İmar Barışı, elektrik sektörüne de hareketlilik getirdi - Rüzgar Enerjisi Dergisi - Wind Energy Magazine
Connect with us

Sektör Haberleri

İmar Barışı, elektrik sektörüne de hareketlilik getirdi

Yayın Tarihi:

on

Ülke gündeminde yoğun bir yer tutan İmar Barışı ile yapıların imar ve ruhsat sorunu çözülecek. Bakanlığın yetkilendirdiği kurum ve kuruluşlar ile e-devlet üzerinden de başvuru yapılabilen Yapı Kayıt Belgesine başvuranların sayısı 2,5 milyonu aşmış durumda. 8 Haziran’da başlayan Yapı Kayıt Belgesi başvuruları, 31 Ekim’de son bulacak. Elektrik sektörüne de hareketlilik getiren uygulama ile imar mevzuatına aykırı yapı sahipleri, devlet ile barışarak yapılarını kayıt altına aldırdıktan sonra elektrik aboneliği için başvurabiliyorlar. Bu kapsamda, İmar Barışı’na en büyük ilginin gösterildiği illerden birisi olan Bursa’da başvuru sayısı 123 bin olarak ölçüldü.

“E-Devletten Yapılıyor”

Yapı Kayıt Belgesi almak istenen yapılarda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, yapının 31 Aralık 2017 tarihinden önce inşa edilmiş olması. Bu tarihten sonra inşa edilen yapılar, Yapı Kayıt Belgesi alamayacaklar. Belge için müracaatların 31 Ekim’e kadar yapılması gerekirken, yapı kayıt bedelinin 31 Aralık’a kadar ödenmesi gerekiyor. E-Devlet üzerinden yapılacak başvuru ile Yapı Kayıt Belgesi alacak yapı sahipleri, daha sonra bölgesindeki elektrik dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması süreçlerini tamamlayarak, görevli tedarik şirketi ile perakende satış sözleşmesi imzalayabilecek.

 “İmar Barışına Limak Enerji’den Online Hizmet”

İmar barışının devreye girmesiyle birlikte Yapı Kayıt Belgesi alan elektrik tüketicileri, Limak Enerji’nin Online İşlem Merkezinden ya da 444 6 646 numaralı Çağrı Merkezi üzerinden aboneliklerini gerçekleştirebilecekler. Tüketiciler, online işlem merkezi üzerinden bir tıkla abonelik hizmeti sunan Limak Enerji’nin www.limakuludag.com.tr sitesinden abonelik işlemlerini tamamlayabilecekler.

Yaklaşık 5 milyon kişiye hizmet verdiklerini dile getiren Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, binalarına Yapı Kayıt Belgesi alan elektrik tüketicilerinin ilk olarak dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması yapmaları gerektiğini belirterek, “Bağlantı anlaşmasının ardından bizimle perakende satış sözleşmesi imzalanması ile birlikte elektrik aboneliği de başlamış olacak. Tüm bu süreçler için online işlem merkezimizde sunduğumuz müşteri dostu uygulamalar ile hayatı kolaylaştırıyoruz. Dijitalleşen çağımızda, müşterilerimize hizmeti kolaylaştırmak için şirketimizin bütün kapılarını dijital olarak açıyoruz” dedi.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektör Haberleri

Türkiye’nin kurulu rüzgâr gücü 7 bin MW’a ulaştı

Yayın Tarihi:

on

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği, Temmuz 2018 rüzgâr istatistik verilerini yayımladı. Rapora göre Türkiye’nin toplam kurulu rüzgâr gücü 7 bin MW’ı aştı.

Yılın ilk yarısına ait rüzgâr verilerinin bulunduğu raporda, ikincil rüzgâr alanları olarak belirtilen Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde rüzgâr yatırımlarının hızlandığı görülüyor.

Rapora göre bu yılın ilk altı ayında 140 MW’lık kurulum gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı dönemine göre rüzgâr enerjisinde işletmeye geçen santrallerde düşüş görülse de, inşası devam eden santrallerde artış olduğu gözlemlendi.

İşletmede olan proje sayısı 171 olurken, Polat Enerji 566 MW ile ilk sırada, Demirer Enerji 487 MW ile ikinci sırada ve Güriş 481 MW ile üçüncü sırada yer aldı.

İşletmedeki rüzgâr enerjisi santrallerinin kurulu güç bakımından yüzde 38,91’i Ege bölgesinde, yüzde 33,92’si Marmara’da, yüzde 13,31’i Akdeniz’de ve yüzde 8,69’u İç Anadolu Bölgesi’nde bulunuyor. Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu’da hayata geçen santrallerde artış olduğu görülüyor. Karadeniz’de yüzde 3,83 ve Güneydoğu Anadolu’da yüzde 1,33 oranında işletmeye geçen santral var.

İllere göre sıralamada İzmir, Balıkesir, Manisa ve Hatay ön planda. Bununla birlikte bu yıl ilk defa Konya’da bir rüzgâr santralinin devreye alındığı görülüyor. Sivas, Tokat, Bursa, Amasya, Gaziantep ve Kocaeli illerinde ise yatırımlarda hızlı bir artış gözleniyor.

İnşa halindeki RES’lerde artış oldu

İnşası devam eden RES’ler 552 MW’tan 885 MW’a çıktı. 29 proje içinde Çanakkale ve Denizli’de toplam 243 MW’lık projeyi hayata geçirmeye hazırlanan Akfen Enerji öne çıkıyor. Sancak Enerji’nin Konya’da kuracağı 155 MW’lık santral, Konya ili için önemli bir yatırım olacak. Ağaoğlu’nun Balıkesir’deki 124 MW’lık projesi ise üçüncü sırada yer alıyor. Birincil rüzgâr alanlarının yanında Amasya, Malatya, Kahramanmaraş gibi ikincil rüzgâr alanlarındaki inşaatlar, rüzgarın gittikçe yaygınlaştığını gösteriyor.

Kapasite artış talepleri değerlendirilmeli

Rapora ilişkin görüşlerini dile getiren TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, son yıllarda dünyadaki siyasi ve ekonomik dalgalanmalara rağmen Türkiye’deki rüzgâr sektörünün yoluna devam ettiğini vurguladı.

Yatırımların artması için girişimcilere yönelik sürdürülebilir, net, şeffaf ve uygulanabilirliği yüksek çözümlerin sunulması gerektiğine dikkat çeken Ataseven, finansal istikrara olan inancın güçlendirilmesi yönünde adımlar atılması gerektiğini ifade etti.

2020 yılı sonrasındaki belirsizliğin ortadan kaldırılmasıyla hem santrallerde hem de rüzgâr sanayisinde hızla bir canlanma olacağına inandıklarını ifade eden Ataseven, sanayicilerin ve yabancı yatırımcıların bu süreci yakından takip ettiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti:

“Gerçek anlamda atılımlar planlıyorsak, sektörün desteklenmesine yönelik hızlı kararların alınması gerekiyor. Güçlü ekonomik büyüme için rüzgâr sayısız fırsatlar yaratıyor. Bunları değerlendirmeliyiz. Her zaman dile getirdiğimiz önceliklerimiz arasında yer alan, kapasite artış taleplerinin karşılanması sektöre ivme kazandıracaktır. Bu taleplerin önü açılırsa sektör süratle bu yatırımları hayata geçirebilir. Çünkü bu projeler inşaat izin süreçlerini tamamlamış, yollarını inşa etmiş, enerji nakil hatlarını bağlatmış, kamulaştırmasını bitirmiş projelerdir. Yatırım tutarı 1,5 milyar dolar olan, bin MW’ın üzerindeki bu yatırımların önü açılırsa, rüzgâr sektöründeki ilerleyişimiz hızlanır. İlk etapta bu konuları değerlendirmeye almak 2023 yılı hedeflerimize daha etkin bir şekilde ilerleyebilmemizin önünü açacaktır.”

 

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Enerjide yeni dönemde üç öncelik olacak

Yayın Tarihi:

on

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yeni dönemdeki çalışmalarını ve önceliklerini değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile daha hızlı ve verimli bir hizmet sürecinin amaçlandığını ve bu kapsamda devlet sistemine ‘yeni bir elbise dikildiğini’” söyledi.

Sürecin tamamlanmasıyla her şeyin daha net görüleceğini belirten Dönmez, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde de bazı değişimlerin yaşandığını anımsattı.
Dönmez, bu kapsamda Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’nün Enerji İşleri Genel Müdürlüğü ile birleştirilerek, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği gibi ana konuların, arz güvenliği ve enerji politikalarıyla entegre edildiğini kaydetti.

Maden İşleri Genel Müdürlüğü ile Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nü de birleştirdiklerini aktaran Dönmez, şöyle konuştu:

“Devletin yer altı haklarını ilgilendiren ve bir anlamda imtiyazlarımızı verdiğimiz maden ve hidrokarbonlar alanındaki bu iki genel müdürlüğü Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) olarak birleştirdik. Yer altı kaynaklarında orta vadede yatırımcıya daha uyumlu bir sistem sunmayı planlıyoruz. Nükleer Enerji Genel Müdürlüğü ve Nükleer Düzenleme Kurumu ile nükleerin kurumsal yapılanmasını da ileri bir aşamaya taşımış olduk. Elektrik Üretim AŞ ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt AŞ’nin birleşmesiyle ise verimliliği artırmayı hedefledik. Ayrıca, Nadir Toprak Elementleri Enstitüsü ile de ülkemiz için çok stratejik bir alanı da doldurmaya başladık. Dolayısıyla mevcut değişikliklerle zamanın ruhunu yansıtan, Milli Enerji ve Maden Politikamızı daha hızlı yürütmemizi sağlayacak yapısal bir değişimden geçiyoruz. Bu yapısal değişimi yönetmek için sektörün yakından tanıdığı, tecrübeli, deneyimli, masanın iki tarafında da yer almış, sorunları bilen bir ekibimiz var. Bizlere düşen en önemli görev çok çalışmak.”

 “Yatırım ve yatırımcıların devamlılığı çok önemli”

Dönmez, yeni dönemde enerji sektöründe önceliklerini belirlediklerini ifade ederek, “Bunlar finansal sürdürülebilirlik, politik sürdürülebilirlik ve katılımcılık fakat zamana ve şartlara bağlı olarak bu öncelikleri artırabiliriz. Bizim için yatırım sürdürülebilirliği temel amaç. Türkiye’ye güvenip yatırım yapmış yerli ve yabancı tüm yatırımcılar bizim yatırımcımızdır” dedi.

Türkiye’de bugün enerji arz güvenliği sorununun bulunmamasının elini taşın altına koymuş yatırımcılar sayesinde olduğunu belirten Dönmez, şunları kaydetti:

“Yatırım ve yatırımcıların devamlılığı çok önemli. Açıkçası piyasaya güvenin temeli de budur. Politik sürdürülebilirlik açısından milli enerji ve maden politikamızı devam ettireceğiz. Yani Ar-Ge, teknoloji, nükleer, yerlilik, yerli ve yenilebilir kaynaklar bizler için önemli olacak. Arz güvenliği ve öngörülebilir bir piyasa yapısı hedeflerimiz aynı şekilde sürecek. Kurumsal yapılanmalar olgunlaştırılacak. Serbest piyasanın teminatı bağımsız bir Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu bizler için önemli olmaya devam edecek.”

 Tüketici odaklı ilk konferans

Yeni dönemde yapacakları toplantılarla sektörün paydaşlarıyla bir araya gelmeyi sürdüreceklerini dile getiren Dönmez, “Sonbahar aylarında sektörde ilk kez ‘Enerji Tüketici Konferansı’ düzenlemeyi planlıyoruz. Katılımcılık noktasında gerek bakanlığımızın çalışanları, gerek sektörle bizleri daha çok bir arada göreceksiniz” dedi.

Dönmez, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerinde mevcut takvim ve sürecin aynen devam ettirileceğini söyledi.

Çayırhan sahası için yaklaşık iki yıl önce kilovatsaat üzerinden açık eksiltme usulüyle gerçekleştiren ihalenin önemli bir adım olduğunu ifade eden Dönmez, şunları kaydetti:

“Bu kapsamda 5 bin megavatlık hedefimiz var. Yerli kömür bizim için çok önemli ve bu konuya önem vermeye devam edeceğiz. Oluşturduğu istihdam, ithalatı ikame etmesi ve bölgesel faydası çok yüksek. Bu santrallerin çevreyle dost şekilde çalışmasına dikkat ediyoruz. Yoksa çevreye etkisi olmayan bir üretim türü yok. Güneş, rüzgâr, aklınıza en temiz enerji kaynağı ne geliyorsa, bunların bulunduğu ortama bir etkisi var. Bu etki bazılarına göre dramatik, bazılarına göre daha az. Bu hassasiyetlere hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hem biz hem de yerel idareler azami dikkat gösteriyor.”

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler