Connect with us

Genel

TYDTA Başkanı Ermut: Enerjide uluslararası yatırımlar artacak

Yayın Tarihi:

on

Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) Başkanı Arda Ermut,”Enerji sektöründeki uluslararası yatırımcıların faaliyetlerinin ve yatırımlarının artacağını öngörebiliriz” dedi.

Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) Başkanı Arda Ermut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin son 15-16 yılda çektiği 194 milyar dolarlık doğrudan yatırımın 18 milyar dolarlık kısmının enerjide olduğunu söyledi.

Türkiye’nin enerjide uluslararası yatırım çekmeye devam ettiğini belirten Ermut, bu alanda rekabetçiliğin ve dinamizmin artmasıyla bazı aktörlerin gelmesinin bazı aktörlerin de çıkmasının doğal bir süreç olduğunu dile getirdi.

Bu alanda sadece doğrudan yatırım olarak değil satın alma, birleşmeler anlamında da ciddi bir hacim görüldüğünü belirten Ermut, enerji sektöründe geçen yıl yaklaşık 3 milyar dolarlık birleşme ve satın alma hacmi oluştuğu bilgisini verdi.

Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modelinin hem ülkenin ihtiyaçları

doğrultusunda geliştirildiğini hem de yatırımcı açısından ciddi potansiyel oluşturduğunu kaydeden Ermut, “Bunun için zaten iki tane 1 GW’lık büyük YEKA ihalesinde yabancı yatırımcıların Türk yatırımcılarla birlikte ciddi ilgi gösterip kazanan konsorsiyumlarda yer aldıklarını gördük. Bu aslında bu noktada atılan adımların da doğruluğunu gösteriyor” diye konuştu.

Özellikle yüksek teknolojili üretim yapan uluslararası yatırımcıların artacağını

öngördüklerini aktaran Ermut, “Önümüzdeki dönemde YEKA’da rüzgâr ve aynı zamanda yeni güneş projelerinin ihaleye çıkılacağını öngörüyoruz. Yine batarya üretimi belki bunun önemli bir parçası olacak. Bunların hepsi bizim daha fazla uluslararası yatırımcıya ulaşmamızı, onlar için Türkiye’de fırsatlar oluşmasını sağlayacak. O anlamda biz enerji sektöründeki uluslararası yatırımcıların faaliyetlerinin ve yatırımlarının artacağını öngörebiliriz” ifadelerini kullandı.

“Batarya teknolojileri sıçrama tahtası sağlayacak”

Ermut, yenilenebilir enerjide istikrarın ve verimliliğin artırılması noktasında batarya teknolojisinin çok önemli olduğunu ve fırsatlar içerdiğini söyledi.

Batarya teknolojilerinde dünyada ön plana çıkmış ülkeler ve firmalar olsa da hâlâ gelişmenin çok hızlı olduğunu ve maliyetlerin de hızlı bir şekilde düştüğünü belirten Ermut, şunları kaydetti:

“Otomotiv sektöründe olsun, enerji sektöründe olsun, bunun yansımalarını görüyoruz ama bu maliyetlerin önümüzdeki dönemde düşüp batarya teknolojilerinin çok rekabetçi bir konuma geleceği de ortada. Dolayısıyla ülke olarak bu konuda adımımızı zamanında atarsak bu teknolojide önemli bir yerde olacağız. Şu anda bu adımların atılıyor olması ve halihazırdaki bizim bütün büyük projelerimizin bu detay da dikkate alınarak dizayn ediliyor
olması çok önemli.”

Arda Ermut, “Türkiye’nin otomobili" projesinin de temelde elektrikli otomobile dayandığını hatırlatarak, aynı zamanda Türkiye’de üretim yapan global markaların da elektrikli modellerini burada üretmeye başlayacağının görüleceğini ifade etti.

Bu üretimleri yapacak yatırımları uzun vadede daha çok çekebilmek için de batarya teknolojisinin Türkiye’de gelişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ermut, bu anlamda özellikle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın attığı adımların önemine işaret etti. Ermut, “Böylece bu teknolojinin Türkiye’ye gelmesi noktasında hem elimizde güçlü bir enstrüman olacak hem de bu teknolojide dünyada önemli bir yere geldiğimizde bu konudaki diğer bütün yatırımların daha çok çekilmesi noktasında bize bir sıçrama tahtası sağlayacak” dedi.

“Seçim sonrasında bazı yatırımlar çok hızlı gelecek”

Arda Ermut, Türk lirasının yabancı para birimleri karşısında ucuzlamasının yabancı yatırımlar açısından bir fırsat oluşturup oluşturmadığına ilişkin soru üzerine, şu değerlendirmede bulundu:

“Kurun yüksekliğinden ziyade, kurdaki hareketlilik yatırım ortamının öngörülebilirliği açısından yatırımcıların dikkat ettiği bir konu. Eğer çok tahmin edilemez bir şekilde dalgalanma varsa bu bizim açımızdan çok olumlu bir gösterge değil. Dolayısıyla bu anlamda istikrarın sağlanması önemli. Halihazırda Türk lirasının değer kaybetmesiyle ülkede bazı sektörlerde fırsatlar oluştuğunu söylemek tabii ki mümkün. Özellikle doğrudan yatırımların önemli bir kısmını satın alma ve birleşmeler teşkil ettiği için bu, ülkede bazı fırsatların doğmasını sağlayabiliyor. Gayrimenkul gibi sektörlerde de yatırımcılar açısından daha cazip bir ortam oluşturduğu söylenebilir. Fakat kurdaki dalgalanmanın getirdiği belirsizlik o olumlu etkilerle karşılaştırıldığında ne kadar birbirini dengeliyor? Buna daha detaylı bakmak lazım. Biz elbette uzun vadede güçlü bir Türk lirasıyla birlikte bu konudaki fiyat istikrarının sağlanmasını yatırım ortamı anlamında tercih ederiz. Çünkü bu yatırımcıların önünü görebilmesi açısından önemli. Ama elbette ki dikkatli yatırımcılar krizden de fırsat çıkarmasını becerecektir. Dolayısıyla seçim sonrası süreç de o anlamda önemli. Çünkü henüz daha o anlamda olumlu etkiler Türk lirasına ve Türkiye’deki değerlere yansımadan fiyatlar hâlâ avantajlı bir seviyedeyken, öngörülebilirlik artar artmaz bu fırsatları değerlendirmeye almaları hızlı yatırımcılar açısından önemli bir fırsat olacak. Onun için zaten seçim sonrasında bazı yatırımların çok hızlı geleceğini tahmin ediyoruz.”

“Kota savaşlarının kimseye yararı olmayacağı ortada”

Küresel ekonomide korumacı politikaların ve kota savaşlarının uluslararası doğrudan yatırımları çok da pozitif etkilemediğine işaret eden Ermut, “Bu uygulamalar öncelikle öngörülebilirliği azaltıyor. Ayrıca bu tip bariyerler bazı ülkelerdeki yatırım fırsatlarını çok hızlı şekilde öldürebiliyor ya da ülkelerinde kendi lehlerine yeni yatırım fırsatları oluşturmasına sebebiyet verebiliyor. Özellikle ABD’de bu konuda çok ciddi gayret olduğunu görüyoruz. Önemli bazı sektörlerde yatırımların yeniden kendi ülkelerine çekilmesi noktasında bu ticari potansiyeli korumacı politikalarla kullanma yolunda bir tercih yapıyorlar. Ama dünyanın en önemli ekonomilerinden birinin bu tip bir adım atması bütün dünyadaki öngörülebilirliği azaltıp yatırımcıları zora sokuyor. Dolayısıyla bunun totalde o ülkelere getirisi götürüsü nasıl olacak, onu görmek önemli. Uzun vadede bunun kimseye yararı olmayacağı ortada” diyerek sözlerini noktaladı. (Kaynak: aa.com.tr)

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

NSK tasarım stratejileri offshore rüzgâr türbinlerinin performansını artırıyor

Yayın Tarihi:

on

Rüzgâr enerjisi sistemlerinde kullanılan rulmanlardan iki kilit faktör talep edilmektedir: Sert koşullar altında yüksek performans ve yüksek hizmet ömrü. Bu gözlem, özellikle rüzgâr türbinlerinin kapasitelerinin artmakta olduğu offshore segmentindeki durumdur. Sonuç olarak NSK, geçtiğimiz günlerde 9.5 MW türbinler için rulmanlar üretmeye ve şimdiden 12 MW sınıfındaki offshore türbinler için rulmanlar geliştirmeye başladı.

Ancak, rüzgâr türbini rulmanlarına yüksek talep oluşturan sadece performans yetenekleri değildir. Denizde, yüksek rüzgâr hızları nedeniyle daha güçlü statik ve dinamik yükler rotorlar ve dolayısıyla tüm tahrikli tren üzerinde etkilidir. Onshore türbinlerde, ana rulmanlar 1 MN’ye kadar olan yükleri taşımaktadır; offshore türbinlerde ise bu daha da fazladır.

Hizmet ömrü beklentileri yükseliyor

Rüzgâr türbinleri için rulmanların çalışma ömründe talepler artmaktadır. Kıyı türbinleri için, üreticiler geleneksel olarak rulmanların, 20 yıl ile eşdeğer olan 175.000 saatlik bir hizmet ömrü için tasarlanması gerektiğini belirtmişlerdir. Ancak, yüksek yatırım maliyetleri ve açık deniz rüzgâr enerjisi sistemlerine erişim zorluğu nedeniyle, son derece yüksek dinamik yükler dikkate alındığında, çok büyük zorluk olan 25 yıllık bir hizmet ömrü tanımlanmıştır.

Ana rulmanlar

Bu yüklerin rulman seçiminde etkisi olduğu çok açıktır. Doğrudan tahrikli rüzgâr türbinlerinde, çift sıralı konik makaralı rulmanlar, ana rulman olarak giderek daha fazla tercih edilmektedir. Geçmişte yaygın olarak kullanılan silindirik makaralı rulmanlar ile karşılaştırıldığında, konik makaralı rulmanlar daha yüksek sistem rijitliği elde etmeyi mümkün kılan ayarlanabilir ön yük avantajı sunar. Bu tip rulmanlar, en son teknoloji tasarım ve üretim kavramlarına meydan okuyan 2,7 metreye kadar iç çaplara sahiptir.

Dişli sistemler söz konusu olduğunda, ek tahrik bileşenlerinin ağırlığı, jeneratörün daha küçük bir tasarıma sahip olması gerçeği ile dengelenir. Her güç kapasitesi sınıfında ana rotor rulmanı için farklı tasarım kavramları bulunmaktadır. 5 MW’a kadar sistemler genellikle oynak makaralı rulmanlar kullanır. 6 MW ve üstü için ise iki konik makaralı rulman veya çift sıralı konik makaralı rulmanlar ile birlikte silindirik makaralı rulman ile yapılan düzenekler tercih edilir.

Entegre rulmanlar

Dişli tahrikli trenlerde, iki veya üç kademeli planet dişli kutuları günümüzde yaygındır. Çoğu zaman bu planet dişliler helisel dişli kademesi ile birleştirilir. Birkaç yıldır entegre planet dişliler olarak bilinen düzenekleri kullanma trendi yükseliyor. Bu uygulama için NSK (dişli üreticisi ile yakın işbirliği içinde) çok sıralı konik ve dış bileziksiz silindirik makaralı rulmanlar geliştirmiştir. Böylece, planet dişlilerin deliği, rulmanın dış bilezik yuvarlanma yolu olarak kullanılır.

Bazı uygulamalarda dört sıralı entegre silindirik makaralı rulmanlar kullanılmaktadır. Aşama başına dört planet ile birlikte, bir rulman takımı toplam 16 sıra içerir. Tüm rulmanlarda eşit bir yük elde etmek için, tüm set için delik ve çevresel çaplar çok sıkı toleranslara sahiptir.

Diğer bir trend ise, türbin için tüm rulmanları tek bir tedarikçiden alınmasıdır. Bu pazar trendi, NSK’nın 20 yıl boyunca dişli kutuları ve jeneratörler için çeşitli rulmanlar geliştirmesine ve üretmesine rağmen, NSK’nın Rüzgâr İş Birimi ürün portföyünü genişletmeye karar vermesinin özel nedenlerinden biri olmuştur.

BAÇ (beyaz aşındırma çatlakları) Araştırması

Offshore rüzgâr türbinleri için gerekli olan rulmanların büyüklüğü ve zor erişilebilirlik nedeniyle rüzgâr endüstrisi, rulman hasarına karşı çok hassastır. Teknik uzmanlık, neredeyse tüm tipik rulman hasarlarının üstesinden gelmeyi mümkün kılar. Örneğin, yüksek seviyede çelik saflığı ile birlikte gelişmiş tasarım yöntemleri, klasik rulman aşınma arızalarının rüzgâr türbini rulmanlarında pratik olarak ortadan kaldırılmasını sağlar.

Bununla birlikte, rulman endüstrisinin hâlâ araştırdığı bir alan BAÇ (beyaz aşındırma çatlakları) alanıdır. Bu çatlaklar, rulmanın kullanım ömründe nispeten erken görünen hasar işaretleridir. Tipik hasar semptomları, çatlakların oluşmasına ve sonuç olarak, rulmanların bozulmasına yol açan, yuvarlanma yolunun altındaki beyaz yapılardır (ismini bu nedenle almıştır).

BAÇ´nin kesin nedeni uzun zamandır bilinmemekle birlikte, bir dizi deney, bu hasarın büyük ihtimalle hidrojen penetrasyonundan kaynaklandığını göstermiştir. Ancak buna rağmen, deneyde hidrojenin kökeni hâlâ tam olarak açıklanmamıştır.

Daha ileri araştırmalar, hidrojen üretiminin operasyon sırasında meydana geldiğini ima etmektedir. İlk varsayım, hidrojenin, yağlayıcıların hidrokarbon zincirlerinden ve bunların katkı maddelerinden gelmesiydi. Bu teori, tipik hasar belirtilerinin belirli tipte yağ ve gres yağı ile bir laboratuvarda elde edilmesi ile tasdik edilmiştir.

Sonuç olarak NSK, hidrojen penetrasyonuna ve hidrojen gevrekleşmesinin neden olduğu çatlakların oluşumuna daha yüksek direnç gösteren yeni bir malzeme geliştirdi. Laboratuvar testleri başarıyla tamamlanırken, bu malzemeden yapılan rulmanlar şu anda saha denemeleri aşamasındadır.

Durum izleme uygulaması

Arıza – güvenlik özellikleri ve uzun hizmet ömrü gereksinimleri nedeniyle rüzgâr enerjisi sistemlerinde bulunan rulmanlar, rulmanın durumunu sürekli olarak izlemek için harici olarak monte edilmiş veya entegre edilmiş sensörler kullanan durum izleme sistemleri (CMS) için ideal adaylardır. Rulmanlarda oluşan hasarı gösteren anomaliler zamanında tespit edilip raporlanabilir.

Günümüzde kullanılan CMS´ler, sistemin bakım döngüsünün buna göre planlanmasına izin vermek için anormallikleri yeterince erken tespit etmek üzere açık deniz rüzgâr çiftlikleri tarafından konuşlandırılmaktadır. NSK, bu tür bir sistem için önemli bir pazar potansiyeli beklemektedir.

Devamını Oku

Genel

Northel Poyra P36-300 Kurulum

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

ExxonMobil has remained a leader in energy technology throughout its 135-year history. With a commitment to fundamental science and innovation unmatched in our industry, we invest about $1 billion a year in R&D.

Anasayfa


http://www.northel.com.tr/

Devamını Oku

Genel

Yerli Rüzgar Türbini/Northel

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

ExxonMobil has remained a leader in energy technology throughout its 135-year history. With a commitment to fundamental science and innovation unmatched in our industry, we invest about $1 billion a year in R&D.

Anasayfa


http://www.northel.com.tr/

Devamını Oku

Genel

Mobil Pegasus™ oil – Small things can make a big difference to your gas engine

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

ExxonMobil has remained a leader in energy technology throughout its 135-year history. With a commitment to fundamental science and innovation unmatched in our industry, we invest about $1 billion a year in R&D.

http://www.mobiloil.com.tr/Turkey-Turkish-LCW/default.aspx
http://www.ruzgarenerjisi.com.tr/

Devamını Oku

Genel

Mobil Industrial Lubricants: Solutions for the Wind Industry

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

ExxonMobil has remained a leader in energy technology throughout its 135-year history. With a commitment to fundamental science and innovation unmatched in our industry, we invest about $1 billion a year in R&D.

http://www.mobiloil.com.tr/Turkey-Turkish-LCW/default.aspx
http://www.ruzgarenerjisi.com.tr/

Devamını Oku

Genel

Mobil Serv℠ Lubricant Analysis — Easy, Efficient, Essential

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

ExxonMobil has remained a leader in energy technology throughout its 135-year history. With a commitment to fundamental science and innovation unmatched in our industry, we invest about $1 billion a year in R&D.

http://www.mobiloil.com.tr/Turkey-Turkish-LCW/default.aspx
http://www.ruzgarenerjisi.com.tr/

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler