yaratabilmektedir. Bir enerji üretim santralinin inşaat aşamasına geçebilmesi için uzun ve zorlu bir izin sürecinin tamamlanması, sonrasında da önemli yatırım bütçeleri ayrılması gerekmektedir. Bu denli zorlu ve maliyetli süreçlerden geçen bir enerji yatırımının güvenlik açısından problemler yaşaması istenebilecek en son şeylerdendir. Bilindiği üzere enerji üretim santrallerinin gerek şantiye dönemleri gerekse işletme dönemleri çeşitli riskler barındırmakta, bu risklerin ortaya çıkmaması içinde hassasiyetle önlemlerin alınması gerekmektedir. Özellikle şantiye/montaj halindeki projelerin çoğunluğu zorlu lokasyon ve coğrafi koşullarda yer almakta ve geniş bir alana yayılmaktadır. Bu tarz projelerde değerli malzeme yoğunluğunun yüksek olması, kaybolması halinde proje iş planını sekteye uğratabilecek ekipmanların varlığı, çok yönlü İSG unsurları ve sosyal etkileri güvenlik risklerini arttırmaktadır. Ortaya çıkan bu yüksek güvenlik risklerinin engellenebilmesi için çok iyi politikalar belirlenmesi, üzerinde hassasiyetle durulması ve doğru yönetilmesi değerlidir.

Enerji sektöründe ön planda olan başlıklardan birisi de güvenliktir ve burada stratejik bir öneme ve değere sahip olan enerji projelerinin güvenliği için, deneyim, bilgi birikimlerimi ve segmente özel derinleşmiş tecrübe devreye girer. 

Derin sektör tecrübesi ile hangi proje türünde hangi aşamada, hangi lokasyonlarda nasıl risklerle karşılaşabileceğimizi önceden öngörebilmesi,  projede daha göreve başlamadan önce tespit edilen bu risklerin ortaya çıkmaması içinde önem arz eder. Güvenlik teknolojileri, uzaktan izleme çözümleri gibi farklı hizmet karmaları eşliğinde entegre güvenlik çözümleri ile optimum fayda sağlanır.  Enerji yatırımcılarına ayrıca enerji tesislerinde ihtiyaç duyulan en doğru güvenlik teknolojisini, güçlü yapımız sayesinde yıllara yayılabilen finansal modellemeler eşliğinde yapılabilmektedir. Bu teknoloji yatırımlarını yaparken işletme maliyetlerinde de tasarruf yaratıldığından  tesisler ileri güvenlik teknolojilerine de sahip olabilmektedir.

Örneğin, işletmeye geçmiş olan Rüzgar Enerji Santrallerinin güvenliği;  genelde geniş bir alana yayılmış olan rüzgar türbinlerinin standart kamera sistemi ile izlenmesi ve sürekli devriyeler atılması ile sağlanmaktadır. Benzer durum Güneş Enerjisi Santralleri için de geçerlidir. Geniş bir alanda kurulan santrale ait çevre hattı standart kamera sistemleri ile 7/24 izlenmekte, devriye eşliğinde çeşitli kontroller yapılmaktadır. Bir Rüzgar Enerji Santralinde tüm rüzgar türbinlerine, bir Güneş Enerji Santralinde de çevre hattına kurulan akıllı video analiz özelliğine sahip kamera sistemleri, hoparlörler ve Securitas Uzaktan İzleme Merkezinin entegrasyonu sayesinde 7/24 sürekli izlemeye gerek kalmadan, türbin pad alanlarının, çevre hattının güvenliğini çok daha etkin şekilde sağlanabilmektedir. Bu kurguda, türbin alanlarına veya çevre hattına yapılacak herhangi bir müdahalede akıllı video analizli kameralar görüntüyü Securitas Uzaktan İzleme Merkezi ile paylaşmakta, operatörler tarafından video doğrulama yapılmakta ve gerekiyorsa anlık olarak görerek sesli anons ile caydırıcılık sağlanmaktadır. Ardından ihtiyaca göre de güvenlik görevlileri ilgili noktaya yönlendirilmektedir. İşletmedeki RES’lere ve GES’lere özgü bu yenilikçi, öngörülebilir ve önleyici güvenlik tasarımı sayesinde işletme maliyetlerinden ciddi oranda avantaj sağlanmakta, sürekli devriyeye gerek kalmadığı için de İSG riskleri de engellenmektedir.

Devamını oku

Güvenlik

RES’lerde en büyük güvenlik sorunu hırsızlık ve tahribat

Yayın tarihi:

-

Yazar

Güvenlikte bilgi lideri Securitas, enerji sektöründe özellikle inşaat aşamasında en büyük riskin hırsızlık ve tahribat olduğuna dikkat çekti. Şirket düzenli olarak yayınladığı güvenlik raporunda enerji sektöründeki riskleri değerlendirdi ve en büyük riskin yüzde 70 ile hırsızlık olduğunu tespit etti. Securitas Enerji Segmenti Lideri Ünsal Kutaruk “Enerji sektöründe özellikle de RES’lerde yatırım maliyetleri oldukça yüksek. Elemanlı güvenliğe entegre ettiğimiz teknolojik çözümlerimiz ile riski azaltıp, bu konudaki uzmanlığımızı ortaya koyuyoruz” dedi. 

Kutaruk, rüzgar enerjisi santrallerinde en önemli güvenlik risklerinin malzeme hırsızlığı ve tahribat olduğuna dikkat çekerek, “santrallere risk analizleri yapıldıktan sonra anahtar teslimi çözümler sunuyoruz. Uzaktan izleme çözümleriyle maliyetlere düşürülürken, akıllı kameralar sayesinde riskler önceden tespit edilerek önlemler alınıyor. Bu çalışmaları yaparken şirketimizin bu konudaki uzmanlığı ve know how’ından yararlanıyoruz. Hem riski hem maliyeti minimize ediyoruz” dedi. 

Securitas Türkiye Enerji Segmenti Lideri Ünsal Kütaruk, ortaya çıkan bu ihtiyaçlara karşın Güneş Enerjili Kamera sistemlerini yoğun olarak kullandıklarını belirterek, “Bu kameralar üzerlerindeki güneş paneli ve bataryası sayesinde şebeke elektriğinden bağımsız olarak çalışmakta ve istenilen yere taşınabilmekte. Kamera üzerinde yer alan GSM hat sayesinde de istenilen noktadan mobil uygulama ile kameraya canlı olarak bağlanılabilmekte ve projenin, riskli alanları anlık olarak izlenebilmekte. Ayrıca hafıza kartı sayesinde geçmişe yönelik bu kayıtlara da telefon üzerinden ulaşabilmek de mümkün.  Özellikle RES montaj-inşaat projelerinde yoğun olarak kullanılmakta olan Güneş Enerjili Kamera Sistemi sayesinde projeye gitmeye gerek kalmadan türbin montajlarının ne durumda olduğu proje yöneticileri tarafından telefon üzerinden anlık olarak izlenebilmekte, projede yer alan türbin pad alanları, şalt sahası çalışmaları, değerli malzeme stok alanları ve mobilizasyon alanlarında 7/24 hareket dahilindeki kayıtlara ulaşılabilmekte, risk içeren bağlantı yolları kontrol altında tutulabilmekte” dedi.  

İşletmeye geçmiş RES projelerinde ise standart kamera sistemlerinden farklı olarak kurulan video analizli kamera sistemleri, hoparlörler ve Securitas Uzaktan İzleme Merkezi entegrasyonu sayesinde anlık müdahaleler yapılabildiğine dikkat çeken Kütaruk, “Örneğin bir RES projesinde tüm türbinlere, bir GES projesinde tesisin tüm çevresine video analizli kameralar ve hoparlör sistemleri kuruyoruz. Bu sistemlerin 7/24 Securitas Uzaktan İzleme Merkezi ile iletişim halinde olmalarını sağlıyor ve olası bir müdahalede kamera bunu algılayarak görüntüyü Uzaktan İzleme Merkezi’ne iletiyor. Buradaki operatörlerimiz aracılığıyla alarmı anında analiz ederek doğrulama yapabiliyoruz. Müdahalenin niteliğine göre uzaktan sesli uyarı yaparak çok yüksek oranda caydırıcılığı sağlıyoruz. Bu sistemi kontrol hizmetlerimizle de entegre ederek, tesislerin rutin ve rutin dışı kontrollerini çok daha etkin şekilde gerçekleştirmemizi de sağlıyor. Kontrol görevlilerimiz rutin planlar ve sadece gereken durumlarda ilgili alanları ziyaret ettiğinden yakıt ve personel maliyetlerinden de tasarruflar sağlanıyor. Riskleri engelliyor ve detaylı raporlamalar yapabiliyoruz” dedi.

Devamını oku

Güvenlik

Global Wind Organisation Eğitimleri ve OWLAQ’ın sunduğu diğer hizmetler

Yayın tarihi:

-

Yazar

Global Wind Organisation, rüzgâr türbini üreticileri ve sahipleri tarafından kurulmuş, kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur.

Üyelerinin, güvenlik eğitimi ve acil durum prosedürleri için ortak uluslararası standartlar belirleyerek rüzgâr türbini endüstrisinde kazasız bir çalışma ortamı sağlamak için çalışmalar yürütür.

GWO, rüzgâr türbini endüstrisindeki tanınabilir bir standart talebine yanıt olarak 2012’de Temel Güvenlik Eğitimi (BST) standardının ilk versiyonunu yayınlamıştır. Bunu, 2017’de Temel Teknik Eğitim (BTT) Standardı izlemiştir.

GWO, rüzgâr türbini endüstrisinde çeşitli roller üstlenen çalışanlar için işverenlerin gereksinimlerini düzenleyen diğer eğitim standartları da başlatmıştır.

GWO eğitim standartları, GWO üyeleri tarafından önerilen eğitim kursları için gereksinimleri açıklar. GWO standartlarına ve kriterlerine uyarak, sertifikalı eğitim sağlayıcıları yetkin kabul edilir. Rüzgâr Endüstrisi
Veri tabanın da (WINDA) eğitimler kayıt altına alınır.

Dünyada rüzgâr türbinlerinde çalışanların tahmini olarak %10’luk bir kısmı GWO standartlarında eğitim almaktadır. Bu kapsamda 42 ülkede, 190’den farklı ülke vatandaşına 380’den fazla eğitim sağlayıcısı ile 100.000’den fazla çalışana GWO Standartlarında eğitim verilmiştir.

2019 yılında 161.709 eğitim tamamlanırken, 2020 yılında bu sayı %2 artarak 165.667 olmuştur. Ülkemizde geçmiş yıllara göre %77’lik bir artış olmuştur.

GWO 2020 yıllı faaliyet raporundan alınmıştır.

OWLAQ Eğitim Danışmanlık A.Ş olarak 2018 yılından kurulduktan sonra hedeflerimizden birisi olan GWO akreditasyonunu tamamladık ve Ülkemize bu konuda katkı sağlamaya başladık. Avrupa’da toplam 3 adet olan Mobil Eğitim Sahası akreditasyonu ile Ülkemizde ilk olmayı başardık. GWO standartlarında sabit, çalışma sahası ve mobil olmak üzere 3 ayrı eğitim sahası akredite edebilirsiniz. Sabit ve mobil olmak üzere 2 adet akreditasyonumuz bulunmaktadır. Mobil eğitim aracımızın detayları için aşağıdaki linkten faydalanabilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=Nv_m3B3zJdo

Akreditasyon içeriğimiz GWO Basic Safety Training, Temel Güvenlik Eğitimlerini içermektedir ve 4 modül eğitim hizmeti sağlamaktayız.

2018 – 2020 yıllarında tamamlanan eğitimler

2018 – 2020 yıllarında eğitim almış çalışanlar

Eğitim alacak çalışanlar ilk defa alıyor ise farklı modüllere göre dağılımı yapılmış 5 günlük eğitim almak zorundadırlar. Bu eğitimlerin 2 yıl geçerlilik süresi bulunmaktadır. 2 yıl dolmadan yenileme eğitimi alabilirler. 2 yılı doldurdukları durumda ise yeni başlayanlar gibi 5 tam günlük eğitim almaları gerekmektedir.

Eğitim alacak çalışanların kendi hesaplarından winda kayıt prosedürüne göre kayıtlarını yapmaları gerekmektedir. Winda kayıt prosedürüne göre kaydı açılan çalışanlar eğitim öncesinden WİNDA ID’lerini eğitim sağlayıcılarına göndermeleri gerekmektedir.

Rüzgâr türbinlerine yönelik hizmetlerimiz aşağıdaki gibidir;

Eğitim

  • Avrupa’nın 3. ü, Türkiye’nin ilk GWO onaylı mobil eğitim aracına sahibiz.
  • Yeni başlayanlar için, GWO BST (Yüksekte Çalışma, İlkyardım, Elle Taşıma, Yangın Bilinçlendirme),
  • Yenileme yapacaklar için, GWO BSRT (Yüksekte Çalışma, İlkyardım, Elle Taşıma, Yangın Bilinçlendirme),
  • (PPE Inspection) KKD Muayene Kontrol Eğitimi,
  • İSG Liderlik Eğitimi
  • Yük ve Kaldırma Operasyonları Yönetim Eğitimi,
  • Yük ve Kaldırma Operasyonları Süpervizörlük Eğitimi,
  • İşaretçi – Sapancı Eğitimi
  • Yüksekte Çalışma Risk Değerlendirme Eğitimi,
  • İş Tehlike Analizi Hazırlama Eğitimi,
  • Yaz – Kış Koşullarında Hayatı İdame Eğitimleri (teorik-uygulamalı)

Denetim

Çalışma sahalarında İSG ve Yüksekte Çalışma, İple Erişim ile sistem, ekipman, uygulama vb. konularda 3. taraf denetimleri yapmaktayız.

Danışmanlık

Çalışma sahalarında İSG ve Yüksekte Çalışma, İple Erişim konularında sistem, ekipman, uygulama vb. konularda danışmanlık, saha çalışmalarında İSG, yüksekte çalışma & kurtarma süpervizörlük hizmetleri sunmaktayız.

Ekipman Tedariki

Türbinlerde çalışmalarda gerekli olan yüksekte çalışma ekipmanlarının tedariki ve satışını sağlamaktayız.

Saha Uygulamaları

  • Türbin içinde ve dışında kule temizliği,
  • Kanat ve kule muayenesi,
  • Kompozit ve metal tamiratları,
  • LPS muayene ve tamiratları hizmetleri sunmaktayız.

GWO Eğitimleri ve diğer hizmetlerimiz hakkında bilgi almak isterseniz info@owlaq.com adresimizden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

IRATA, SPRAT ve ERCA akreditasyonlarımızı da tamamladık. Bu alanlarda da Ülkemize fayda sağlamaya çalışıyoruz.

OWLAQ Eğitim Danışmanlık A.Ş olarak öngörü, özgörev ilkelerimize bağlı, GWO, Uluslararası ve Ulusal Standartlar doğrultusunda hizmet sunmaya devam etmekteyiz. Amacımız tüm sektörlerde ve rüzgâr endüstrisinde güvenli çalışma yapılmasına katkı sağlamak ve her geçen gün bulunduğumuz seviyeden bir üst seviyeye taşımaktır.

Değerli zamanınızı ayırdığınız için teşekkür eder, güvenli çalışmalar dilerim.

Yazan: Ali Şahin, OWLAQ Eğitim Danışmanlık AŞ, Kurucu – Direktör, ali@owlaq.com, (532)6641553

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler