Türkiye’nin 1.000 MW bağlantı kapasiteli ilk denizüstü rüzgâr YEKA ihalesinin 2027’nin ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. İhale duyurusu Eylül 2026’da yayımlanacak. TÜREB, sürecin enerji arz güvenliğinin yanı sıra yerli sanayi, tedarik zinciri ve nitelikli istihdam açısından da önemli fırsatlar oluşturabileceğine dikkat çekti.
Türkiye, denizüstü rüzgâr enerjisindeki ilk Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) ihalesine hazırlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ihale duyurusunun Eylül 2026’da yapılacağını, yarışmanın ise 2027’nin ilk çeyreğinde gerçekleştirileceğini açıkladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan YEKA DÜRES-2026 Şartname Taslağı kapsamında, toplam 1.000 MW denizüstü rüzgâr bağlantı kapasitesinin tahsis edilmesi planlanıyor. Taslağa ilişkin sektör temsilcileri, yatırımcılar ve ilgili kuruluşların görüşleri 17 Ağustos 2026 tarihine kadar alınacak.
Dört bölge aday YEKA olarak belirlendi
Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarındaki dört bölge, denizüstü rüzgâr enerjisine dayalı aday YEKA olarak belirlendi.
Söz konusu bölgelerde izin süreçleri ile teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından, yarışmaya konu olacak alanın kesinleştirilmesi bekleniyor. Şartname taslağında proje geliştirme sürecinin; meteorolojik ve oşinografik ölçümler, deniz tabanı araştırmaları, analizler ile teknik ve ekonomik etütleri kapsaması öngörülüyor.
Türkiye’nin denizüstü rüzgâr enerjisinde 2035 yılına kadar 5.000 MW kurulu güce ulaşma hedefi bulunuyor. İlk YEKA yarışmasının, bu hedef doğrultusunda oluşturulacak yatırım ve proje geliştirme modelinin başlangıç adımı olması bekleniyor.
TÜREB öngörülebilir yatırım takvimine dikkat çekti
Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB), ilk denizüstü rüzgâr YEKA sürecinin sektörün deneyimi ve görüşleri dikkate alınarak yürütülmesinin, yatırımların öngörülebilir bir yapıda ilerlemesi açısından önem taşıdığını bildirdi.
TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden, ilk yarışmanın Türkiye’nin rüzgâr enerjisi sektöründe yeni bir dönemin başlangıcı olacağını belirterek şunları söyledi:
“İlk offshore YEKA ihalesinin 2027’nin ilk çeyreğinde yapılacak olması, sektörümüz açısından tarihî bir başlangıç niteliğindedir. Türkiye’nin denizüstü rüzgâr potansiyelini değerlendirmeye başlaması; enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, teknoloji ve ekipman üretiminin geliştirilmesi ve nitelikli istihdam açısından önemli fırsatlar sunuyor.”
Erden, 2035 yılı için belirlenen 5.000 MW hedefinin sektörün gelişimi açısından önemli bir perspektif sunduğunu ifade ederek, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir yatırım takviminin oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.
TÜREB’in şartname taslağının yayımlanmasının ardından yönetim kurulu ve üyeleriyle birlikte çalışma yürüttüğünü belirten Erden, sektörün görüşlerinin konsolide edilerek Bakanlığa sunulacağını kaydetti.
Yerli sanayi ve tedarik zinciri için yeni alan
Denizüstü rüzgâr yatırımlarının yalnızca elektrik üretim kapasitesi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Erden, projelerin oluşturacağı sanayi ve tedarik zinciri ekosistemine işaret etti.
Erden, “Denizüstü rüzgâr yatırımlarının yalnızca kurulacak santraller üzerinden değil, oluşturacağı tedarik zinciri ve sanayi ekosistemi üzerinden de değerlendirilmesi gerekiyor. Türkiye’nin karasal rüzgârda elde ettiği üretim ve ihracat tecrübesini offshore alana taşıyabilmesi, önümüzdeki dönemin önemli fırsatlarından biri olacak.” ifadelerini kullandı.
Denizüstü rüzgâr projelerinin; türbin ve ekipman üretiminden liman altyapısına, deniz lojistiğinden mühendislik hizmetlerine, bakım operasyonlarından insan kaynağına kadar geniş bir değer zinciri oluşturması bekleniyor.
Kamu ve sektör iş birliği öne çıkıyor
TÜREB Denizüstü Rüzgâr Enerjisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman da denizüstü projelerin teknik ve operasyonel açıdan karasal rüzgâr yatırımlarından farklı gereksinimlere sahip olduğuna dikkat çekti.
Yaman, “İlk ihalenin tasarımında sektörün bilgi birikiminin ve yatırımcıların deneyimlerinin dikkate alınmasını önemli buluyoruz. TÜREB olarak görüş ve önerilerimizle bu çalışmalara destek vermeye devam edeceğiz.” dedi.
Bakanlık ile sektör arasındaki istişare mekanizmasının şartnamenin uygulanabilirliğine katkı sağlayacağını belirten Yaman, Türkiye’nin denizüstü rüzgâr alanında güçlü ve sürdürülebilir bir yatırım modeli oluşturabilmesi için kamu ve özel sektörün yakın iş birliği içinde ilerlemesi gerektiğini ifade etti.
Bu ürün için size geri dönüş yapalım
Teknik detay, fiyat bilgisi veya teklif talebiniz için formu doldurun. Talebiniz doğrudan ilgili ekibe iletilir.


