Connect with us

Sektör Haberleri

Yeni nesil taşınabilir Sodar sistemleri

Yayın Tarihi:

on

AQ510 yeni nesil taşınabilir bir Sodar sistemidir. Kırk yıllık tecrübe birikimiyle geliştirilmiş, imalat sürecinde geleneksel bir anemometreyle doğrulanmış ilk Sodardır. Tek bir şalterin açılmasıyla size güvenilir ve geniş aralıkta veri sağlar. İklim değişikliklerinden etkilenmeyecek şekilde tasarlanmıştır.

Üç sabit anten ve ses dalgaları aracılığıyla rüzgâr hızı, yönü ve türbülans ölçümleri yapmaktadır. Herhangi bir ortamda ve iklimde ne zaman isterseniz, 40 ve 200 m arasında her 5 metrede bir ölçüm gerçekleştirir.

Modüler enerji sistemi sayesinde en az seviyede servis gerektirmekte ve size izin, taşeron veya ek inşaat zorunluluğu olmadan ölçüm yapma olanağı vermektedir.

Güç paketi ve ısıtma seçenekleriyle AQ510 size herhangi bir ortam ve iklim için uygun maliyetli dört farklı güç çözümü sunmaktadır.

AQ510 Wind Finder IEC standardı 61400-12-1:2017’ye tamamen uygundur

3 Mart 2017’de IEC 61400-12-1:2017 yayımlanmıştır. Standardın bu yeni sürümü Sodar ve Lidar gibi kesin ve tutarlı rüzgâr verisi sağlayabilen, yere sabitlenen uzaktan ölçüm cihazların kullanımını da kapsamaktadır. AQSystem bu durumun gelecekteki rüzgâr kaynak değerlendirme metodolojisinde ve değişik rüzgâr endüstrisi uygulamalarında kullanılacak cihazların seçiminde önemli bir etkisi olacağına inanmaktadır.

Sınıflandırma süreci, standartta da tanımlandığı gibi, uzaktan ölçüm cihazlarının belirsizliklerini değerlendirmek ve hesaplamak için resmi olarak kabul edilen bir metot sağlamaktadır. Bu da bir proje içerisinde oluşturulmuş verinin kullanımı için tek tip bir uygulama imkânı sağlamaktadır.

Bir ürünü standarda uygun şekilde sınıflandırmak için kesinliği, cihazdan cihaza tutarlılığı ve bunlara ek olarak değişik çevresel ve mevsimsel koşullarda performansı doğrulanmalıdır. Bu testlerin sonuçları hesaplamaların temelini oluşturmakta ve nihai olarak da spesifik ürün için geçerli olacak standart belirsizliğe ulaşılır.

AQ510 – Doğrulama, Kalibrasyon ve Sınıflandırma

AQ510, DNV-GL, Ecofys ve BBB Umwelttechnik gibi firmalardan bağımsız doğrulama raporları olan, kanıtlanmış bir teknolojiye sahiptir.

Bağımsız doğrulama çalışmalarına ek olarak her AQSystem Sodar cihazı teslimat öncesinde AQSystem’in İsveç’teki kendi 100m’lik IEC standartlarına uygun ölçüm direğiyle kalibre edilmiştir. AQ510 teslimat öncesinde bu seviyede teste giren tek Sodar’dır. Metodoloji ve kalibrasyon için kullanılan test sahası DNV-GL onaylıdır. Bu süreç 2013’ten beri uygulanmaktadır ve şimdiye kadar 160 ünite kalibre edilmiştir. Bunlara ek olarak 53 ünite de yeniden kalibrasyona sokulmuş ve çıkan mükemmel sonuçlar hem ürünlerin hem de sürecin sağlamlığını kanıtlamıştır.

Hem DNV-GL tavsiyesiyle hem de müşterilere daha fazla güven vermek amacıyla AQSystem, çeşitli çevresel parametrelerin etkisinin daha iyi anlaşılması amacıyla minimum test gerekliliklerinin üstüne çıkmayı tercih etmektedir. Sınıflandırma sürecinde toplam 26 aylık ölçüm süresi içinde altı farklı noktada dört AQ510 kullanılmıştır. Sistemlerden biri bütün bir seneyi kapsayarak çevresel etkilerin AQ510 ölçümlerini mevsimden mevsime nasıl etkilediği konusunda bilgi sağlamıştır.

Bulgular ve sonuç

Dört AQ510 ile oluşturulan 96.000’den fazla 10 dakikalık veri noktası içeren geniş veri tabanı oldukça sağlam bir sınıflandırmayı olanaklı kılmaktadır. Bütün sistemler çevresel parametrelere benzer hassasiyet göstermekte ve birbirlerine yakın standart belirsizlikler vermektedir. Böylece AQ510 sisteminin güçlü bir uzaktan ölçüm cihazı olduğu kanıtlanmaktadır. Ölçüm süresi uzadıkça standart belirsizlik daha da düşmektedir, bu da AQ510 kullanıcılarının Sodar ölçüm senaryolarını oluştururken dikkate almaları gereken bir konudur.

AQ510, IEC 61400-12-1 kılavuzlarında, Ek L’de tanımlanan prosedüre göre sınıflandırılmıştır ve 100 m’de %1,00’lik ortalama standart belirsizliğe ulaşılmıştır.

Farklı ölçüm yüksekliklerinde ortalama standart belirsizlikler (IEC standardına göre)

 

Elde edilen bulgular İsveç’teki Avrupa’nın önde gelen teknik üniversitelerinden Uppsala Üniversitesi tarafından değerlendirilmiş ve bağımsız olarak doğrulanmıştır.

AQ Sodar sistemleriyle ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen Türkiye temsilcisi INORES ile iletişime geçiniz.
İNOVATİF TEKNOLOJİ MÜH. ENER. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Sanayi Mah. Teknopark Bulvarı No:1
Blok 4  Kat 1 No:208 34906 Pendik/İstanbul
www.inores.com
T:+90 216 577 34 01
F:+90 216 577 30 24

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektör Haberleri

“Üçüncü nükleer santrali Trakya’da düşünüyoruz, Çinlilerle ilerleyeceğiz”

Yayın Tarihi:

on

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, nükleer enerjide üçüncü santral için yer tespit çalışmalarında sona yaklaşıldığını belirterek, “Tabii bu konuda çok sayıda kriter söz konusu, hepsini tek tek inceliyoruz. Ancak elektrik ihtiyacının fazla olduğu sanayi bölgelerine yakınlığı dikkate alındığında, üçüncü nükleer santrali Trakya’da düşünüyoruz, burada Çinlilerle ilerleyeceğiz” diye konuştu.

Bakan Dönmez, A Haber Televizyonunda katıldığı canlı yayında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Yaklaşık 5 yıldır Türkiye’nin sismik gemisinin Akdeniz’de çalışma yaptığını aktaran Bakan Dönmez, buradan alınan verilerin son derece değerli olduğunu, bölgede ilk derin deniz ve sığ deniz sondajının bu yıl başlayacağını tekrarladı.

Bu amaçla bir sondaj gemisi temin edildiğini ve geminin bakımlarının yapıldığını belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“(Sondaj gemimiz) Şu anda Antalya’da. Önümüzdeki 1-2 ay içerisinde ilk sondaja başlayacak. Adını Fatih koymuştuk. Biz bu gemimizle Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon rezervlerimizin fetihlerini bekliyoruz açıkçası, ümitliyiz. Doğu Akdeniz’deki komşu ülkelerin birçoğu doğal gaza eriştiler. Bizim verilerimiz de son derece iyi ve olumlu. Arkadaşlar değerlendirmelerini yaptılar. İlk sondajımızı Türk ekonomik bölgesi içerisinde, Antalya açıklarında yapacağız. Diğeri de Mersin açıklarında olacak. O daha sığ denizde bir arama şeklinde gerçekleşecek. Türkiye maalesef petrol ve gazda dışa bağımlı. Oyunun kaderini değiştirecek hamle, eğer bulabilirsek, bütün milletimizden de bu arada dualarını bekliyoruz, bu doğal gaz veya petrolü karada veya denizde nerede varsa arayıp bulmak istiyoruz.”

İZMİR ALİAĞA’DA FABRİKA KURULACAK

Bakan Dönmez, yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihaleleri ile bir taraftan yerli kaynaklara yönelirken, bir taraftan da yerli teknolojileri artırmayı amaçladıklarını belirterek, “Daha önce rüzgarda kule ve kanat gibi bazı yerli ekipmanları yaparken asıl jeneratörün üretildiği aksamı Türkiye’de yapabilir hale geldik. Dünya markası bir üretici İzmir Aliağa’da fabrikayı kuracak. Ancak bunlar yetmez. Yenilenebilir enerjide yeni yatırımlarımız ve ihaleler sürecek” dedi.
Dönmez, geçen iki yılda hem güneş enerjisinde hem rüzgârda iki büyük YEKA ihalesi gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, güneş enerjisi potansiyelinin çok yüksek olduğu Konya’nın Karapınar ilçesinde 1,4 milyar dolar yatırım yapılacağını aktardı.

Söz konusu ihaleyi bin megavat için yaptıklarını ve yüzde 65 oranında yerlilik şartı ile bir taraftan yerli kaynaklara yönelirken, bir taraftan da yerli teknolojileri artırmayı amaçladıklarını vurgulayan Bakan Dönmez, Türkiye’de enerji alanında büyük bir pazarın bulunduğunu ve  sanayicilerin bu durumun farkında olduğunu kaydetti.

Bakan Dönmez, şöyle devam etti:

“Biz büyük yatırımcılara şöyle dedik: Türkiye’ye yatırım yapın, zarar etmeyeceksiniz, kâr edeceksiniz. Sadece Türkiye’deki fırsatları düşünerek de gelmeyin, komşu ülkelerde ve bölge ülkelerinde ciddi bir pazara hitap edeceksiniz, nitekim onlar da hakikaten dünya çapında en iyi üreticiler, bu YEKA yarışmalarına girdi. Çok iyi fiyatlarla bu ihaleleri güneşte yapmış olduk. Benzer bir bin megavatı da rüzgar santralleri için gerçekleştirdik. Orada da benzer rekabet yaşandı. Daha önce rüzgârda kule ve kanat gibi bazı yerli ekipmanları yaparken asıl jeneratörün üretildiği aksamı Türkiye’de yapabilir hale geldik. Dünya markası bir üretici de bir yatırım yapıyor onlar da İzmir Aliağa’da fabrikayı kuracaklar. Ancak bunlar yetmez. Yenilenebilir enerjide yeni yatırımlar ve ihaleler sürecek.”

“ÜÇÜNCÜ NÜKLEER SANTRAL TRAKYA’DA”

Rüzgarda 1,200 megavatlık deniz üstü (off-shore) santrali için de sürecin başladığını hatırlatan Dönmez, “Deniz üstünde rüzgarın kapasitesi çok daha yüksek. Burada Ekim ayında teklifleri alacağız. Yer konusunda ise Marmara ve Ege’nin kuzeyi en verimli bölgeler olarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Bakan Dönmez, nükleer enerjide de üçüncü santral için yer tespit çalışmalarında sona yaklaşıldığını belirterek, “Tabii bu konuda çok sayıda kriter söz konusu, hepsini tek tek inceliyoruz. Ancak elektrik ihtiyacının fazla olduğu sanayi bölgelerine yakınlığı dikkate alındığında, üçüncü nükleer santrali Trakya’da düşünüyoruz, burada Çinlilerle ilerleyeceğiz” diye konuştu.

Enerji verimliliğinin önemine de değinen Bakan Dönmez, “Verimlilik konusunda 2023 yılına kadar 10 milyar dolar yatırım yapabilirsek, bunun 2033 yılına kadar sağlayacağı tasarruf 30 milyar doları bulur. Yani bu alanda bir koyarak üç almak mümkün” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Dönmez, maden sektörünün istenilen düzeyde olmadığını, özellikle bor madenini işleyip başta savunma sanayi olmak üzere tüm ekonomiye kazandırmak için çalıştıklarını sözlerine ekledi.

 

Devamını Oku

Sektör Haberleri

İmar Barışı, elektrik sektörüne de hareketlilik getirdi

Yayın Tarihi:

on

Ülke gündeminde yoğun bir yer tutan İmar Barışı ile yapıların imar ve ruhsat sorunu çözülecek. Bakanlığın yetkilendirdiği kurum ve kuruluşlar ile e-devlet üzerinden de başvuru yapılabilen Yapı Kayıt Belgesine başvuranların sayısı 2,5 milyonu aşmış durumda. 8 Haziran’da başlayan Yapı Kayıt Belgesi başvuruları, 31 Ekim’de son bulacak. Elektrik sektörüne de hareketlilik getiren uygulama ile imar mevzuatına aykırı yapı sahipleri, devlet ile barışarak yapılarını kayıt altına aldırdıktan sonra elektrik aboneliği için başvurabiliyorlar. Bu kapsamda, İmar Barışı’na en büyük ilginin gösterildiği illerden birisi olan Bursa’da başvuru sayısı 123 bin olarak ölçüldü.

“E-Devletten Yapılıyor”

Yapı Kayıt Belgesi almak istenen yapılarda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, yapının 31 Aralık 2017 tarihinden önce inşa edilmiş olması. Bu tarihten sonra inşa edilen yapılar, Yapı Kayıt Belgesi alamayacaklar. Belge için müracaatların 31 Ekim’e kadar yapılması gerekirken, yapı kayıt bedelinin 31 Aralık’a kadar ödenmesi gerekiyor. E-Devlet üzerinden yapılacak başvuru ile Yapı Kayıt Belgesi alacak yapı sahipleri, daha sonra bölgesindeki elektrik dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması süreçlerini tamamlayarak, görevli tedarik şirketi ile perakende satış sözleşmesi imzalayabilecek.

 “İmar Barışına Limak Enerji’den Online Hizmet”

İmar barışının devreye girmesiyle birlikte Yapı Kayıt Belgesi alan elektrik tüketicileri, Limak Enerji’nin Online İşlem Merkezinden ya da 444 6 646 numaralı Çağrı Merkezi üzerinden aboneliklerini gerçekleştirebilecekler. Tüketiciler, online işlem merkezi üzerinden bir tıkla abonelik hizmeti sunan Limak Enerji’nin www.limakuludag.com.tr sitesinden abonelik işlemlerini tamamlayabilecekler.

Yaklaşık 5 milyon kişiye hizmet verdiklerini dile getiren Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, binalarına Yapı Kayıt Belgesi alan elektrik tüketicilerinin ilk olarak dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması yapmaları gerektiğini belirterek, “Bağlantı anlaşmasının ardından bizimle perakende satış sözleşmesi imzalanması ile birlikte elektrik aboneliği de başlamış olacak. Tüm bu süreçler için online işlem merkezimizde sunduğumuz müşteri dostu uygulamalar ile hayatı kolaylaştırıyoruz. Dijitalleşen çağımızda, müşterilerimize hizmeti kolaylaştırmak için şirketimizin bütün kapılarını dijital olarak açıyoruz” dedi.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler