Connect with us

Sektör Haberleri

4. İzmirRüzgar buluşması

Yayın Tarihi:

on

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen İzmirRüzgar Buluşmalarına Rüzgar Enerjisi Dergisi olarak bizler de katılım gösterdik. Etkinliğe sektörün önemli temsilcileri ve firma yetkililerinden oluşan yaklaşık 55 kişi katılım gösterdi.

Sektörün önemli bileşenlerinin bir araya geldiği buluşmada, başta Demirer Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erol Demirer, TÜREB Başkanı M. Serdar Ataseven ve Ateş Wind Power firmasından Türker Murat olmak üzere pek çok konuşmacı görüşlerini paylaştı.

Bu türden buluşmalar ve sektörde yer alan firmaların bir araya gelerek bir rekabet ortamından ziyade ortak akıl geliştirerek mevcut sorunlara nasıl çözüm bulunabileceğini tartıştığı etkinlikler sektör adına son derece yararlı olmaktadır. Dileğimiz bu tür iletişim yoğun buluşmaların daha çok desteklenmesi ve sektöre fayda sağlamasıdır.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Aydın Yalçın konuklara katılımlarından dolayı, organizasyonda katkısı bulunan Görkem Teneler ve Alper Kalaycı’ya de vermiş oldukları destekten dolayı teşekkür etti ve şunları söyledi: “Geride bıraktığımız 2017 yılının ikinci yarısı sektörümüz açısından oldukça hareketli geçti. YEKA RES öncesi 710 MW’lık ihale, 1.000 MW’lık YEKA ihalesi ve yılın son haftasında da 2.130 MW’lık ihale ile beraber toplamda 3.840, yaklaşık 4.000 MW’lık bir rüzgâr santrali ihalesi gerçekleşti.

Kasım ayında TÜREK’te yapılan toplantıda da Enerji Bakanı’mız 2020 yılı sonrası YEKDEM’in devam etmeyeceği açıklaması sektörde büyük bir merak uyandırdı, YEKDEM’in nasıl devam edeceğine dair. 2018 yılının ilk çeyreğinde de deniz üstü/offshore rüzgâr santrali ihalesi yapılacağı duyuruldu ve yerler açıklandı. Nisan 2018’de alınması planlanmış olan başvurular 2 yıl sonrasına Nisan 2020’ye ertelendi. Bütün bu yoğun gelişmeler arasından YEKDEM’i konuşmaya karar verdik. YEKDEM: YEK destekleme mekanizması yürürlüğe girdi. 31.12.2020’ye kadar işletmeye girenler için. Sektörümüzün sürdürülebilir olması için nasıl bir destekleme mekanizması olmalı? 2017 yılındaki bütün bu gelişmeler sonrasında sektörümüzün geleceği ve YEKDEM nasıl olmalı?”

Daha sonra söz alan Erol Demirer ise şunları belirtti: “Önceden bir sorun vardı bize ne soracaklarını bilmiyorlardı ama onay vermek için soracak bir şeyler arıyorlardı ki ona göre onay verelim diye. Yani balta girmemiş ormandaydık ama şimdi İstanbul trafiğinde gidiyoruz. Bugün şöyle bir kolaylık da var mesela, o zaman ilk santrali kime satacaksınız dedikleri zaman biz kendi fabrikamıza kurmuştuk.

O zaman ürettikten sonra santral şebekeye verirken %6,5 kesiliyordu, fabrika tarafından alınırken %6,5 daha kesiliyordu. Toplam %13 iletim ve dağıtım masraflarına gidiyordu. %87 net bize kalıyordu. Şu andaki fiyatlara bakıyorum piyasadaki fiyatlar 17 kuruş, tüketiciye satılan KDV hariç 40-45 kuruş civarında. Şu anda iletim ve dağıtım fiyatları enerjinin fiyatının tüketiciye kadar giden yolda yarısından fazlasını aldı.

Tabii ondan sonra büyük projelerde bir tanesini yap-işlet-devret yaptık daha sonra yap-işlet-devret kalktı. Büyük projelerin finansmanı olmuyordu. İşte YEKDEM mekanizması beklendi.

2005 yılına kadar pek bir ilerleme olmadı. İlk senelerde piyasanın fiyatı YEKDEM’in fiyatından daha yüksekti. Dolayısıyla YEKDEM sadece garantili olarak oluyordu.

Sonra piyasa fiyatları yavaş yavaş bu dağıtım şirketlerine verilen kesintilerden sonra piyasa fiyatı YEKDEM’in altında kaldı. Zaten bunu 1-2 sene içerisinde fark eden herkes YEKDEM’e geçti.

Tabii YEKDEM içinde ilk YEKDEM kanununda olmayan büyük hidroelektrik santralleri de var, o da işin yükünü büyütüyor. YEKDEM karşıtı olanlara hepimize çok büyük sorunlar yaratıyor.

YEKDEM Türkiye’de sanayinin gelişmesine çok yardımcı oldu. İlerleyen senelerde yerli katkı da geldi. Piyasa iyi gidiyordu, hani tek derdimiz izinlerdi. Ama YEKDEM ilk sefer 2015’e kadardı. 2020’ye kadar uzatıldı, şimdi gene yolun sonuna geliyoruz. Şu anda yeni yapılan projeler, şu anda başlayanlar son ihalelerde olanlar YEKDEM’e yetişmeyecekler.

Dolayısıyla piyasaya çıktıklarında şartların ne olacağını bilmiyorlar, o belirsizlik.

Bir de enerjide geçmiş yıllarda doğal gazla karşılaştırıyordum rüzgârı. Doğal gazda enerji üretimi maliyetinin %30 yatırım %10 işletme %60 yakıt. Rüzgârda %10 işletme %90 yatırım. Yani rüzgârcı parayı en başta koyuyor, doğal gazcı en azından şartlar kötü gittiğinde santrali durdurur ve o %60 tasarruf eder. Rüzgârcıysanız belirsizlik veya belirli olması önümüzü görmek çok önemlidir.

Bu 2020’ye artık dediğim proje geliştirme zamanından daha az kaldığı için zamanı geldi.

Bakıyorum ihalelerde çok iddialı fiyatlar veriliyor. Benim aklımın ermediği fiyatlar veriliyor aslında. Pratiğe bakıyoruz ilk santral mesela hiç YEKDEM’e girmemişti, ikinci santral de 10 yılını doldurdu. O da YEKDEM’den çıktı, şu anda piyasaya satıyoruz. Fiyat bayağı düştü tabii, ilk orijinal santralin kredisi de bittiği için iadenin kredisini ödüyoruz. Kredi ödenmediği için faiz olmadığı için çok ufak bir kısmı olduğu için dönüyor.

Bu piyasa fiyatlarına pek dönmez gibi görünüyor. Bir de eksi fiyatlar da var. Artık tabii herkes türbin fiyatları düşecek daha iyi olacak diyor ama.

Bize YEKA anlaşmasından 2 hafta sonra Siemesn’çiler gelmişti. Dedik ki, bize 3,48 kurtaracak türbin fiyatı verin, bu türbini daha yapmadık ama yetiştireceğiz dediler.

Şu anda biri orta atacak herkes depara geçiyor ama orta gelmezse futbolcular ofsayta düşecek ama gelirse de golü atacaklar tabii. Biz o riske girmedik, bu yeni ihalelerde pek bir şey kazanmadık. Son çeyrekte olduk.

Ama işte türbin fiyatları her gün ucuzluyor, bakalım. Yerli katkının 2020’de ne olacağı net değil, belirsiz. Ama hükümet yerli üretimi desteklemek istiyor herhalde, yerli katkıyı destekleyecek kurallar çıkaracak ama şu anda o kurallar yok böyle bir belirsizlik var.

Ama yenilenebilir enerji geleceğin enerjisi. Devamı gelecek bir şeyler mutlaka olur.

Tam o anda yatırımda olanlar biraz sevinirler. Zaten önde olan ya kazanır ya da kaybeder. Oturanın kazanma şansı yok böyle şeylerde. Yatırımcının biraz riske de girmesi lazım. İşte Türkiye’nin belirsizliğinin kredibilitesinin, kredi notunun yükselmesi çok önemli, çok fark ediyor. Çünkü dediğim gibi %90 en baştan yapıyoruz. Yani rüzgârın biraz üretim az oldu borcu 10 senede değil 12 senede ödersiniz. Ama faizle yarışamıyorsanız, borç azalmıyorsa 10 sende %10 ödemeniz lazım ötekini de %8 ödemeniz lazım ama faizle çok yük binerse seneden seneye borcu azaltamıyorsanız artık önü tıkanmıştır.

Ben offshore ihalelerini de merak ediyorum. Offshore eskiden çok pahalıydı, şimdi biraz daha ucuzladı. Türkiye’de de şey var, değil offshore, denize yakın santrallerde bile radarı engelliyorsunuz diye biz çok türbine izin alamadık. Bu türbinleri koyarsanız biz Yunanları göremeyiz diyen sorunlar çıkabilir. Bilmiyorum işte yani kritik olmayan körfezin içine falan konması lazım. Offshore daha büyük bir macera olarak görüyorum.”

Ardından soru cevap kısmına geçildi. 2023 ve 2030 kurulu güç tahmini sorulan Erol Demirer, “Şu an da bayağı hız kestik. Her sene %25-30 yaparken bu son sene %13 civarında büyüdük. Yeni projelerin gelişmesi çok uzun sürüyor. 2023’de belli olmaz, kuralları bir değiştirirler uçar bir değiştirirler kalır. Bu gidişatta 2023 11 bin, 12 bin MGW gibi gidiyor. Ama şartlara göre rüzgârın nasıl estiğine bağlı. Yelkenli gibiyiz arkamızdan eserse yol alırız, karşımızdan eserse kalırız.”

Ardından Serdar Ataseven söz aldı ve şunları söyledi: “Sayın bakanın açıkladığı offshore YEKA ile ilgili Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’nde bir çalışma var şu anda, onun şartnamesi üzerinde çalışılıyor. Ama bir taraftan da ikinci onshore YEKA üzerinde de çalışılıyor. Mayıs sonuna kadar ya da Haziran başı gibi taslak offshore YEKA’yı sektör paydaşlarına, görüş almak üzere sunulacağı belirtilmişti. Daha sonra Haziran sonu Temmuz gibi belki Eylül’e de sarkabileceği ifade edilmişti. Tabii sayın bakan bunları ifade ettiğinde seçim kararı alınmamıştı. Ne derece etkili olur onu bilemiyorum.

Bunun dışında 2020 sonrasıyla ilgili düzenlemelerde, sayın bakanın ifade ettiği gibi Türkiye Rüzgâr Enerjisi Kongresi’nde açıkladığı gibi destekleme mekanizması olmayacak.

Biz de TÜREB olarak bunun yerine nasıl bir düzenleme getirebiliriz diye bir çalıştay düzenledik Ankara’da. Bu çalıştay neticesinde bir komisyon belirledik. Komisyon üyelerinin birkaçı da aramızda, onlar bir çalışma yürütüyorlar.”

Daha sonra söz alan Türker Murat ise 20.000 m2 kapalı, 200.000 m2 açık alana kurulu fabrikalarında Enercon ve GE başta olmak üzere tüm üreticilere kule imalatı yaptıklarını belirtti. Firma adı olarak Ateş Wind Power’ı benimsedikleri yeni dönemde sadece kule üretimi değil kule tasarımı da yapacaklarını belirten Murat, %80’lik bir ihracat rakamı hedeflediklerini belirtti. Sırbistan’da inşa edilen ve dünyanın en büyük onshore santrallerinden birine tedarik sağlayacaklarını belirten Murat, kule ve kanatların aynı gemide nakliyesiyle bir yenilik yapılacağını ve jeneratör imalatı için başlangıç görüşmeleri yaptıklarını belirtti.

Toplantı ikili ve sektörel platform görüşmeleri ile devam etti ve 5. toplantının yılın son çeyreğinde yapılması dilek ve önerileri ile sonuçlandı.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektör Haberleri

Bakan Dönmez Trakya’da doğal gaz bulunduğunu açıkladı

Yayın Tarihi:

on

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Trakya bölgesinde doğal gaz bulunduğunu açıkladı. İstanbul Batı Çeltik ve Tekirdağ Kapaklı Sahalarında keşif yapıldığını belirten Dönmez, Pazartesi günü sahayı incelemeye gideceklerini açıkladı.

TRT Haber’de katıldığı programda açıklamalarda bulunan Bakan Dönmez, “İstanbul Batı Çeltik ve Tekirdağ Kapaklı sahalarında doğalgaz keşfedildi. Pazartesi günü sahayı incelemeye gideceğiz” şeklinde konuştu.

Elektrik ve doğal gaz fiyatlarında indirim olup olmayacağına ilişkin konuşan Dönmez, “Bugünden bir şey söylemek zor. Şundan vatandaşlarımız emin olsun ki maliyetlerdeki iyileştirmeler, azalmalar anında faturalara yansıtılacak. Yılbaşında petrol ve kur fiyatlarındaki düşüşlere paralel maliyet düşüşleri yaşandığından dolayı elektrik ve doğal gazda indirim yapılmış oldu. İlerleyen dönemlerde de maliyet düşüşleri olursa fiyatlara yansıyacaktır” dedi.

Devamını Oku

Hukuk ve Finansal Çözümler

Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı Kuruldu

Yayın Tarihi:

on

resmi gazete-kararname-enerji-verimlilik

Bugün Resmi Gazetede yayınlanan 27 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı kuruldu.

Başkanlık enerji verimliliği dışında, enerjinin çevre, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanları ile ilişkili alanlarında da çeşitli görevler üstlenecek.

Kararnamenin 40’ıncı maddesi ile 1 Sayılı Kararnamede değişiklik yapılarak Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı kurularak görev ve yetki alanı belirlendi.

MADDE 174- (1) Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığının görev ve yetkileri şurdan bakabilirsiniz.kararnamenin ilgili maddesi

Kararnamenin 38’inci maddesi ile 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin, Enerji İşleri Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkilerini belirleyen 169’ncu maddesinde değişiklik yapılarak, enerji verimliliği alanındaki çalışmalar müdürlüğün görev alanından çıkarıldı.
EİGM müdürlüğünün enerji verimliliği alanındaki görevlerini belirleyen f, ğ ve h fıkraları kaldırıldı, ı fıkrasından da enerji verimliliği ile ilgili ifade çıkarıldı.

Devamını Oku

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Nordex’ten Fransa’ya 27 büyük türbin

Yayın Tarihi:

on

NORDEX-N100/3300 N-117/2400

Nordex Grubu, Fransa’daki pazar pozisyonunu, 2018’in dördüncü çeyreğinde, 84MW’tan fazla bir değere karşılık gelen siparişlerle artırdı. Yazla birlikte firma, farklı müşterilerden dört santrale 27 türbini teslim edecek. Uzun soluklu müşterilerinden EDF Renewables için “Pays d’Anglure”santraline altı N131/3600 santrali kuracak.

Bir diğer müşterisi de JP Energie Environnement. Nordex, bu geliştirici firma için “Brinay” santraline iki N131/3000 ve dört N131/3600 türbini kuracak. Bir diğer müşteri, Valorem ise, “Reuilly Diou” santrali için dokuz N117/2400 makinası siparişi verdi. Tüm projeler, birkaç yılı içeren servis anlaşmalarını da içeriyor.

Nordex SE CSO’su Patxi Landa, bu konuda, “Nordex’te başarılarımızın devam ettiğini bildirmekten mutluluk duyuyoruz. Ayrıca, siparişler, ürünlerimizi yerel yetkililer tarafından talep edilen, maksimum gürültü düzeyi gibi gereksinimlere adapte edebildiğimizi gösteriyor” açıklamasını yaptı.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Arz/talep orijin garantisiyle yenilenebilir enerji

Yayın Tarihi:

on

Yenilenebilir enerji sertifikası, son tüketiciye, söz konusu miktardaki enerjinin yenilenebilir kaynaklardan üretildiğinin kanıtını sağlayan elektronik bir dokümandır. Yenilenebilir enerji sertifika sisteminin amacı, enerji kullanıcılarına, tüketimleri için gereken yenilenebilir enerji kaynakları arasından seçim yapmalarına imkân tanımaktır. Bu aktif kullanıcı tercihi, yenilenebilir enerji üretiminin kullanımını artırmak için bir inisiyatif oluşturma amacı da taşımaktadır. Avrupa’da, yenilenebilir enerji sertifikası sistemi, Orijin Garantisi (OG) şeklinde adlandırılır. Bir birim OG, 1 MWh miktarda, üretilmiş olan yenilenebilir elektriğe karşılık gelmektedir. Sistem, AB yenilenebilir enerji yönergesi (YÖNERGE 2009/28/EC) ve AB elektrik piyasası yönergeleriyle düzenlenmiştir (YÖNERGE 2009/72/EC).

1999’dan bu yana, Avrupa’daki enerji kullanıcıları, kullandıkları elektriğin üretim kaynağına ilişkin belgelendirme talep etmektedirler, Bu da artan bir hızla gelişen, 2017’de 470TWh karşılığı Orijin Garantisinin satıldığı ve tüketildiği bir piyasayı ortaya çıkarmıştır.

Son yıllarda, yenilenebilir enerji sertifikaları küresel piyasası gelişmeye başlamıştır ve eşdeğer izleme mekanizmalarına da Avrupa dışında rastlanmaktadır.

2001-2018 arasında GO karşılıklı yenilenebilir enerji tüketimi (TWh)

Avrupa’da OG karşılığı bulunan yenilenebilir enerji tüketimi 2018’in 1. ve 3. çeyreğinde 446 TWh’a ulaşmıştır. Bu tüketim, geçen yıl aynı döneme göre %9, 2016 yılı aynı döneme göre de %47’lik bir artışı ifade etmektedir.

Avrupa’da son üç yılda 1. ve 3. çeyreklerde OG karşılığı bulunan yenilenebilir enerji tüketimi (TWh)

Son üç yılda, Avrupa’da OG karşılığı bulunan yenilenebilir enerji tüketiminde artan bir trend ortaya çıkmıştır. 1.-3. çeyrekler karşılaştırıldığında, yenilenebilir enerji tüketimi 59 TWh, hidro enerji tüketimi 42 TWh ve biyokütle enerjisi tüketimi de 23 TWh artmıştır. Güneş enerjisi için mutlak değişim değeri sadece 16 TWh’dır, ancak göreli değişim %524 ile çok yüksektir.

2016 ve 2018 yılları arasında Avrupa’da 1.-3. çeyreklerde, OG karşılığı bulunan yenilenebilir enerji tüketimindeki değişim

Hidroenerji, OG karşılıklı yenilenebilir enerji tüketiminde en çok kullanılan kaynak olmuştur. 2017’de, hidroenerji, tüketilen OG’nin %70’ini kapsamaktadır. Rüzgâr enerjisi ise %20’sini kapsamıştır.

2001 ve 2008 yılları arasında Avrupa’da, kaynaklarına göre OG karşılığı bulunan yenilenebilir enerji tüketimi (MWh)

2018 süresince, yenilenebilir enerji üretimi, hava koşullarına bağlı olarak az olmuştur. Bu, sertifika oluşturulmasının, gerçek yenilenebilir enerji üretimine doğrudan bağlı olması nedeniyle OG sayısını doğrudan etkilemiştir. 2017 ve 2018 1. ve 3. çeyrekleri karşılaştırıldığında, hidroenerji ve rüzgâr gücünün toplamının 48TWh azaldığı görülmektedir.

Production of renewable energy with GO for Q1-Q3 in Europe for the three last years (TWh)

Norveç, Avrupa’da OG karşılığı bulunan yenilenebilir enerjide 2017’de en büyük üreticidir. Çoğunluğu hidroenerjiden olmak üzere, OG sertifikalı 140 TWh enerji üretmiştir. Norveç, OG toplam piyasa arzının %43’ünü karşılamaktadır. OG karşılığı bulunan yenilenebilir enerji üretiminin de en büyük beş üretici Avrupa’daki toplam üretimin %60’ını temsil etmektedir. En çok ikinci üretimi gerçekleştiren ülke de, 71 TWh ile İtalya’dır. İtalya, aynı zamanda farklı enerji kaynaklarıyla en geniş portfolyoyu elinde bulundurmaktadır.

2017 yılında Avrupa’da yenilenebilir enerjide en büyük 5 üretici (MWh)

2018’in 4. çeyreği için yapılan tahmin, Avrupa OG piyasasında yeni bir durumu göstermektedir. 2018’in tümü için yapılan OG üretimi tahmini, 460 TWh miktarındadır, bu da 2017 yılından %13 daha azdır. 3. çeyrek için yapılan güncellemede tahmin 10 TWh artmıştır. 2018 yılı tüketim tahmini, 2017 yılına göre %25 oranında artarak 590 TWh miktarına ulaşmıştır. 3. çeyrek için yapılan güncellemede tahmin, 80 TWh gibi önemli bir miktarda artmıştır.

2018 yılının 4. çeyreği de dahil olmak üzere, Avrupa’da OG karşılığı bulunan yenilenebilir enerji tüketimi ve üretimi (TWh)

Yenilenebilir enerji üretimindeki artış trendi ve yenilenebilir enerji üretimindeki büyük düşüş, Avrupa’da, ihtimalle, OG karşılığı bulunan yenilenebilir enerjide talebin arzdan yüksek olması gibi ender bir durumu ortaya çıkaracaktır. Piyasa, 2018 yılı boyunca meydana gelen fiyat artışıyla boşluğu kapatmaya gitmiştir, ancak boşluğun fiyatlar anlamında tamamen kapatılması gerçekleşmemiştir.

2008’den Kasım 2018’e toptan piyasada İskandinav OG karşılıklı hidroenerji için peşin fiyat gelişimi

2018 1. ve 3. çeyrekleri arasında OG fiyatlarında meydana gelen büyük artış, büyük ihtimalle üç faktörün sonucuydu: Altta yatan talepte artış, yenilenebilir enerjide, az rüzgâr, çöküntü ve buna duyarlı ticaret. Artan fiyatlarla süren uzun bir dönemin ardından piyasa, 4. çeyrekte aşağı doğru bir düzeltme yaptı. Fiyat düzeltmesini gelişmiş hidro dengesi bir nebze açıklayabilmektedir. Altta yatan talebin artmayı sürdürmesi nedeniyle boğa piyasasının sürmesi beklenmektedir. Aynı zamanda, fiyat düzeylerinin Avrupa elektrik tedarikçileri için sürdürülmesinin güç olduğuna ilişkin göstergeler mevcuttur. Bu, yeni bir hızlı fiyat artışı dönemi ihtimalini azaltabilir. Kasım sonu itibariyle, İskandinav hidro kaynaklarında üretilen OG’ler MWh başına 1,20 € fiyattan işlem görmektedir.

 

 

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Türkiye’nin 2019 yılı enerji yatırımı perspektifi

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’nin 2019’da elektrikteki kurulu gücünün yüzde 5 artarak 94 bin 760 megavata çıkacağı ve doğal gaz santrallerinin toplam elektrik üretimindeki payının yüzde 29’a gerileyeceği öngörülüyor.

Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını mümkün olan en üst düzeyde değerlendiren, nükleer teknolojiyi kullanmayı öngören, ekonominin enerji yoğunluğunu azaltmayı destekleyen, israfı ve enerjinin çevresel etkilerini asgariye indiren, Türkiye’nin uluslararası enerji ticaretindeki stratejik konumunu güçlendiren rekabetçi bir enerji sektörüne ulaşılması temel amaçlar olarak belirlendi.

Bu amaçlar çerçevesinde, elektrikte arz güvenliğinin izlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması için kamu santrallerindeki rehabilitasyon yatırımlarına devam edilecek. Acil durumlarda arz güvenliğine katkı sağlayacak santrallerin kurulması sağlanacak.

Elektrik kurulu gücü ve yenilenebilir enerji kaynaklarının oranının artırılması için biner megavatlık iki yeni güneş ve karasal rüzgar Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları’ndan (YEKA) en az birinin yarışması yapılacak. Ayrıca devam eden yatırımlarla hidroelektrik kurulu gücü 30 bin megavat seviyesine çıkarılacak.

Kuzey Marmara Doğal Gaz Depolama Tevsii (Faz 3) Projesi kapsamında deniz platformlarının inşa edilmesi ve kuyu sondajlarının yapılması sürecek.

Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama Projesi kapsamında altı adet kavernada eritme ve ilk gaz dolum çalışmaları devam edecek. Ayrıca, genişletme çalışmaları kapsamında projenin kapasite artırım kısmına yönelik sözleşme imzalanarak eritme öncesi yüzey işlemlere ait çalışmalara başlanacak.

Türkiye’nin 2019’da toplam elektrik üretim ve tüketiminin 317 milyar kilovatsaat olması ve kişi başı elektrik tüketiminin 3,8 kilovatsaate yükselmesi, elektrik santrallerinin toplam kurulu gücünün ise yaklaşık yüzde 5 artarak 94 bin 760 megavata çıkarılması öngörülüyor.

Ayrıca doğal gaz santrallerinin toplam elektrik üretimindeki payının yüzde 29’a gerileyeceği, yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminin toplam elektrik üretimindeki payının da yüzde 33,3’e çıkacağı tahmin ediliyor.

Nükleer enerji alanındaki faaliyetlerin güvenli ve emniyetli bir şekilde yürütülmesini teminen yapılacak düzenlemeler kapsamında, radyasyondan korunma, atık güvenliği, nükleer ve radyoaktif kaynakların emniyeti ile nükleer güvence konularında ikincil mevzuat düzenlemeleri yapılacak.

Yerli kömür kaynaklarının elektrik enerjisi üretimindeki payının artırılması için, çevresel hususlar dikkate alınarak Konya-Karapınar/Ayrancı, Eskişehir-Alpu, Kahramanmaraş-Afşin/Elbistan C/D, Afyonkarahisar-Dinar ve Ankara-Çayırhan’da birer adet termik santral kurulmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek.

Enerji sektöründe yerlileşmeye ilişkin çalışmalar kapsamında, yerli imalat kullanım şartı içeren 2 bin 200 megavat kapasiteli iki adet YEKA yarışması gerçekleştirilecek. Ayrıca nükleer güç santrali projelerinde yerli katkının artırılmasına yönelik çalışmalar devam edecek.

Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı çerçevesinde enerji tasarruf potansiyelinden faydalanılması amacıyla düzenlemeler yapılacak. Bu kapsamda sektörel bazda enerji verimliliği potansiyellerinin belirlenmesi çalışmaları yürütülecek. Tasarruf potansiyeli yüksek sektörlerde enerji verimliliğinden faydalanılması bakımından mevzuat hazırlık çalışmaları gerçekleştirilecek.

Yüksek verimli elektrik motorlarına geçiş süresince, KOBİ’lerde Enerji Verimli Motorların Teşvik Edilmesi kapsamında 5 adet Organize Sanayi Bölgesi’nde elektrik motorları dönüşüm programı uygulanacak. Sanayide kullanılan verimsiz motorlarla ilgili piyasa dönüşümünü sağlamaya yönelik örnek uygulamalar ve finans mekanizmaları geliştirilecek. Konuyla ilgili gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılacak ve farkındalık artırılacak.

Kaya gazı ve kömür yataklarındaki metan gazı envanterinin hazırlanması amacıyla, 2018-2020 yıllarında yapılması planlanan sondajlardan üçünün yapımına devam edilecek ve yapılan sondajların değerlendirme çalışmaları sürdürülecek.

Türkiye ekonomisi için temel ve kritik olan madenler belirlenecek. Ulusal Hammadde Strateji Belgesi çalışmaları sonuçlandırılacak ve tedarik stratejileri konusunda çalışmalarda bulunulacak.

Petrol ve doğal gaz aramaları başta denizlerde olmak üzere hızlandırılarak sürdürülecek. Bu amaçla, enerji arz güvenliğinin artırılması ve doğal kaynakların ekonomiye kazandırılması amacıyla, başta denizlerde olmak üzere yurt içi ve yurt dışı petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri yoğunlaştırılacak.

Maden arama ve sondaj çalışmaları hızla devam ettirilerek bulunan rezervler ekonomiye kazandırılacak. Türkiye’nin maden potansiyelinin ortaya konulması amacıyla sürdürülen arama faaliyetlerine devam edilecek ve bilinen ekonomik olarak işletilebilir rezervlerin ekonomiye kazandırılması amacıyla yeni iş modelleri ve finansman mekanizmalarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek.

Bor başta olmak üzere, madenler işlenip yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülecek ve uluslararası piyasalara sunulacak. Madenlerden elde edilen işlenmiş ürün çeşitliliği ve üretim kapasiteleri artırılacak. Nihai ürün üretiminde yeni iş modelleri geliştirilecek ve bu alanda Ar-Ge faaliyetleri desteklenecek. (Kaynak: milliyet.com.tr)

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Windfor ve Vector Cuatro için yeni bir dönem başlıyor

Yayın Tarihi:

on

Eylül 2018’de, Yenilenebilir Enerji Varlık Yönetimi, Teknik Danışmanlık ve Birleşme ve Satın Alma, Finansal Danışmanlık konularında dünya lideri olan Vector Cuatro Grup, PV ve rüzgar sektöründe sıra dışı bir sinerji yaratmak adına Windfor’u satın almıştır. Bu satın alma, Vector Cuatro’nun rüzgâr projelerine yönelik hizmet kabiliyetlerini geliştirmesine, büyütmesine ve güçlendirmesine olanak verirken, Windfor, Vector Cuatro Grup’un, yenilenebilir enerji sektöründe, dünya çapındaki varlığından ve kabul görmüş uzmanlığından yararlanacaktır.

Vector Cuatro’nun CEO’su Javier Asensio, konu hakkındaki görüşlerini bir demecinde şöyle belirtmiştir:

“Bu anlaşma hakkında heyecanlıyız. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, 2040’a kadar yılda 50 GW’den fazla yeni tesis inşaat edilecektir. Böyle bir piyasada Windfor, firmamıza önemli bir know-how getirecektir.

Yeni kurulacak tesislerin üzerine, kapatılmış tesislerin tekrar devreye alınması ve eski tesislerin ömrünün uzatılması konuları büyük fırsatlar doğuracaktır.”

Windfor’un CEO’su Marco Guarneroli ise, “Vektör Cuatro Grubunun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz, bu hepimiz için doğru bir hamledir. Ekibimiz, hizmet kalitemiz, bağımsız ve esnek duruşumuz aynı kalmakla beraber, rakip firmaların karşısındaki duruşumuz daha da güçlenmiştir” demiştir.

Windfor hakkında

İtalya’da pazar lideri olan Windfor, 15 yılı aşkın tecrübesiyle, rüzgâr ve güneş enerjisi kaynak değerlendirilmesi, teknik durum tespiti, santral inşaat izleme, işletme ve performans analizinin yanı sıra; rüzgar santrallerinin planlanması, hizmet dışı bırakılması ve yenilenmesi konularında aktif çalışmaktadır.

Bugüne kadar 21 GW’ın üzerinde Rüzgar ve Enerji analizi, 9 GW’tan fazla teknik değerlendirme yapmak suretiyle, dünya çapında 21 GW‘tan fazla proje için teknik danışmanlık hizmeti vermiştir.

Çok çeşitli projelerde uygulama ile kazanılmış deneyim sayesinde, Windfor, rüzgâr analizleri ve rüzgâr enerji santrali performans değerlendirmesi için patentli özel bir yazılım geliştirmiştir.

2012 yılından bu yana Türkiye’de aktif olan Windfor, borç alan ve borç veren taraflar adına yaptığı bağımsız mühendislik ve denetimler ile Rüzgâr Enerji Santrallerinde kazandığı 1.6 GW ve Güneş Enerji Santrallerinde kazandığı 170 MW referans ile sektörün en saygın teknik danışmanlarından biri haline gelmiştir.

Vector Cuatro hakkında

2007 yılında kurulan Vector Cuatro, dünya çapında 11 ülkede ofisi ile 1000’den fazla projeye

dâhil olmuştur. Bugün toplam kurulu gücü 2.4 GW olan rüzgâr ve güneş enerjisi santrali projelerini yönetmektedir.

20 GW’den fazla alanda Mühendislik ve Teknik Danışmanlık hizmetleri sağlamış, Birleşme ve Satın Alma işlemlerine danışmanlık vermiş olmanın yanı sıra, Proje finansmanı ve Re-finansman konularında da 5 GW’lık yatırıma Teknik Danışmanlık vermiştir.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler