Connect with us

Türbin kuleleri

Akyapak, küresel pazarda iddialı

Yayın Tarihi:

on

Akyapak Makine; pazarda sac, boru ve profil bükme makineleri ve dünyada yalnızca sayılı üreticinin faaliyet gösterdiği çelik konstrüksiyon hatları üretimi ile dikkatleri çekiyor. Firma, bu ürünlerin yanında bombe presler, kaynak çözümleri ve oxy&plazma kesim makineleri ile de bir çok farklı sektörün ihtiyaçlarını karşılıyor.

Endüstri 4.0 sürecine yüksek teknoloji ve yüksek kalite sahibi ürünlerle dahil olan Akyapak, bu yıl Avrupa pazarındaki etkinliğini artırmaya odaklandı.  

Akyapak Yönetim Kurulu Başkanı Levent Akyapak

Bugün, Akyapak’ın dünyaca tanınan güçlü markaları ile 6 kıtada 112 ülkeye ihracat yaptığını aktaran Yönetim Kurulu Başkanı Levent Akyapak, ihracat hedeflerine de değinerek, “Endüstri 4.0 süreci tüm firmaları olduğu gibi Akyapak’ı da yüksek teknoloji ve yüksek kalite sahibi ürünlere yöneltti. Gelişen koşullara göre yenilenen Ar-Ge ekibimiz bu yeni döneme uygun çalışmalar yapmaya devam ediyor. Bu süreç bizi ister istemez Avrupa pazarında daha etkin olmaya itiyor. Teknoloji ve kalite standartları her geçen gün artan ürünlerimizle Avrupa pazarında çok daha etkin olacağımızı söyleyebilirim. Bununla birlikte ABD ve Rusya’da  etkin olmak için gayretlerimiz sürecek” diye konuştu.

AkyapakUSA; Tampa’da bin 1500m2 showroom’da…

Akyapak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye dışında da yatırımlar yaptık ve bu yatırımlarımızı geliştirerek yönetiyoruz. Amerika ve Rusya’da satış ve servis hizmetlerini yerinde sunabilmek amacıyla açtığımız AkyapakUSA ve AkyapakRussia’da kadrolarımızı güçlendirdik.   AkyapakUSA yapılanmamız için Tampa’da bin 500 metrekare büyüklüğünde showroom açtık ve burada tüm ürün gruplarımızdan stok makinelerimizi hazır bulunduruyoruz. Markamız ve kaliteli ürünlerimizle birlikte satış ve servis taleplerine hızlı yanıt vererek rekabet gücümüzü gösteriyoruz. Kullanıcılarımızın, ürünlerimize yönelik ifade ettikleri çok olumlu dönüşler var. Amerika gibi teknolojinin merkezinde, kullanıcımız çelik konstrüksiyon hattımızın kalitesinden, teknolojisinden o kadar memnun kalıyor ki “makine zaten bir harika” ifadesini kullanıyor. Elbette ki bu, yıllarını makine sektörüne vermiş bir işadamı olarak tüm Türk Makinecileri adına beni gururlandırıyor, azmimi perçinliyor. Bu güzel değerlendirmeleri farklı kanallarda da paylaşıyoruz. Tüm bunlarla birlikte Amerika için, fuarlara katılım ve yerinde pazar araştırmaları ile pazara uzun vadeli bir bakış açısı ile yaklaştığımızı söyleyebilirim.”

“Ülkeye katkısı en yüksek sektörlerden biriyiz”

Faaliyet gösterdikleri alanda küresel pazar koşullarından da bahseden Akyapak, makine sektörü gelişimini şu sözlerle değerlendirdi. “Sektörümüz, Türkiye’de ihracata katkısı, yarattığı  istihdam ve oluşan katma değer bakımından ülkeye katkısı en yüksek sektörlerden bir tanesi… Ülkemize katkıları sebebiyle devletin makine sektörüne olan desteği arttırılmalı… Sektörümüzün, gelişime açık noktaların yeniden düzenlenerek, destekler verilmesi  önce sektörün ardından ülkemizin gelişimi açısından çok önemli… İhracat potansiyelimiz sebebiyle ekonomimizin kritik sektörlerinden biri olan sektörümüzde Güney Kore ve Tayvan modellerinin yarattığı mucizeler örnek alınmalı…”

Profil bükmede iddialı teknoloji

Hidrolik profil bükme makinelerinde sektöre değer katan yenilikçi hamlelerini sürdüren Akyapak Makine, 56 yıllık teknolojik yatırım ve yenilikçi Ar-Ge departmanı ile HEB-1000 profili zor yoldan (kılıcına) kıvıran hidrolik profil kıvırma makinesi APK 1000 üretimi ile sektörde bugüne dek yapılmış en büyük hidrolik profil kıvırma makinelerinden birini geliştirme başarısını gösterdi.  Müşteri taleplerine en optimum çözümü sunduklarını dile getiren Levent Akyapak, “APK 800 modelimizden sonra yine bir ilki gerçekleştik. APK- 1000 ile 500×150 mm lamayı zor yoldan 3 metre çapa, HEB-1000 profilini de yine zor yoldan 50 metre çapa bükümünü gerçekleştirdik” dedi.

 

Özel Üretim İle Rüzgâr Kulesi Bükme Çözümü

Akyapak Makine, rüzgâr enerjisi sektörüne de tecrübeleri ile destek veriyor. Rüzgâr enerjisinden elektrik üretim kapasitesi tüm dünyada büyümeye devam ederken, titiz Ar-Ge çalışmaları ile silindir bükme makinelerini rüzgâr kulesi bükebilecek şekilde geliştirdi.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tırmanma Yardımcıları

Käufer’in Türkiye’deki tek yetkilisi Ülke Enerji

Yayın Tarihi:

on

Türkiye ve çevre coğrafyadaki rüzgâr enerjisi yatırımlarına yönelik işletme ve bakım hizmetleri sunan Ülke Enerji, rüzgâr türbinleri için erişim sistemleri üreten Käufer ile anlaştı.

İş birliği kapsamında firma, Käufer’in Türkiye ve Asya bölgesindeki tek yetkili distribütörü oldu.

Türkiye ve çevre coğrafyadaki mevcut rüzgâr enerjisi türbinleri için işletme ve bakım hizmetleri veren Ülke Enerji, sürdürülebilir büyüme hedefi yolunda önemli bir anlaşmaya imza attı. Rüzgâr türbinleri erişim sistemleri üreten Alman Käufer firması ile yapılan anlaşma sonrasında, Käufer’in Türkiye ve Asya bölgelerindeki tek yetkili distribütörü oldu.

Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın; benzersiz hizmet kalitelerinin çıtasını bu anlaşma ile daha da yükselttiklerini ve gerçekleştirdikleri işbirliği ile hizmetlerini genişleterek kanat erişim teknolojilerine Käufer platformlarını eklemenin heyecanını yaşadıklarını dile getirdi.

Rüzgâr enerjisi santrallerinin işletme ve bakım hizmetlerinde Türkiye’nin en tecrübeli ve dinamik kadrosuna sahip olan Ülke Enerji, rüzgâr türbini kanatlarında inspection, bakım, tamir ve retrofit çalışmalarını güvenli ve hızlı bir şekilde yapabilmek için geliştirilen Rotor Blade Acces System’i üreten Käufer ürünlerinin kiralama, satış, servis, bakım, kurulum ve eğitim hizmetlerinin Türkiye’deki tek yetkilisi oldu.

Devamını Oku

Türbin kuleleri

46 yıllık uzmanlığı ile Çiltuğ A.Ş.’nin RES proje çözümleri

Yayın Tarihi:

on

 

Ağır Sanayi’deki 46 Yıllık Uzmanlığı ile Çiltuğ A.Ş.’nin RES Proje Çözümleri

 

Gaziantep 1.Organize Sanayi Bölgesinde bulunan tesisimizde Rüzgâr Kuleleri, Ankraj Kafesleri, Jeneratör ve Türbin Yuvaları imalatları, modern ve otomatik makinelerle tecrübeli teknik elemanlarımız tarafından, uluslararası kalite ve standartlarına uygun olarak yapılmaktadır.  Kule üretim tesisimiz;

 

ISO-9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Sertifikası,

EN ISO 3834-2 Kaynaklı İmalat Yeterlilik Belgesi,

TS EN 1090-2 (DIN18800-7) Çelik Yapı Uygulaması için Uygunluk Belgesi,

ISO 14001:2004 İş Sağlığı Güvenliği Sistemi Sertifikası

OHSAS 18001:2007 Çevre Yönetim Sistemi Sertifikası,

ASME U-S-PP STAMP Sertifikalarına sahiptir.

İmalatlarımız, ASME SEC. IX veya EN ISO 15614’e uygun PQR ile ASME SEC.IX veya EN ISO 15609’a uygun WPS’ler doğrultusunda yapılmaktadır.

 

Kaynak işlemleri, EN ISO 9606-1’e göre sertifikalandırılmış kaynakçılarla yürütülmekte olup, EN ISO 9712’ye veya SNT-TC-1A’ya göre belgelendirilmiş NDT operatörlerimiz tarafından kontrol edilmektedir.

 

Gaziantep 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan 32.000 m²’lik alanda kurulu kule üretim tesisimizde 100metre yüksekliğe ve 5mt çapa kadar 80 kule/yıl üretim kapasitemiz bulunmaktadır. İskenderun Limanı’na TEM Otoyolu ile 220 km, Mersin Limanı’na TEM Otoyolu ile 280 km uzaklıkta olup, rüzgar’ın bulunduğu İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine de yakın olması nakliyelerde de avantaj sağlamakta olup, İskenderun veya Mersin Limanına da teslim yapılabilmektedir. Ayrıca, Lagerwey, Amperax, Nordex, Unison gibi Avrupalı ve Koreli Türbin Firmalarına da imalatlarımız devam etmektedir.

Fotoğraf Açıklama: Sincik/ Adıyaman RES Projesi

 

Yatırımcıların yerli katkı payından yararlanabilmeleri için 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun;

 

•3.a maddesinde şart koşulan “Yerli İmalat Durum Belgesi”’ne sahibiz.

•3.b maddesinde şart koşulan Uluslararası Akreditasyona sahip kurumlar vasıtasıyla TS EN 45011 standardında “Ürün Sertifikası” sunulmaktadır.

 

Yerli imalat kullanmanız halinde, Yenilenebilir Enerji Kanunu (YEK) Kapsamında uygulanan teşvik birim fiyatı cetvelinden 0,6 Cent/Kwh daha fazla bir birim fiyatla beş yıl süreyle satış hakkına sahip olduğunuzu bilgilerinize sunarız.

 

 

Devamını Oku

Türbin kuleleri

Suni rüzgardaki enerji potansiyeli

Yayın Tarihi:

on

 

365 gün 24 saat kesintisiz ve dilediğin hızda rüzgârı suni olarak üret ve enerjiye dönüştür.

 

Suni olarak rüzgâr üretilmesi için, tabiatta rüzgârın nasıl oluştuğuna bakmak gerekir. Bir yerde ısı yükselir, hava ısındığı için basıncı artar ve düşük basınçlı yere hareket eder. Isınan hava yükselir. Bunun günlük hayattaki en yakın örneği bacalardır. Her bacada dikey olarak bir hava akımı oluşmaktadır. Fakat bu küçük hava akımından enerji üretemezsiniz ya da üreteceğiniz enerji hiçbir derdinize derman olmaz. Biz 100 MW’lardan söz ediyoruz. Bu çapta enerjiyi üretebilecek hava akımını suni olarak üretmek ve 365 gün, 24 saat kesintisiz halde bunu sağlamak mümkün olabilir mi? Evet bu mümkündür. Türkiye’nin yaklaşık 70.000 MW’lık böyle atıl bir potansiyeli var. Şayet bu yöntem yaygınlaşırsa, Türkiye elektrik enerjisi için tüm fosil yakıtlara bağımlılığını ortadan kaldırabilir.

 

Dikey olarak rüzgâr üretip bundan elektrik enerjisi üretme fikri ilk olarak 1978’de Stuttgart Üniversitesinden Profesör Schlaich tarafından önerildi. Güneş Bacası adını taşıyan bu model sera alanı, baca ve türbinden oluşmaktadır. Bir cam seranın altındaki hava gündüz saatlerinde güneş tarafından ısıtılır. Isınan hava yükselir prensibinden hareketle, yükselen hava bacaya yönlendirilir ve bacada dikey bir rüzgâr üretilir. Üretilen rüzgârdan uygun bir türbin vasıtasıyla elektrik üretilir. Model 1982-85 yılları arasında İspanya Manzanares’te  bir prototipte denendi.  200 metre yüksekliğindeki bu prototipte 50 kW enerji üretilebildi. 2005 yılında Enviro Mission firması Avusturalya’da 200 MW kapasiteli Mildura santralini inşa ettiğini ilan etti. Mildura, baca etrafında dikey olarak konumlanmış 32 türbin, 5 km çapındaki kolektör alanı ve 1000 metre yüksekliğindeki bacasıyla devasa bir tesistir. Enviro Mission firmasının internet sitesinde belirttiği tablolara göre toplam 750 Milyon Dolara mal olan bu tesisin maliyetinin %49’u kolektör, %25’i baca, geri kalanı ise diğer maliyetlerden kaynaklanmakta ve tesis kendisini 11 yılda ödeyebilmektedir.

 

 

Güneş Battığında Ne Olacak?

Güneş Bacalarının başlıca dezavantajları arasında ilk sırada sistemin gece çalışmaması, bir diğeri de büyük bir kollektör alanı ve çok yüksek bir baca gerektirmesidir.  Bu alanda ülkemiz üniversiteleri dahil dünyanın birçok üniversitesinde çok sayıda akademik yayın yapılmış ve küçük prototipler denenmiştir. Sistemin 24 saat kesintisiz çalışmasını temin etmek için, kollektör zeminine içi su dolu boruların döşenmesi veya tuzhidratların serilmesi önerilen çözümler arasında gelmektedir. Böylece gündüz güneşten alınan enerjinin bir kısmı suya veya tuzhidratlara depolanır, güneş battıktan sonra depolanan bu ısı ile sera içindeki hava ısıtılmaya devam eder. Bu sayede sistemin 24 saat kesintisiz çalışması temin edilir.

 

Bu alandaki çalışmalara her yıl yenileri katılmaktadır. Japonya’nın Kyushu Üniversitesinde 2014 yılında yayınlanan bir yayına göre, silindirik baca yerine yayvan baca kullanıldığında verimin 6 kat yükseldiği bulgulamıştır. ABD ve Kanada’da yapılan çalışmalarda ise Vortex oluşturarak yüksek bacaya gerek kalmadan verimin çok önemli oranda yükseltilebileceği vurgulanmaktadır.

 

 

Ülkemizde De Bu Alanda Sevindirici Gelişmeler Var

Ülkemizde 2009 yılında Dr. Nurettin AYDIN tarafından Patent başvurusu yapılan ve incelemeli patent belgesi verilen çalışmada ise, aynı yöntemi güneş yerine diğer termal kaynaklarla çalıştırmayı konu edinmektedir. Bu projeye göre güneş yerine 24 saat kesintisiz ısı sağlayacak olan jeotermal, termik santral atıl ısıları, sanayi atıl ısıları kullanılması hedeflenmektedir.

 

Dünyada elektrik enerjisinin yaklaşık %75-80’ni ülkemizde ise yaklaşık %65’i buhar türbinlerinden elde edilmektedir. Buhar türbinleri kızdırılmış su buharı ile çalışırlar ve su buharından yeterli basıncı elde etmek için en az 150 derecelik bir ısıl kaynağa ihtiyaç vardır. Cogeneration ve ikincil akışkanlara rağmen tüm termik santrallerde önemli bir ısıl atık oluşmaktadır. Yerleşim yerlerine yakın santrallerde bu atığın bir kısmı kışın evsel ısıtmada kullanılmaktadır, fakat yazın evleri ısıtamazsınız. Üstelik elektrik enerjisi üretmek daha öncelikli bir ihtiyaçtır.

 

Termik santrallerin yaklaşık 40.000 MW’lık ısıl atıkları soğutma kuleleri vasıtasıyla tabiata salınmaktadır. Bunlara ilaveten enerji üretiminde değerlendirilemeyen orta sıcaklıkta çok sayıda jeotermal kaynağımız vardır. Türkiye’nin jeotermal potansiyeli yaklaşık 32.000 MW dolayındadır ve bu kaynakların %94’ü 150 derecenin altında olduğu için enerji üretiminde kullanılamamaktadır. Yani sadece atıl jeotermal kaynaklarımız ve termik santrallerimizin soğutma atıklarında 70.000 MW dolayında bir enerji heba olmaktadır. Bunların yanına tüm sanayi kollarındaki atıl ısıları ekleyin. Neredeyse bir o kadar da buralarda atıl haldedir.

 

 

150 derecenin altında olan bu âtıl enerji kaynaklarını elektrik enerjisine dönüştürebilecek en ekonomik kaynak, Suni Rüzgâr Bacasıdır. Bu kaynaklar buhar türbinini çevirmek için düşük sıcaklıkta kalabilir, oysa ortalama 25 derce olan havayı ısıtıp dikey rüzgâra dönüştürmek için oldukça iyi bir kaynaktır. 50 derecenin üstünde ve enerji üretimi için kayda değer bir hacmi olan tüm ısıl atıklar bu yöntemle elektrik enerjisine dönüştürülebilir.

Suni Rüzgâr Bacası sıvı veya buhar fazındaki bu tür atıl kaynakları değerlendirerek temiz enerji üretmeyi vaat etmektedir. Türkiye’de sadece jeotermal ve termik santral atıkları değerlendirilecek olursa 70.000 MW ‘lık bir kapasite söz konusudur ki bu da mevcut enerji üretimimize yakın bir değerdir.

 

Sistem son derece basit ve anlaşılırdır. Elinde bol miktarda sıcak su veya atık buhar var. Bunlarla havayı ısıt, bacaya yönlendir, rüzgâr üret. Rüzgârın hızını da baca giriş çapı üzerinden dilediğin gibi düzenle. Yılın her günü 24 saat kesintisiz ve dilediğin hızda rüzgârdan elektrik üret. Hızla gelişen bu teknik yakın zamanda piyasada temiz enerji kaynağı olarak yerini alacaktır.

Dr. Nurettin AYDIN

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı

Devamını Oku

Türbin kuleleri

Suni rüzgardaki enerji potansiyeli

Yayın Tarihi:

on

 

365 gün 24 saat kesintisiz ve dilediğin hızda rüzgarı suni olarak üret ve enerjiye dönüştür.

 

Suni olarak rüzgar üretilmesi için, tabiatta rüzgarın nasıl oluştuğuna bakmak gerekir. Bir yerde ısı yükselir, hava ısındığı için basıncı artar ve düşük basınçlı yere hareket eder. Isınan hava yükselir. Bunun günlük hayattaki en yakın örneği bacalardır. Her bacada dikey olarak bir hava akımı oluşmaktadır. Fakat bu küçük hava akımından enerji üretemezsiniz ya da üreteceğiniz enerji hiçbir derdinize derman olmaz. Biz 100 MW’lardan söz ediyoruz. Bu çapta enerjiyi üretebilecek hava akımını suni olarak üretmek ve 365 gün, 24 saat kesintisiz halde bunu sağlamak mümkün olabilir mi? Evet bu mümkündür. Türkiye’nin yaklaşık 70.000 MW’lık böyle atıl bir potansiyeli var. Şayet bu yöntem yaygınlaşırsa, Türkiye elektrik enerjisi için tüm fosil yakıtlara bağımlılığını ortadan kaldırabilir.

 

Dikey olarak rüzgar üretip bundan elektrik enerjisi üretme fikri ilk olarak 1978’de Stuttgart Üniversitesinden Profesör Schlaich tarafından önerildi. Güneş Bacası adını taşıyan bu model sera alanı, baca ve türbinden oluşmaktadır. Bir cam seranın altındaki hava gündüz saatlerinde güneş tarafından ısıtılır. Isınan hava yükselir prensibinden hareketle, yükselen hava bacaya yönlendirilir ve bacada dikey bir rüzgar üretilir. Üretilen rüzgardan uygun bir türbin vasıtasıyla elektrik üretilir. Model 1982-85 yılları arasında İspanya Manzanares’te  bir prototipte denendi.

 

200 metre yüksekliğindeki bu prototipte 50 kW enerji üretilebildi. 2005 yılında Enviro Mission firması Avusturalya’da 200 MW kapasiteli Mildura santralini inşa ettiğini ilan etti. Mildura, baca etrafında dikey olarak konumlanmış 32 türbin, 5 km çapındaki kolektör alanı ve 1000 metre yüksekliğindeki bacasıyla devasa bir tesistir. Enviro Mission firmasının internet sitesinde belirttiği tablolara göre toplam $750 Milyona mal olan bu tesisin maliyetinin %49’u kolektör, %25’i baca, geri kalanı ise diğer maliyetlerden kaynaklanmakta ve tesis kendisini 11 yılda ödeyebilmektedir.

Güneş battığında ne olacak?

Güneş Bacalarının başlıca dezavantajları arasında ilk sırada sistemin gece çalışmaması, bir diğeri de büyük bir kollektör alanı ve çok yüksek bir baca gerektirmesidir.  Bu alanda ülkemiz üniversiteleri dahil dünyanın birçok üniversitesinde çok sayıda akademik yayın yapılmış ve küçük prototipler denenmiştir. Sistemin 24 saat kesintisiz çalışmasını temin etmek için, kollektör zeminine içi su dolu boruların döşenmesi veya tuzhidratların serilmesi önerilen çözümler arasında gelmektedir. Böylece gündüz güneşten alınan enerjinin bir kısmı suya veya tuzhidratlara depolanır, güneş battıktan sonra depolanan bu ısı ile sera içindeki hava ısıtılmaya devam eder. Bu sayede sistemin 24 saat kesintisiz çalışması temin edilir.

 

Bu alandaki çalışmalara her yıl yenileri katılmaktadır. Japonya’nın Kyushu Üniversitesinde 2014 yılında yayınlanan bir yayına göre, silindirik baca yerine yayvan baca kullanıldığında verimin 6 kat yükseldiği bulgulamıştır. ABD ve Kanada’da yapılan çalışmalarda ise Vortex oluşturarak yüksek bacaya gerek kalmadan verimin çok önemli oranda yükseltilebileceği vurgulanmaktadır.

 

 

Ülkemizde De Bu Alanda Sevindirici Gelişmeler Var

Ülkemizde 2009 yılında Dr. Nurettin AYDIN tarafından Patent başvurusu yapılan ve incelemeli patent belgesi verilen çalışmada ise, aynı yöntemi güneş yerine diğer termal kaynaklarla çalıştırmayı konu edinmektedir. Bu projeye göre güneş yerine 24 saat kesintisiz ısı sağlayacak olan jeotermal, termik santral atıl ısıları, sanayi atıl ısıları kullanılması hedeflenmektedir.

 

Dünyada elektrik enerjisinin yaklaşık %75-80’ni ülkemizde ise yaklaşık %65’i buhar türbinlerinden elde edilmektedir. Buhar türbinleri kızdırılmış su buharı ile çalışırlar ve su buharından yeterli basıncı elde etmek için en az 150 derecelik bir ısıl kaynağa ihtiyaç vardır. Cogeneration ve ikincil akışkanlara rağmen tüm termik santrallerde önemli bir ısıl atık oluşmaktadır. Yerleşim yerlerine yakın santrallerde bu atığın bir kısmı kışın evsel ısıtmada kullanılmaktadır, fakat yazın evleri ısıtamazsınız. Üstelik elektrik enerjisi üretmek daha öncelikli bir ihtiyaçtır.

 

Termik santrallerin yaklaşık 40.000 MW’lık ısıl atıkları soğutma kuleleri vasıtasıyla tabiata salınmaktadır. Bunlara ilaveten enerji üretiminde değerlendirilemeyen orta sıcaklıkta çok sayıda jeotermal kaynağımız vardır. Türkiye’nin jeotermal potansiyeli yaklaşık 32.000 MW dolayındadır ve bu kaynakların %94’ü 150 derecenin altında olduğu için enerji üretiminde kullanılamamaktadır. Yani sadece atıl jeotermal kaynaklarımız ve termik santrallerimizin soğutma atıklarında 70.000 MW dolayında bir enerji heba olmaktadır. Bunların yanına tüm sanayi kollarındaki atıl ısıları ekleyin. Neredeyse bir o kadar da buralarda atıl haldedir.

 

150 derecenin altında olan bu atıl enerji kaynaklarını elektrik enerjisine dönüştürebilecek en ekonomik kaynak, Suni Rüzgar Bacasıdır. Bu kaynaklar buhar türbinini çevirmek için düşük sıcaklıkta kalabilir, oysa ortalama 25 derce olan havayı ısıtıp dikey rüzgara dönüştürmek için oldukça iyi bir kaynaktır. 50 derecenin üstünde ve enerji üretimi için kayda değer bir hacmi olan tüm ısıl atıklar bu yöntemle elektrik enerjisine dönüştürülebilir.

 

Suni Rüzgar Bacası sıvı veya buhar fazındaki bu tür atıl kaynakları değerlendirerek temiz enerji üretmeyi vaat etmektedir. Türkiye’de sadece jeotermal ve termik santral atıkları değerlendirilecek olursa 70.000 MW ‘lık bir kapasite söz konusudur ki bu da mevcut enerji üretimimize yakın bir değerdir.

 

Sistem son derece basit ve anlaşılırdır. Elinde bol miktarda sıcak su veya atık buhar var. Bunlarla havayı ısıt, bacaya yönlendir, rüzgar üret. Rüzgarın hızını da baca giriş çapı üzerinden dilediğin gibi düzenle. Yılın her günü 24 saat kesintisiz ve dilediğin hızda rüzgardan elektrik üret. Hızla gelişen bu teknik yakın zamanda piyasada temiz enerji kaynağı olarak yerini alacaktır.

 

 

 

Devamını Oku

Türbin kuleleri

Soma RES projelerinde hareket devam ediyor

Yayın Tarihi:

on

 

Soma RES Projelerinde Hareket Devam Ediyor

 

Rüzgar enerji santralleri kurulumunda Türkiye’nin en önemli projelerine imza atmaya devam eden Hareket, Soma 1 ve Soma 2 RES projeleri kapsamında 10 adet 3 MW’lık rüzgar türbini kulelerini Gemlik’te bulunan ÇİMTAŞ firmasından, 58,5 metre uzunluğundaki kanatları İzmir Çiğli’de bulunan TPI firmasından, nacelle, hub ve drive train gibi malzemeleri ise İzmir Nemport Limanı’ndan teslim alarak Soma 1 ve Soma 2 RES şantiyesine taşıdı.

 

Yüklerin taşımalarında yedi adet sekiz dingil lowbed ve üç adet beş dingil kanat dorsesi kullanan Hareket, kurulumda ana vinç olarak 400 ve 350 ton kapasiteli paletli vinç, yardımcı vinç olarak ise 200 ve 160 tonluk mobil vinçler kullandı. Elektrik ve mekanik montajları da Hareket’in uzman ekipleri tarafından yapılan proje 2016 yılının Ağustos ayında başladı.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler