Connect with us

Hukuk ve Finansal Çözümler

Sanayi sitelerindeki yenilenebilir yatırımlarına KDV muafiyeti

Yayın Tarihi:

on

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan Bazı Kanun Hükmünde Kararnamalerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin ilk 29 maddesi; Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından kabul edildi. Teklifin 18. maddesi, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (KDV) istisnaları düzenleyen 13. maddesine “yenilenebilir ve diğer enerji” ifadesinin eklenmesini öngörüyor.

Teklifteki ilgili madde şu şekilde:

“MADDE 18- Madde ile, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (j) bendine “yenilenebilir ve diğer enerji” ibaresinin eklenmesi yönünde düzenleme yapılması suretiyle; yenilenebilir enerji kaynaklarının (jeotermal, güneş, rüzgar vb.) tarımsal üretimde yaygınlaşması ve etkin olarak kullanılması sayesinde üretim maliyetlerinin önemli oranda düşürülmesi; ve tarıma dayalı ihtisas OSB yatırımlarının daha etkin, verimli ve devamlı olmasına katkı sağlanması öngörülmektedir.”

Değişiklikle birlikte organize sanayi bölgelerinde yapılacak yenilenebilir enerji yatırımlarına KDV muafiyeti getirilmektedir.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Hukuk ve Finansal Çözümler

Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı Kuruldu

Yayın Tarihi:

on

resmi gazete-kararname-enerji-verimlilik

Bugün Resmi Gazetede yayınlanan 27 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı kuruldu.

Başkanlık enerji verimliliği dışında, enerjinin çevre, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanları ile ilişkili alanlarında da çeşitli görevler üstlenecek.

Kararnamenin 40’ıncı maddesi ile 1 Sayılı Kararnamede değişiklik yapılarak Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı kurularak görev ve yetki alanı belirlendi.

MADDE 174- (1) Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığının görev ve yetkileri şurdan bakabilirsiniz.kararnamenin ilgili maddesi

Kararnamenin 38’inci maddesi ile 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin, Enerji İşleri Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkilerini belirleyen 169’ncu maddesinde değişiklik yapılarak, enerji verimliliği alanındaki çalışmalar müdürlüğün görev alanından çıkarıldı.
EİGM müdürlüğünün enerji verimliliği alanındaki görevlerini belirleyen f, ğ ve h fıkraları kaldırıldı, ı fıkrasından da enerji verimliliği ile ilgili ifade çıkarıldı.

Devamını Oku

Hukuk ve Profesyonel Hizmetler

2019 yılı nihai YEK listesi yayında

Yayın Tarihi:

on

T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) 2019 yılı nihai YEK listesini yayınladı.

777 elektrik üretim tesisinin yer aldığı listede, 160 adet de rüzgâr enerjisi santrali (RES) bulunuyor.

2019 yılı nihai YEK listesine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku

Hukuk ve Profesyonel Hizmetler

EPDK’dan yönetmelik değişikliği

Yayın Tarihi:

on

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesi”ne ilişkin yönetmelikte değişiklik yaptı.

Söz konusu değişiklik, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelik maddelerine yeni fıkralar eklenirken, YEKDEM’le ilgili de eklemeler yapıldı.

Söz konusu yönetmelik değişikliğine ilişkin Resmi Gazete nüshasına buradan ulaşabilirsiniz.

[post_gallery]

Devamını Oku

Hukuk ve Profesyonel Hizmetler

Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde değişiklik

Yayın Tarihi:

on

 Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde bazı değişiklikler yaptı, iki “geçici madde” ekledi.

Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde, anonim şirket olarak kurulmuş olması halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının tamamının nama yazılı olması ve şirketin borsada işlem görmek üzere ihraç edilecekler hariç hamiline yazılı pay çıkarmaması kararı verildi.

Kurum, tüzel kişinin anonim şirket olması halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının tamamının nama yazılı olduğuna ve şirketin borsada işlem görmek üzere ihraç edilecekler hariç hamiline yazılı pay senedi çıkaramayacağına ilişkin hükmü kararlaştırdı.

Üretim tesisinin inşaatına başlanabilmesi için gerekli olan proje veya kati proje onayının alınmasına karar veren kurum, aynı yönetmeliğin 20. maddesinin üçüncü fıkrasında da değişikliğe gidildi.

Anonim şirket olarak kurulmuş olması halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının tamamının nama yazılı olması ve şirketin borsada işlem görmek üzere ihraç edilecekler hariç hamiline yazılı pay senedi çıkarmaması kararı verildi.

Kurum aynı zamanda “1” numaralı alt bendinde de tüzel kişinin anonim şirket olması halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının nama yazılı olduğuna ve şirketin borsada işlem görmek üzere ihraç edilecekler hariç hamiline yazılı pay çıkaramayacağına ilişkin hüküm yer aldı.

Aynı Yönetmeliğin 28. maddesine ve “önlisansa konu proje kapsamında olan veya önlisansa konu projeden doğrudan etkilenen ancak kullanım hakkı elde edilmeyen gayrimenkulleri kullanmamak”, 30. maddesine de ikinci “lisansa konu proje kapsamında olan veya önlisansa konu projeden doğrudan etkilenen ancak kullanım hakkı elde edilmeyen gayrimenkulleri kullanmamak” şeklinde eklemeler yapıldı.

 “Kullanım hakkı elde edilmeyen gayrimenkullere ilişkin yükümlülük”

“Geçiçi Madde 25”te “Önlisans veya lisans sahibi tüzel kişilerden, bu yönetmeliğin 28’inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile 30’uncu maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde durumlarını söz konusu hükümlere uygun hale getirmeleri için ilgili mevzuat kapsamında gerekli işlemleri başlatmaları zorunludur” ibaresi yer aldı.

Kurum, birinci fıkra kapsamında tanınan süre, önlisans süresi ile bu yönetmeliğin geçici 15. maddesi kapsamında belirlenen süreleri etkilemeyeceği belirtti.

“Geçici Madde 26”da, “Bu yönetmeliğin 17’nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesinde 31 Aralık 2018 tarihine kadar proje ya da kati proje onayı yerine ön proje onayı da sunulabilir” ibaresi yer aldı. (Kaynak: enerjiportali.com)

 

Devamını Oku

Bankalar

Yapı Kredi, yenilenebilir projelerinin finansmanı için 25 milyon euroluk kredi sağladı

Yayın Tarihi:

on

25 milyon euroluk kredi sağladı

Yenilenebilir enerji projelerinin finansmanında Türkiye’nin lider bankaları arasında yer alan Yapı Kredi Bankası, bu kapsamda çeşitli uluslararası finansal kuruluşlardan sağladığı kaynaklara bir yenisini daha ekledi. Banka, Fransız Kalkınma Ajansı’nın özel sektör kuruluşu olan Proparco’dan 10 yıl vadeli 25 milyon euroluk kaynak sağladı. Kredinin tamamı enerji verimliliği ve yenilebilir enerji projelerinin uzun dönemli finansmanı için kullanılacak. 

“Doğal kaynakları en verimli şekilde kullanmaya odaklanan projeleri

desteklemeye devam!” 

Yapı Kredi CEO’su Gökhan Erün

Yapı Kredi’nin proje finansman portföyünün önemli bir kısmının yenilenebilir enerji projelerinin oluşturduğunu belirten Yapı Kredi CEO’su Gökhan Erün, Proparco’dan sağlanan kredi hakkında şu değerlendirmede bulundu: 

“Yapı Kredi olarak etkin enerji ve emisyon yönetimini, kaynak verimliliğini, çevreci ürün ve hizmetler geliştirmeyi sürdürülebilirlik alanındaki önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu anlayışla, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerinin finansmanını çok önemsiyor, bu projelere katkı sağlamaya devam ediyoruz. 

Bu anlamda, bankamız kaynaklı finansmanların yanı sıra çeşitli uluslararası finansal kuruluşlardan sağlanan önemli fonlardan da yararlanıyoruz. Ülkemize ve bankamıza duyulan güveni teyit eden Proparco iş birliği ile teminatsız olarak sağladığımız toplam 10 yıl vadeli 25 milyon euroluk finansmanı da, yenilenebilir kaynakları en verimli şekilde kullanmaya odaklanan projelere aktaracağız. Doğaya saygılı bir kurum olarak, yenilenebilir enerji projelerini güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceğiz.” (Kaynak: aa.com.tr)

Devamını Oku

Hukuk ve Profesyonel Hizmetler

Rüzgar enerjisi yatırımlarında ÇED süreci

Yayın Tarihi:

on

Arsin Demir
Avukat Arabulucu

20. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak çevre sorunlarına karşı artan duyarlılık, kalkınma-çevre arasındaki sıkı ilişkiyi de gündeme getirmiştir. Ülkemiz mevzuatında ilk Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği 07.02.1993 tarihli ve 21489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. ÇED Yönetmeliği’nin amacı, söz konusu yönetmeliğin 1’inci maddesinde “…gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kamu veya özel sektöre ait kurum, kuruluş ve işletmelerin yatırım kararlarının çevre üzerinde yapabilecekleri tüm etkilerin belirlenerek değerlendirilmesi, tespit edilen olumsuz etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi ve alternatiflerin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek Çevresel Etki Değerlendirilmesi sürecinde uyulacak idari ve teknik esasların düzenlenmesidir” şeklinde belirtilmiştir. ÇED Yönetmeliği günümüze gelinceye kadar çok defa değişikliğe uğramıştır. Sıkça yapılan bu değişikliklerin nedenlerini; yatırımlarda kullanılan teknolojinin hızlı değişimi, uygulamalarda karşılaşılan sorunların mevzuata yer edinmesi gerekliliği, yönetmelik maddelerinin iptaline yönelik açılan davalar oluşturmaktadır.

ÇED sürecinin oldukça yoğun ve karmaşık bir yapıya sahip olması nedeniyle bu sürecin iyi yönetilmesi gerekmektedir. 26 Mayıs 2017 tarih 30077 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan son değişiklik ile “Türbin sayısı 20 adet ve üzerinde veya kurulu gücü 50 MWm ve üzerinde olan rüzgar enerji santralleri” EK-1 listesinde, “Türbin sayısı 5 adet ve üzerinde veya kurulu gücü 10 MWm ve üzerinde 50 MWm altında olan rüzgar enerji santralleri” EK-2 listesinde yer almaktadır. Ayrıca yine aynı tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile kapasite artışları için bazı hükümler getirilmiştir.  “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunan projelerde kapasite artışı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, planlanan projenin etkileri, mevcut karara esas çevresel etkiler ile birlikte kümülatif olarak değerlendirilmektedir. Yani artık sadece kapasite artışının değil kurulu olan santral ile birlikte çevresel etkileri değerlendirilmesi gerekmektedir.

ÇED kararlarının duyurusu da önem arz etmektedir. ÇED sürecindeki bütün aşamaların yönetmelikte geçen süreler dâhilinde ilan edilmesi hüküm altına alınmıştır. ÇED başvuru dosyasının halkın görüşüne açılmasının, halkın katılım toplantısının, inceleme-değerlendirme sürecinin başladığının, ÇED kararının, hepsi ayrı ayrı ilan yöntemleriyle halka duyurulması gerekmektedir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda 2014 yılında yapılan bir değişiklik ile ÇED kararı ivedi yargılama kapsamına alınmıştır. ÇED kararlarına karşı dava açma süresi 30 gündür. Ancak ÇED kararının duyurusunun mevzuatta belirtiği gibi yapılmadığı durumlarda; dava açma süresi öğrenme tarihinden itibaren başlamaktadır. Dava, projenin gerçekleşeceği yerin İdare Mahkemesinde açılır. ÇED Olumlu kararı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verildiği için davalı olarak Bakanlık,  ÇED Gerekli Değildir kararını ise Valilik verdiği için davalı kurum olarak Valilik gösterilecektir. Yatırımcı firmaya dava ihbar edilmediği takdirde ilgililerin gıyabında yargılama yapılır. ÇED Gerekli Değildir veya ÇED Olumlu kararlarının iptaline yönelik açılan birçok davada süre aşımı olmasına rağmen, yönetmelikte ilan ile ilgili hükümlere ilgililer tarafından riayet edilmemesinden dolayı süre aşımı talepleri reddedilmektedir. Bu sebeple ÇED sürecinde ilan ve duyurular önem arz etmekte ve muhakkak yönetmelikte belirtiği şekilde halka duyurusu yapılmalıdır.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler