Connect with us

Lojistik

Bu türbin kanadının yolculuğu kendisi kadar uzun

Yayın Tarihi:

on

İspanya, Castellon’daki LM Wind Power rüzgâr türbin kanadı fabrikasının çalışanları, bu zamana kadarki en büyük başarılarının arkasından son bir kez bakmak için toplandılar: 74 metrelik rüzgâr türbin kanadı.

Castellon LM Wind Power fabrikasının ürettiği en büyük kanat, Almanya’nın Kuzey Denizi’ndeki Merkur Rüzgâr Çiftliği’nde kullanılmak üzere yola çıktı. Yolculuk bir tırın arkasında başladı. Daha sonra yerel bir limanda tekneye yüklenen kanat, son durağı olan Almanya’ya doğru hareket etti.

Rüzgâr türbinleri uzaktan küçük görünseler de aslında büyük yapılardır. Denizde çalışan rüzgâr türbinleri ise daha da büyüktür. Uzun kanatları olan bu türbinler, rüzgârın daha istikrarlı olduğu gökyüzüne daha yakın olur. Bu da onların daha verimli ve tutarlı enerji üretmelerini sağlar. Örneğin; LM Wind Power’ın kanat ürettiği yeni rüzgâr türbinleri, 1980’lerde üretilen atalarına göre 4 kat daha uzun ve 100 kat daha fazla enerji üretiyorlar.

Deniz tipi rüzgâr türbinleri karadakilere göre daha özgürler. Karadaki yükseklik ve gürültü kısıtlamaları denizde yok, bu sayede denizdeki rüzgâr çiftlikleri sonsuza dek yükselebilir ve büyüyebilirler. Ayrıca denizdeki rüzgârın karadaki rüzgâra göre daha tutarlı olması da denizdeki türbinlerin önemini artırıyor.

Tabii ki daha büyük kanatlar üretmek daha zor. Büyüklük arttıkça ağırlık artar ve daha esnek malzemelerden üretilmeleri gerekir. LM Wind Power’ın ürettiği yeni rüzgâr türbini kanatları boşluklu yapıda ve hafif bir polyester elyaftan üretiliyorlar ve ağırlıkları 27 ton.

Lojistik, genelde bu büyüklükteki kanatlar için en önemli sorun oluyor. Taşınması için bir telefon direğinin taşınmasına harcanan sürenin 7 katı hazırlık süresi gerektiriyor. LM Wind Power Castellon fabrikası ekibi, fabrikadan çıkan ilk monster kanadını 46 km uzaklıktaki limana taşımanın bir yolunu bulmak için yerel yönetim ve liman idaresiyle birlikte 13 ay boyunca çalıştı. Sonunda yol işaretleri ve sokak lambaları kaldırıldı, kavşaklara özel yollar açıldı ve bu sayede kanadı fazla döndürmeye gerek kalmadan taşımak mümkün oldu.

Ancak bu kadar uğraşa değiyor. Daha büyük rüzgâr türbini kanatları, bir rüzgâr çiftliğinde daha az türbinle aynı miktarda enerji üretilmesini sağlıyor ve bu sayede rüzgâr enerjisini daha uygun maliyetli hale getiriyor. Rüzgâr enerjisi şu anda Avrupa’nın kullandığı enerjinin %11’ini oluşturuyor ve 2030’a kadar bu rakamın %25’e çıkması bekleniyor.

Rüzgâr enerjisi ile ilgilenen sadece Avrupa değil. Türkiye’de yenilenebilir enerjiye verilen önem ve yapılan yatırımlar her geçen yıl giderek artıyor. GE geçtiğimiz Temmuz ayında İzmir Bergama’da 450 yetkin teknik personele iş imkânı sağlayacak bir rüzgâr türbini kanadı fabrikası açmıştı.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lojistik

Borusan Lojistik, MAN’ı tercih etti

Yayın Tarihi:

on

BORUSAN LOJİSTİK, yurt içi taşımalarında MAN TGS 18.440 4×2 BLS araçları tercih ederek MAN ile uzun yıllara dayalı iş birliğini devam ettirme ve geliştirme yönünde karar aldı. Bu çerçevede MAN ile yapılan anlaşma ile 25 adet çekici, nakliye operasyonlarında kullanılmak üzere MAN Bölge Bayi MAPAR tarafından BORUSAN LOJİSTİK’e teslim edildi.

BORUSAN LOJİSTİK, Gemlik – Liman Tesisleri’nde gerçekleşen teslimat törenine, BORUSAN LOJİSTİK Türkiye Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Serdar Erçal Komple Taşımacılık GrupMüdürü Erdoğan Yahşi, Filo Yönetim Müdürü Alper Durdağ ve Satınalma Yöneticisi Emel Tuna Aktaş ile MAN adına MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. İstanbul veKonya Şubeleri Grup Müdürü Aydın Yumrukçal, İstanbul Şubesi Kamyon Satış Müdürüİbrahim Altun, Bölge Koordinatörü Kadri Başaran ve MAPAR adına ise Bursa GenelMüdürü Tanju Nayır ile Satış Müdürü Murat Yılmaz katıldılar. Projeninfinansmanını gerçekleştiren VDF adına ise Satış Müdürü Mehmet Kılıç ve BölgeKoordinatörü Doğan Gamsız teslimat töreninde yer aldı.

MAN araçlarınıişletme maliyetlerindeki avantajlarının yanı sıra sağlam, konforlu ve güvenliolmaları nedeniyle tercih ettiklerini belirten BORUSAN LOJİSTİK  TürkiyeLojistik Genel Müdür Yardımcısı  Serdar Erçal, uzun soluklu biranlaşmaya imza attıklarına dikkat çekti. Günde ortalama 3000 sefer yaparakönemli bir hacmi yönettiklerini belirten Erçal “Türkiye kara nakliyeoperasyonlarında yaptığımız günlük 3000 seferin %15’ini öz mal araçlarımızlagerçekleştiriyoruz. Müşterilerimizin taşıma konusunda hiçbir sıkıntıyaşamamaları ve çalışanlarımızın yaptıkları işi severek yapmalarının ön şartıolarak gördüğümüz kaza anındaki güvenlikleri ve konforlu bir sürüş yapmalarıiçin 3 yılda bir araçlarımızı yeniliyoruz. Bunun yanı sıra Man ile yaptığımızbu anlaşma mali bağlamda da çok büyük bir avantaj yarattık. Elbette bu avantajımüşterilerimize maliyet avantajı olarak yansıtıyor olacağız.

MAN çekiciler ilebirlikte Bakım Paketi de satın aldıklarını belirten Erçal “Araçlar 36 ayboyunca uzatılmış garanti ve parça değişimleri dahil tüm bakımların MANtarafından sağlanacağı geniş kapsamlı bir paketle birlikte satın alınmıştır”dedi. Bu sayede müşterilerine rekabetçi fiyatlar sunabildiklerini belirtenErçal, 36 ay sonunda araçların MAN TopUsed kapsamında geri satın alınacağınında altını çizerek “Filomuzu yenilemek adına yaptığımız bu yatırımımız 3 yılınsonunda anlaşılan şartlar çerçevesinde belirlenmiş olan fiyatlarla aldığımızaraçlarımızı MAN’a geri satacağız. Bu fiyatları bugünden biliyor olmak, aracın36 ay boyunca bakım tutarlarını hesaplayabiliyor olmak, maliyetlerimizi kontroledebilmemiz ve rekabetçi olabilmemiz açısından çok önemli” açıklamasındabulundu.

MAN araçlarınıngerek donanım seviyeleri gerekse göstermiş oldukları performans ile pek çoklojistik firmasının ilk tercihi olduğuna dikkat çeken MAN Kamyon ve OtobüsTicaret A.Ş İstanbul ve Konya Şubeleri Grup Müdürü Aydın Yumrukçal ise “Balnakile 2004 yılından beri uluslararası nakliye tarafında süre gelen işbirliğimiz,BORUSAN LOJİSTİK’in Balnak’ı satın alması ile devam etmekteydi. Bu 25 adetlikproje ile BORUSAN LOJİSTİK’in yurt içi operasyonlarına da dahil olarakişbirliğimizi daha geniş bir boyuta taşıma imkanı bulduk. BORUSAN LOJİSTİK’inyurt içi taşıma işlerinde de MAN’ı tercih etmesinden dolayı mutluyuz.İşbirliğimizin artarak devam etmesini diliyoruz” şeklinde konuştu.

BORUSAN LOJİSTİK’infilosuna eklediği MAN TGS 18.440 4×2 BLS çekiciler hakkında bilgi veren İbrahimAltun da, “Araçlarımız, otomatik şanzıman, aeropaket, klima, ESP fren sistemigibi zengin donanım seviyelerinin yanı sıra düşük boş ağırlığı ile özelliklerulo saç gibi tonaj hassasiyeti olan ürün taşımalarında sağladığı avantaj ileön plana çıkıyor” dedi.

VDF Satış MüdürüMehmet Kılıç ise; VDF olarak hem 2016’ya hem de MAN araç finansmanına, BORUSANLOJİSTİK gibi büyük bir proje ile başlamaktan duydukları memnuniyeti dilegetirdi. Kılıç, farklı finansal çözümler ile MAN müşterilerine hizmet sunmayıhedeflediklerinide sözlerine ekledi.

Törenin ardından 25 adet MAN TGS 18.440 4X2 BLS çekici, BORUSANLOJİSTİK filosuna dahil olarak taşımacılık hizmetine başladılar.

 

Devamını Oku

Lojistik

“Enerjide rüzgara ve diğer yenilebilir kaynaklara yönelimi destelemek için uzun vadeli politikalar uygulanmalıdır”

Yayın Tarihi:

on

 Borusan Lojistik’ten Kaan Gürgenç ile hoş bir sohbet geçirdik.

Bizlere şirketinizden bahsedebilir misiniz? 

Borusan Lojistik, 1973 yılında Borusan Holding bünyesinde grup şirketlerine hizmet vermek amacıyla kurulmuş, 2000 yılında deneyim ve bilgi birikimini grup dışı firmalara da sunmak amacıyla “entegre lojistik hizmet sağlayıcı” olarak yeniden yapılanmıştır. 2012 yılı Aralık ayında gerçekleştirdiği Balnak satın alması ile Türkiye lojistik sektörünün lideri konumuna gelen Borusan Lojistik, dört stratejik iş alanında yoğunlaşmış bulunuyor. Bu iş alanları; Lojistik Hizmetleri, Liman Hizmetleri, Uluslararası Taşımacılık Hizmetleri ve Yabancı Ülkeler Lojistik Hizmetleridir.

Gemlik’te stratejik bir konuma sahip olan Borusan Limanı, proje yükü hizmetleri, genel kargo, konteyner, PCC ve RO-RO liman ve terminal hizmetlerini, 7 gün 24 saat kendi uzman kadrolarıyla dünya standartlarında vermektedir. Borusan Limanı, 10.000 TEU kapasiteli dev konteyner gemilerine de hizmet verebilir konuma gelmiştir. 5 milyon ton genel kargo, 400.000 TEU konteyner ve 250.000 araç elleçleme kapasitesine sahiptir. 1400 metre yanaşma yeri ile 360.000 m2 gümrüklü ve gümrüksüz terminal sahasına sahip bulunmaktadır. 450 metrelik lineer rıhtım uzunluğuna ve 14,5 metre su derinliğine sahip olan Borusan Limanı’na büyük ana hat gemileri yanaşabilmektedir.

Borusan Lojistik yakın ve etkin coğrafyasında lider olmak hedefiyle yabancı ülkelerdeki faaliyetlerini artırma kararı almış ve bu amaçla 2006 sonunda Borusan Logistics International kurulmuştur. Borusan Logistics International Orta Doğu ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kazakistan, Hollanda ve ABD’de  %100 Borusan Lojistik’e ait şirketler ile 3PL hizmetler vermektedir.

Borusan Lojistik’in Türkiye’de alanında ilk ve tek olma özelliği taşıyan yeni şirketi ETA da kamyoncu esnafını Türkiye’nin en büyük, en etkin ve son teknolojileri kullanan filosu haline getirirken diğer yandan küçük ve orta büyüklükteki işletmelere güvenilir, izlenebilir ve uygun fiyatlı nakliye hizmeti sunmaktadır.

Rüzgâr enerjisi ile ilgili hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?

Ülkemiz için stratejik önemi hızla artan rüzgâr enerjisi sektöründe farklı alanlardaki yetkinlik ve deneyimimizi, güçlü altyapımız ve hizmet ağımızla birleştirerek değer ve fark yaratan, anahtar teslim çözüm paketleri sunuyoruz.

Proje süreçlerindeki tüm olası riskleri üstleniyor, geniş iş hacmimiz sayesinde sahip olduğumuz satın alma gücünü kullanarak maliyetleri minimuma indiriyoruz.

Rüzgâr enerjisi santrallerinin lojistiğinde, süreci baştan sona en ince detayına kadar planlayan ve takip ederek müşterimizin asıl işine odaklanması için zaman yaratıyoruz. Borusan Lojistik’in kurumsal güvenilirliği, operasyonel yetkinliği, liman hizmetleri ve çevreye gösterdiği saygı bizi rekabette öne geçiriyor.

Operasyonlarda sürecin başından sonuna kadar tüm aşamaları için hizmet veriyor ve çözüm üretiyoruz. Bu hizmetlere gemi kiralama, taşınacak malzemenin üretildiği ülkeden gemiye taşınması, gemiye yüklenmesi ve varış limanında gemiden tahliye edilmesi dâhildir. Ayrıca malzemenin gümrüklenmesi, stoklanması, nakliyesi, sahada indirilmesi ve ülke içinde ve dışında nakliye için gerekli bütün izinlerin alınmasını da biz yapıyoruz. Nakliyenin gerçekleşeceği yol analizlerini yapıyor ve gerekirse rotada değişiklik yapıyoruz. Dolayısıyla A’dan Z’ye, sürecin tamamını kapsayan anahtar teslim bir çözüm sunuyoruz müşterilerimize.

Bugüne dek gerçekleştirdiğimiz projelerden birkaç örnek vermek isterim. Bunlar arasında Borusan Enerji EnBW’nin Mut RES projesi için türbin malzemelerini Mersin Taşucu limanında tahliyesi,. 1.600 rakımdaki Mut’a taşınması; Borusan Mannesmann’ın ABD’deki Ohio Doğal Gaz Boru Hattı için tedarik ettiği 25.000 ton ağırlığındaki doğal gaz borularının ABD’ye sevk edilmesi ve Mardin Ilısu Barajı için temin edilen malzemenin Macaristan’dan Türkiye’ye taşınması yer alıyor. Bu projede taşınan hareketli bölümlerin (rotorların) her biri 95 ton, sabit bölümlerin (statorların) her biri ise 42,5 tondu.

Borusan Lojistik olarak her zaman müşterilerine fark yaratan hizmetler sunmaya ve onların memnuniyetini sürekli artırmak için çalışmaya devam edeceğiz. RES sektöründe Borusan Lojistik’le çalışan tüm firmalar hizmet ve çözümlerimizdeki farkı bizzat yaşıyorlar.

Yakın gelecekteki projeleriniz nelerdir?

Bu yıl önümüzdeki ilk çeyrekte 10 setlik türbini Alsancak Limanı’ndan İzmir Kemalpaşa’ya taşıyarak gemiden nakliye ve tahliye gerçekleştireceğiz.

Yılın ikinci yarısı için ise müşterilerimizle yeni projelerde tekliflendirme aşamasındayız. En az 3 proje ile anlaşma safhasına gelmek üzereyiz.

Sizce rüzgar enerjisi gereken değeri görüyor mu?

Rüzgâr enerjisinin ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkemizdeki önemi giderek artıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın strateji belgesine göre rüzgâr enerjisinde 2023 itibarı ile 20 bin MW seviyesine ulaşılması hedefleniyor. 20 bin MW nokta tahminen o zamanki kurulu gücün yüzde 20’sine tekabül edecek çok önemli bir hedeftir. Türkiye’nin bunu yapacak potansiyeli bulunduğuna da inanıyoruz. Burada önemli olan yatırım ortamının iyileştirilmesi, yatırım yapmanın kolaylaştırılması ve bürokrasinin azaltılması… Bunlar yapılabildiği takdirde Türkiye hem rüzgârda hem de diğer yenilenebilir enerji kaynaklarında potansiyelini hayata geçirecektir.

Zaten bunu yapmak zorundayız. Ülkemizde halen enerji tüketiminin yaklaşık % 60’ı fosil enerji kaynaklarından karşılanıyor. Türkiye’nin enerjide daha kendine yeterli hale gelebilmesi ve dışa bağımlılığını azaltabilmesi için fosil enerji tüketimi oranının azaltılması gerekiyor. Tüm üretim alanlarının temel maliyet girdilerinin içinde enerjinin olduğunu unutmamalıyız. Dolayısıyla, başta rüzgâr olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi sürdürülebilir kalkınmamız ve ülkemizin refahı açısından stratejik öneme sahiptir. Ayrıca fosil yakıtların, başta iklim değişikliği ve hava kirliliği olmak üzere çevre üzerindeki olumsuz etkilerine karşılık, yenilenebilir enerji bize doğal kaynakları tüketmeden ve çevreye zarar vermeden enerji elde etme olanağı veriyor. Tüm bu konuların Türkiye’de giderek daha iyi anlaşıldığına inanıyorum.

Bu ilgiyi artırmak için neler yapılabilir?

Enerjide rüzgâra ve diğer yenilenebilir kaynaklara yönelimi desteklemek için uzun vadeli politikalar uygulanmalıdır. Bu politikalar Hükümet tarafından enerji sektörünün de katılımı ile oluşturulmalı ve kararlı bir şekilde uygulanmalıdır. Öncelikle yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyen ve kolaylaştıran adımlar atılmalıdır. Ayrıca kota uygulaması düşünülebilir. Bunlar arasında fosil enerji kaynaklarının kullanımının sınırlanması gibi bir uygulama başlatmak mümkündür. Böylece diğer kaynaklara yönelik yatırımlar artacaktır.

Ayrıca teknolojiye yatırım yapmak önem taşıyor. Yatırımcılar bu alanda TÜBİTAK’ın çalışmalarını ve projelerini destekleyebilirler. Bunun yanı sıra enerjiyi etkin bir şekilde dağıtabilmek için ŞAT sahalarında güncel teknoloji altyapısı kurulmalı, trafo aktarım merkezleri yenilenmelidir. Halen dağıtımda ciddi ölçülerde kayıplar yaşanıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım.

Hizmet verdiğiniz sektörde genel olarak yapılan doğrular ve yanlışlar nelerdir?

Kendi sektörümüze baktığımızda ülkemiz lojistik açıdan birçok avantaja ve ciddi bir potansiyele sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.  Ne var ki bu potansiyeli yeterince kullanamıyoruz. Bunun için neler yapılması gerektiği konusundaki görüşlerimi kısaca paylaşmak isterim. Öncelikle lojistikte karayolu, demiryolu ve deniz yolu taşımacılığının birlikte, birbirlerini tamamlayacak şekilde ve uzun vadeli bir perspektifle değerlendirileceği bir master plan gerekiyor.  Bu plan aynı zamanda, kaliteli ve nitelikli personel eksiğinin giderilmesine ve bu alanda önemli bir eğitim hamlesine de yer vermelidir. Yine uzun vadeli düşünerek ve yatırımın geri dönüşünü buna göre hesaplayarak denizciliğe yatırım yapılmalıdır.

Ülkemizin dışarıya açılan kapıları olarak stratejik bir öneme sahip olan limanlarımızın diğer taşımacılık biçimleriyle daha fazla entegre olması önem taşıyor. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın verilerine göre halen Türkiye’de 174 tane liman var. Ancak bunların parmakla sayılabilecek kadar azında demiryolu bağlantısı bulunuyor. Oysa demiryolu da deniz yolu gibi başka bir ekonomik modeldir ve bizim taşımayı denizyoluyla, içerdeki dağıtımı ise demiryoluyla yapılabilecek hale getirmemiz gerekiyor.

Etkinlikle ilgili görüşleriniz nelerdir? Sizin açınızdan nasıl geçiyor (geçti)?

Bu etkinliğin rüzgâr enerjisi sektörünün gelişimine önemli katkı yaptığını düşünüyorum. Bu kongrede, rüzgâr enerjisinin ulusal ve uluslararası temsilcileri farklı panellerde bir araya gelerek görüş ve bilgi alışverişinde bulunma, ilişki geliştirme fırsatı elde ettiler.  Yeni gelişmelerin ve araştırmaların paylaşılması sektördeki bilgi birikiminin artması açısından çok yararlı oldu.  Yabancı firmaların ilgisi de bu yıl hayli yüksekti. Sektör bu ilginin olumlu sonuçlarını yakından hissediyor.

Bizim açımızdan kongre çok verimli geçti. İki önemli anlaşmanın temellerini attık.

 

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler