Connect with us

Etkinlikler

Enerji sektörü, ICCI 2018’de buluştu

Yayın Tarihi:

on

Türk enerji sektörü, 2-4 Mayıs tarihlerinde, Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı ICCI 2018’de 24. kez biraraya geldi. Sektörel Fuarcılık tarafından düzenlenen fuarda, 225 uluslararası katılımcı firma ile 14.140 ziyaretçi buluştu. Bu yıl birçok ilke imza atılan fuarda ilk defa kurulan “Diplomatik Alan”da dünyanın dört bir yanından gelen enerji sektörü profesyonelleri, diplomatlar ile buluştu.

Dünyanın en hızlı gelişen enerji piyasalarından biri olan Türkiye bu gücünü Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı ICCI 2018 ile uluslararası alana taşıdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteğiyle Sektörel Fuarcılık tarafından düzenlenen fuar, sektörün önde gelen ulusal ve uluslararası firmalarını İstanbul’da bir araya getirdi. Fuarda bu yıl bir ilke imza atılarak yabancı konsoloslukların katılımıyla kurulan “Diplomatik Alan”da Türkiye enerji endüstrisine yönelik anlaşmalara imza atıldı.

Türkiye’de enerji sektörüne yönelik olarak atılan adımların sektör açısından büyük fırsatlar sunduğuna ve bu adımların “ICCI 2018”de en iyi şekilde karşılık bulduğuna dikkat çeken ICCI Yönetim Kurulu Başkanı Alexander Kühnel şunları belirtti:

“Türkiye’deki enerji politikaları, küresel anlamda Türkiye’yi yatırım açısından en cazip ülkelerden biri haline getirdi. Her fırsatta dile getirdiğim gibi Türkiye, dünyanın en hızlı gelişen enerji piyasalarından biri. ICCI 2018, Türkiye’nin enerji alanında attığı adımlarla geldiği yeri ve elde ettiği başarıları göstermesi açısından önemli bir uluslararası buluşma oldu. Yerli ve yabancı üreticilere, yatırımcılara ve satın almacılara birçok fırsat sunduğumuz fuara bu yıl önemli bir ilgi söz konusu oldu. 225 ulusal ve uluslararası katılımcı firmanın yer aldığı fuarı 14 binin üzerinde sektör profesyoneli ziyaret etti. Gelecek vaat eden iş bağlantıları ve yeni ithalat-ihracat fırsatları yaratan fuar, konferans ve ikili iş görüşmelerinin bir arada olduğu Avrasya’nın tek enerji etkinliği olarak öne çıktı.”

Türkiye, enerjisini Diplomatik Alan’a taşıdı

Üretim, iletim ve dağıtım gibi tüm enerji bileşenlerini bir araya getiren “ICCI”da bir ilke imza atılarak “Diplomatik Alan” kuruldu. Bu alanda Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen ülkelerle hükümetler arası görüşmeler yapıldığına ve yeni anlaşmaların imzalandığına dikkat çeken ICCI Yönetim Kurulu Başkanı Alexander Kühnel şunları söyledi:

“Brezilya, Çekya, Yunanistan, Güney Kore gibi ülkelerin ticari temsilciliklerinin yanı sıra uluslararası anlaşmalar yapmak üzere yetkilendirilmiş konsolosluk görevlileri ICCI 2018’de yer aldı. Güney Afrika ve İran’dan sektörel düzeyde önemli isimlerin yer aldığı yabancı delegasyonları ağırladık. Ayrıca İtalya, Danimarka, Avusturya ve Çekya’dan da delegasyonlar fuarımızı ziyarette bulundular.”

Katılımcı firmaların yenilenebilir enerji, kojenerasyon, elektrik üretimi ve ticareti, elektrik iletim sistemleri, enerji tesislerinde bakım, onarım ve servis hizmetleri, çevre teknolojileri, enerji verimliliği, lojistik ve IT teknolojileri konularında ürün ve hizmetlerini sergilediği fuarda sektörün yeni trendleri ziyaretçilerle buluştu. Enerji değer zincirindeki tüm ana başlıklar, fuar süresinde düzenlenen konferanslarda da masaya yatırıldı.

Fuar sırasında rüzgâr enerjisi sektöründen temsilcilerle görüşme yapma fırsatı da elde ettik. Sektörün genel görünümüne dair fikirlerini sorduğumuz Enercon Türkiye Genel Müdürü Arif Günar şunları kaydetti:

Enercon Türkiye Genel Müdürü Arif Günar, ekibimizi Enercon stantında ağırladı

“ICCI Fuarı’nda 12 yıldır aktif olarak bulunuyoruz. Standımızla yine burada olmaktan mutluyuz. Özellikle bu yıl Enercon şirketimizin Türkiye’deki mevcudiyetinin 20. yılını da kutluyoruz ve bununla beraber de özellikle yeni türbin modellerimizi tanıtmaktan da mutluyuz. Özellikle şu anda yeni lanse ettiğimiz ve Türkiye’de kurmayı planladığımız Enercon EP3 serisini de tanıtıyoruz ve özellikle de buna çok büyük bir ilgi olduğunu da görüyoruz. Özellikle bu türbinleri de Türkiye’deki yerli ekipman teşviğinden dolayı, kanat, kule, jeneratör gibi ana aksamlarının üretimini Türkiye’de yapacağız ve bunun da startını vermiş durumdayız. Bu esnada Türkiye rüzgâr enerjisi sektörüne güvenimizi ve 20 yıldır da buradaki mevcudiyetimizi gösterdiğimizi düşünüyorum ve bundan sonraki süreçlerde de yine sektörümüzün stabil bir şekilde gelişmesini ve mevcudiyetimizin de korunmasını bekliyoruz.”

Yine fuar esnasında görüşme şansına eğiştiğimiz İzmirRüzgâr Platformu’ndan Aydın Yalçın da şunları belirtti:

İzmirRüzgar Platformu’ndan Aydın Yalçın

“2017 yılının ikinci yarısında bilhassa rüzgâr enerjisi santralleri ihaleleri açısından çok olumlu gelişmeler oldu. İlk önce YEKA öncesi 3000 MW’lık başvuruların 700 küsur MW’lık ihalesi yapıldı. Daha sonra 1000 MW’lık YEKA ihalesi ve ardından da kalan 2800-3000 MW’lık bir lisans yarışması yılın son haftası yapılarak sonuçlanmış oldu ve yaklaşık 3800-4000 MW’lık bir rüzgâr projesi lisanslama süreci ile 2017 yılını tamamlamış olduk.

2018’in başında da, Nisan ayı içerisinde alınacak olan başvuruların 2 yıllığına yani Nisan 2020’ye ertelenme haberiyle başladık. Yine buna paralel olarak da 1000 MW’lık 3 tane lokasyon, yerleşim belirlendi near-shore rüzgâr santrallerinin kurulumuyla ilgili. Baktığımızda son 6 ay içerisindeki gelişmeler bilhassa orta vade için olumlu görünse de, son yıllardaki projelerin sayısının azalması sanki biraz düşüş olacağını gösteriyor. Fakat 2017 yılının sonunda yapılan ihalelerin 2020 yılı itibariyle yavaş yavaş hareketlenmeye, kuruluma başlanacağı düşünüldüğünde sektörün 2020 yılından itibaren tekrar dinamik bir hale geleceğini öngörüyorum. Sektörün tabii ki bu şekilde sürdürülebilir olması lazım. Hem YEKA ihaleleriyle hem mevcut başvurular yapılarak lisanslanma yöntemiyle küçük ve orta ölçekli yatırımcıların da sektörde varlıklarını sürdürebilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Onun dışında Türkiye’de yine yerli imalat konusunda çok hızlı ilerlemeler var bilhassa İzmir bölgesinde 3 tane global kanat imalatçısı, 4 fabrikada kanat imalatı yapıyor. Kule imalatçıları yine bu bölgede oldukça fazla sayıda. Onun dışında işletme ve bakımda servis sağlayıcılar, global ve yerli, ulusal danışman şirketler İzmir ve bölgesindeki işletmede bulunan santrallere ürün ve hizmet sağlamak üzere yerleşmiş durumdalar. Yerli hizmet, yerli imalatın bilhassa YEKA ile birlikte çok daha hızlanacağını, bir ivme kazanacağını ve sektöre çok olumlu katkılarda bulunacağını düşünüyorum.”

ICCI 2018’de görüştüğümüz bir diğer isim de HYTORC Türkiye Temsilcisi Cengiz Başıkoğlu oldu:

HYTORC Türkiye Temsilcisi Cengiz Başıkoğlu sorularımızı yanıtladı

“Rüzgâr sektöründe, enerji sektöründe bayağı eskiyiz, ilklerdeniz. 1991 yılında biz bu işe girdik ve o zamanlar rüzgâr yoktu ama biz bugünlere geldik. Beklediğimizden az tabii rüzgârın gelişimi. Beklediğimiz hedefler biraz yavaş gelişiyor. Birçok kararlar da dışarıdan geliyor. Burada bazı kararlar alınabilmeli. Bazı şeyleri biz adapte edemiyoruz rüzgâr teknolojisinde. Bazı inovasyonlar var, bunların mutlaka yurtdışına sorulması gerekiyor. Bilemiyorum bunları nasıl aşarız. HYTORC’un birçok inovasyon ürünü var, rüzgâr sektöründe çok fazla arızi durum var. Gerçekten problemler var. Bu problemleri biz çok rahatlıkla aşabiliriz bize ait olan tarafıyla, cıvatalama teknolojileriyle çalışıyoruz ama bu patentleri kullandırmakla ilgili illa ki yurtdışına sorulmasına ihtiyaç var. Hâlbuki biz burada birebir sahada çalışıp bunları tespit edebiliriz, gösterebiliriz.”

“ICCI” Uluslararası, Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı gelecek yıl 25. kez düzenlenecek. Etkinlik 15 -17 Mayıs 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

NASA ve NOAA 2018 küresel sıcaklıklarını, iklim koşullarını açıklayacaklar

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

NASA ve NOAA dünya sıcaklık verilerini saklayan ve Dünya yüzey sıcaklıkları kayıtlarını bağımsız olarak tutan iki kuruluş.

Şekilde (NASA Bilimsel Görselleştirme Stüdyosu) 2017 küresel sıcaklık verileri yer alıyor: normal sıcaklıktan yüksek yerler kırmızı, düşük yerler ise mavi ile gösteriliyor. NASA ve Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nden (NOAA) uzmanlar, 6 Şubat Çarşamba günü Doğu Saati Standardına göre (EST) 11:30’da bir telekonferans ile yıllık küresel sıcaklık verilerini açıklayacak 2018’deki en önemli iklim eğilimlerini tartışacak.

Telekonferansa katılacaklar:

Gavin Schmidt, NASA New York Goddard Uzay Çalışmaları Enstitüsü Yöneticisi

Deke Arndt, NOAA Ashville, Kuzey Carolina Çevre Bilgisi Ulusal Merkezi Küresel İzleme Kolu Şefi

Medya mensupları telekonferansa 877-918-6316 (ABD ve Kanada’da ücretsiz) veya 312-470-7398 (uluslararası) numaralı telefonları arayıp “climate” parolasını kullanarak katılabilecekler.

Kaynak: Nasa

Devamını Oku

Etkinlikler

Düşük karbonlu bir gelecek ve Türkiye için fırsatlar

Yayın Tarihi:

on

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD’nin birlikte düzenledikleri “Düşük karbonlu ve dirençli bir geleceğe yatırım yapmak: Türkiye için fırsatlar toplantısı” İstanbul’da, yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinliğe, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman ile OECD Çevre Direktörlüğü Direktör Yardımcısı Anthony Cox ev sahipliği yaptı.

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri için 6,3 trilyon dolar

OECD Çevre Direktörlüğü Direktör Yardımcısı Anthony Cox ve SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman

Etkinliğin açış konuşmalarından ilkini OECD Çevre Direktör Yardımcısı Anthony Cox yaptı. OECD olarak 36 sanayileşmiş ülkeyi temsil ettiklerini belirten Cox, OECD tarafından hazırlanan “İklime Yatırım, Büyümeye Yatırım raporunu katılımcılara sundu. Başarılı bir enerji dönüşümünün makro ekonomik faydalarını gösteren OECD’nin bu çalışması, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu G20 ülkelerinin iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerine; ekonomik büyüme, rekabetçilik ve refah artışı ile eşzamanlı nasıl ulaşacağını anlatıyor. Bunun yanı sıra kısa ve orta vadede büyümeyi destekleyecek mali ve yapısal reformları ele alıyor.

Raporda Doğru politikalar ve teşvikler, özellikle de tutarlı iklim politikasıyla birlikte güçlü mali ve yapısal reformlar uygulamaya konulduğunda, hükümetler bir yandan iklim değişikliği riskini ciddi ölçüde azaltacak büyümeyi yakalarken, diğer yandan da ekonominin kısa vadede gelişmesi, yeni istihdam alanları ve çevre kalitesiyle ilgili faydalar sağlayabilir” denilirken, Anthony Cox şunları belirtti:

İklim değişikliğiyle mücadelenin kalkınma politikalarına entegre edilmesi, ekonomiye yük olmanın tersine, önemli ölçüde olumlu sonuçlar doğuracaktır. Küresel ısınmayı 2 derecenin altına çekmeyi hedefleyen ‘kararlı dönüşüm’, G20 ülkeleri genelinde mevcut politikaların devam ettirilmesi halinde, 2050 yılına gelindiğinde uzun vadeli GSYİH’yı ortalama yüzde 2,8 oranında artırabilir. İklimin yaratacağı olumsuz etkileri en aza indirmenin olumlu sonuçları hesaba katıldığında ise, GSYİH üzerindeki net etki yaklaşık yüzde 5’e çıkabilir.”

Rapora göre, sürdürülebilir ekonomik büyümenin şartlarından biri, önümüzdeki 10 yılda modern, akılcı ve temiz altyapıya yatırım yapılması. Küresel düzeyde Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak için 2030’a kadar yıllık ortalama 6,3 trilyon dolar değerinde altyapı yatırımı gerekiyor. Aynı dönemde yılda 0,6 trilyon dolar ek yatırım, tüm yatırımları iklimle mücadele için uyumlu hale getirebilir. Bu sayede büyüme, verimlilik ve çevre kalitesi yönünden kısa ve uzun vadede kazanımlar elde edilecek.

Önemli olan istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme

Etkinlikteki ikinci açış konuşmasını ise SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman yaptı. Hızlı nüfus artışı ve ekonomik büyüme nedeniyle Türkiye’nin enerji talebinin arttığına dikkat çeken Hakman, şunları söyledi:

“Günümüzde Türkiye’nin birincil enerji arzının dörtte üçü ithal kaynaklardan sağlanıyor. Öte yandan, Türkiye çok büyük bir yenilenebilir ve enerji verimliliği potansiyeline sahip. Düşük karbonlu ve dirençli bir geleceğe yatırım yapılarak hem yerel kaynaklar harekete geçirilebilir hem enerji arz güvenliği kuvvetlendirilebilir, ticaret daha dengeli hale getirilebilir, yeni ekonomik faaliyet alanları ve istihdamda artış sağlanabilir. Ayrıca bu, çevre kalitesinin iyileştirilmesine de fayda sağlayacaktır.”

Önemli olanın istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme olduğunu vurgulayan Hakman rapora işaret ederek, ekonomik büyümenin desteklenmesi ve verimliliğin artması için dünyayı yüksek karbonlu bir geleceğe mahkûm etmemek gerektiğinin altını çizdi.

Sürdürülebilir ekonomik büyüme vurgusu

Toplantıda daha sonra söz alan isim TÜSİAD Enerji Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı Arkın Akbay oldu. İklim değişikliğinin küresel bir sorun olduğuna vurgu yapan Akbay, meselenin sosyal ve ekonomik risklerine dikkat çekti. OECD raporlarına da atıfla sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik büyümenin önemine vurgu yapan Akbay, TÜSİAD’ın bu alandaki çalışmaları hakkında bilgi verdi.

“288 yenilenebilir enerji santraline finansal destek sağladık”

Ardından söz alan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aygen ise iklim değişikliğinin ana sebebinin insanlığın değişen yaşam şekilleri olduğunu belirtti. Dünyada genel bir refah artışı olduğunu belirten Aygen, bunun da farklı yaşam biçimleri ortaya çıkarıp, ivmeli bir talep baskısı yarattığını belirtti. Küresel iklim finansmanına ayrılan kaynakların yıllık bazda karşılaştırmasını sunan Aygen, bunun 1 buçuk derece hedefi için yeterli olmadığını vurguladı. TSKB’nin iklim finansmanı çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren Aygen, 288 yenilenebilir enerji projesine finansal destek sağladıklarını belirtti.

Kilit rol finans sektöründe 

Toplantıda daha sonra, “Türkiye Enerji Sektöründeki İş Fırsatlarını Yakalamak İçin Finansmanı Olanakları” başlıklı oturuma geçildi.

Oturumu SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Değer Saygın yönetirken, Dünya Bankası Kıdemli Türkiye Enerji Sektör Yöneticisi Yeşim Akçollu, 2050 Pathways Platform İcra Direktörü Richard Baron, EBRD Ülke Başkan Vekili Şule Topçu Kılıç, TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Nurşen Numanoğlu ile Garanti Yatırım Kurumsal Finansman Yöneticisi Ahmet Tohma kunuşmacılar arasında yer aldı.

Oturumu yöneten SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Değer Saygın şu değerlendirmelerde bulundu:

“Enerji sektörünün dönüşümü için gerekecek ilave yatırımlardan gelen kazanç ve faydalar, dönüşümün maliyetinden daha fazla. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği için yapılacak yatırımlar kadar altyapı yatırımları da önemli. Bunun yanı sıra yenilikçi yaklaşımlara da yatırımın bugün başlaması önemli, çünkü yeni çözümlerin hayata geçmesi uzun vadeli bir süreç. Tüm bu yatırımların gerçekleşmesi için de yenilikçi ve daha etkili finansman araçlarına ihtiyaç duyacağız.”

TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Nurşen Numanoğlu konuşmasında 2017 yılında yayımladıkları Tutum Belgesi’ne atıfla başladı ve burada düşük karbon vurgusu yapıldığına dikkat çekti. Enerji de dışa bağımlı bir ülke olduğumuzu vurgulayan Numanoğlu, bu noktada yenilenebilirin ve enerji verimliliğinin önemine dikkat çekti.

Karbonsuzlaştırılmış ekonomi

2050 Pathways Platform İcra Direktörü Richard Baron ise 2050 yılı için kimi OECD ülkelerinde ilan edilmiş olan sıfır karbon hedefine ulaşmanın kolay olmadığını vurguladı. Karbonsuzlaştırılmış bir ekonomi için mali politikanın da buna uygun olması gerektiğini vurgulayan Baron, karbon yoğun ticaret yapan ülkelerdeki geçişin de hassasiyetle planlanması gerektiğini belirtti.

Ardından söz alana Dünya Bankası Kıdemli Türkiye Enerji Sektör Yöneticisi Yeşim Akçollu ise düşük karbon hedeflerinin tutturulabilmesi için 2030 yılına kadar 90 trilyon dolar kaynak gereksinimi olduğunu öngördüklerini belirtti. Dünya Bankası’nın Türkiye’deki finansman çalışmalarına ilişkin bilgi veren Akçollu, piyasa bazlı yatırımlara dair açıklamalarda bulundu.

283 özel sektör projesine finansman sağladıklarını belirten EBRD Ülke Başkan Vekili Şule Topçu Kılıç ise enerjide Türkiye’nini genel bir fotoğrafını sundu. Potansiyelin yüksek ancak yenilenebilir payının düşük olduğuna vurgu yapan Kılıç, finansman açısındansa ülke olarak ciddi bir sorun yaşanmadığını belirtti.

Oturumda son olarak Garanti Yatırım Kurumsal Finansman Yöneticisi Ahmet Tohma söz aldı. Türkiye’de son 10 yılda 45 milyar dolar elektik üretimi yatırımı yapıldığını belirten Tohma, doğalgazın elektrik üretimindeki payının yüzde 50’den yüzde 30’a gerilediğini belirtti. Kuruluşlarının enerji yatırımlarıyla ilgili bilgiler veren Ahmet Tohma, önümüzdeki 10 yılda rüzgâr ve güneş için 20-22 megavatlık kurulu gücün hizmete girmemesi için hiçbir sebep yok değerlendirmesinde bulundu.

Etkinlik, OECD Çevre Direktörlüğü Direktör Yardımcısı Anthony Cox’un kapanış konuşmasıyla sona erdi.

Devamını Oku

Etkinlikler

YENİLENEBİLİR VE ENERJİ SEKTÖRÜ’NDEKİ TÜRK KADINLARI BULUŞTU

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

TWRE-Turkiye yenlenebilir enerji kadınları

page1image504

Yenilenebilir ve Enerji Sektöründeki Türk Kadınları (Turkish Women in Renewables and Energy; TWRE) Grubu 18 Ocak 2019 akşamı, İstanbul’daki tanışma toplantısında bir araya geldi

Sırimpeks A.Ş. -Secret Power Renewable Energy Services desteğinde Richmond Otel’de gerçekleştirilen tanışma toplantısında, başta yenilenebilir enerji alanından olmak üzere enerji sektöründen 65 kadını bir araya getirdi.

Enerji sektöründe çalışmak isteyen, farklı disiplinlerden gelen ve sürdürülebilir yaşamın bir parçası olan tüm kadınların birlikteliğiyle kurulan TWRE, özel sektör temsilcileri, farklı disiplinlerden enerji sektöründe çalışan kadınlar, avukat, mimar, mühendis, çevre planlamacısı, finansman, teknik danışmanlık firmalarından kadın çalışanlar ile türbin ve panel üreticisi, inverter üreticisi, epc şirketlerinden temsilcilerin üye olduğu geniş tabanlı bir örgütlenme olarak çalışmaya başladı.

Enerji sektörünün gelişiminde aktif rol oynayan ve oynayacak olan kadın profesyonellerin iletişimini sağlamayı amaçlayan ve sektöre daha fazla yeşil yakalı kadın profesyonelin kazandırılmasını hedefleyen toplantıda bir dizi karar alınarak TWRE Grubu’nun yılda 5 kez bir araya gelmesi kararlaştırılırken, bu toplantıların organize edilmesi için bir “Networking Komitesi” oluşturuldu.

TWRE-yenilenebilir enerji

TWRE- TANIŞMA TOPLANTISI

Toplantıda sektördeki kadınların kariyer planlamasına yardımcı olmak amacıyla bir CV bankası oluşturulması ve mentörlük programı hazırlanması kararlaştırıldı. Kurumsal iletişimin sağlanması ve kongre-fuar katılımlarının organize edilmesi için İletişim Komitesi teşkil edildi.

Grup üyeleri ve sektördeki kadın çalışanlar için istihdam, staj ve burs imkânlarının araştırılması için İstihdam Komitesi oluşturulurken, eğitim ve teknik gezi programları organize etmek üzere Eğitim Komitesi kuruldu.

Diğer yerli ve yabancı dernekler, üniversiteler ve platformlarla iş birliği yapılarak sürdürülebilir projeler üretmek amacı ile Sürdürülebilir Projeler Komitesi kuruldu. TWRE’nin sonraki toplantısının Özel Oturum olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yapılması kararı alındı.

 

Bilgi ve İletişim: trwomeninrenewables@gmail.com

İnstagram: Greencollarwomen
Twitter: TWRE_Official
LinkedIn: https://www.linkedin.com/groups/13582487/

page1image13704

 

 

Devamını Oku

Etkinlikler

Birleşmiş Milletler 24. İklim Konferansı COP24 umut verici şekilde sona erdi

Yayın Tarihi:

on

Polonya’nın Katowice kentinde 2-14 Aralık tarihleri arasında düzenlenen Birleşmiş Milletler 24. İklim Konferansı (COP24) küresel iklim değişikliğiyle ilgili önemli kararlarla geride kaldı.

IPCC’nin küresel iklim değişikliğinde alarm etkisi yapan 1.5 Derece Özel Raporu’nun hemen sonrasında toplanan Birleşmiş Milletler 24. İklim Konferansı (COP24), umut vaat eden kararlarla geride kaldı. Konferans katılan 196 ülke tarafından Paris Anlaşması’nın Kural Kitabı kabul edildi; Kural Kitabı, 2020 yılından itibaren yürürlükte olacak. Bununla birlikte bu ülkeler, 2020 yılına kadar mevcut iklim hedeflerini içeren Ulusal Niyet Katkı Beyanı (INDC) belgelerini yenilemek konusunda da uzlaşmaya vardılar. Yenilenmiş hedefler, 2019 yılında BM Genel Sekreteri’nin tertip edeceği bir zirvede ilan edilecek. Kural Kitabı’nın kabulü ve iklim hedeflerinin yenilenmesi kararı küresel iklim değişikliğiyle mücadelede sera gazı emisyonlarının azaltılması adına olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor. IPCC’nin 1.5 Derece Raporu, hedefin tutturulması için kısa süre kaldığını ortaya koymuştu. Katowice uzlaşmasının Paris’te belirlenen küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında tutulması hedefinin teyidi anlamına geldiği belirtildi.

Türkiye için somut bir kazanım yok

Bilindiği gibi Türkiye, BM Çerçeve Sçzleşmesi’nde Ek-1 ülkeleri yani kalkınmış ülkeler arasında yer alıyor. Ancak Paris İklim Değişikliği Anlaşması kalkınmış ülkelere ekonomik sorumluluklar getiriyor. Bu sebeple Türkiye, Paris Anlaşması’nda “kalkınmakta olan ülkeler” kapsamında değerlendirilmek ve bu sayede ekonomik yardımlardan da yararlanmak istiyor.

Türk heyeti COP24’e, Paris İklim Değişikliği Anlaşması çerçevesinde Ek-1’den çıkma talebiyle geldi. Avrupa Birliği adına Türk heyetiyle konuyu görüşmek üzere Fransız Büyükelçi Brigitte Collet görevlendirilmişti. Collet bir açıklama yaptı ve şunları belirtti:

“Taraflar, çözüme ulaşma niyetlerinin altını net olarak çizdi. Bunun için teşekkür etmek istiyorum. Bu istişareler sırasında, Türkiye tarafından önerilen bir taslak karar dikkate alındı. Daha sonra bu taslağın gözden geçirilmiş bir versiyonu üzerinde duruldu. Türkiye delegasyonuyla birlikte bunun üzerinde çalıştık. Türkiye’nin, uzlaşma sağlanması için metni yeniden düzenleme konusunda gösterdiği açıklığa dikkat çekmek isterim. Konferans sırasındaki yoğun iş yükü ve meseleyi değerlendirmek için yeterli zaman olmaması dolayısıyla tam bir uzlaşmaya varılamadığını üzülerek belirtmek isterim.”

Türk heyetinin en büyük beklentisi böylece sonuçsuz kalmış oldu.

COP24’te bir konuşma yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “IPPC’nin 1.5 Derece Raporu, iklim değişikliği eyleminin aciliyetini ortaya koyuyor” açıklamasında bulundu.

“Kendimizle gurur duymalıyız”

Devlet ve hükümet başkanları ile 2 binin üzerinde katılımcıyı ağırlayan konferansın kapanış konuşmasını Polonya Çevre Bakan Yardımcısı Michal Kurtyka yaparken, şunları dile getirdi: “Bu mutabakat üzerinde yaklaşık 3 senedir çalışıyoruz. 200’e yakın paydaşın meseleye yaklaşımını göz önüne alarak, çok yönlü ve teknik bir anlaşmanın sağlanması pek de kolay bir şey değil. Bu koşullar altında geleceğe dönük olarak atılan her adım çok büyük öneme sahiptir. Bunun için herkese teşekkür ediyorum. Kendimizle gurur duymalıyız.”

Küresel iklim değişikliği meselesine ilişkin yalnız yazılı belgelere imza atmak veya ülkelerin ulusal çıkarlarını gözetmenin ötesinde bir tutuma ihtiyaç duyulduğunu belirten Kurtyka, insanlık ve gezegenimizin geleceğine ilişkin sorumlulukların bilincinde olarak hareket edilmesinin önemine işaret etti.

COP24 tartışmalarla başlamıştı

COP24 İklim Konferansı’nın temel hedefi, ülkelerin Paris İklim Anlaşması kapsamında verdikleri taahhütlerin somutlaştırılması olarak açıklanmıştı. Küresel iklim değişikliğine karşı küresel ve sosyoekonomik dayanıklılığın tahkim edilmesini hedefleyen Paris İklim Anlaşması, küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında tutulması hedefini koyuyor. Bu hedefe ulaşmak için petrol ve kömür gibi fosil yakıtların kullanımının giderek azaltılması ve yenilenebilir enerji kullanımını teşvik eden anlaşma, gelişmekte olan ülkelere de finansman, teknoloji transferi ve kapasite artırımı imkânları sağlanmasını öngörüyor.

Ancak konferansa ev sahipliği yapan Polonya’nın elektrik ihtiyacının neredeyse tamamını kömürden karşılıyor olması büyük tartışma konusu olmuştu. Polonya, Avrupa Birliği’nin en büyük kömür üreticilerinden ve birliğin en büyük kömür madeni şirketi Kompania Weglowa’ya ev sahipliği yapıyor. Polonya Çevre Bakanı Henryk Kowalczyk, COP24’ün sponsorları arasında PGE ve Tauron isimli iki kömür şirketinin de bulunduğunu açıklamıştı. Konferanstan hemen önce Polonya hükümeti tarafından kömür yakıtlı santrallerden istifade edilmeye devam edileceği ve 2019 yılında yeni bir kömür madeni işletmesi kurulması için yatırım planının hazır olduğunun açıklanması ise tartışmaları alevlendirmişti.

Devamını Oku

Etkinlikler

VI. İstanbul Karbon Zirvesi, Nisan’da

Yayın Tarihi:

on

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından her yıl düzenlenen İstanbul Karbon Zirvesi, 2019 yılında altıncı kez toplanacak.

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından İstanbul Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde 9 Nisan 2019 tarihinde düzenlenecek olan VI. İstanbul Karbon Zirvesi “1,5 Derecelik Küresel Isınmaya Karbon Yönetimi ile Dur Demek İçin Yeşil Ekonomi Yolu” odak konusuyla kamu temsilcileri, sivil toplum temsilcileri, iş dünyası temsilcileri, akademi ve gençleri bir araya getirecek. Zirvede, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 24. Taraflar Konferansı (COP 24) ardından, 2020’de yürürlüğe girecek Paris İklim Anlaşması öncesinde delegeler iklim değişimine dirençli Türkiye için yan yana olacak. Paris İklim Anlaşması, iklim ve karbon finansmanı, iklim değişimini hafifletme mekanizmaları, iklim değişimi destekleri ve finansman programları, yeşil iklim fonu, yeşil tahviller, karbon ticareti, zorunlu ve gönüllü karbon piyasaları yetkin konuşmacılarla yeşil ekonomi üst başlığında delegelere sunulurken, sanayinin karbon yönetimi başarıları, iklim değişimi ile mücadelenin en iyi uygulamaları “Karbon Yönetimi ve Endüstri” oturumunda farklı sektörlerdeki lider firmalardan yöneticilerle ele alınacak.

“Küçük Karbon Kahramanları” ise bu yıl da zirvenin enerjisi olacak. Zirvede iklim dostları, karbon azaltımı gerçekleştiren kurum ve kişi başarıları “Düşük Karbon Kahramanı Ödülü” takdimi ile onurlandırılacak.

V. İstanbul Karbon Zirvesi Sonuç Raporu ve Sunum E-Kitabı’na SÜT-D web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

 

Devamını Oku

Etkinlikler

Moneta Yayın Grubu ile Mepax partnerlik anlaşması imzaladı

Yayın Tarihi:

on

Moneta Yayın Grubu, endüstriyel PR ve reklam yönetimi alanında dünyanın önde gelen kuruluşlarından olan Mepax ile partnerlik anlaşması imzaladı.

MEPAX küresel çapta 12o firmaya hizmet veriyor

Global düzeyde pek çok büyük sanayi kuruluşunun PR ve reklam yönetimini yürüten Mepax şirketi, portföyünde 16 ülkeden 120 farklı firma bulunduruyor. 120 farklı pazar alanına hizmet sunan şirket; 35 farklı dilde çevirilerle global endüstri marketinin iletişimine hizmet ediyor. 20 yıllık tecrübeye sahip deneyimli kadrosuyla faaliyet gösteren Mepax; uzman mühendis ve danışman ekibiyle teknik çeviriler alanında oldukça iddialı.

Mepax tarafından yıl boyu düzenlenen konferans ve etkinlikler, ortalama olarak 30 farklı ülkeden 1000’den fazla gazeteci ve diğer katılımcıları ağırlamaktadır. Bununla birlikte şirket, 60 ülkede, yılda yaklaşık 35.000 makale yayınlamaktadır.

Mepax’ın hizmet sunduğu markalar arasında; Balluff, Baumer, Rexroth, Brady, Delta, Dorner, Emerson, De Dietrich, Delphin, ePLAN, Fluke, Haimer, Faulhaber, HMS, Huron, Jungheinrich, Kennametal, Bonfiglioli, Bureau Veritas, Kollmorgen, NORD DRIVESYSTEMS, NSK, Tata Steel, Weldmüller, Mayr, Moxa, Pilz, Portescap, Pepperl+Fuchs, ProSoft, Raytek, Seco, Sic, Widia ve Allegion gibi küresel endüstriyel liderler yer almaktadır.

Mepax, iletişim danışmanlığından pazar analizi ve sosyal medya yönetimine kadar geniş bir alanda hizmet sunan, global bir şirket.

Moneta, global pazara açıldı

“Endüstriyel Pazar İletişimi” sloganıyla 360© Pazar İletişimi anlayışını geliştiren Moneta Yayın Grubu, Mepax şirketiyle yaptığı partnerlik anlaşmasıyla hizmetlerini global düzey ve standartlara taşımak için bir adım daha atmış oldu. Geleneksel ve dijital pazarlama anlayışlarını harmanlayarak sektörel ihtiyaçlara özel çözümler geliştirme konusunda uzmanlaşmış olan Moneta Yayın Grubu; sürekli ölçülebilir, takip edilebilir ve hızlı aksiyon almaya dönük anlayışıyla iletişim ve pazarlama hizmetleri sunuyor.

Türkiye sanayisinin gelişmesi ve dünyaya açılabilmesi için global düzeyde çalışmalar yapan Moneta Yayın Grubu; Mepax’la yaptığı partnerlik anlaşmasıyla, Türk firmalarının global faaliyetlerinde hızlı ve etkili sonuçlar elde edebilmesine imkân tanıyacak bir çalışma tarzı başlattı. Bu anlaşma çerçevesinde Mepax’ın halihazırda portföyünde bulunan global çaptaki büyük firmaların Türkiye pazarındaki faaliyetlerini yerelleştirmeleriyle birlikte yeni iş birliği alanları doğmuş olacak.

Dünya nüfusunun yarısından fazlasının internete erişimi olduğu ve dijital pazarlamanın giderek önem kazandığı günümüz şartlarında, dijital dünya, gezegenin en uzak köşelerine dahi ulaşabilme imkânı tanıyor. Moneta Yayın Grubu, globalleşmek isteyen Türk firmaları için doğru kanalları ve iş birliklerini sağlamaya devam edecek.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler