Connect with us

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

Yeni YEKA alanları ilan edildi

Yayın Tarihi:

on

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, güneş ve rüzgâr enerjisine dayalı yeni Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları’nı (YEKA) belirlendiğini ilan etti.

Resmi Gazete’nin 29 Eylül 2018 tarihli 30550 sayılı nüshasında yayımlanan ilana göre rüzgâr YEKA’sı için Edirne, Enez-Keşan, Kırklareli, Vize-Demirköy, Sivas, Kangal ve Gürün ile Eskişehir-Tepebaşı bölgeleri belirlendi. Resmi Gazete’de sınırları krokilerle ve listelerle gösterilen alanların Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği kapsamında güneş ve rüzgâr enerjisine dayalı YEKA ilan edildiği belirtildi.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

Zorlu Enerji, 5. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı

Yayın Tarihi:

on

Zorlu Enerji, Sürdürülebilirlik Kurulu öncülüğünde GRI Standartlarına uygun olarak hazırladığı 5. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Geleceğin akıllı enerji sistemlerini hayata geçirmek üzere sürdürülebilirliği iş modelinin merkezinde konumlandıran Zorlu Enerji, 2016-2017 dönemini kapsayan bu raporunda koyduğu sürdürülebilir gelişim performansını şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıyor.

Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji alanındaki öncülerinden olan Zorlu Enerji, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda 2016-2017 yıllarında hayata geçirdiği ekonomik, sosyal, toplumsal ve çevresel uygulamaları ve bu konulardaki performansını içeren 5. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı.

Zorlu Enerji bu raporuyla geleceğe yönelik sürdürülebilir gelişim hedefleri koymak, iklim değişikliğiyle mücadeleyi sür­dürmek ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak amacıyla bilinçlendirme, izleme ve değerlendirme çalışmalarına yol göstermeyi hedefliyor.

Zorlu Enerji’nin 5. Sürdürülebilirlik Raporu, dünyada bu alanda kabul gören raporlama sistemi Küresel Raporlama Girişimi’nin (Global Reporting Initiative – GRI) Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları’nın “Temel” seçeneğine uygun olarak hazırlandı.

“Büyüme odaklı stratejimizin taşıyıcı gücü sürdürülebilirlik olacak”

Geleceğin akıllı enerji sistemlerini hayata geçirmek için yatırımlarını aralıksız sürdürdüklerini ifaden Zorlu Enerji Başkanı Sinan Ak, büyüme modelini oluştururken sürdürülebilirliği merkeze konumlandırdıklarını ve Zorlu Enerji’nin büyüme odaklı stratejisinin taşıyıcı gücünün sürdürülebilirlik olacağını ifade etti. Sinan Ak sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürdürülebilirliği tüm çalışmalarımıza yol gösteren bir kılavuz olarak görüyoruz. Sürdürülebilirlik politikamızı iklim değişikliği ile mücadele, sera gazı emisyonlarının yönetimi, enerji verimliliği, sorumlu paydaş diyaloğu ve doğal kaynakların korunması doğrultusunda şekillendiriyor, uzun soluklu, sürdürülebilir bir büyüme gerçekleştirebilmek için doğru ve etkili yolun bu olduğuna inanıyoruz.”

“Yenilenebilir enerji yatırımlarımızla

3 bin hektar orman alanı kadar emisyon azalttık”

2017 yılsonu itibariyle Zorlu Enerji’nin yurt içi kurulu gücünün yüzde 76’sının yenilenebilir enerji kaynaklarına dayandığını söyleyen Sinan Ak, küresel iklim değişikliğinin en büyük risk ve tehditlerden biri olduğunun bilinciyle ülke­mizde temiz, düşük emisyonlu ve gelişmiş teknolojile­re sahip enerji santrali projelerini hayata geçirdiklerini ifade etti. Sinan Ak sözlerini şöyle sürdürdü: “2015 yılında 444 MW yenilenebilir enerji ka­pasitesine sahip toplam kurulu gücümüz 2017 yılı sonu itibariyle 568 MW’a ulaştı. Aynı zamanda Zorlu Enerji’nin Türkiye’deki yenilenebilir enerji kaynaklı net elektrik üretimi 2016 yılında toplam elektrik üretiminin %77’sini oluşturur­ken, 2017 yılında bu değer %82’ye ulaştı. Bu raporlama dönemini kapsayan 2016-2017 yıllarında yenilenebilir enerji kaynaklarından yaptığımız üretim sonucu 3 bin hektara yakın bir orman kadar gönüllü emisyon azaltımı sağlamış olduk. Yine Türkiye’nin en büyük transplantasyon uygulamasını gerçekleştirerek Kızıldere III JES sahasında bulunan yaklaşık 1600 adet incir ve zeytin ağacını zarar görmeden başka bir lokasyona taşıdık.”

“Toplumsal yatırımlarımızın miktarını 3 kattan fazla artırdık”

Yenilikçi yaklaşımlarıyla yerli ve yenilenebilir kaynaklardan enerji üretirken faaliyet gösterdikleri bölgelerin tamamında topluma sağladıkları faydalar ile Türkiye’nin geleceğine her yıl daha fazla katkı sağladıklarını dile getiren Sinan Ak, toplumsal yatırımlarını bir önceki raporlama dönemine göre 3 kattan fazla artırarak 3,1 milyon TL’den 9,6 milyon TL’ye çıkardıklarını söyledi. Sinan Ak sözlerini şöyle sürdürdü: “BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde 2016 yılından bu yana gönüllü olarak yer alıyoruz. Türkiye’de karbon ayak izini hesaplayan ilk enerji şirketi olarak, Zorlu Enerji ve Zorlu Doğal şirketlerimizle CDP Su Programında ilk defa su ayak izi raporlaması yaparak bu konuda da öncü olduk. Şirketlerimizden Zorlu Enerji ve Zorlu Doğal, “2017 CDP İklim Değişikliği Programı”nda “İklim Liderliği” ödülüne, “Enerjimiz Çocuklar İçin” Pro­jesi ise “Düşük Karbon Kahramanı” ödülü dahil olmak üzere ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. Tüm bunlar bizim doğru yolda olduğumuzu gösteren, manevi değeri çok yüksek olan gelişmeler. Zorlu Enerji olarak önümüzdeki dönemde başta güneş olmak üzere yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarına olan yatırımlarımızı büyütmeye devam edeceğiz. Geleceğin akıllı enerji sistemlerini harekete geçirecek yatırımlarımızla, daha akıllı ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışacağız.”

Zorlu Enerji’nin 2016-2017 dönemini içeren 5. Sürdürülebilirlik Raporu’na www.zoren.com.tr adresinden ulaşılabilir.

Devamını Oku

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

Akfen, Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji kredisini aldı

Yayın Tarihi:

on

Aralık 2017’de gelecek 2 yıl için farklı sektörlerde 6.2 milyar liralık (1.6 milyar dolar) yatırım paketi açıklayan Akfen Holding, yatırımlarına ara vermeden devam ediyor. Akfen, Akfen Yenilenebilir Enerji şirketi çatısı altında tamamı yerli kaynaklardan oluşan 13 rüzgâr ve güneş santrali yapacak.

Toplam 530 milyon dolar olan santral yatırımının 167 milyon dolarlık kısmını Akfen Holding kendi öz kaynaklarıyla karşılarken, 363 milyon dolarlık kredi yerli ve yabancı 6 banka tarafından sağlanıyor. Bu, Türkiye’de tek seferde alınan en büyük rüzgâr ve güneş santrali kredisi olarak öne çıkıyor.

AKFEN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın

Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, önceden açıklanan yatırım paketinin önemli kısmını kendi öz kaynaklarıyla yapacaklarının altını çizerek, “Sözümüzün arkasında duruyoruz ve yatırımlarımızı gerçekleştirerek Türkiye’nin hizmetine sunmaya devam ediyoruz” dedi.

Geçen yıl Akfen Yenilenebilir Enerji, TAV Havalimanları ve Mersin Uluslararası Limanı şirketlerindeki hisse devirleriyle Türkiye’ye 1.2 milyar dolarlık yatırım girişi sağlayan Akfen Holding, Türkiye’nin geleceğine duyduğu güvenle yatırımlarına ara vermeden devam ediyor.

Aralık 2017’de gelecek 2 yıl için farklı sektörlerde 6.2 milyar liralık (1.6 milyar dolar) yatırım paketini hayata geçireceğini ilan eden Akfen Holding, Akfen Yenilenebilir Enerji çatısı altında Türkiye’nin 5 bölgesine yayılan ve 327 megavat gücünde olan 13 rüzgâr ve güneş enerjisi santrali kuruyor.

Toplam 530 milyon dolara mal olacak 13 santralin 167 milyon dolarlık kısmı Akfen Holding öz kaynaklarıyla karşılanırken, geri kalan 363 milyon dolarlık kısım için yerli ve yabancı 6 bankadan kredi alındı.

Yeni yatırımlarla Akfen Yenilenebilir Enerji’nin yerli ve doğal kaynaklardan üretime dayalı enerji santrali kurulu gücü 574 MW’a çıkacak.

 “Hisse devirlerinden geleni yine Türkiye’ye yatırıyoruz”

Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, hisse devirlerinden elde ettikleri geliri yeniden Türkiye’ye yatırım olarak döndürdüklerine dikkat çekerek, 2019 yılı sonuna kadar hayata geçirecekleri yatırım paketinin planlandığı şekliyle zamanında devreye gireceğinin altını çizdi. Hamdi Akın, “Sözümüzün arkasında duruyoruz ve hisse devirlerinden kazandığımızı yeniden Türkiye’nin hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Aralık 2017’de 6.2 milyar TL (1.6 milyar dolar) olarak açıkladığımız yatırım paketini 2019 sonuna kadar hayata geçirmiş olacağız. Türkiye’nin geleceğine duyduğumuz güvenle önemli kısmını kendi öz kaynaklarımızla yaptığımız bu yatırımların zamanlamasında hiçbir aksama da olmayacak” ifadelerini kullandı.

Alanında Türkiye’nin en büyük enerji kredisi

Rüzgâr, güneş ve hidroelektrik olmak üzere sadece yerli ve yenilenebilir kaynaklardan enerji üretmeye odaklanan ve bu alanda 2020 yılına kadar 1000 MW’lık “temiz kurulu güce” ulaşmayı hedefleyen Akfen Yenilenebilir Enerji, 530 milyon dolar değerindeki güneş ve rüzgâr enerji projeleri için Türkiye’nin en büyük yeşil enerji kredisini aldı.

Akfen Yenilenebilir Enerji tarafından 9 güneş enerji santrali (GES) ve 4 rüzgâr enerji santrali (RES) projelerinin hayata geçirilmesinde kullanılacak toplam 363 milyon dolarlık kredi için yerli-yabancı finans devleri güçlerini birleştirdi. Buna göre 103 milyon dolarlık GES kredisini Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile Türkiye İş Bankası üstlendi. 260 milyon dolarlık RES kredisi ise Vakıfbank, Garanti Bankası, Yapı Kredi Bankası ve Türk İş Bankası’nın garantörlüğünde Almanya merkezli KfW IPEX-Bank ve EBRD tarafından sağlandı.

Toplam güçleri 327 megavat olan 13 santral yaklaşık 1 yıl içinde tamamlandığında tam 1.2 milyon kişinin yaşadığı hanelerin elektriği tamamen doğal kaynaklardan sağlanmış olacak.

Yatırımlar ülkenin 5 bölgesine yayılacak

Akfen Yenilenebilir Enerji, doğal ve yerli kaynaklardan üretim sağlayacak projelerini Marmara, Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde Türkiye’nin birçok farklı noktasına yayacak. Buna göre yatırım değeri 180 milyon dolar olarak planlanan 9 GES projesi Konya, Amasya, Tokat, Van ve Malatya’da kurulacak. Güneşten elektrik üretecek GES’ler tamamlandığında 70 MW’ı lisanslı, 15 MW’ı lisanssız olmak üzere toplam 85 MW kapasiteye ulaşacak. 350 milyon dolara mal olacak 4 RES ise Çanakkale ve Denizli’de yer alacak. RES’lerin toplam lisanslı gücü 242 MW olacak.

Türkiye’nin enerji hedeflerine büyük katkı sağlayacak

Akfen Yenilenebilir Enerji’nin 13 projesinden yıllık 1.000 GWh enerji üretimi gerçekleştirecek. Sadece güneş ve rüzgâr gibi yerli kaynaklardan üretilecek enerji direkt olarak Türkiye’nin ulusal elektrik şebekesine aktarılacak.

Projelerin hayata geçmesiyle 2023 yılına kadar yerli ve doğal kaynaklardan 27 bin MW hidroelektrik dışı yenilenebilir üretim kapasitesi kurma hedefi bulunan Hükümetin projeleri de büyük oranda desteklenmiş olacak.

Öte yandan projeler Türkiye’nin elektrik üretiminden kaynaklı sera gazı emisyonlarının düşürülmesinde de önemli rol oynayacak.

Devamını Oku

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

GÜRİŞ, Kocatepe RES için Enercon’la anlaştı

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’nin köklü şirketlerinden GÜRİŞ, Afyonkarahisar-Sandıklı’daki Kocatepe Rüzgâr Enerjisi Santrali için Enercon’la anlaşma imzalandığını duyurdu. Enercon, Kocatepe RES için 116 metre kule yüksekliğine, 127 metre kanat çapına ve 4 MW güce sahip 25 adet E-126 EP3 rüzgâr türbininden oluşacak. Şirketin yaptığı açıklamada, Enercon’un E-126 EP3 rüzgâr türbinlerinin, özel tasarımları sayesinde düşük ve orta güçteki rüzgârlarda bile yüksek güç üretebilme özellikleriyle farklılaştığı da vurgulandı.

Devamını Oku

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

Başbakan Yardımcısı Şimşek: Yenilenebilir enerjiye daha çok teşvik gerekiyor

Yayın Tarihi:

on

Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Yenilenebilir enerjiye daha çok teşvik verilmesi gerekiyor. Ülkemiz bu noktada hakikaten doğru yolda” dedi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “TÜSİAD İklim Toplantıları: Düşük Karbonlu Kalkınma Sürecinde Finansmanın Rolü” başlıklı etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, hükümet olarak yenilenebilir enerjiye gerek vergisel gerek teşvik açısından ciddi destek verdiklerini söyledi.

İklim değişikliğiyle mücadelede enerjinin en kritik sektör olduğunu, ulaştırmanın da büyük önem arz ettiğini vurgulayan Şimşek, kişi başına düşen emisyon oranlarının gelişmiş ülkelerde daha yoğun olduğunu, Rusya ve Çin gibi gelişmekte olan ülkelerde de bu yoğunluğun görüldüğünü söyledi.

Mehmet Şimşek, iklim değişikliğine karşı gezegenin artık kendi kendini dengeleyemediğini, karbon salınımına karşı insanların ilave çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.

İklim değişikliği, karbon salınımı gibi konuların büyük risk barındırdığına işaret eden Şimşek, UNDP’nin bir çalışmasına göre, düşük dozda küresel ısınma yaşanması halinde 21 trilyon dolarlık bir ekonomik maliyetle karşı karşıya kalınacağını, daha yüksek bir senaryoda bu rakamın 33 trilyon dolara çıkabileceğini söyledi.

Şimşek, “Gerçekten ekonomik maliyetleri çok yüksek olduğu için bugünden şirketlerimizin ve devletin politikalar geliştirerek yatırımları o çerçevede şekillendirerek bunu engellemesi gerekiyor” dedi.

Enerji verimliliğini artırmaları gerektiğini vurgulayan Şimşek, “Yenilenebilir enerjiye daha çok teşvik verilmesi gerekiyor. Ülkemiz bu noktada hakikaten doğru yolda. Gerek güneş olsun gerek rüzgâr ve jeotermal, bütün bu alanlarda ciddi teşvik var. Bunun daha da güçlendirilerek devam ettirilmesi gerekiyor. Çevre dostu ürünlere daha çok teşvik vermek ve onları desteklemek lazım” ifadelerini kullandı.

Çevre dostu teknolojiler, yatırımlar ve enerjinin finansmanında yeni bir döneme girildiğini, doğru fiyatlama ve vergi politikasıyla buraya doğru gidilebileceğini belirten Şimşek, özel sektör ile kamunun bu konuda iş birliğinin önemine dikkati çekti. Şimşek, Paris İklim Anlaşması’na uyumun önemine işaret etti.

Şimşek, yenilenebilir enerjinin toplam enerji tüketimindeki payının her geçen gün arttığını, bu sürece teknolojinin de katkı sunduğunu kaydetti.

“Elektrikli araçların satışı 2040’ta diğer tüm araçları geçmiş olacak”

Başbakan Yardımcısı Şimşek, güneş panellerinin maliyetlerinin hızlı bir şekilde düştüğünü, kapasitenin arttığını belirterek, Türkiye’nin de bu alanda hızlı adımlar attığını, çatılara güneş panellerinin kurulmasının kolaylaştırıldığını, bu konuda yapılması gereken ne varsa yapacaklarını anlattı.

Elektrikli araçların 2040’tan önce geleneksel enerjiyi kullanan araçların önüne geçeceğini dile getiren Şimşek, 2040 yılında elektrikli araçların satışının diğer bütün araçları geçmiş olacağını vurguladı.

“Son 2 yılda yenilenebilir enerjide ciddi adımlar atıldı”

Mehmet Şimşek, “Yenilenebilir enerjinin payı artıyor. 2005’te yüzde 24,5 idi. Yüzde 32’ye çıkmış durumda 2015 itibarıyla… Şu anda güçlü bir şekilde yatırımlarımızın hemen hemen neredeyse tamamı yerli ve yenilenebilir…” diye konuştu.

Tartışmalarda kömür konusunun ön plana çıktığını belirten Şimşek, en son teknolojiyi kullanıp çevreye zararı minimize edecek bir yaklaşım içerisinde olmanın önemine işaret etti.

Şimşek, Türkiye’nin yenilenebilir enerjide hidroelektriğin yüzde 100 olan payının geçen süreçte yüzde 80’e düştüğünü, yüzde 20’nin ise güneş, rüzgâr, jeotermal gibi kalemlerden oluştuğunu aktardı. Bu rakamların 2015’e ait olduğunu dile getiren Şimşek, son 2 yılda ciddi gelişmeler yaşandığını, güneş ve rüzgârda önemli adımlar atıldığını, bunların devreye girmesiyle yenilenebilir enerjinin toplam enerjideki payının artacağını, toplam yenilenebilir enerjinin içindeki hidroelektriğin payının düşmüş olacağını anlattı.

Türkiye’nin 350 milyar liralık bir kaynağı yenilenebilir enerji ve diğer ilgili alanlara kanalize etmesi gerektiğini belirten Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:

“İnanıyorum ki bu gerçekleşir. Aslında bu yönde öncü olan adımlar da var. TSKB, ilk tahvil ihracını bu çerçevede yaptı. Borsa İstanbul, sürdürülebilir endeksini geliştirdi. BDDK, raporlama noktasında bir çerçeve çizdi. Elâzığ Şehir Hastanesi’nin finansmanı tam da bu çerçeveye uyuyor. Dünyada da örnek olarak görülmeye başlandı.” (Kaynak: aa.com.tr)

Devamını Oku

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

Hollanda, Kuzey Denizi’nde üç yeni rüzgâr çiftliği kuruyor

Yayın Tarihi:

on

Enerji ihtiyacını sürdürülebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Hollanda, Kuzey Denizi’nde üç yeni rüzgâr enerjisi parkı kurmak için harekete geçti.

Hollanda Hükümeti, koalisyon protokolünde yer alan yeni rüzgâr çiftlikleri için Schiermonnikoog, Petten ve IJmuiden açıklarında üç alan belirledi. Parkların inşasına 2024 yılında başlanacak.

Enerji gereksiniminin rüzgâr santrallerinden karşılanması, Hollanda Hükümetinin önceliklerinden biri. Hollanda, 2030 yılında elektrik ihtiyacının yüzde 40’ından fazlasını Kuzey Denizi’ndeki rüzgâr enerjisi parklarından karşılamayı planlıyor.

Kuzey Denizi’ndeki rüzgâr çiftliklerinden elde edilen elektrik miktarı 2023 yılında 4,5 gigawatt olacak. Bu rakam yeni kurulacak 3 parkla birlikte 2030 yılında 7 gigawatta ulaşacak.

Yeni kurulacak rüzgâr çiftlikleri için yaklaşık 20 milyar euroluk yatırım yapılacak. Bu proje ile 2024 -2030 yılları arasında 10 bin kişiye iş olanağı yaratılacak.

Rüzgâr enerjisi parklarının yapımına talip olan şirketler, 2021 yılından itibaren başvuruda bulunabilecek.

Hollanda, rüzgâr çiftliklerini sürdürülebilir enerjiye geçiş için bir köprü olarak görüyor. Ülkedeki enerji ihtiyacının yüzde 80’i içten yanmalı motorlar tarafından karşılanıyor.

Bu bağımlılığı azaltmak için hükümet, 2030’dan sonra da yeni rüzgâr çiftliklerinin kurulmasını planlıyor.

 Avrupa rüzgâr enerjisi piyasasının yüzde 25’i Hollanda’nın elinde

Bu amaçla aralarında balıkçılar ve sahil kentlerinin sakinlerinin de bulunduğu çeşitli kesimlerle görüşmeler yapılarak, yeni alanlar belirlenmeye çalışılıyor.

Hollanda, Avrupa rüzgâr enerjisi pazarının yüzde 25’ini elinde bulunduruyor. Yeni yatırımlarla birlikte bu pay daha da artacak.

Hükümet, ABD ve Asya’ya enerji ihracatı şansını da değerlendirmek için çalışmalar yapıyor.

Norveç ve İsveç kökenli enerji firmaları da, Hollanda açıklarında rüzgâr çiftlikleri kurmak için hazırlık yapıyor. (Kaynak: bbc.com)

 

Devamını Oku

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

Bakan Albayrak: Dünyanın en büyük off-shore rüzgâr projesini hazırlıyoruz

Yayın Tarihi:

on

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, güneş ve rüzgar enerjisinde 1000’er megavatlık YEKA ihaleleri için çalışmalara başlandığını belirterek, “Öncelikle rüzgarda dünyanın en büyük off-shore (denizin üstünde) projesini hazırlıyoruz. dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, 1. Türkiye Enerji ve Maden Forumu’nda yaptığı konuşmada, 2017’nin Türkiye açısından yenilenebilir enerjide “ses getirilen” bir yıl olduğunu söyledi.

Özellikle yeni Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihaleleriyle hem rekabetçi fiyatların ortaya çıktığı, Ar-Ge çalışmalarının yapılacağı, hem de yerli üretim ve istihdamı destekleyecek projelerin gerçekleştirildiğini anlatan Albayrak, “Bu yılki YEKA’ları da öyle bir şekilde yapalım ki dünyada başka bir alanda da ses getirsin diye düşünüyoruz.” ifadesini kullandı.

Bu yıl içinde yapılacak yeni YEKA ihaleleri için çalışmaların başladığını aktaran Albayrak, “Güneş ve rüzgarda 1000’er megavatlık yeni ihaleler için çalışmalara başladık. Öncelikle rüzgarda dünyanın en büyük off-shore projesini hazırlıyoruz. Bu alanda da ses getireceğini düşünüyoruz. Güneş YEKA’sına pil depolamasıyla ilgili düzenlemeyi de eklemeyi düşünüyoruz. Yine sıcak bir yaz olacak, bu yaz bitmeden iki ihaleyi de gerçekleştirmeyi planlıyoruz.” diye konuştu.

“Kıbrıs’taki zenginlikler Kıbrıslılara aittir”

Albayrak, enerji diplomasisinin ekonomi kadar dış politikaya da büyük etkisi olduğunu belirtti.

Doğu Akdeniz’de yürütülen etkin siyaset ve Güneydoğu’daki enerji fırsatlarının terör tehdidinden temizlenmesinin önemli adımlar olduğunu dile getiren Albayrak, şöyle konuştu:

“Sınır hatlarında mayınların temizlenmesiyle çok yoğun bir kara sondajına başlayacağız. Giremediğimiz bölgeler olmuştu. Ayrıca, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ın statüsü, oradaki insanlar çok önemli. Hep oldu bittiye dayalı olmuş. Bölgede tek taraflı bir siyaset aldı başını gitti. Kıbrıs’taki zenginlikler Kıbrıslılara aittir. Türkiye de burada tavrını ortaya koydu. Somut ve akılcı bir çözüm üretilmediği sürece, biz etkin olmak zorundayız. Tek taraflı bir sondaj yapılırsa, Türkiye olarak buna izin veremeyiz.”

Eti Maden geçen yıl ihracat rekoru kırdı

Türkiye’nin maden ve sondaj alanındaki hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Albayrak, Eti Maden’in geçen yıl 2,2 milyon ton maden ihracatıyla rekor kırdığını söyledi.

Albayrak, bor madeninde de bu yıl önemli gelişmeler yaşanacağını belirterek, “Bor madeninde bu yıl itibarıyla önemli hamleler yapacağız. Bu konuda dünyada yetkin ve önemli kurumlarda çalışmış uzmanlardan bir ekip kurduk. Bu yıl borun katma değerli ve stratejik ürüne dönüştürülmesi kapsamında önemli iki-üç tesisin temel atma süreciyle ilgili açıklamaları yapacağız. Yerli ve milli kamu savunma sanayi şirketimizle birlikte bir işbirliği ve ortak bir şirketle, dünyada da ses getirecek adımlar atacağız.” dedi.

“Maden Güvenlik Kurumu için geçen hafta imzaları attık”

Türkiye’nin sismik arama gemilerinin madencilik alanında da çalışmalar yapabilecek özelliklere sahip olduğunu söyleyen Albayrak, şunları kaydetti:

“Sondajda 2020’de asgari 5 milyon metre derinliğe ulaşmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin jeokimya haritasının tamamı bitiyor. Jeofizik de tamamlanmak üzere. Firmalarımız başvurup izni alıyor, kazmayı vuruyor. Bütün bu çerçevede kurumsal gruplarımızın da bu sektöre girmesiyle önümüzdeki süreç şekil alacak. Bu yıl 2 milyon metre, seneye 3 milyon metre ve 5-6 milyon sondaj yapıp, çok daha fazla ve çeşit madeni yeni madencilik modelimizle piyasaya çıkaracağız. Maden Güvenlik Kurumu için de Türkiye’de kurumsal dönüşüm için geçen hafta itibarıyla imzaları attık. Bu ay itibarıyla da bitiyor inşallah. Bir sektörü sıfırdan dünya standardına taşımak için altyapıyı hazırlıyoruz.”

“Güneş YEKA’sına pil ve depolamayla ilgili noktayı da ekleyeceğiz”

Gelecek 10 yıl içinde güneş ve rüzgarda 10’ar bin megavatlık yatırım yapılacağını anımsatan Albayrak, “Bu yılki bin megavatlık güneş Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesine pil ve depolamayla ilgili noktayı da ekleyip, gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Çalışmalar inşallah mart, nisan gibi biterse, ilkbahar aylarında bunun anonsu olur. Bu yaz bitmeden de bu iki ihaleyi hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Yani, güneş ve rüzgarda 1000’er megavatlık yeni ihaleler için çalışmalara başladık.” diye konuştu.

Kuraklık hidroelektrikte üretimi düşürdü

AB içinde Türkiye’nin doğalgaz ve elektrik tüketimi en ucuz olan ülkeler arasında bulunduğunu aktaran Albayrak, özellikle sanayinin çok rekabetçi fiyatlarla doğalgaz kullandığını ve bu maliyet avantajının sanayiye önemli katkısı olduğunu söyledi.

Elektrik ve doğalgaz maliyetlerini dengeli bir şekilde yönetmeye çalıştıklarını belirten Albayrak, şöyle devam etti:

“Bu maliyetleri enflasyona baskı oluşturmayacak şekilde çeyreklik düzenlemelerle, küçük küçük artış ve azalışlarla yönetmeyi öngördük. Doğalgazda da portföy ve ticaret yönetimiyle, stratejik iş birliğiyle… Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’yi (BOTAŞ) sadece evlere doğalgaz boru hattı çeken bir kurum olmaktan çıkarıp daha farklı bir yere taşımak için bölgesel ve küresel oyuncularla sessiz yürüttüğümüz iş birlikleri var. BOTAŞ’ın daha güçlü bilançoya kavuşmasıyla, sektörleri, sanayi ve hanehalkını çok daha mutlu kılacak bir strateji güdüyoruz ama bu tabi normal şartlar altında. Yeni bir rezerv bulursunuz, o maliyetleri başka bir noktaya taşır. Elektrikteki yerli payımız noktasında ise son 44 yılın en kurak yılını geçirdik ve 2018’e de öyle girdik. Maalesef tarihin en düşük hidroelektrik santraline dayalı üretimini yapıyoruz.”

Çatıda 2 bin megavata yakın kapasite

Bakan Albayrak, binaların cephe ve çatılarına kurulacak güneş panellerine yönelik düzenlemenin önemli bir adım olduğunu belirterek, “Bu şekildeki kurulumların mevcut durumda 6-8 yıla kadar geri dönüşü oluyor. Yerli güneş panelinin üretilmeye başlamasıyla buradaki maliyetler daha da düşecek. Bu durumda çatı paneli yatırımları daha cazip hale gelebilecek.” dedi.

Türkiye’de şu anda baz senaryoya göre bin 800-2 bin megavatlık bir kapasite olduğunu dile getiren Albayrak, şunları kaydetti:

“Daha ileri senaryoda 4-5 bin megavatlar konuşuluyor. Hem iletim hem dağıtım şirketleri ve Türkiye’nin iletim altyapısındaki maliyetleri de düşürecek bir hamle. Bireysel tüketicinin de iştahlı olduğu bir alan. Bunun hayata geçmesiyle Türkiye böyle bir kapasiteyi de devreye alırsa, arz güvenliği için yeni bir yerli kaynak şekli ortaya çıkmış olur. Pil ve depolamayla ilgili mevzuatsal olarak da yeni adımlar atacağız ve bu konuda çok farklı bir noktaya doğru gidiyoruz.”

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler