Connect with us

Rüzgar Enerjisi Kongresi, 5-6 Kasım’da Ankara

Yayın tarihi:

-

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’nin (TÜREB) bu yıl yedincisini düzenlediği Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK 2018) 5-6 Kasım tarihlerinde Ankara Sheraton Otel’de gerçekleştirilecek.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope), Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) ve Ukrayna Rüzgar Enerjisi Birliği’nin (UWEA) katkıları ile gerçekleştirilen kongrenin açılış konuşmalarında; TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, WindEurope CEO’su Giles Dickson, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Muhammed Balta, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut yer alacak.

Konusu sadece rüzgâr olan, Türkiye’nin ilk ve tek rüzgar kongresi olma özelliği taşıyan organizasyondaki özel oturumda Türkiye’de Rüzgar ve YEKA başlığı işlenecek. İlk oturumda “Küresel Piyasalarda Rüzgar Enerjisinin durumu” başlığı, WindEurope CEO’su Giles Dickson moderatörlüğünde, Alman Offshore Rüzgar Enerjisi Kurumu Genel Müdürü Andreas Wagner ile Danimarka Büyükelçiliği Ateşesi Dennis Holte Skov-Albertsen tarafından tartışılacak.

Sürdürülebilir rüzgâr enerjisi yatırımlarının ülke ekonomisine katkısına vurgu yapılacak kongrede “yerli rüzgar enerjisi sanayisi, yeni nesil türbinler, sektörün kurumlar arası işbirliğine neden ihtiyacı var?” gibi başlıklar masaya yatırılacak.

TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, kongrenin işbirliği fırsatlarına kapı aralayacağını vurgulayarak, yeni pazarlarda yatırım fırsatlarının anlatılacağı oturumun, tecrübelerini dış pazarlara taşımak isteyen sektör temsilcilerinin ilgisini çekeceğini ifade etti.

Kongrenin ikinci günü, konusunda uzman kişilerden oluşan özel gruplarla, “Çatı üstü uygulamaları, Finans, Offshore bakım onarım, Generatör arızaları” gibi özel konuların “yuvarlak masa toplantıları” ile tartışılacağını söyleyen Ataseven, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri en yetkili ağızlardan dinlemek ve çevreci bir enerjinin hayatımızdaki rolünü anlamak isteyenleri kongreye davet ettiklerini belirtti.

Bilgi Kaynakları

On Birinci Kalkınma Planı’nda yenilenebilir enerji politikaları

Yayın tarihi:

-

2019- 2023 dönemini kapsayan On Birinci Kalkınma Planı’na göre 2018 yılı verilerine göre 88 bin 551 megavat olan kurulu elektrik gücü, dönem sonunda 109 bin 474 megavata çıkarılacak. Plana göre, 2018 yılında yüzde 32,5 olan yenilenebilirin elektrik üretimindeki payı ise 2023 yılında yüzde 38,8’e yükseltilecek.

2018 yılında Türkiye’nin elektrik enerjisi talebinin 303,3 teravatsaat olduğu kaydedilen çalışmada, 2023 yılında bu rakamın 375,8 teravatsaate ulaşmasının öngörüldüğü belirtildi. Doğal gazın elektrik üretimindeki payının 2018’de yüzde 29,85 olduğu vurgulanan planda; bu oranın 2023 yılı itibariyle yüzde 20,7’ye indirilmesinin hedeflendiği açıklanıyor. Geçen yıl 150 teravatsaat olan yerli kaynaklardan elektrik üretiminin ise On Birinci Kalkınma Planı çerçevesinde 2023 itibariyle 219,5 teravatsaate yükseltilmesi öngörülmüş.

Yenilenebilir enerjiye destek artarak sürecek

On Birinci Kalkınma Planı çerçevesinde; yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin artırılması ve yenilenebilir enerji üretiminin şebekeye güvenli bir şekilde entegrasyonunun sağlanması amacıyla gerekli planlama ve yatırımlar gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Buna göre; Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) benzeri modeller sayesinde yenilenebilir kaynakların elektrik üretiminde daha yoğun bir şekilde kullanılması sağlanacak. Ayrıca yenilenebilir enerji üretim tesislerinin şebekeye entegrasyonu ve buna ilişkin teknik yardım projeleri hayata geçirilecek. Artan yenilenebilir enerjinin şebeke üzerinde oluşturduğu kısıtların bertaraf edilmesi amacıyla; pompaj depolamalı HES’ler dahil olmak üzere enerji depolama sistemleri tesis edilecek. Daha verimli ve kendi enerjisini üreten binalar yaygınlaştırılacak. Mevcut binalarda enerji verimliliğini teşvik edici desteklemeler yapılacak. Ayrıca; bu kapsamda Ulusal Yeşil Bina Sertifika Sistemi kurulacak ve kendi elektrik ihtiyacını karşılamak için lisanssız güneş ve rüzgâr enerjisi santral uygulamalarının yaygınlaştırılması sağlanacak. Kamu binalarında ise “Enerji Verimliliği Projesi” uygulanacak. (Kaynak: aa.com.tr)

Devamını oku

Etkinlikler

IRENA, BM toplantısında yenilenebilir enerjiyi ilgi odağı yaptı

Yayın tarihi:

-

“Yenilenebilir enerji olmadan sürdürülebilir gelişme gerçekleştirilemez!” Bu cümle, Abu Dabi’de sonuçlanan 17. IRENA Kurulu’nu özetliyor. Bu mesaj, IRENA Genel Yöneticisi Francesco La Camera’nın tarafından her fırsatta dile getiriliyor ve New York’ta Birleşmiş Milletler Yüksek Düzey Politik Forumu’nda da bu hafta odak noktası olarak ele alınacak.

BM Yüksek Düzey Politik Forumu, New York’taki BM Merkezi’nde 9-18 2019 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. 17 Sürdürülebilir Enerji Hedefinden (SDG) 6’sındaki gelişme ele alınacak. Yenilenebilir enerji, bu yıl tartışılan, özellikle sürdürülebilir, kapsamlı ekonomik büyümeye ilişkin hedeflerde (SDG8), iklim değişikliği ve etkileriyle savaşmada (SDG13); sürdürülebilir gelişme için huzurlu ve kapsamlı toplumlar meydana getirilmesinde (SDG16) önemli rol oynuyor.

Francesco La Camera, yetkili makamlarla IRENA üyelerini ve ortaklarını bir araya getirecek foruma katılacak; aynı zamanda, enerji dönüşümü yoluyla iklim eyleminin ölçeğinin artırılması, gelişmekte olan ada devletlerinde (SIDS) enerji dönüşümünün süratlendirilmesini içeren başlıklarda tartışmalara katılacak.

La Camera, gözden geçirilen hedefler arasındaki bağlantıları ve geçen yıl HLPF’nin odak noktası olan, herkes için mali olarak uygun, güvenilir enerjiye erişimi vurgulayacak. Büyümenin, insanların desteklenmesinde yenilenebilir enerjinin rolü ve iklim için eylem planı da ayrıca vurgulanacak.

IRENA, Yüksek Düzey Politik Forumda

16 Temmuz’da IRENA’nın “Temiz Enerji Dönüşümü yoluyla iklim için eylemin ölçeğinin artırılması: Paris Anlaşması ve SDG’ler” başlıklı yüksek düzey etkinliğinde BM-DESA; AB, BM Kalıcı Misyonu ve Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti bir araya gelecek. 2019 SDG7 Enerji İlerleme Raporu ve Abu Dabi İklim Zirvesi Hazırlık Toplantısı tartışma sonuçları dahil raporlar ve toplantılardan elde edilen bulgular ve neticeleri Eylül 2019’daki BM Genel Sekreterliği İklim Eylem Zirvesi ve SDG Zirvesi için kaynak oluşturacak.

17 Temmuz 2019’da gerçekleştirilecek Gelişmekte olan Küçük Ada Devletlerinde (SIDS) Enerji Dönüşümü Ölçeğini Artırma konulu yüksek düzeyde etkinlik; “Gelişmekte olan Küçük Ada Devletlerinde SDG 7’nin Başarılması” başlıklı politik belgenin de yürürlüğe giriş başlangıcını işaret ediyor; SAMOA’nın izleyeceği yol ile ilgili Eylül 2019 orta vade incelemesine de katkıda bulunuyor. Saint Lucia, Samoa, Maldivler, BM-OHRLLS ve IRENA tarafından düzenlenen etkinlik enerji dönüşümündeki gelişmeleri; SIDS’lerde yenilenebilir enerji alımını ele alıp; yenilenebilir enerji bölgesinde gelişme sağlanabilmesi için gereken hayati faktörleri değerlendirecek.

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

Dünya çapında iklim değişikliğiyle mücadelede patent başvuruları düşüşte

Yayın tarihi:

-

IEA ve OECD’nin yeni bulgularına göre iklim değişikliğini azaltmadaki temel yenilik ölçütlerinden biri, kaygı verici bir eğilim gösteriyor.

Dünya Patent İstatistik Veritabanı’nda (PATSTAT) yer alan yeni verilere göre, IEA ve OECD araştırmacıları, enerji üretimi, taşımacılık, inşaat, imalat ve karbon eldesi ve depolanmasıyla ilgili iklim değişikliğini azaltma teknolojilerindeki patentleme sayısının düşüş  eğiliminin sürdüğü gözleniyor. 2011-2012’deki aynı dilimde, diğer teknolojilere göre oldukça süratli bir artış gösteren söz konusu patent başvuruları, o dönemden bu tarafa önemli bir düşüş gösterdi.

İklim değişikliğini azaltmaya yönelik teknolojilerde dünya patent başvuruları

Çarpıcı nokta, genel anlamda ya da sağlık teknolojileri, genel mühendislik, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi alanlardaki patentlerde bu türden bir düşüşe ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamış olması. İlginç şekilde, bu düşüş, yerel ve bölgesel hava kirliliğini azaltma ya da atık su temizleme benzeri alanlarla ilgili teknolojilerde de aynı derecede gözlenmiyor.

Bu düşüşün bir kısmı, iklim değişikliğini azaltmaya yönelik teknolojilerdeki “olgunluğun” artması, dolayısıyla patente yönelimin azalmasıyla açıklanabilir.

Örneğin, solar PV’de maliyetleri azaltan yakın zamandaki gelişmelerin birçoğu, “know how”ın geliştirilmesiyle, önceki yıllardaki yeniliklerin kullanılmasıyla bağlantılandırılabiliyor.

Ayrıca, genel eğilimin tersi yönde seyreden teknoloji alanlarının iki kategoriye ayrıldığını not etmek ilginç olacaktır: i) enerji sistemi entegrasyonuyla ilintili teknolojilere imkân tanıyan alanlar; ii) iklim değişikliğini azaltmada düzenleme çabalarının geçen yıllarda politik tartışmaların konusu olduğu, denizcilik ve hava taşımacılığı gibi alanlar. İklim değişikliğini azaltma ile uyumlanmayla ilintili teknolojiler, son yıllarda bu türden dik bir düşüş göstermemiştir.

IEA tarafından yapılan son çalışma, enerji sektöründeki dijitalleşmenin ve bu gelişmenin iklim değişikliğini azaltmada olası faydalarını ortaya koymuştur. Patent verileri, enerjide yeniliğin önemini desteklemektedir. Dijital teknolojilerin girişi, tabiatı gereği dijital olarak nitelendirilen enerji ve inşaat alanlarında neredeyse %40 oranla bir hayli yüksektir. Bu oran, dijitalleşmenin kamu refahına büyük yararlar getirme potansiyeli barındırdığı ifade edilen sağlık gibi alanlardakilerden de yüksektir.

ICT bağlantılı bir sınıfı da içeren patent aileleri

Bu çalışmadan çıkarılan bir diğer bulgu da, OECD ülkeleri arasında ve özellikle ABD’de, enerjiyle bağlantılı iklim değişikliğini azaltma teknolojilerinin geliştirilmesinde araştırma işbirliğinin giderek önem kazanmasıdır. Tüm alanlarda, ABD’de yaşayan araştırmacılarla Çin ve Hindistan’daki araştırmacılar arasındaki iş birliği, önceki yıllara göre önemli ölçüde artarak, ilk beşteki ülke çiftlerini meydana getirmiştir. Bir diğer önemli bulgu da, bu eğilimin yönünün OECD ülkelerinden yükselen ekonomilere doğru olmasıdır.

2011-2012 diliminden bu yana meydana gelen dik düşüş, yenilik ve maliyet indirgemesi arasında uzun süren gecikme meydana gelebileceğine ilişkin sert bir uyarıdır.

Üretim maliyetlerinin gitgide rekabetçi bir biçime ulaştığı; 1990’larda ve 2000’lerde rüzgâr ve güneş enerjisini inceleyen araştırmalardan son yıllarda önemli ölçüde faydalandık. Burada sunulan bulgu, patentlendirmeye dair; gelecek yıllara ilişkin ortaya çıkan kaygıları temel almaktadır.

Yine de olumlu gelişmeler mevcut. İlki, iklim değişikliğini engellemeye yönelik teknolojileri; diğer alanlarla yakınlaştırmaktır. Özellikle, iklim değişikliğinin etkisinin azaltılmasının; dijitalleşmeyle ilgili yapılan önemli araştırma çabalarından faydalanması muhtemeldir. İkinci olarak, uluslararası araştırma iş birliği, diğer alanlarda kısıtlı kalmış ülke çiftlerini de dahil edecek şekilde yükseliştedir.

Küresel bağlamda, iklim değişikliği konusu bu tür iş birliği çabalarına gereksinim duyar. İklim değişikliğinin baskıcı; zorlu yapısı uzağa (coğrafi anlamda), geniş (teknolojik anlamda) bakmayı gerektirir.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com