Connect with us

Etkinlikler

Enerji sektörü, ICCI 2018’de buluştu

Yayın Tarihi:

on

Türk enerji sektörü, 2-4 Mayıs tarihlerinde, Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı ICCI 2018’de 24. kez biraraya geldi. Sektörel Fuarcılık tarafından düzenlenen fuarda, 225 uluslararası katılımcı firma ile 14.140 ziyaretçi buluştu. Bu yıl birçok ilke imza atılan fuarda ilk defa kurulan “Diplomatik Alan”da dünyanın dört bir yanından gelen enerji sektörü profesyonelleri, diplomatlar ile buluştu.

Dünyanın en hızlı gelişen enerji piyasalarından biri olan Türkiye bu gücünü Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı ICCI 2018 ile uluslararası alana taşıdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteğiyle Sektörel Fuarcılık tarafından düzenlenen fuar, sektörün önde gelen ulusal ve uluslararası firmalarını İstanbul’da bir araya getirdi. Fuarda bu yıl bir ilke imza atılarak yabancı konsoloslukların katılımıyla kurulan “Diplomatik Alan”da Türkiye enerji endüstrisine yönelik anlaşmalara imza atıldı.

Türkiye’de enerji sektörüne yönelik olarak atılan adımların sektör açısından büyük fırsatlar sunduğuna ve bu adımların “ICCI 2018”de en iyi şekilde karşılık bulduğuna dikkat çeken ICCI Yönetim Kurulu Başkanı Alexander Kühnel şunları belirtti:

“Türkiye’deki enerji politikaları, küresel anlamda Türkiye’yi yatırım açısından en cazip ülkelerden biri haline getirdi. Her fırsatta dile getirdiğim gibi Türkiye, dünyanın en hızlı gelişen enerji piyasalarından biri. ICCI 2018, Türkiye’nin enerji alanında attığı adımlarla geldiği yeri ve elde ettiği başarıları göstermesi açısından önemli bir uluslararası buluşma oldu. Yerli ve yabancı üreticilere, yatırımcılara ve satın almacılara birçok fırsat sunduğumuz fuara bu yıl önemli bir ilgi söz konusu oldu. 225 ulusal ve uluslararası katılımcı firmanın yer aldığı fuarı 14 binin üzerinde sektör profesyoneli ziyaret etti. Gelecek vaat eden iş bağlantıları ve yeni ithalat-ihracat fırsatları yaratan fuar, konferans ve ikili iş görüşmelerinin bir arada olduğu Avrasya’nın tek enerji etkinliği olarak öne çıktı.”

Türkiye, enerjisini Diplomatik Alan’a taşıdı

Üretim, iletim ve dağıtım gibi tüm enerji bileşenlerini bir araya getiren “ICCI”da bir ilke imza atılarak “Diplomatik Alan” kuruldu. Bu alanda Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen ülkelerle hükümetler arası görüşmeler yapıldığına ve yeni anlaşmaların imzalandığına dikkat çeken ICCI Yönetim Kurulu Başkanı Alexander Kühnel şunları söyledi:

“Brezilya, Çekya, Yunanistan, Güney Kore gibi ülkelerin ticari temsilciliklerinin yanı sıra uluslararası anlaşmalar yapmak üzere yetkilendirilmiş konsolosluk görevlileri ICCI 2018’de yer aldı. Güney Afrika ve İran’dan sektörel düzeyde önemli isimlerin yer aldığı yabancı delegasyonları ağırladık. Ayrıca İtalya, Danimarka, Avusturya ve Çekya’dan da delegasyonlar fuarımızı ziyarette bulundular.”

Katılımcı firmaların yenilenebilir enerji, kojenerasyon, elektrik üretimi ve ticareti, elektrik iletim sistemleri, enerji tesislerinde bakım, onarım ve servis hizmetleri, çevre teknolojileri, enerji verimliliği, lojistik ve IT teknolojileri konularında ürün ve hizmetlerini sergilediği fuarda sektörün yeni trendleri ziyaretçilerle buluştu. Enerji değer zincirindeki tüm ana başlıklar, fuar süresinde düzenlenen konferanslarda da masaya yatırıldı.

Fuar sırasında rüzgâr enerjisi sektöründen temsilcilerle görüşme yapma fırsatı da elde ettik. Sektörün genel görünümüne dair fikirlerini sorduğumuz Enercon Türkiye Genel Müdürü Arif Günar şunları kaydetti:

Enercon Türkiye Genel Müdürü Arif Günar, ekibimizi Enercon stantında ağırladı

“ICCI Fuarı’nda 12 yıldır aktif olarak bulunuyoruz. Standımızla yine burada olmaktan mutluyuz. Özellikle bu yıl Enercon şirketimizin Türkiye’deki mevcudiyetinin 20. yılını da kutluyoruz ve bununla beraber de özellikle yeni türbin modellerimizi tanıtmaktan da mutluyuz. Özellikle şu anda yeni lanse ettiğimiz ve Türkiye’de kurmayı planladığımız Enercon EP3 serisini de tanıtıyoruz ve özellikle de buna çok büyük bir ilgi olduğunu da görüyoruz. Özellikle bu türbinleri de Türkiye’deki yerli ekipman teşviğinden dolayı, kanat, kule, jeneratör gibi ana aksamlarının üretimini Türkiye’de yapacağız ve bunun da startını vermiş durumdayız. Bu esnada Türkiye rüzgâr enerjisi sektörüne güvenimizi ve 20 yıldır da buradaki mevcudiyetimizi gösterdiğimizi düşünüyorum ve bundan sonraki süreçlerde de yine sektörümüzün stabil bir şekilde gelişmesini ve mevcudiyetimizin de korunmasını bekliyoruz.”

Yine fuar esnasında görüşme şansına eğiştiğimiz İzmirRüzgâr Platformu’ndan Aydın Yalçın da şunları belirtti:

İzmirRüzgar Platformu’ndan Aydın Yalçın

“2017 yılının ikinci yarısında bilhassa rüzgâr enerjisi santralleri ihaleleri açısından çok olumlu gelişmeler oldu. İlk önce YEKA öncesi 3000 MW’lık başvuruların 700 küsur MW’lık ihalesi yapıldı. Daha sonra 1000 MW’lık YEKA ihalesi ve ardından da kalan 2800-3000 MW’lık bir lisans yarışması yılın son haftası yapılarak sonuçlanmış oldu ve yaklaşık 3800-4000 MW’lık bir rüzgâr projesi lisanslama süreci ile 2017 yılını tamamlamış olduk.

2018’in başında da, Nisan ayı içerisinde alınacak olan başvuruların 2 yıllığına yani Nisan 2020’ye ertelenme haberiyle başladık. Yine buna paralel olarak da 1000 MW’lık 3 tane lokasyon, yerleşim belirlendi near-shore rüzgâr santrallerinin kurulumuyla ilgili. Baktığımızda son 6 ay içerisindeki gelişmeler bilhassa orta vade için olumlu görünse de, son yıllardaki projelerin sayısının azalması sanki biraz düşüş olacağını gösteriyor. Fakat 2017 yılının sonunda yapılan ihalelerin 2020 yılı itibariyle yavaş yavaş hareketlenmeye, kuruluma başlanacağı düşünüldüğünde sektörün 2020 yılından itibaren tekrar dinamik bir hale geleceğini öngörüyorum. Sektörün tabii ki bu şekilde sürdürülebilir olması lazım. Hem YEKA ihaleleriyle hem mevcut başvurular yapılarak lisanslanma yöntemiyle küçük ve orta ölçekli yatırımcıların da sektörde varlıklarını sürdürebilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Onun dışında Türkiye’de yine yerli imalat konusunda çok hızlı ilerlemeler var bilhassa İzmir bölgesinde 3 tane global kanat imalatçısı, 4 fabrikada kanat imalatı yapıyor. Kule imalatçıları yine bu bölgede oldukça fazla sayıda. Onun dışında işletme ve bakımda servis sağlayıcılar, global ve yerli, ulusal danışman şirketler İzmir ve bölgesindeki işletmede bulunan santrallere ürün ve hizmet sağlamak üzere yerleşmiş durumdalar. Yerli hizmet, yerli imalatın bilhassa YEKA ile birlikte çok daha hızlanacağını, bir ivme kazanacağını ve sektöre çok olumlu katkılarda bulunacağını düşünüyorum.”

ICCI 2018’de görüştüğümüz bir diğer isim de HYTORC Türkiye Temsilcisi Cengiz Başıkoğlu oldu:

HYTORC Türkiye Temsilcisi Cengiz Başıkoğlu sorularımızı yanıtladı

“Rüzgâr sektöründe, enerji sektöründe bayağı eskiyiz, ilklerdeniz. 1991 yılında biz bu işe girdik ve o zamanlar rüzgâr yoktu ama biz bugünlere geldik. Beklediğimizden az tabii rüzgârın gelişimi. Beklediğimiz hedefler biraz yavaş gelişiyor. Birçok kararlar da dışarıdan geliyor. Burada bazı kararlar alınabilmeli. Bazı şeyleri biz adapte edemiyoruz rüzgâr teknolojisinde. Bazı inovasyonlar var, bunların mutlaka yurtdışına sorulması gerekiyor. Bilemiyorum bunları nasıl aşarız. HYTORC’un birçok inovasyon ürünü var, rüzgâr sektöründe çok fazla arızi durum var. Gerçekten problemler var. Bu problemleri biz çok rahatlıkla aşabiliriz bize ait olan tarafıyla, cıvatalama teknolojileriyle çalışıyoruz ama bu patentleri kullandırmakla ilgili illa ki yurtdışına sorulmasına ihtiyaç var. Hâlbuki biz burada birebir sahada çalışıp bunları tespit edebiliriz, gösterebiliriz.”

“ICCI” Uluslararası, Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı gelecek yıl 25. kez düzenlenecek. Etkinlik 15 -17 Mayıs 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

Kanada ve Türkiye yenilenebilir sektöründeki kadınlardan işbirliği

Yayın Tarihi:

on

Kanada Yenilenebilir Enerji Sektöründeki Kadınlar Derneği (WiRE) temsilcileri, Kanada Hükümetinin Cinsiyet Eşitliği politikası desteği ile 15 Ekim’de İstanbul’da bir tanıtım toplantısı gerçekleştirdi. WİRE temsilcileri, Yenilenebilir Enerji Sektöründe Türk Kadınları (TWR) ile de bir tanışma toplantısı düzenlediler. Ayrıca, Türkiye Yenilenebilir Enerji sektöründe aktif role sahip ve sektörde çalışmak isteyen kadınları destek amacıyla sosyal iş platformu Linkedin üzerinde kurulmuş olan Yenilenebilir Enerji Sektöründeki Türk Kadınları grubu kurucusu ve üyelerinin de katıldığı bu tanıtım toplantısında karşılıklı projeler ve iş birlikleri ele alındı. Yenilenebilir enerji sektöründe çalışmak isteyen, farklı disiplinlerden gelen ve sürdürülebilir yaşamın bir parçası olan tüm kadınları bu gruba üye olmaya davet ediyoruz. Grup yönetimine trwomeninrenewables@gmail.com ve Linkedin aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

Yenilenebilir Türk Kadınları (TWR) / Yenilenebilir Enerji Sektöründe Türk Kadınları

Yenilenebilir Enerji Sektöründe Türk Kadınları (TWR) Kurucusu Sedef Budak

Devamını Oku

Etkinlikler

Rüzgârda Türkiye prömiyeri: TÜREK 2018

Yayın Tarihi:

on

Bu yıl 7. kez düzenlenen “TÜREK 2018”, 5 Kasım’da, Ankara’da toplandı. Bugün de devam edecek kongre sektörün Türkiye’deki buluşma platformu olmak özelliğini taşıyor.

Borusan Lojistik, TÜREK 2018’in katılımcıları arasında

Borusan – EnBw Enerji Ortaklığı, Enecon, Metyx ve Siemens Gamesa firmalarının sponsorluğunda gerçekleştirilen kongrede, yerli ve yabancı pek çok firmada stant alanlarında sektör temsilcileriyle buluşuyor.

GAMAK, TÜREK 2018’de sergilediği, Türkiye’nin en yüksek yerlilik oranına sahip Rüzgar Türbini Jeneratörü’yle ilgi odağı oldu.

3E, Borusan Lojistik, Bosbi, Duratek, Focus, Gamak, Hempel, MMO Kalmem, Kuzey Insurance Brokers, Megajoule, PWD Enerji, SGS, SHURA Enerji Dönüşüm Merkezi, U-Sens, Ülke Enerji, IYC ve ICCI 2019’un stantlarıyla katıldığı etkinlik bugün sona erecek.

Rüzgar Enerjisi Dergisi, TÜREK 2018’i yerinde takip ediyor.

 

Devamını Oku

Etkinlikler

Bağımsız Enerji, Güçlü Türkiye

Yayın Tarihi:

on

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği tarafından düzenlenen “TÜREK 2018” 5 Kasım’da, Ankara Sheraton Otel’de başladı. Bugün de devam edecek kongrede farklı oturumlarda ve yuvarlak masa toplantılarında sektörün sorunları ve beklentileri masaya yatırılacak.

“Bağımsız Enerji Güçlü Türkiye” temasıyla gerçekleşen kongrenin açılış konuşmalarını TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği CEO’su Giles Dickson, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan ve TBMM Enerji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş gerçekleştirdi.

Ev sahibi sıfatıyla konuşan TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, bugüne kadar yapılan kongre, çalıştay ve sektör toplantılarından rüzgar sektörü adına çıkan faydaları anlatarak, bundan sonraki süreçte sektörün beklentilerini dile getirdi. Kongre salonunda oluşturulan, üzerinde rüzgar santrallerinin isimlerinin olduğu türbin kanadı panosuna dikkat çeken Ataseven, hepimiz aynı gemideyiz söylemini “hepimiz aynı kanattayız” söylemine çevirdi. Ataseven, güçlerimizi rüzgârda birleştirirsek, güçlü Türkiye için yerli enerjimizi daha ileriye taşıyabiliriz dedi.

Türkiye’nin kurulu gücü Avrupa’da yedinci sırada

Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği CEO’su Giles Dickson ise Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki potansiyeli açısından hem zengin hem de geleceğinin açık olduğunu söyledi.

Türkiye’nin 15-20 yıldır yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmak, elektrik üretiminde temiz kaynakların gücünü yükseltmek amacıyla mevzuat değişikliğine gittiğini ve yatırım ortamını uygun hale getirmeye çalıştığını belirten Dickinson, “Türkiye’nin rüzgar kurulu gücü Avrupa’da yedinci sırada yer alıyor. Avrupa’da 2020 yılına kadar hem kara hem deniz üstü rüzgar yatırımlarında artış olacak. Aynı şekilde Türkiye’de de paralel ilerlemeler olacak. Şu anda Türkiye’deki döviz kurundaki dalgalanmalara yönelik olumsuzlukların kısa zamanda ortadan kalkacağına inanıyoruz” dedi.

Gündemimizde TL bazında teşvik yöntemi uygulaması var

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, yatırımcıların rüzgârda kendilerini daha fazla göstermeleri gerektiğini vurgulayarak “rüzgârın önüne düşmeyen yorulur” ifadesini kullandı. Hidrokarbon kaynakları konusunda yaşanan dezavantajı, yüzümüzü güneşe dönerek, sırtımızı rüzgâra vererek avantaja dönüştürebiliriz diyen Yılmaz, sektörü yakından izleyerek daha doğru daha verimli sonuçlar elde edileceğini söyledi.

2020 yılı sonrasında YEKDEM mekanizmasının mevcut haliyle devam etmeyeceğinin bilindiğine değinen Yılmaz, şunları kaydetti: “2021 ve sonrasında özellikle yerli ürün kullanımının artarak devamı için milli paramız TL bazında teşvik yöntemi uygulaması gündemimizde. Bin MW RES YEKA için önümüzdeki hafta içinde önlisans başvurusunun tamamlanmasını bekliyoruz. Mevcut önlisanslı veya lisanslı proje stoğunun da en kısa zamanda işletmeye geçmesi için gayret gösteriyoruz.”

Kurulu gücümüz 88.000 MW’a ulaştı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan ise milli enerji ve maden politikamız doğrultusunda çalışmaların süratle devam ettiğini ifade etti. Enerji kaynakları ile teknolojideki yerlileştirme ve öngörülebilir stratejimiz, önümüzü görmemizi sağlıyor diyen Tancan, bu teknolojiyi uluslararası seviyeye yükseltmek istiyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarımızı, enerji sepetimizi rasyonel biçimde kullanmayı önemli görüyoruz dedi.

2023 yılına kadar toplam elektrik enerjisi üretiminde yerli kaynak oranını üçte iki mertebesine yükseltmeyi hedeflediklerinin altını çizen Tancan, YEKA’da ortaya çıkan fiyatlar ve artan rekabet bu hedefimizin ne kadar ulaşılabilir olduğunu göstermiştir dedi.

Yatırımların artması adına birçok adım atıldığını, sürdürülebilir ve öngörülebilir piyasa adına yatırımcılara yerli katkı sağladıklarını ifade eden Tancan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle teknolojinin geliştirilmesine yönelik katkıları önemsiyoruz. Ülkemizin elektrikte kurulu toplam gücü 88.000 MW’a ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının payı giderek artıyor. Kurulu gücün yüzde 32’si hidroelektrik, 26.4’ü doğal gaz, 21.4’ü kömür, 7.7’si rüzgâr, 5.4’ü güneş, 1.3’ü jeotermal ve 5.8’i diğer kaynaklardan oluşuyor. Enerjide yerlileşme ve millileşme temel felsefemiz. Kurulu gücümüzün yüzde 50’si yerli kaynaklarımızdan elde edildi. Yüzde 34’ü yenilenebilir enerjiden sağlandı. Kaynak çeşitliliğin artırılması ve dengeli porftföy önem arz ediyor. Kalifiye insan kapasitesinin artırılmasını ve ülkemizi bölgesel merkez haline getirmeyi hedefliyoruz.

Daha çok yerli daha çok yenilenebilir istiyoruz

Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nde kongre başkanlığını üstlenen, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş, 2012’den bu yana düzenlenen ve gelenekselleşen kongreye katılmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.

Bu kongre artık uluslararası bir anlam kazanmıştır diyen Elitaş, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızdan daha fazla üretim yapmayı hedeflediklerini, daha çok yerli, daha çok yenilenebilir enerji istediklerini söyledi. Çevreci ve sürdürülebilir bir anlayışla ilerlediklerini ifade eden Elitaş, birkaç yıl içinde 9 milyara ulaşması beklenen dünya nüfüsunun, hızlı artan tüketimine yanıt olarak yenilenebilir enerjinin yükseldiğine vurgu yaptı.

Ülkemizde 2005’ten sonra rüzgâr enerjisinin hızlandığını ve yatırım ortamının uygun hale geldiğini belirten Elitaş şöyle konuştu: “Türbini oluşturan parçaların yüzde ellisi ülkemizde üretilmektedir. 29 adedi inşa halinde, 171 adedi ise işletmede olan rüzgâr santrallerinin kurulu gücü 7 bin MW’ı aştı. Rüzgârın toplam elektrik üretimi içindeki payı yüzde 8’e yükseldi. Türkiye rüzgâr enerjisi potansiyeli 48 GW. Bu potansiyele karşılık gelen yüzölçümü ise yüzde 1.30’a denk gelmekte. Bu kapasiteye baktığımızda toplam enerji yatırımının yarısını şu anda rüzgârdan karşılamak mümkün. Jeopolitik konumumuzun farkında olarak hareket ediyoruz. 2017 yılında 766 MW’lık santrali işletmeye alarak, Avrupa’da dördüncü dünyada sekizinci sırada yer aldık. Kaynakların geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi hedefinde rüzgâr çalışmaları devam ediyor. Denizden gelen gücü en iyi şekilde değerlendirdiğimiz takdirde hedefimiz uzak görünmüyor.”

Devamını Oku

Etkinlikler

Rüzgar Enerjisi Kongresi, 5-6 Kasım’da Ankara

Yayın Tarihi:

on

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’nin (TÜREB) bu yıl yedincisini düzenlediği Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK 2018) 5-6 Kasım tarihlerinde Ankara Sheraton Otel’de gerçekleştirilecek.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope), Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) ve Ukrayna Rüzgar Enerjisi Birliği’nin (UWEA) katkıları ile gerçekleştirilen kongrenin açılış konuşmalarında; TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, WindEurope CEO’su Giles Dickson, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Muhammed Balta, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut yer alacak.

Konusu sadece rüzgâr olan, Türkiye’nin ilk ve tek rüzgar kongresi olma özelliği taşıyan organizasyondaki özel oturumda Türkiye’de Rüzgar ve YEKA başlığı işlenecek. İlk oturumda “Küresel Piyasalarda Rüzgar Enerjisinin durumu” başlığı, WindEurope CEO’su Giles Dickson moderatörlüğünde, Alman Offshore Rüzgar Enerjisi Kurumu Genel Müdürü Andreas Wagner ile Danimarka Büyükelçiliği Ateşesi Dennis Holte Skov-Albertsen tarafından tartışılacak.

Sürdürülebilir rüzgâr enerjisi yatırımlarının ülke ekonomisine katkısına vurgu yapılacak kongrede “yerli rüzgar enerjisi sanayisi, yeni nesil türbinler, sektörün kurumlar arası işbirliğine neden ihtiyacı var?” gibi başlıklar masaya yatırılacak.

TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, kongrenin işbirliği fırsatlarına kapı aralayacağını vurgulayarak, yeni pazarlarda yatırım fırsatlarının anlatılacağı oturumun, tecrübelerini dış pazarlara taşımak isteyen sektör temsilcilerinin ilgisini çekeceğini ifade etti.

Kongrenin ikinci günü, konusunda uzman kişilerden oluşan özel gruplarla, “Çatı üstü uygulamaları, Finans, Offshore bakım onarım, Generatör arızaları” gibi özel konuların “yuvarlak masa toplantıları” ile tartışılacağını söyleyen Ataseven, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri en yetkili ağızlardan dinlemek ve çevreci bir enerjinin hayatımızdaki rolünü anlamak isteyenleri kongreye davet ettiklerini belirtti.

Devamını Oku

Etkinlikler

WindEnergy Hamburg 2018’in ardından

Yayın Tarihi:

on

Rüzgâr enerjisi sektörünün global ölçekte en önemli etkinliklerinden biri olan Wind Energy Hamburg 2018, 25-28 Eylül tarihleri arasında Almanya’nın Hamburg kentinde gerçekleştirildi. Rüzgâr enerjisi sektörünün prestijli etkinliğinin medya partneri olarak Moneta Yayın Grubu, “Rüzgâr Enerjisi Dergisi”yle fuarda yerini aldı ve sektörün nabzını tuttu.

Öncelikle WindEnergy Hamburg 2018’in gerek ziyaretçi gerekse katılımcılarıyla rüzgâr enerjisi endüstrisinde kendisini kanıtlayan bir etkinlik olduğunu belirtmeliyiz. Dünyanın onshore ve offshore rüzgâr endüstrisinin önde gelen fuarında, 40 farklı ülkeden gelen 1.482 katılımcının birçoğu, ürün lansmanlarını ve ticari işlemlerini açıklayarak tanıtma fırsatı buldu.

Bunun yanı sıra, ürün zincirinin önemli oyuncularına ev sahipliği yapan Avrupa, Amerika ve Asya’dan gelen 16 rüzgâr türbini üreticisi dâhil önemli katılımcılar mevcuttu. “Dinamik Pazarlar”, “Maliyet Etkinliği” ve “Akıllı Enerji” konuları da fuarın ana başlıklarındandı. Bu da küresel çapta genişleyen rüzgâr endüstrisindeki mevcut gelişmelere dikkat çekmiş oldu. Etkinlik sonrası paylaşılan verilere göre, WindEnergy Hamburg 2018’e 100 ülkeden 35.000 endüstri ziyaretçisi katılırken, uluslararası ziyaretçilerin payı yüzde 45’e yükseldi. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri ve Pakistan gibi ülkelerden gelen 40 ulusal delegasyonun yanı sıra birçok ülkenin enerji bakanları ve üst düzey temsilcileri de, etkinliğin küresel rüzgâr pazarları için önemini vurguladılar. Katılımcılar ve sanayi dernekleri, bu ticari fuarda iş ortamının mükemmel olduğunu ifade ettiler. Bu, etkinlikteki 23 ulusal ve bölgesel pavyonun temsilcileri tarafından da onaylandı. Ayrıca etkinlik sırasında yapılan temsili bir ankette, endüstri ziyaretçilerinin yüzde 96’sı beklentilerin tam olarak karşılandığını belirtti.

Bildiğiniz üzere fuarlara katılmanın en önemli nedenleri; yeni iş ilişkileri kurmak, mevcut olanları yenilemek, yeni ürün gelişmeleriyle ilgili bilgi almaktır. Bizler de bu etkinlikte, yeni teknolojileri yakından görme ve dünya genelinde bu sektöre ürün/hizmet veren firmalarla yüz yüze tanışma fırsatı bulduk. Kendi adımıza bu etkinliğin dergimize ve katılımcılarımıza büyük katkı sağladığını düşünüyoruz. Hem uluslararası bir arenada yayınımızı sergilemiş olmak, hem de bu özel sayımıza katılmış olan firmalarımızın sesini duyurmuş olmaktan mutluluk duyuyoruz.

Dünyanın her yerinden sektörde yer alan firma ve çalışanları bir araya getirmek fikri bu yıl olduğu gibi gelecek dönemler için de önemini koruyacaktır.

Sektörün globalde birbirini yakından tanıma fırsatının işleri daha kolay hale getirdiği açık.

Gelişmeler ve yeni teknolojiler ışığında, ülkemiz adına da yerli üretimin artarak devam etmesini umuyoruz. Avrupa’nın yüksek rüzgâr potansiyeline sahip bir coğrafyasında bulunmanın fırsatlarını fark etmeli, yenilikleri yakından takiple kalmayıp üretmek tarafına da odaklanmalıyız.

Devamını Oku

Etkinlikler

Yenilenebilir enerji sektörünün lider paydaşları İstanbul’da buluştu

Yayın Tarihi:

on

Marsh tarafından düzenlenen “Yenilenebilir Enerji Sektöründe Türkiye ve Global Perspektifler” konulu panel, sektör paydaşlarını İstanbul’da bir araya getirdi. Çırağan Sarayı Kempinski’de düzenlenen panele enerji, finans ve sigorta sektörünün önde gelen firmaları katıldı.

Etkinliğin açılış konuşmalarını yapan Marsh Türkiye CEO’su Hakan Kayganacı ve Marsh Türkiye Enerji Lideri Yücel Çakmur, hem dünyada hem de Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik payın arttığına dikkat çektiler. Çakmur, “Kömür santralleri özelinde, bankaların finansal kısıtlamalarına ilave olarak bu yıl içerisinde global lider sigorta şirketlerinin de kömür santrallerini sigortalamama kararlarına tanıklık ettik. Paris Anlaşması (küresel eylem planı), banka ve sigorta sektörü davranışları, ülkelerin enerji politikaları, teknolojik gelişmeler, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yakın zamanda artarak devam edeceğini işaret ediyor. Ülkemizde, sadece elektrik üretim alanında özel sektör tarafından 100 milyar dolara yakın yatırım yapıldığı tahmin ediyoruz. Bu yatırımların/finansmanların yüzde 50’den fazlası yenilenebilir enerji” ifadelerini kullandı.

Oliver Wyman partnerlerinden Alexander Lesch, yenilenebilir enerji sektöründeki pazar dinamiklerinin tüm dünyada siyasi ve toplumsal olaylardan etkilendiğini belirtti ve “Pazarın momentumu Avrupa’dan Asya gibi gelişmekte olan pazarlara doğru kayıyor. Bu noktada Hindistan ve Çin’in yanı sıra ABD de dikkat çekiyor. Bu hareketlilik sonucunda risk profilleri değişiyor, yeni müşteriler, yeni ihale mekanizmaları ortaya çıkıyor” dedi.

Ak Enerji CEO’su Serhan Gençer ise Türkiye’de enerji sektöründe kurulu gücün 88 bin MW olduğunu ve bu rakamın 10 yılda iki buçuk kat artığını belirterek, enerji kapsamında tüm dünyadaki trendlerin “temiz enerjiye” doğru ilerlediğinin altını çizdi.

Eureko Sigorta CEO’su ve Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar da, “Enerji ithalatına 60 milyar dolar civarında para harcıyoruz. Günümüz ekonomisi göz önüne alındığında bu rakamın ekonomimiz için ne denli önemli olduğu yadsınamayan bir gerçektir” açıklamasını yaptı.

Marsh Kıta Avrupası Enerji Lideri Maria Arana dünya liderlerine global ekonomide “geleceği etkileyecek en önemli trendlerin ne olduğu” sorulduğunda, yanıtların yüzde 48’ini iklim değişikliğinin oluşturduğunu vurguladı.  “En büyük enerji altyapısı sorunlarını Maria kasırgası gibi olaylar sonucunda gördük. Fiziksel zararı ve mali kaybı beraberinde getiren olaylar var. Avrupa’da sıcaklık çok yüksekti. Bu nedenle nükleer santraller soğutulamadı ve bazıları kapatıldı. Şili’de 10 yıllık kuraklık dönemi yaşandı. Bu da madenciliği ve enerji sektörünü etkiledi. Tüm bunlar nedeniyle kalıcı çözümler üzerinde düşünülüyor. Türkiye’de de iklim değişikliğinin etkilerini görüyoruz. Deniz seviyesinde değişiklikler oluyor, sıcaklık yükseliyor. Ekstrem hava olayları artıyor. Bu gibi durumlarda risk yönetim stratejisini gözden geçirmemiz şart. Bu sayede daha güçlü olabilir, kaynakları çeşitlendirebilir ve yenilenebilir enerjide iyileşme oranını artırabiliriz.”

Marsh Kıta Avrupası İnovasyon ve Alternatif Risk Transfer Direktörü Rocio Pereira da etkinlikte parametrik sigortaların nasıl çalıştığını katılımcılarla paylaştı. Pereira “Enerji şirketleri küresel çapta, olumsuz hava koşullarının finansallarında dalgalanmaya sebep olmasından endişe duyuyorlar. Daha ılıman geçen bir kış mevsimi enerji tüketiminde düşüşe dolayısıyla da enerji şirketlerinde talebin azalmasına neden olabilir. Dinamolar söz konusu olduğunda düşük rüzgar, yetersiz güneş ışınımı olması veya yağışların azalması durumu düşük enerji üretimine neden olabilir, bu da arzı etkileyebilir. Marsh her bir riske karşı müşterilerine özel çözümler üretir.” açıklamalarında bulundu.

Yücel Çakmur’un moderatörlüğünde, Adrien Cassegrain (AXA Global Parametrics), Stuart Brown (Swiss RE), Emre Okuyan (Borusan Enerji), Ethem Babiloğlu (EnerjiSA) ve Yigit Emre Bilmiş’in (Garanti Bankası) katılımlarıyla düzenlenen panelde ise parametrik sigorta çözümlerinin yenilenebilir enerji sektörünün ihtiyaçlarını nasıl giderebileceği detaylıca değerlendirildi.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler